ZÖMRÖT GÖZYAşI (RP EKRANI)

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
Locked
BrokenBlade
Süresiz Banlanmıştır
Posts: 441
Joined: Mon Aug 01, 2005 10:00 am
Location: GraveYard
Contact:

Post by BrokenBlade »

Cleo Prense belli etmemeye çalışsada sinirleri iyice gerilmişti.O buraya yeni şeyler öğrenmeye,bilgisine bilgi katmaya geldiği sanıyordu ki;karşısındaki adam ondan adam öldürmesini istiyordu.....

Prense:
Peki ne gibi zararları var bu grubun...Tamam biliyorum,katiller her zaman kötüdür ama şu an sadece çatıların üstünde mi dolaşıyorlar yoksa faaliyetlerde bulunuyorlarmı?

Sonra sesi biraz daha kısıldı konuşurken....Katillere karşı bir önyargısı olmuştu hep.Kim başkasının hayatını yokederek hayatını kazanan insanları sever ki?

Üsteik ben kimseyi öldürmedim,ve öldürmeyide düşünmüyorum...Ama tabiki bu sizin yanınızda olmayacağım anlamına gelmez.Hizmetinizdeyim.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Andero »

Arutha'nın gülümseyen yüzünden hafif bir bulut geçti. Prens Casper'a baktı ve,

- Lütfen sevgili dostum. Biraz daha kal. En azından bana yardımcı olup olmayacağını bilmek istiyorum. dedi ve ardından Cleo'nun sözlerini dinledi.

Arutha devam etti;

- Biliyorum genç büyücü. Sizden istediğim şey şu an belki hayallerinizin ötesinde bir özveri, inanç, bağlılık, çaba ve süreklilik isteyen bir görev. Belki sınırlarınız zorlanacak. Ama bu olayın farklı şeylere uzanacağına dair bir korkum var. Açıkcası Pug'ın ve Martin'in kendi i bana bildirmek üzere sizlerle birer mektup göndermemeleri beni şaşırttı. Bana yardımcı olacaklarını umuyordum. dedi ve hafif bir ah çekerek tekrar devam etti.

- Bakın, her zaman çoğu insanın gözünden uzak bir yerde o çoğu insanı etkileyecek olaylar olur. Geceşahinlerininde ucunun böyle bir noktaya varacağına dair bir korkum var. Eğer bana yardım ederseniz farkında olmadan kendinize de yardımcı olacaksınız. Açık konuşmak gerekirse ufak operasyonlar için yaratmayı planladığım elit bir grup var 3-4 kişilik. Bunun için sizleri en güvendiğim insanlardan istedim. Onlardan bana yardım edecek yetenekli adamlar göndermelerini istedim ve onlarda bana sizleri gönderdi. Eğer yeteneklerinize güvenmeseler sizleri buraya göndermezlerdi ki Pug'ın ve Martin'in size güveniyor olması sizlerin yetenekli olduklarını bana yeteri kadar iyi anlatıyor. diyerek derin bir nefes aldı ve;

- Küçük operasyonlar şart çünkü halkı galeyana getirmek istemiyorum. E küçük bir operasyon içinde elit bir grup gerekir. Bu sebeple bana yardımcı olacak mısınız arkadaşlar? dedi ve odadakilere baktı.

İlk cevap veren Adun oldu...

- Kusura bakmayın Prensim ama anlattığınız konunun kan avımla herhangi bir bağı olduğunu düşünmüyorum. Yemek için sağolun ama izin verirseniz ben ruhumu huzura erdirmek için çıktığım bu yolculuğa devam edeceğim. dedi.

