Düşünüyorum da...
: ) ) ) Yeminer kızacak ama saat geç oldu sayılır biraz uykuluyum. Gerçi başlamam gereken de bir proje var ama kendi fikrimi de yazmaya vaktim var sanırım.
Ben pek çok şeye şüphe ile yaklaşırım. Belli görüşleri doğruymuş gibi varsayıp onların üzerinde tartışmak hoşuma gider. Hatta bazen de bazılarını doğru gibi düşünüp hayatımı da onun üzerine de kurgulayabilirim ama şüphe hep içimde oluyor. Ama şimdilik bana doğru gibi görünen daha doğrusu doğru olduğunu en fazla hissettiğim cevapları yazmaya çalışcam.
Benim hissettiğim doğa ya da tanrı hatta belki tanrılar insanı yaratırken öncelikle onun sağlıklı kalabilmesi için karşılaması gereken belli ihtiyaçlar vermiş. Bunlardan fiziksel olanları zaten çoğumuz biliriz. Bir de ruhsal olanları var ki bunlardan biri de benim kanımca içinde bulunduğun topluma yararlı olduğunu hissetme zorunluluğudur.
Bu ihtiyaçların karşılandığı noktada insanlar ya amaçsız yaşamayı ya da kendi amaçlarını koymayı seçebiliyorlar. Amaç çok para kazanmak, bir kariyer sahibi olmak, insanlara yardım etmek, bir bilimsel icadı tamamlamak olabiliyor. Ya da sadece yaşamanın tadını çıkarmak oluyor amaç ya da bu belki de bir amaçsızlık... Buna sadece eğlenme demem çünkü bazen hüzünlenme hatta kızgınlık bile yaşamın tadının çıkarılması sayılabilir.
Elbette yaşayan tüm insanları onun ötesinde yaşayan canlıları... Ve bence yine yaşayan cansız dediğimiz nesneleri kafamda canlandırdığımda bazen benim o tek amacım çok küçük ve anlamsız geliyor. Ancak benim gibi amacı olan veya amaçsızca yaşayan onca varlıkla birleştiğinde hem benim düşüncelerin hem de var oluşum kelimelerle ifade edemediğim bir anlam kazanıyor....
: ) ) ) ) ) Bu arada ufak bir not... Ufak bir para ile Dünyayı dolaşmak güzel olabilir. Ancak bir ailenin sorumluluğu varken bunu yapmak işçi için zor olabilir. Ve ayrıca çocuklarının daha mutlu bir geleceğini düşünerek zorluklara katlanılan bir hayatta bence anlamlıdır. Ancak dolaşmayı seviyorsan kardeş ben de çok severim dolaşalım seninle...
Ben pek çok şeye şüphe ile yaklaşırım. Belli görüşleri doğruymuş gibi varsayıp onların üzerinde tartışmak hoşuma gider. Hatta bazen de bazılarını doğru gibi düşünüp hayatımı da onun üzerine de kurgulayabilirim ama şüphe hep içimde oluyor. Ama şimdilik bana doğru gibi görünen daha doğrusu doğru olduğunu en fazla hissettiğim cevapları yazmaya çalışcam.
Benim hissettiğim doğa ya da tanrı hatta belki tanrılar insanı yaratırken öncelikle onun sağlıklı kalabilmesi için karşılaması gereken belli ihtiyaçlar vermiş. Bunlardan fiziksel olanları zaten çoğumuz biliriz. Bir de ruhsal olanları var ki bunlardan biri de benim kanımca içinde bulunduğun topluma yararlı olduğunu hissetme zorunluluğudur.
Bu ihtiyaçların karşılandığı noktada insanlar ya amaçsız yaşamayı ya da kendi amaçlarını koymayı seçebiliyorlar. Amaç çok para kazanmak, bir kariyer sahibi olmak, insanlara yardım etmek, bir bilimsel icadı tamamlamak olabiliyor. Ya da sadece yaşamanın tadını çıkarmak oluyor amaç ya da bu belki de bir amaçsızlık... Buna sadece eğlenme demem çünkü bazen hüzünlenme hatta kızgınlık bile yaşamın tadının çıkarılması sayılabilir.
