Yıkımdan Sonra (Fallout oyun)
"Zavallıcık. Herhalde arabanı korumaya çalıştı yavrucak."
Köpeğin yanına topallaerken Cabal'a ilk yardım için gerekli aletleri getirmesini söyledi.
Ã?nce köpeğin durumunu anlamaya çalıştı, anlayabilirse belki bir ilk yardım yapabilirdi. eğer ağır ise ilk önce çantayı bekleyecekti.
Köpeğin yanına topallaerken Cabal'a ilk yardım için gerekli aletleri getirmesini söyledi.
Ã?nce köpeğin durumunu anlamaya çalıştı, anlayabilirse belki bir ilk yardım yapabilirdi. eğer ağır ise ilk önce çantayı bekleyecekti.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Dean yerdeki izlere baktı pati çekip lastikleri kazıya kazıya kalkıp uzun bir iz bırakmışlardı.
Bağırmasına kimse karşılık vermedi, anlaşılan kimse başını belaya sokmak istemiyordu.
Cabal Albert'e bağırdı "Az ye de kendine bir uşak tut hıyarağası!" Sırt çantasını aşağı indirdi "şurada olacaktı gazlı bez falan."
+10 ilk yardım çantası
Albert 1d100+30+10= 137
Albert köpeği kontrol edip ayağını mükemmel bir şekilde bandajladı.
"Kurşun sıyırıp geçmiş, bir kaç güne kalmaz eski haline döner." dedi sonrasında.
Bozo kalkmış ayağını yere basmamaya çalışarak inliyor sahibinin yanına sokuluyordu.
Sonrasında "Porn Queens"e girmek isteyen sarhoş yaklaştı yanlarına. Pis pis sırıttı:
"Cabal arabayı kimin çaldığını söylesem aklın tavana vurur. Tabii karşılıksız olmaz içeri girip bir-iki el oynasam ne dersin ha? Bir de sıkışığım su aralar biraz para iyi giderdi."
Cabal cebinden kumarhaneye ait olduğu belli fişlerden çıkarıp ayyaşın cebine sokuşturdu.
"Söyle Allahın belası söyle. Kim çaldı arabayı?"
"Yakışıklı Johnny ve arkadaşları, yemin ediyorum bir dakika sürmedi içine girip çalıştırmaları ben onların arabası sandıydım yoksa engellerdim beni bilirsin." dedi ayyaş.
"Yakışıklı Johnny? Tamam biliyorum o pezevengin yerini. Yalnız oraya tedarikli gitmemiz lazım. Ben eşyalarımı toplayayım, sizin ihtiyacınız olan bir şey var mı?"
Bağırmasına kimse karşılık vermedi, anlaşılan kimse başını belaya sokmak istemiyordu.
Cabal Albert'e bağırdı "Az ye de kendine bir uşak tut hıyarağası!" Sırt çantasını aşağı indirdi "şurada olacaktı gazlı bez falan."
+10 ilk yardım çantası
Albert 1d100+30+10= 137
Albert köpeği kontrol edip ayağını mükemmel bir şekilde bandajladı.
"Kurşun sıyırıp geçmiş, bir kaç güne kalmaz eski haline döner." dedi sonrasında.
Bozo kalkmış ayağını yere basmamaya çalışarak inliyor sahibinin yanına sokuluyordu.
Sonrasında "Porn Queens"e girmek isteyen sarhoş yaklaştı yanlarına. Pis pis sırıttı:
"Cabal arabayı kimin çaldığını söylesem aklın tavana vurur. Tabii karşılıksız olmaz içeri girip bir-iki el oynasam ne dersin ha? Bir de sıkışığım su aralar biraz para iyi giderdi."
Cabal cebinden kumarhaneye ait olduğu belli fişlerden çıkarıp ayyaşın cebine sokuşturdu.
"Söyle Allahın belası söyle. Kim çaldı arabayı?"
"Yakışıklı Johnny ve arkadaşları, yemin ediyorum bir dakika sürmedi içine girip çalıştırmaları ben onların arabası sandıydım yoksa engellerdim beni bilirsin." dedi ayyaş.
"Yakışıklı Johnny? Tamam biliyorum o pezevengin yerini. Yalnız oraya tedarikli gitmemiz lazım. Ben eşyalarımı toplayayım, sizin ihtiyacınız olan bir şey var mı?"
"Benim gibi bir topalın bir çarpışmada ne gibi yeri ve ihtiyacı olabilirki?"
"Tabiki yeterince uzak bir pusu ve bir winchester. Eheheheeh hıııı. Ama bu topal ayakla dükkana kadar geri gitmem uzun sürer. Bu konuda ne yapabiliriz Cabal?"
"Tabiki yeterince uzak bir pusu ve bir winchester. Eheheheeh hıııı. Ama bu topal ayakla dükkana kadar geri gitmem uzun sürer. Bu konuda ne yapabiliriz Cabal?"