Arutha başını olumlu bir anlamda salladı. Adun ayağa kalktı ve odadakilere selam vererek odadan ayrıldı. Arutha Casper ve Cleo'ya bakarak,

- Sizler ne diyorsunuz beyler? Beni yeni arayışlara mı iteceksiniz? Yoksa yardım ederek üslerinizin sizde gördüğü yetenekleri mi keşfedeceksiniz?
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
BrokenBlade
Süresiz Banlanmıştır
Posts: 441
Joined: Mon Aug 01, 2005 10:00 am
Location: GraveYard
Contact:

Post by BrokenBlade »

Sakin bir sesle yanıtladı bu sefer prensi.Yanıtı kısa ve özdü.

Ben varım.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Andero »

Arutha'nın yüzünde hafif bir gülümseme belirdi. Büyücünün verdiği cevaptan memnun kaldığı belliydi. Başını olumlu anlamda aşağı yukarı sallayarak,

- Teşekkürler büyücü dostum dedi ve Casper'a dönerek,

- Sen ne diyorsun Crydee'li avcı?
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

Casper yerinden kakmış ve gitmek isterken arutha onu durdurmuştu. Sonrada byücünün sorularına cevap verdi.
- Biliyorum genç büyücü. Sizden istediğim şey şu an belki hayallerinizin ötesinde bir özveri, inanç, bağlılık, çaba ve süreklilik isteyen bir görev. Belki sınırlarınız zorlanacak. Ama bu olayın farklı şeylere uzanacağına dair bir korkum var. Açıkcası Pug'ın ve Martin'in kendi i bana bildirmek üzere sizlerle birer mektup göndermemeleri beni şaşırttı. Bana yardımcı olacaklarını umuyordum. dedi ve hafif bir ah çekerek tekrar devam etti.


*Mektup*

Kulaklarının ısındığını hissedebiliyordu.

*Hiç birşey olmamış gibi davran. Fark ettirme. sonra bir yolunu bulup verebilirim. Yada saldırıda kaybolmuşmu desem.*

Hala çantasının içinde duran mektubu Martin'in ona verişi gözünün önündeydi. Ã?antasının içinde. Mektubu Martin uzatıyor, oda çantasına koyuyor.

*Martinin verdiği mektup. Ne yapacağım.*

Yüzüne bir gülümseme yerleştirdi. Ama o anda yüzünün turp rengide olduğuna emindi.

"Aslında Martin bir... beni gönderdi. Geldiğime göre burada kalıp isteğinizi yerine getirmem gerekir. Martin beni gönderdi sonuçta."

Bu çok utanç vericiydi.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Andero »

Arutha ellerini birbirine vurdu ve ayağa kalkarak,

- Mükemmel. dedi. İstihbarat ağım şu an geceşahinlerinde keşfettikleri zayıf bir kolu araştırıyorlar. Elime bir bilgi geçtiği zaman sizlere haber vereceğim arkadaşlar. şimdi izninizle çekilmem gerekiyor. dedi ve nefes alarak devam etti.

- Elimize bilgi geçene kadar kale içinde serbestsiniz. şehre yabancı olduğunuzu tahmin ettiğimden şehirde fazla dolanmasanız sanırım daha iyi olur. Hizmetkarların sizden haberleri var. İsteklerinizi yerine getireceklerdir. Bunun dışında, eğer benimle görüşmek isterseniz hizmetkarlara bunu bildirmeniz yeterli. Haberi bana ulaştıracaklardır. şimdi sorunuz yoksa izninizle beyler. Devlet meseleleri... dedi ve odadan ayrılmak üzere hareketlendi.

//// Yapacağınız spesifik bir şey yoksa istihbarat toplanırken geçen zamanı tek mesajda geçeceğim arkadaşlar. Genel olarak bir kaç gün neler yaptığınızı anlatırsanız iyi olur.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

"şehiri tanımamız lazım efendim"

dedi henüz yüzündeki koyu kızıl rengi atmakta olan Avcı.

Aslında şehiri tanımak istemiyordu ancak bu şehirde ne yapabileceğini bilmesi gerekirdi. Bir okçu için etrafını tanımak bir yakın dövüşçüye göre çok daha önemliydi. Bir avcı için ise hayati önem taşıyordu.