Elbette yaşayan tüm insanları onun ötesinde yaşayan canlıları... Ve bence yine yaşayan cansız dediğimiz nesneleri kafamda canlandırdığımda bazen benim o tek amacım çok küçük ve anlamsız geliyor. Ancak benim gibi amacı olan veya amaçsızca yaşayan onca varlıkla birleştiğinde hem benim düşüncelerin hem de var oluşum kelimelerle ifade edemediğim bir anlam kazanıyor....
: ) ) ) ) ) Bu arada ufak bir not... Ufak bir para ile Dünyayı dolaşmak güzel olabilir. Ancak bir ailenin sorumluluğu varken bunu yapmak işçi için zor olabilir. Ve ayrıca çocuklarının daha mutlu bir geleceğini düşünerek zorluklara katlanılan bir hayatta bence anlamlıdır. Ancak dolaşmayı seviyorsan kardeş ben de çok severim dolaşalım seninle...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Evet Edmond o filmi bende bir kaç defa izledim ve gerçektende çok güzel bir filmdi tavsiye ederim.. (Bu arada "Oyunun Sonu"nu görmeye pek meraklısın bakıyorum. Pek bir şey yok diyorlar. Gidip de dönen olmadı ama
)
Amaç kazanmak diyorsun ama, neye göre kazanmış sayılırız ki? Ne zaman "kazandım!" desen yine önüne bir engel, bir uğraş çıkacaktır... Aslında amaç kazanmak olsa bile kimsenin kazandığı görülmemiş...
"Ya da sadece yaşamanın tadını çıkarmak oluyor amaç ya da bu belki de bir amaçsızlık..." evet gerçekten acaba yaşamın tadını çıkartmak bir amaçsızlık mıdır sorusunu sordum kendime bu yazıyı gördüğümde...
şöyle cevap verdim;
Her hangi bir şeyi kazandımız zaman bile, mutlu olmadımız sürece o kazancın ne önemi var ki? O zaman amaç mutluluktur diyebilir miyiz? Eğer öyleyse amacımıza ulaşmak imkansızdır... Ã?ünkü hiç bir insan sonsuza kadar mutlu kalamaz.
Ya da mutlu olmasını bilmek bile amacımıza ulaşmamızı sağlar mı? Eğer öyleyse ne mutlu tüm mutlu insanlara...
Ve ne yazık bu nimeti değerlendiremeyenlere...
Dolaşırız Firble... Sen yeter ki iste. Fakat öyle şehir gezisi sarmıyor artık... Dağ, tepe, dere... Aah ah.. Bin yıl geç doğmuşuz bizler
Amaç kazanmak diyorsun ama, neye göre kazanmış sayılırız ki? Ne zaman "kazandım!" desen yine önüne bir engel, bir uğraş çıkacaktır... Aslında amaç kazanmak olsa bile kimsenin kazandığı görülmemiş...
"Ya da sadece yaşamanın tadını çıkarmak oluyor amaç ya da bu belki de bir amaçsızlık..." evet gerçekten acaba yaşamın tadını çıkartmak bir amaçsızlık mıdır sorusunu sordum kendime bu yazıyı gördüğümde...
şöyle cevap verdim;
Her hangi bir şeyi kazandımız zaman bile, mutlu olmadımız sürece o kazancın ne önemi var ki? O zaman amaç mutluluktur diyebilir miyiz? Eğer öyleyse amacımıza ulaşmak imkansızdır... Ã?ünkü hiç bir insan sonsuza kadar mutlu kalamaz.
Ya da mutlu olmasını bilmek bile amacımıza ulaşmamızı sağlar mı? Eğer öyleyse ne mutlu tüm mutlu insanlara...
Ve ne yazık bu nimeti değerlendiremeyenlere...