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
"Güzel o zaman. Cabal gelince avımıza başlayabiliriz. Araban için kendimi tehlikeye atıyorum. Müşteriye hizmette kalite bu olsa gerek. Ehehehehehhhııı."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
"Kefin bilir bana on beş dakika müsaade dediğim gibi Siko ve Pompa alacağım. Burada burada bekleyin."
Bahsedilen on ben dakika Dean için bitmek bilmemişti en sonunda Cabal tekrar geldi.
"Haydi yola koyulalım biraz kenar mahallededir onun yeri."
Bir süre yürüdüler, ışıklı sokaklardan ıssız sokaklara geçtiler. İki katlı villa tipi evlerin olduğu bölgeye geldiler. Uzaktan kafasıyla gösterdi Cabal.
"Aha şuradaki sarı duvarlı evi gördünüz mü? Orası mekan. Ben pek konuşup anlaşma işinden anlamam ne yapmayı düşünüyorsunuz?"
Evin girişinde şişko bir adam ellerini kavuşturmuş belli ki nöbet tutuyordu. İlk kattaki ışığı açık odanın perdesine içerideki adamların gölgesi düşüyordu, tahminen üç ya da dört kişi olmalıydılar.
Bahsedilen on ben dakika Dean için bitmek bilmemişti en sonunda Cabal tekrar geldi.
"Haydi yola koyulalım biraz kenar mahallededir onun yeri."
Bir süre yürüdüler, ışıklı sokaklardan ıssız sokaklara geçtiler. İki katlı villa tipi evlerin olduğu bölgeye geldiler. Uzaktan kafasıyla gösterdi Cabal.
"Aha şuradaki sarı duvarlı evi gördünüz mü? Orası mekan. Ben pek konuşup anlaşma işinden anlamam ne yapmayı düşünüyorsunuz?"
Evin girişinde şişko bir adam ellerini kavuşturmuş belli ki nöbet tutuyordu. İlk kattaki ışığı açık odanın perdesine içerideki adamların gölgesi düşüyordu, tahminen üç ya da dört kişi olmalıydılar.
"Yakışıklı iyi adam değildir ama kendisi gibiler arasında en masumlarındandır. Giderse buraya daha kötüsünün gelecektir. İşi olabildiğince tatlılıla çözelim. Hem bir ayyaşın sözüne güvenipte geldik buraya. Ã?nce bir emin olmak gerek."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
"Eh iyi o zaman. Zaten bir öncesinden tanışmışlığımız vardı adamlarıyla. Çok tehditgar davranmayalım. Elimizde silahlarla zor olacak ama Eheheheheh hııı."
"Cebinizdeki tüm paraları bende birleştirin. Çok paramız var gibi gözükmeli."
Diyerek avcunu açtı. Paraları eline koyarke etrafta kimsenin olmadığından emin olmak için çevreyi kolaöan ediyordu. Toplanan tüm paraları bir kesekağıdının içine doldurdu ve kapıdaki şişiman adama yanaştı.
"Hey! Naber?"
Adam ona baktıktan sonra.
"Ã?ölde seyehate göre bir araç için yedek parçalar arıyorum ve bilirsin, iyisini bulmak zor oluyor. Sizde her türlü alet edevat ve yedek parça oluyor."
"Cebinizdeki tüm paraları bende birleştirin. Çok paramız var gibi gözükmeli."
Diyerek avcunu açtı. Paraları eline koyarke etrafta kimsenin olmadığından emin olmak için çevreyi kolaöan ediyordu. Toplanan tüm paraları bir kesekağıdının içine doldurdu ve kapıdaki şişiman adama yanaştı.
"Hey! Naber?"
Adam ona baktıktan sonra.
"Ã?ölde seyehate göre bir araç için yedek parçalar arıyorum ve bilirsin, iyisini bulmak zor oluyor. Sizde her türlü alet edevat ve yedek parça oluyor."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
şişko kapıyı araladı:
"Patron Reno Arms'dan Albert geldi parça lazımmış."
"Gönder içeri." diye bir ses geldi içerden.
İçerideki odaya geçtiler büyük masanın arkasında yakışıklı Jhonny vardı. Yanında ayakta elinde uzi olan bir adamı duruyordu.
Sol taraftaki kanepede iki atletli adam vardı etraf duman altıydı belli ki tüttürüyorlardı.
"Patron Reno Arms'dan Albert geldi parça lazımmış."
"Gönder içeri." diye bir ses geldi içerden.
İçerideki odaya geçtiler büyük masanın arkasında yakışıklı Jhonny vardı. Yanında ayakta elinde uzi olan bir adamı duruyordu.
Sol taraftaki kanepede iki atletli adam vardı etraf duman altıydı belli ki tüttürüyorlardı.
"Naber Jhonny. Ã?öle çıkacağız ve gerçekten iyi bir araba bulduk. Ancak bildiğin gibi iyi arabalar çalışıtkları için bir kenara atılmazlar. Uzun lafın kısası. Ford marka iyi, sağlam yedekler arıyorum. Elinde var mı?"
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