"şehirde neleri nereden bulabileceğimiz gibi önemli bilgiler ve şehirin yapısı. Bunları bana anlatabilecek ve bana şehii gösterebilecek birine ihtiyacım var."

Ağlamak istiyordu içinden. Bazı zamanlar vardır ki insan istediği şeyleri yapamaz, bazı zamanlar vardır ki insan istemediği şeyleri yapmalıdır, ama bazı zamanlar vardırki ölümden bile daha kötü olan şeyleri başka biri için yapman gerekir. Bu en kötüsüydü ama mademki onun ormanı bir süre şehir olacaktı o zaman şehirin Avcısı olacaktı. İstemese dahi gereken buydu.

Artık duyguları tükenmişti adeta. Kızmış, heyecanlanmış, üzülmüş, korkmuş, utanmış, sevinmiş ve belkide daha pekçok duyguyu yaşamıştı. Ama sanki artık bütün duygularını tüketmişçesine hiç bir şeyi hissetmiyordu. Sadece konuşuyordu, aynı Martinle konuştuğu gibi. Ã?nündeki Prensti ama artık beyni bunun önemli olmadığını söylüyordu. Sanki hayatının hiç bir önemi kalmamıştı. şu anda hissedemiyordu belki ama ormanını kaybettiği düşüncesini sindirdiğinde artık duygularını ve benliğinide sindirmişti.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
BrokenBlade
Süresiz Banlanmıştır
Posts: 441
Joined: Mon Aug 01, 2005 10:00 am
Location: GraveYard
Contact:

Post by BrokenBlade »

Evet,şehri tanımalıyız Diye destekledi Casper'i heyecanlı bir tonda..İçinden sinsice ekledi
şehirde yaşayan büyü kullanıcılarını ve şehrin gizemlerini...Bir sürü yeni bilgi!

Mutluydu şimdi Cleo.Prensten alacağı cevabı bekliyordu biraz sabırsızca.Olumlu cevap geleceğinden hemen hemen emin gibiydi ve çantasını hazırlamak istiyordu.



Tabi biraz fazla şey bilen bir rehber çok hoşuma gider

Son sözleri oldu susmadan önce.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Andero »

Arutha odadan ayrılmak üzere ayağa kalkarken Casper'ın kendisine söylediklerini ve Cleo'nun avcıyı destekleyişini duydu. Ardından,

- Yanınızda zaten her zaman şehri bilen en az bir kişi olacak. Ama eğer bunun dışında şehri kendiniz de tanımak istiyorsanız, aaaaa, size şahsi toprak beyimi yollayayım. Adı James'dir. Ona haber veririm. Yarın öğlen saatlerinde katınızda bulunan ortak alanda buluşursunuz. Sorularınızı yanıtlar ve size istediğiniz doğrultuda bir şehir turu yaptırır. Sorun olmayacaktır sanırım. dedi ve nefes alarak devam etti.

- James'in tutumları bazen garip olabilir. Biraz da kendini beğenmiştir, açıkcası çoğu zamanda haklı olarak. Bu sebeple ona karşı biraz alttan alarak davranmanız mantıklı olur. diye konuşmasını tamamladı.

- Başka bir şey?
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
BrokenBlade
Süresiz Banlanmıştır
Posts: 441
Joined: Mon Aug 01, 2005 10:00 am
Location: GraveYard
Contact:

Post by BrokenBlade »

Cleo en sevimli ifadesi takındı ve prens Arutha'ya doğru:

Başka bir şey yok.Teşekkür ederim,efendim.şimdi izninizle ben yatmaya gideceğim.

Cleo yorgun olduğunu hissediyordu ve iyi bir uykudan başka birşey düşünmüyordu şimdilik...
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

"Benimde çok uykum geldi ve başka bir isteğim yok. Yemek için teşekkürler, prensim."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Andero »

Arutha başını salladı ve Cleo ile Casper'a selam verdikten sonra odadan ayrıldı. Arutha'nın odadan ayrılmasının üzerine odaya iki adet hizmetkar girdi ve Cleo ile Casper'ı yanlarına alarak odalarına götürdüler.

Odalardaki tek değişiklik duş oyuğunun temizlenmiş olmasıydı. Casper ve Cleo için derin bir uyku, beklemesi fazla sürmeyen bir ödüldü. Sarayın rahat yatakları gerçekten de rahatça alışılabilecek cinstendi.

Ertesi sabah güneşin doğuşuyla beraber uyanmıştı Casper. Artık doğudaydı, güneşin daha erken doğduğu bir geröekti ama normal düzeninden bir miktar sapan vücut bu biraz erken kalkıma kolay yanıt vermişti. Bununla birlikte Cleo'nun kalkışı ise bir süre daha zaman almıştı.

Casper ve Cleo kalktıktan bir süre sonra odalarına hizmetçiler gelmiş ve kahvaltılarını getirmişti. Tereyağı, bal, jambon, peynir ve reçelden oluşan kalhvaltı ikisi içinde tatması hoş bir deneyim olmuştu.

Ã?ğle saatlerine doğru odaya yeniden hizmetkarlar ve ikisine de kattaki ortak odada beklendikleri söylendi. Cleo ve Casper hazırlanarak odalarından ayrıldılar ve koridorda karşılaştılar. Birbirlerine selam verdikten sonra beraberce ortak odaya doğru ilerlediler.

Ortak oda yerde koca bir halının kapladığı ve geniş koltuklarla bezenmiş koca bir odaydı. Daha çok dinlenme ve sohbet için kullanıldığı söylenebilirdi. İçerisi boştu. Cleo ve Casper içeri geçerek gözlerine hoş görünen bir yere oturdular. Kısa süre sonra cam tarafından,

- Naber millet? diye bir soru duyuldu. O yöne baktıklarında pencere pervazında duran birini gördüler. 20'lerinde genç birisiydi. Onlar gibi...

Genç pervazdan odaya atladı ve Cleo ile Casper'a bakarak,

- Sizler Arutha'nın bahsettikleri olmalısınız. dedi ve ufak bir reverans yaparak,

- Bende James. Prensin özel toprak beyiyim. şehir hakkında bir şeyler öğrenmek istiyormuşsunuz. Orda ne olduğunu görmek için nereye burnunuzu sokmak istiyorsunuz bakalım ha?
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
BrokenBlade
Süresiz Banlanmıştır
Posts: 441
Joined: Mon Aug 01, 2005 10:00 am
Location: GraveYard
Contact:

Post by BrokenBlade »

Genç adamın gevezeleği ve sivri dili birazcık hoşuna gitmişti Cleo'nun.Ama kendini beğenmiş oluşu...Eh Prens Haklıydı biraz ama elden gelecek bişey yoktu.Katlanılıcaktı.

şehirde hiç büyü kullanıcısı var mı?

Kısa bir sessizlikten sonra ekledi:

Veya büyü malzemeleri satan bir dükkan?Koca burnumu oraya sokmayı düşünüyorum.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

Adamın konuşma şekli samimi olsa da, nedense Casper'ın hoşuna gitmemişti ama camdan içeri girşi gerçektende hoşuna gitmişti. Etraftakilerin bununla çok ilgilenmemesi kendisininde aynısını yapmasının bir sakıncası olmayacağı anlamına geliyordu. Gerçi 1. kat biraz sıkıcı olabilirdi. Kendi odasınında bulunduğu ikinci kat belkide daha zevkli olacaktı. Bu onun en azından taş binanın içinde biraz olsun ormanın içinde gibi rahat etmesini sağlardı.

Sonra aklına burada kalan kadınlar geldi. Bu şekilde tırmanmacılık oynarken belkide bir kadının odasının yanından geçmesi gerekebilirdi. Genç bir insanın bir kadını görmek isteyeceği gibi hayal etti. Kulakları kızardı ve yüzünde hafif bir gülümseme oturdu.