Dolaşırız Firble... Sen yeter ki iste. Fakat öyle şehir gezisi sarmıyor artık... Dağ, tepe, dere... Aah ah.. Bin yıl geç doğmuşuz bizler
Mutluluk gerçekten amaç mıdır ya da hayattan alınan tek tad mıdır emin değilim. Ya da belki de mutluluk farkında olmadan tüm duyguların ya da en azından bir çoğunun altında gizli. Sevdiğimiz birisinden bir süreliğine ayrılırken yaşadığımız özlem de aslında farkında olmadan bizi mutlu ediyor. Ya da bir sınava çalışırken yaşadığımız yorgunluk da... ( şu anda da yapıyom tam onu...) Ya da mesela bizi mutlu edeceğini bilsek kaybettiğimiz bir yakınımızla ilgili tüm anıları unutmak ister miydik? Ben istemezdim. Ã?ünkü onu kaybetmenin verdiği acının yanında, onu hatırladığımız anların yaşattığı bir mutluluk var ya da adı her ne ise kaybedilmek istenmeyen bir duygu...
Eh bana bu daha çok en baştan yaratılışımızdan içimize konulan yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz o ihtiyaçlardan görüyorum. Bunun ötesinde yaşamımızın bir bölümü ya da tamamı için geçerli olacak amaçlar da olabilir elbet. Bazen kendimizi bu amaçlara o kadar kaptırırız ki hatta temel ihtiyaçlarımızı ihmal ederiz. Keşfi için uykusuz geceler geçiren ve sağlığı bozulan bilimadamı gibi... Ya da para hırsı uğruna insanları sevme ve sevilme ihtiyacını unutan ve sonuç olarak hedefine ulaşsa bile çoğu zaman hiç keşfedemediği bir huzursuzluk eksiklik duyan bir iş adamı gibi.... Bu nedenle hedefler ne olursa olsun temel ihtiyaçlarımızı karşılamamızı engellerlerse sonuç olarak sanıyorum içimizde hep garip bir eksiklik duygusu yaşamamızı engelleyemezler ve bir gün o hedefe ulaşsak da eksik ya da yanlış yaşadığımızı düşünmeye başlarız.
Eh gece ilerledi. Benim proje bugün bitmeyecek. Uykusuzluğu fazla da kaçırmamak lazım. : ) ) )
Bu arada hem şehirde hem de dağda bayırda gezerim kardeş... Doğru yerlere gittiğinde şehirde gezmek de çok zevkli oluyor. : ) ) ) Onbeş yıl boyunca İstanbulda bir çok macera yaşadım. Çok da güzel anılarım oldu.. : ) ) )
Eh bana bu daha çok en baştan yaratılışımızdan içimize konulan yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz o ihtiyaçlardan görüyorum. Bunun ötesinde yaşamımızın bir bölümü ya da tamamı için geçerli olacak amaçlar da olabilir elbet. Bazen kendimizi bu amaçlara o kadar kaptırırız ki hatta temel ihtiyaçlarımızı ihmal ederiz. Keşfi için uykusuz geceler geçiren ve sağlığı bozulan bilimadamı gibi... Ya da para hırsı uğruna insanları sevme ve sevilme ihtiyacını unutan ve sonuç olarak hedefine ulaşsa bile çoğu zaman hiç keşfedemediği bir huzursuzluk eksiklik duyan bir iş adamı gibi.... Bu nedenle hedefler ne olursa olsun temel ihtiyaçlarımızı karşılamamızı engellerlerse sonuç olarak sanıyorum içimizde hep garip bir eksiklik duygusu yaşamamızı engelleyemezler ve bir gün o hedefe ulaşsak da eksik ya da yanlış yaşadığımızı düşünmeye başlarız.
Eh gece ilerledi. Benim proje bugün bitmeyecek. Uykusuzluğu fazla da kaçırmamak lazım. : ) ) )
Bu arada hem şehirde hem de dağda bayırda gezerim kardeş... Doğru yerlere gittiğinde şehirde gezmek de çok zevkli oluyor. : ) ) ) Onbeş yıl boyunca İstanbulda bir çok macera yaşadım. Çok da güzel anılarım oldu.. : ) ) )
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
"Ya da mesela bizi mutlu edeceğini bilsek kaybettiğimiz bir yakınımızla ilgili tüm anıları unutmak ister miydik? Ben istemezdim. Ã?ünkü onu kaybetmenin verdiği acının yanında, onu hatırladığımız anların yaşattığı bir mutluluk var ya da adı her ne ise kaybedilmek istenmeyen bir duygu..."
Evet burada sana gerçekten tüm kalbimle katılıyorum... Beni aydınlattın
O zaman şöyle diyebilir miyiz; mutluluk hayattan alınan tek tad olmasına karşın acı olmazsa mutluluğun değeri bilinmez?
Geçenlerde bir kitap okudum, "Ping Yeni bir göl arayan kurbağa" adında.. Küçük hikâye kitabı, yarım saatlik bir şey. şöyle bir söz var (bu sanırım bir filazof tarafından söylenmiş biz söz?); "Yürüdüğün yolda engeller yoksa o yol seni hiç bir yere götürmez." Gerçekten büyük anlamlar taşıyan bir cümle. O zaman demektir ki amacımıza giden yolda engellerin olması gelişmemiz, tecrübe sahibi olup bilgeleşmemiz için büyük bir etmen... Hiç uğraşmadan bir şeylerin elde edilmesi sonucunda kişi bunun kıymetini bilemez. Demek ki aslında yaşadığımız bu onca sıkıntılar bile bir yardımcı, kucaklayarak kabul etmemiz gereken bir olgu. Fakat malesef ki bazı insanlar bu engellere dayanamayıp kendi cahilliklerine yenik düşerek hayatlarına kıyma gafletinde bulunuyorlar...
Desene yaşım kadar gezmişsin
Aslında bir kaç kişi olacaksın, birinde gitar, birinde yan flüt biri de şarkı söyleyecek... Nası güzel olur öyle dağ tepe gezmek
Aah ah... Kendimi yola koyup gitmek istiyorum bi diyarlardan... Unutulmuş diyarlara 
Evet burada sana gerçekten tüm kalbimle katılıyorum... Beni aydınlattın
O zaman şöyle diyebilir miyiz; mutluluk hayattan alınan tek tad olmasına karşın acı olmazsa mutluluğun değeri bilinmez?
Geçenlerde bir kitap okudum, "Ping Yeni bir göl arayan kurbağa" adında.. Küçük hikâye kitabı, yarım saatlik bir şey. şöyle bir söz var (bu sanırım bir filazof tarafından söylenmiş biz söz?); "Yürüdüğün yolda engeller yoksa o yol seni hiç bir yere götürmez." Gerçekten büyük anlamlar taşıyan bir cümle. O zaman demektir ki amacımıza giden yolda engellerin olması gelişmemiz, tecrübe sahibi olup bilgeleşmemiz için büyük bir etmen... Hiç uğraşmadan bir şeylerin elde edilmesi sonucunda kişi bunun kıymetini bilemez. Demek ki aslında yaşadığımız bu onca sıkıntılar bile bir yardımcı, kucaklayarak kabul etmemiz gereken bir olgu. Fakat malesef ki bazı insanlar bu engellere dayanamayıp kendi cahilliklerine yenik düşerek hayatlarına kıyma gafletinde bulunuyorlar...
Desene yaşım kadar gezmişsin
İnsanın yaşamak istemesi doğal içgüdüsü yüzündendir. Bu iç güdü olmasa zaten bu zamana kadar hiç bir canlı yaşamayacaktı.
Ancak anlam diyorsan insanın yaşaması için meraktır. Her hareketimizin içinde bir miktar merak serpilmiştir. Dışarı çıkarız arkadaşlarımızla buluşmaya ne olacağını merak ettiğimizden heyecan duyarız, tehlikeli bir şey deneriz başarabileceğimizi merak ettiğimizden, bilimde gelişmek isteriz en küçük yapı taşını merak ettiğimizden yada galaksinin sonunda ne olduğunu ve ölmekten korkarız çünkü merak ederiz biz ölmesek daha neler yaşayacağımızı.
Ã?rnekler çoğaltılabilir ancak bir şey varki zeki hayvanların hepsi aynı zamanda meraklı hayvanlar. Tüm hayvanların en zekisi de insanlar.
Ancak anlam diyorsan insanın yaşaması için meraktır. Her hareketimizin içinde bir miktar merak serpilmiştir. Dışarı çıkarız arkadaşlarımızla buluşmaya ne olacağını merak ettiğimizden heyecan duyarız, tehlikeli bir şey deneriz başarabileceğimizi merak ettiğimizden, bilimde gelişmek isteriz en küçük yapı taşını merak ettiğimizden yada galaksinin sonunda ne olduğunu ve ölmekten korkarız çünkü merak ederiz biz ölmesek daha neler yaşayacağımızı.
Ã?rnekler çoğaltılabilir ancak bir şey varki zeki hayvanların hepsi aynı zamanda meraklı hayvanlar. Tüm hayvanların en zekisi de insanlar.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Hımmm merak evet bence de önemli... Özellikle meraklı insanların toplumu ileri götürme konusunda da ciddi bir rol oynadığını düşünüyorum. Ancak tek nedeni merak olrak adlandırmak ne kadar doğru bilmiyorum. İnsan çok karmaşık ve birçok Duygu aynı anda onun varlığını etkiliyor. İnsanın amaçlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek başka faktörlerin de olabileceğini düşünüyorum doğrusu....
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Toplumu ileri götürme konusunda ne merak, ne sevgi lazım.Toplumu ileri götürebilmek için önce ortak olmak lazım.Hırsız da olsa, başka bir soydan da olsa, ne olursa olsun, fikirlerini almak lazım.Biz bunu bir yapalım, o zaman toplum ilerler.Ancak günümüzde ayrım çok fazla.Bırakın kürt-türk-alevi-ermeni vs. ayrımları, oturulan bölgeye göre ayrım bile yapılıyor.Ã?anakkale'de oturuyorum.Nice insanlar tanıdım, doğu diyince akla, görgüsüz insanları, şalvarları getiriyorlar.Böyle oldukça türkiye ilerleyemez.Ã?nce bütün olalım
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Toplumu ileri götürme konusunda ne merak, ne sevgi lazım.Toplumu ileri götürebilmek için önce ortak olmak lazım.Hırsız da olsa, başka bir soydan da olsa, ne olursa olsun, fikirlerini almak lazım.Biz bunu bir yapalım, o zaman toplum ilerler.Ancak günümüzde ayrım çok fazla.Bırakın kürt-türk-alevi-ermeni vs. ayrımları, oturulan bölgeye göre ayrım bile yapılıyor.Ã?anakkale'de oturuyorum.Nice insanlar tanıdım, doğu diyince akla, görgüsüz insanları, şalvarları getiriyorlar.Böyle oldukça türkiye ilerleyemez.Ã?nce bütün olalım.[/u]
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Toplumu ileri götürme konusunda ne merak, ne sevgi lazım.Toplumu ileri götürebilmek için önce ortak olmak lazım.Hırsız da olsa, başka bir soydan da olsa, ne olursa olsun, fikirlerini almak lazım.Biz bunu bir yapalım, o zaman toplum ilerler.Ancak günümüzde ayrım çok fazla.Bırakın kürt-türk-alevi-ermeni vs. ayrımları, oturulan bölgeye göre ayrım bile yapılıyor.Ã?anakkale'de oturuyorum.Nice insanlar tanıdım, doğu diyince akla, görgüsüz insanları, şalvarları getiriyorlar.Böyle oldukça türkiye ilerleyemez.Ã?nce bütün olalım.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Aslında yaşam için merak, sevgi, heyecan, korku, acı gibi duyguların hepsi lazımdır anladığım kadarıyla. Bu kişiden kişiye değişebilir, benim favorimse merak ve sevgi.
Edmond senin bahsettiğin toplumla ilgili fakat gerçektende doğru bir noktaya değinmişsin, elin amerikası kmlerce uzaktan bizi ayırmaya çalışıyor. Zamanında Ã?inliler tarafından Göktürklülere de aynısı yapılmış... Bak şimdi Göktürk diye bir devlet var mı? Gerçektende tarih tekerrür ediyor. Biz anlamıyoruz bile.
