Bütün grup yarım saat sonra belirlediğiniz bir yerde toplanıyorsunuz (Leia da eşyalarını almış size katılıyor, sevinçli bir heyecan içinde) ama Xan sen önce, “biraz bilgi toplamam gerek, siz beni burada bekleyin!” diyerek ayrılıyorsun ve tanıdığın tanımadığın uygun kişilerle konuşarak 1d4+1= 2 saat boyunca bilgi topluyorsun.
devrimk wrote:Toplayayım bilgi kim bilir işe yarar bir şey çıkar.
Psionikler arasından bunu yapabilecek (savaş çıkartmak için) kimse var mı diye araştıracağım.
Bulunan taşın ne olduğu konusunda bilgisi olan var mı diye de araştıracağım.
Gather Info(20): Başarılı
-İşin doğrusu psionicler arasında savaş çıkarmak için bunu yapacak birini kimse tahmin edemiyor; çok mantıksız bir olay; böyle biri varsa bile ya tamamen delirmiş olmalı (ki psionicler arasında pek de seyrek vakalar değildir) ya da kralın hazinesinde gözü kalmış, sadece olayın kazanç bölümüne odaklanıp, sonrasında ne olacağını pek de umursamayan bir hırsız olabilir.
-Bulunan taş konusunda resmi bir açıklama olmasa da, saray çevresinden çenesini tutamayanların sızdırdığı bilgilere bakılırsa: Başparmak küçüklüğünde bir taşmış ve gözün normalde göremeyeceği kadar minik yazılarla üzerine A.L. harfleri kazınmış. (A.L. bir ismin baş harleri mi acaba? Tanıdığın böyle biri yok ama psionicler arasında isim soyadı yerine tek heceden oluşan takma isim kullanmak yaygın bir adettir; örneğin Azur gibi... Azur’un soyadını da bilmiyoruz bak...)
Xan bu bilgilerle arkadaşlarının yanına döndüğünde saat 17:00 civarı. Henüz hangi kapıdan çıkıp, hangi yoldan gideceğinizi kararlaştırmadınız?
"Kusura bakmayın sizi biraz beklettim. Kuzey kapısından çıkalım zaten kuzeye gitmemiz gerekiyor."
Leia'ya bir göz attı psionic olup olmadığını bilmiyordu psioniclere özgü bir eşyası olup olmadığına baktı.
"Nöbetçilerle konuşma işini bana bırakın."
James yakın kesimlerdeki bilgisini biraz kullanarak belki Xan'a yardım edebileceği düşüncesiyle, Xan ayrıldığı sırada etrafta araştırma yapmaya başladı. şansını fazla zorlamanın anlamı yoktu ve fazla zaman geçmeden dönmeyi düşünüyordu. Ancak gerçekten iyi bir bilgiye ulaşmaya başladığını düşünecek olursa çnce biraz diplomasi ardından gerekirse belki biraz tehdit ile yolunu daha çok açabilirdi. Mesela bunu yapanın adı, yapıldı zaman nöbetteki kişiler, hırsızlık yapıldığı sırada o yakınlarda olan alışılmadık bir olay olabilirdi.
Tabiiki sindirerek aldığı bilgilerin doğruluğunu, kesinleştirmek için iki ciümle ile sınayacak
"Bunların hepsi doğru değil mi? Seni bir daha rahatsız etmek istemem!" (İntimidate:20)
ve eğer karşısındakini çok yııldırmış ise
"Bu konuşma sadece aramızda kalsın." (İntimidate:20)
(Knowledge local:10), (İntimidate:20)
Last edited by Darkgnome on Sat Aug 01, 2009 1:25 am, edited 1 time in total.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Tabii ki aslında sadece hırsızlık değil de yandaşları hakkında da bazı araştırmalar yapmıştı. Fazla dikkat çekkmek ya da diğerlerini rencide etmek istmiyordu. Bu sebeğle tehdit dolu bir araştırma yerine daha çok kulak kabarttı.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
James senin araştırmalarından pek bir şey çıkmadı ama millet senden çok tırstı.
Leia hakkındaki izlenimleriniz:
Birlikte zaman geçirdikçe kızın psionic güçleri olduğundan artık emin oldunuz; hareket tavırlarından, bir takım özel tepki ve davranış tarzından bu belli oluyor. En azından sizin gözünüzde belli oluyor, çünkü ne de olsa siz de psionicsiniz. Kız belli ki yetenekli; yerinde duramayan, kıpır kıpır bir diriliğe ve hiperaktifliğe sahip. Ayrıca yerli yersiz attığı neşeli kahkahalar, bazen de aniden öfkeli bakması ya da hüzünlenip dalgınlaşması, değişken ruh hâli kızın hafif terelelli olduğunun ip uçlarını veriyor sanki. Halk arasında dolaşırken her yanından geçene dönüp dönüp dikkatlice bakıyor (ki bu bazen dikkat çekiyor etraftan, özellikle erkekler yanlış anlayabiliyor) çevresini sanki yıllarca bir hücrede yaşamış da ilk defa dışarı çıkıyor muş gibi heyecanla inceliyor. Arada sırada size, “a şuna bak ne güzel!” “bak bak, şunun rengine bak şahane!” gibi neredeyse çığlık atarcasına gördüğü şeyleri gösteriyor. Bazen de suspus oluyor, sanki dertli bir insan gibi konuşmadan bir hayalet gibi dolaşıyor yanınızda.