O sırada büyücünün konuşmalarını can kulağıyla olmasa da dinlemişti. Kendisi bir kişiyi istemişti ona şehiri anlatacak ama şu anda hiçte istekli değildi şehire inmeye ve kendisine dik bakışlar atan insanların arasında dolaşmaya. Daha ilk şehire gelişinde onu karşılayan "dük adı her ne ise!"nin ona yaptığı karşılamada dahi o bakışlar vardı.

*Bazen Casper, insan istemese dahi bazı şeyleri yapmalıdır, başkası için olmasada kendi için*

Bu sözü içinden ettikten sonra bir daha düşündü. Babasının ona ettiği ve her seferiğnde duymamak için kendini zorladığı bu sözleri o kadar çok duymuştu ki başının içinde hala bu sözlerin izleri duruyordu. Ancak sonundan emin değildi. ".. kendin için olmasa da sevdiklerin için" gibi birşeyde olabilirdi.

Kulaklarındaki pembelikte geçerken Avcı adamın güzelce traşlanmış yüzüne tekrar baktı. şehirde herkes böyle olmalıydı. Üstlerine verilen caf caflı giysileri de sokaklarda görmemişti. Bu onların çok dikkat çekmelerine sebep olurdu. Büyücünün sözlerinden sonra kendi sırasının geldiğini biliyordu. Ancak bu büyücünün söz kesme gibi bir alışkanlığı vardı. Bu yüzden olabildiğince kesin bir ses tonuyla konuşmaya başladı.

"İlk olarak şehiri gezeceksek bize nasıl tam olarak sizin şehirinizden gibi görüneceğimizi göstersen daha iyi olacak... James. Otlar arasında bir çiçek olupta koparılacağıma, şimdilik bir otmuş gibi davranmayı yeğlerim"

Sesi biraz setmi çıkmıştı ne! Aslında bu söz tam anlamıyla bunun gibi bir yerde kullanılmazdı ama Casper'a göre tam oturmuş bir cümleydi.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Andero »

James adamlara sırıttı ve onları gözleriyle şöyle bir süzdü.

- Hmmm. Sanırım haklısınız gençler. Haydi o zaman size şöyle fiyakalı bir şeyler bulalım. dedi ve önlerinde yavan bir şekilde yürüyerek ilerlemeye başladı.

James'in Casper ve Cleo'ya öncülüğü bütün gün boyunca devam edecekti. Ã?ncelikle onları köylüler için giysiler satan ufak bir dükkana götürmüş ve isteklerine göre giysiler seçmelerini söylemişti. Ardından onları koca bir Krondor'da gezdirilebilecek kadar gezdirmiş ve bir çok şey göstermişti. Dilencilerin, ufak hırsızların, cebinde kuruşu olmayanların oturduğu bir gecekondu cenneti olan fakir mahalleden, şehirdeki zengin tüccarların göz kamaştıran malikanelerinden, hanlardan, kerhanelerden, limanda iş çevirenlerden, arada sırada da lağım sistemi ve çatıların gece sahip olduğu güzellikten dahi bahsederek ikiliyi bütün gün gezdirmişti. Ã?oğu eğer buralar üzerinde zaman geçirmezlerse unutacakları onlarca şey öğrenmişlerdi.

Gezi Cleo için hayal kırıklığı olmuştu zira şehirde büyü adına faaliyet gösterebileceği iddia edilebilecek tek yer Gosso'nun Büyüleyici Eşyaları adı altında derme çatma bir yerdi ve işe yarar hiçbir şeye sahip değildi.

Artık ayaklarına ağrılar girerken ve güneş batmaya başlamışken James ikiliye döndü ve,

- Eee beyler. Hala burnunuzla kurcalamak istediğiniz bir iğne deliği var mı yoksa saraya dönelim mi?
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Locked