"Nice insanlar tanıdım, doğu diyince akla, görgüsüz insanları, şalvarları getiriyorlar.Böyle oldukça türkiye ilerleyemez.Ã?nce bütün olalım." maalesef bu dünyanın her yerinde olmakta. Bizim için nasıl Texas eyaleti silahların patladığı kavgaların olduğu bir yer gibi geliyorsa, onlara da bizim burda deveye biniliyor! İstanbullulara nasıl doğu akla görgüsüz insanlar getiriyorsa, doğuda da istanbul denildiğinde akla hırsızlık, sapıklık, şerefsizlik geliyor... (bu örnekleri daha çoğaltabilirim...) Maalesef toplumda bir birlik sağlamak imkansız. Ã?ünkü herkesin görüşü farklı. Hangisi doğru ya da hangisi yanlış bilinmez. Hatta ortada bir doğru olup olmadığı bile bir muamma. Bildiğim bir şey var ki bu toplumun bir araya gelmesi için bir "Kurtuluş Savaşı"na daha ihtiyacı var ki, Allah yazdıysa bozsun.
Edmond senin bahsettiğin toplumla ilgili fakat gerçektende doğru bir noktaya değinmişsin, elin amerikası kmlerce uzaktan bizi ayırmaya çalışıyor. Zamanında Ã?inliler tarafından Göktürklülere de aynısı yapılmış... Bak şimdi Göktürk diye bir devlet var mı? Gerçektende tarih tekerrür ediyor. Biz anlamıyoruz bile.
"Nice insanlar tanıdım, doğu diyince akla, görgüsüz insanları, şalvarları getiriyorlar.Böyle oldukça türkiye ilerleyemez.Ã?nce bütün olalım." maalesef bu dünyanın her yerinde olmakta. Bizim için nasıl Texas eyaleti silahların patladığı kavgaların olduğu bir yer gibi geliyorsa, onlara da bizim burda deveye biniliyor! İstanbullulara nasıl doğu akla görgüsüz insanlar getiriyorsa, doğuda da istanbul denildiğinde akla hırsızlık, sapıklık, şerefsizlik geliyor... (bu örnekleri daha çoğaltabilirim...) Maalesef toplumda bir birlik sağlamak imkansız. Ã?ünkü herkesin görüşü farklı. Hangisi doğru ya da hangisi yanlış bilinmez. Hatta ortada bir doğru olup olmadığı bile bir muamma. Bildiğim bir şey var ki bu toplumun bir araya gelmesi için bir "Kurtuluş Savaşı"na daha ihtiyacı var ki, Allah yazdıysa bozsun.
Sanırım Kurtuluş Savaşı'ndan ziyade, ülkeyi bir araya getirmek için, bilinçlenmek gezmek görmek lazım.Açıkçası Ã?mrümün 10 yılını doğuda değil de Ã?anakkale'de geçirmiş Ã?anakkaleli bir ailenin evladı olarak yaşamış olsaydım aynı düşünceye sahip olabilirdim.Ã?ünkü burada böyle öğretiyorlar.Hayatında bir kez gitmemiş doğuya.En doğusu gördüğü Ankara.Gerisi yok.Biraz gezseler, görseler sıcak halkı.O zaman galiba ayrım meselesi biter.Ya da Kürt olayı.Kürt deyince akla, tabiri caizse Kro geliyor.Sorunlar burada zaten.Ã?nce bunları düzeltmek lazım
not:Kro kürtçe sözlüklerde Kürt olarak geçer
not:Kro kürtçe sözlüklerde Kürt olarak geçer
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Hmmm, kro lafı demek ki ordan gelmiş
bilgilendirdiğin için saol.
Bilinçlenmek, bilinçlendirmek lazım doğrudur ama insanlar bilinçlenmeyi istemedikçe bilinçlendirmede olmaz (çok karışık oldu sanki
). Sonuç olarak bilinçlenmek artık çok zor. Bir lidere ihtiyaç var aslında bunu sağlayacak fakat devir eskisi gibi değil, işler güce, sayıya değilde paraya bakıyor.
Sonra bir de alınan borçlar var.. Borsada dönen paranın %70'i borçmuş. Eğer bu para olmazsa borsa batarmış... Batsın ne yapalım yani, insanlar lükslerini bozmamak uğruna neler yapıyor... Borç verecek verecek, sonra birden kesecekler ki Türkiye afallasın... Ã?yle metal fırtınadaki gibi lak diye girmeyecekler. Bi bildikleri var ki yapıyorlar... Yoksa onlara ne "Türkiye borç istiyor"... Niye versinler ki, bizi paraya bağımlı yapıyorlar işte böylece, bizlerse oltaya atlayan balık gibi takılıyoruz.
Amerika bor madenlerini istiyor,
Rusya sıcak denizlere ulaşmak istiyor,
Avrupaysa bizden nefret ediyor...
Daha ne olsun ki?
Bizler Filistin'i, Irak'ı, İran'ı kendi başına bırakırsak, gün gelir sıra bize geldiğinde bizde yanlız başımıza kalırız... Olay sadece içimizde bitmiyor.. Teker teker etrafımızı sarıyorlar... Bizlerse sadece izliyoruz...
Bilinçlenmek, bilinçlendirmek lazım doğrudur ama insanlar bilinçlenmeyi istemedikçe bilinçlendirmede olmaz (çok karışık oldu sanki
Sonra bir de alınan borçlar var.. Borsada dönen paranın %70'i borçmuş. Eğer bu para olmazsa borsa batarmış... Batsın ne yapalım yani, insanlar lükslerini bozmamak uğruna neler yapıyor... Borç verecek verecek, sonra birden kesecekler ki Türkiye afallasın... Ã?yle metal fırtınadaki gibi lak diye girmeyecekler. Bi bildikleri var ki yapıyorlar... Yoksa onlara ne "Türkiye borç istiyor"... Niye versinler ki, bizi paraya bağımlı yapıyorlar işte böylece, bizlerse oltaya atlayan balık gibi takılıyoruz.
Amerika bor madenlerini istiyor,
Rusya sıcak denizlere ulaşmak istiyor,
Avrupaysa bizden nefret ediyor...
Daha ne olsun ki?
Bizler Filistin'i, Irak'ı, İran'ı kendi başına bırakırsak, gün gelir sıra bize geldiğinde bizde yanlız başımıza kalırız... Olay sadece içimizde bitmiyor.. Teker teker etrafımızı sarıyorlar... Bizlerse sadece izliyoruz...
Evet, dışarıda Türkiye aleyhinde bir birlik resmen kurulmuş durumda.Peki biz bu durumdan, yalnızca içimizde birlikle düzelebilir miyiz?Hayır, elbette dışarıda da bir ittifak söz konusu.(Fazla coşmak istemem ama öyle
)
Ã?rneğin, Türkiye yalnış kişilerle ittifak yaptığını zannediyor.Ã?rneğin ABD ile ittifak tam manasıyla imkansız!Adam zaten bize karşı bir devlet.Ne ittifağı!
Tabi adamlara yapabileceğimiz bir şey var mı?Elbette var, öncelikle onlara karşı olanlarla ticari ilişkileri güçlendirmek lazım.Tabi güçlü devletlerle değil.Ã?rneğin, azcık Irak'a yardım etsek, geleceğimiz için çok daha yararlı olur.Ben Suriye'de de gelecek göremiyorum.Bu yüzden bu iki devletle arayı iyi tutmalıyız.Rusya, Rusya ise apayrı
Ona hiç girmeyelim.
Tabi diğer Türk Devletleri ile arayı da biraz yapmak lazım.Fazla işe yararlar mı bilinmez ama olsun.
Bir de İran var, ki neden bilmem en güvendiğim devletlerden birisi.Sanırım o ülkede gelecek var
Yani, amacım siyasi bir tartışma değil (ki buradan da çıkmaz zaten), amacım az biraz, yapılması ve gerekenlerle yapılanları karşılaştırmak
Ã?rneğin, Türkiye yalnış kişilerle ittifak yaptığını zannediyor.Ã?rneğin ABD ile ittifak tam manasıyla imkansız!Adam zaten bize karşı bir devlet.Ne ittifağı!