Hep birlikte Kuzey Kapısından çıkıp şehri terketmek üzere atlarınızın üzerinde ilerliyorsunuz. Kapıyı uzaktan gördüğünüzde, Leia size kapının yanındaki nöbetçi kulübelerinin çatısına çıkmış bazı tipleri işaret eder: “Aaa şu tiplere bakın; hiç böyle bir şey görmemiştim ne kadar garip!”
Normalde ana kapılarda gündüzleri en az 12 nöbetçi olur. şimdi de nöbetçiler yolun iki yanında sıralanmış, ortadan gelip geçen yolcuları süzüyorlar. Ancak nöbetçi kulübelerinin üzerindeki balkon gibi bir yükseltinin üzerinde (yerden 10 ft yüksekteler) durmuş bir takım tuhaf görevliler de ayrıca gelip geçen yolculara dikkatli bir şekilde bakıyorlar. Bunlar 6 kişi ve nöbetçilerden farklı giyinmişler; hepsinde ful-zırh var.
240 ft kadar yaklaştığınızda adamları daha net görüyorsunuz; birinin kafasında çok garip bir başlık var doğrusu.
Bu kzı daha başından sevmemişti zaten. şimdi de bu gibi hareketleri yapıyordu. Mog ve Magog'da aynı fikirde olsalar gerek ki beyninin içine "Sustur şunu" deyip duruyorlardı.
Kızın ellerini tuttu ve kocaman açılmış gözler ve kısılmış dişleri arasından çıkan bir hıslama ile konuştu.
"Kızım rahat dursana bir!"
Sonra askerlere arkasını dönerek şu beyninin içine konuşan adama fısıldamaya başladı.
Belki de çkışımıza yardım etmesi için, biraz daha alternatif dostlarımızdan yardım istesek iyi olacak.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Xan ve James; (Psicraft: başarılı)
Tepedeki o özel muhafızların, başında tuhaf başlığı olan kişinin "Detect Psionic" şeklinde bir tarama yaptığını anlıyorsunuz. Yani gelip geçen yolcuların arasında psionic var mı diye tarama yapıyorlar.
Xan arkadaşlarına
"Sakin olun eğer işler ters giderse hepiniz eşyalarınızı kapıp bana tutunun. Ben durunca sizde durun."
70 ft yaklaştıklarında durdu. Konsantre oldu gücünü kullandığını kimse farkedemeyecekti.
(Display:Mental olduğu için böyle düşündüm gerekirse Con check atarım)
Büyülü eşyayı kullanan ve yanındaki 2 kişiyi etkilemeye çalıştı.
Dominate, Psionic http://www.d20srd.org/srd/psionic/power ... sionic.htm
12 pp: 7 base +1 for hour +4 2 kişi daha etkileniyor
Will DC: 25 (10+7 int+4spell+2augment+2feat)
Overchannel 3d8 hasar yiyeceğim.
Gr. Psionic Endowment +2 DC
"Evet, bağırmak. Dikkat çekmemek için iyi bir yöntem!"
Eğer inanmazlarsa dikkat çektiklerinden ve yalan söylediklerinden başları derde girecekti. Eğer inanmaları için psişik bir becerisini kullandıysa, oradaki detect psonics yapan adam bunu fark edecekti.
Ne olursa olsun bu adama şans tanıyordu. Ancak eşeğini sağlam kazığa bağlamasının hiç bir kötü yanı yoktu herhalde. Belinde asılı duran büyülü kemerinin tokasını bağladığı anda biraz daha cüce gibi hissediyordu artık.
Dengesiz kızın önünden çekildi. Bu kızın kendisi gibi, güçleri de dengesiz olabilirdi. Xan'ın ise yakınnda duruyordu ki herhangi bir sorunla karşılaşmaları durumunda alaln etkili bir gücü onu da etkilemesin.
Sonra aklına başka bir fikir geldi. Eğer bu onları etkilemezse belki de hedef şaşırtması iyi olabilirdi.
Olabildiğince uzak bir yeri kendine belledi. Eğer inanmazlarsa Xan'a bir şans daha tanımak için olabildiğince ilerisinde şöyle etrafı dağıtan ve zarar veren bir Astral construct yaratacaktı. En azından dikkatlerini dağıtabilirdi. Ama şimdilik yaşlı adamın oyununu oynamak en mantıklısı gibiydi.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Özel tim subayı (tuhaf başlıklı) diğer nöbetçileri de çağırarak, "hadi gidip bir bakalım şu olaya!" der ve bütün nöbetçiler kapıdan uzaklaşır.