Tabi adamlara yapabileceğimiz bir şey var mı?Elbette var, öncelikle onlara karşı olanlarla ticari ilişkileri güçlendirmek lazım.Tabi güçlü devletlerle değil.Ã?rneğin, azcık Irak'a yardım etsek, geleceğimiz için çok daha yararlı olur.Ben Suriye'de de gelecek göremiyorum.Bu yüzden bu iki devletle arayı iyi tutmalıyız.Rusya, Rusya ise apayrı
Tabi diğer Türk Devletleri ile arayı da biraz yapmak lazım.Fazla işe yararlar mı bilinmez ama olsun.
Bir de İran var, ki neden bilmem en güvendiğim devletlerden birisi.Sanırım o ülkede gelecek var
Yani, amacım siyasi bir tartışma değil (ki buradan da çıkmaz zaten), amacım az biraz, yapılması ve gerekenlerle yapılanları karşılaştırmak
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Doğru diyorsunda bunu babama bahsettiğimde bana şunları söylemişti bir kaç hafta önce,
"Biz dışarıya muhtaç bir ülkeyiz, bu da kafa tutamayacağımız anlamına geliyor. Amerika bizim rahatlamamıza izin vermez. Eğer rahat bırakırsa o zaman onlara karşı kafa tutma hakkımız olur. Ã?ünkü daha rahat bir konumda olur, dışarıya ihtiyacımız kalmaz. O yüzden zaten PKK'ya bizi meşgul tutması için silah veriyor. Bizlerde onlardan borç alıyoruz. Böylelikle ülkemizde yetiştirdiğimiz domatese bile karışma hakkını kazanıyor.."
Yeterince açıklamıştır umarım...
Biraz karamsar olacak ama böyle giderse bizim bu durumdan kurtulmak için fazla bir şansımız yok. Eğer dedikleri gibi 3. bir dünya savaşı çıkacak olursa başımız çok ağrıyacak. Zaten PKK Amerikanın yalanlarına kanmış bir kere.. Bir kürt devleti kurmak konusunda kararlılar... Fakat ne işe yarayacak kürt devleti kurduklarında? Tek başlarına yaşayamazlar ki... Yine bizden borç isteyecekler, yardım isteyecekler. Bunun sonucunda olmayan paramızı kürt devletine verme mecburiyetinde kalacağız avrupa yasaları uyarınca. Yani bize karşı yapılan belki iyiliğin bile altında yatan başka gerçekler var...
Not 1: Konu nerden nereye geldi yav
Not 2: İki kişilik konuşmaya döndü burası kimse takmıyor
"Biz dışarıya muhtaç bir ülkeyiz, bu da kafa tutamayacağımız anlamına geliyor. Amerika bizim rahatlamamıza izin vermez. Eğer rahat bırakırsa o zaman onlara karşı kafa tutma hakkımız olur. Ã?ünkü daha rahat bir konumda olur, dışarıya ihtiyacımız kalmaz. O yüzden zaten PKK'ya bizi meşgul tutması için silah veriyor. Bizlerde onlardan borç alıyoruz. Böylelikle ülkemizde yetiştirdiğimiz domatese bile karışma hakkını kazanıyor.."
Yeterince açıklamıştır umarım...
Biraz karamsar olacak ama böyle giderse bizim bu durumdan kurtulmak için fazla bir şansımız yok. Eğer dedikleri gibi 3. bir dünya savaşı çıkacak olursa başımız çok ağrıyacak. Zaten PKK Amerikanın yalanlarına kanmış bir kere.. Bir kürt devleti kurmak konusunda kararlılar... Fakat ne işe yarayacak kürt devleti kurduklarında? Tek başlarına yaşayamazlar ki... Yine bizden borç isteyecekler, yardım isteyecekler. Bunun sonucunda olmayan paramızı kürt devletine verme mecburiyetinde kalacağız avrupa yasaları uyarınca. Yani bize karşı yapılan belki iyiliğin bile altında yatan başka gerçekler var...
Not 1: Konu nerden nereye geldi yav
Not 2: İki kişilik konuşmaya döndü burası kimse takmıyor