Sizler de rahatlıkla şehirden çıktınız kuzeye giden anayoldan ilerlediniz.
Yoldan ayrılıp ormana sapacağınız bölgeye yaklaşmıştınız ki artık güneş battı, hava karardı kararacak. Ne yapıyorsunuz; yola devam mı ediyorsunuz yoksa kamp mı kuracaksınız, vs?
James, konsey tarafından seçildiğine göre bu yolculuğa çıkmasının bir sebebi olsa gerekti ama kendisi dayanıklılığıyla övünen biri değildi ve bu yolculuk onun hayatına göre oldukça çetrefilli gibiydi.
Atını Xan'ın atının yanına sürdü ve
Atın üstünden inip biraz dinlenmemiz için gereken zamanın geldiini düşünüyorum. Kalçamdaki ağrıları artık hissetmiyorum ki bu daha korkutucu sanırım.
dedi. Sesinde bir yakınma ibaresi yoktu ve aslında acıyla arası oldukça iyi olduğundan bu gibi bir bahane de saçma kaçıyordu. Ama asıl korkusu, Xan'ın şu fanatiklerden olupta, görevi başarana kadar uyku nedir bilmemesiydi. Asıl görüntüsü öyle götermiyordu ama kafasının içinde çokca düşünce olduğu kesindi.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
"Evet haklısın, yoldan biraz ayrılıp kamp kuralım, birşeyler yedikten sonra nöbetleşe yatıp dinleniriz. Ateş yakmayalım şehirden ayrılırken çevirdiğimiz numarayı anlayan uyanıklar peşimize düşebilir. Nerden bakarsan bak 500 gp. iyi para." dedi Xan.
Ormanın 1 km. kadar içlerinde kendilerince uygun bir yere oturdular. Yolverin Xan'ın burnundan kan geldiğini fark etti.
"Ne oldu kuru hava yaramadı galiba?" dedi Yolverin.
"Hayır güçlerimi kullanırken kendimi zorlayınca olan bir şey bu." dedi gülümseyerek Xan.
devrimk wrote:Kurutulmuş et ve peksimetlerini yerlerken Xan lafa girdi.
"Azur'un bir kızı olduğunu bilmiyordum doğrusu. Başka şehirde mi büyüdün?"
Leia bu soru üzerine hüzünlenir. “Babam... Bizler gibilerin dikkatli olması gerektiğini, bu sebepten de, etrafa kendimiz hakkında mümkün olduğu kadar az şey anlatmamız gerektiğini söylüyor; böylesi daha emniyetli olurmuş.”
Sense Motive başarılı
Kızın, babasından beklediği sevgi ve takdiri bulamadığından ötürü yoğun bir hayalkırıklığı yaşadığını anlıyorsunuz.
Leia birden tekrar gülümsüyor. “Biliyor musunuz ben günde 2 saat uyusam bana yetiyor!” Size parmağındaki yüzüklerden birini gösteriyor; “bu tılsımlı bir yüzüktür ve bu sayede çok hızlı dinlenebiliyorum!” http://www.d20srd.org/srd/magicItems/ri ... sustenance
“Ben 2 saat uyuduktan sonra gecenin geri kalanında tek başıma nöbet tutarım; sizlerin uykusu bölünmemiş olur böylece!” dedi kız içtenlikle.
Doğal olmayan ırkının özelliğinden dolayı kendisi de sadece 4 saat meditasyon ile yeterince dinlenebiliyordu.
Madem öyle, o zaman sen dinlenirken ben ayakta kalsam iyi olacak. Benim de uykuya pek ihtiyacım olmuyor.
Sonra zihnini içindeki enerji bütününe yoğunlaştırdı. Hayatının can damarına ulaştıktan sonra zihni ile yıpranmış parçalarını tekrar toplamaya başladı. İşi bittiğinde gün için gereken enerjisini toplamıştı. http://www.d20srd.org/srd/psionic/monsters/elan.htm (Resiliance)
Sizin için sorun olmayacaksa, yemeğinizi yerken ben de etrafı biraz araştıracağım. Döndüğümde aç olmayacağım. Bana yemek ayırmayın.
Bu şekilde fazla kalmasa da en azından etrafı bir süre araştırabilmesi için zamanı olacaktı. Yükselerek, yakınlarda ve ilerilerinde neler olduğunu anlamaya ve bunlar üstünden beyninde bir harita çıkartmaya başladı. Ayrıca olabilecek tehlikelere karşı da grubu erkenden uyarabilirdi. Aşağya indiğinde unutmadan bunu Xan'a verebilir ve belki ona yardımı dokunabilecek bilgiler edinebilirdi.
.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka