Ben de katılıyorum bir avatarı öldürünce bir tanrının mirror image'ını filan öldürmüş oluyorsun bir anlamda. Öünkü avatarın amacı tanrının aynı anda birden fazla yerde birden fazla zamanda birden fazla şey yapmasını sağlamaktır. Bir avatar ölünce Tanrı ölmez ve tanrılar düzlemlerinde ölümsüzdür. Aslında ölümlüdürler de kendi boyutlarındaki herşeye hükmedebildikleri için ölümsüz olurlar. Eğer bir tanrının yeryüzündeki bütün avatarlarını öldürürsen bu yalnızca o dünyaya yeni bir avatar gönderene kadar o tanrıyı durdurmuş olduğun anlamına gelir. O tanrıyı öldürmüş olmazsın... Yani ben böyle yorumluyorum bu olayı...
Tanrıların ölümlülüğü
şair ne güzel söylemiş değil mi 
Ben de katılıyorum bir avatarı öldürünce bir tanrının mirror image'ını filan öldürmüş oluyorsun bir anlamda. Öünkü avatarın amacı tanrının aynı anda birden fazla yerde birden fazla zamanda birden fazla şey yapmasını sağlamaktır. Bir avatar ölünce Tanrı ölmez ve tanrılar düzlemlerinde ölümsüzdür. Aslında ölümlüdürler de kendi boyutlarındaki herşeye hükmedebildikleri için ölümsüz olurlar. Eğer bir tanrının yeryüzündeki bütün avatarlarını öldürürsen bu yalnızca o dünyaya yeni bir avatar gönderene kadar o tanrıyı durdurmuş olduğun anlamına gelir. O tanrıyı öldürmüş olmazsın... Yani ben böyle yorumluyorum bu olayı...
Ben de katılıyorum bir avatarı öldürünce bir tanrının mirror image'ını filan öldürmüş oluyorsun bir anlamda. Öünkü avatarın amacı tanrının aynı anda birden fazla yerde birden fazla zamanda birden fazla şey yapmasını sağlamaktır. Bir avatar ölünce Tanrı ölmez ve tanrılar düzlemlerinde ölümsüzdür. Aslında ölümlüdürler de kendi boyutlarındaki herşeye hükmedebildikleri için ölümsüz olurlar. Eğer bir tanrının yeryüzündeki bütün avatarlarını öldürürsen bu yalnızca o dünyaya yeni bir avatar gönderene kadar o tanrıyı durdurmuş olduğun anlamına gelir. O tanrıyı öldürmüş olmazsın... Yani ben böyle yorumluyorum bu olayı...
- serinafairuza
- Kullanıcı

- Posts: 92
- Joined: Fri May 16, 2003 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
Tanrı kavramına bakış açısı her oyun dünyasında farklı ve bu oldukça hoş detayların oryaya çıkmasını sağlayabiliyo. Ama açıkçası tanrı kavramının bu kadar insansılaştırılması, tanrıların sürekli maddesel düzlemde dolaşması ve ölümlülerin hayatlarına diledikleri gibi müdahale edebilmesi benim de pek hoşuma gitmiyo. FR tarihçesi bende tanrıların sürekli öldürüldükleri,tekrar canlandıkları,sıradan birinin her an tanrı olabileceği izlenimi yaratıyo. Oyun mantığında tanrıların öldürülebimesi akla yatkın olmasına rağmen rahatsız edici. (kafam karışıyo da)
Nature protects me, cause I serve her.
FR tanrıları FRP'deki en mantıksız olarak düşünülmüş tanrılar. Tamamen mantıksız ve powerplay olarak yaratılmışlar. Çok kısa bir örnek olarak Mystra'nın seçilmişi binlerce yıllık yaşamı ve "immune to time stop" özelliğiyle dikkatleri üzerine toplayan mantık sınırlarını zorlayan level 1 rouge/2 cleric/3 zart/4 zurt/5 epik/20 mage bilmem ne hede höt levellı bir "insan" olan El minster bir de ona eşlik eden "Blackstaff". FR'da bunlar yetmediği gibi ortalıkta sürekli takılan ve "Ben tanrıyım" diye bağıran avatarlar birbirini kesen tanrılar, insanları kesen tanrılar. Bütün ölümlülerin işlerine burunlarını sokan bizzat yardım eden adı her söylendiğinde süperman gibi oraya buraya uçan tanrılar. Bunlar da yetmiyormuş gibi insanların bu tanrıları kesmeleri biçmeleri, onların yerlerine geçmeleri ve 200 küsur tanrı yetmiyormuş gibi yenilerinin yeni saçmalıklar eşliğinde ortaya çıkmaları falan filan. Tartışmaya değmez, ciddiye bile almıyorum FR'ın Pantheonunu.
- Chaoticevil
- Kullanıcı

- Posts: 52
- Joined: Mon Jul 14, 2003 10:00 am
- Location: Bursa
Arkadaşlar tanrıların ölümlü olmaları dünyalara göre değişen bi olay.Eğer bahsettiğiniz dünya Forgotten realms ise bu dünyadada tanrılar ölümsüzdü taki time of ...(avatar kitabında var şuan hatırlayamadım tamamını) Olayı sonrasında (Bane,Myrekul,B'haal'ın tabletleri çalması sonucunda tanrıların tanrısı Ao nun tanrıların ölümsüzlüğünü almasından sonra Helm hariç bütün tanrılar ölümlü olmuştur.O sırada Cyric daha tanrı değildir.Bane Tormla savaşı sırasında ölür ve Ao onun yerine Cyric'e Myrekul,B'haal ve bane in güçlerini vererek onu ölüm tanrısı ilan eder.Ayrıca Tanrıların katına çıkmak isterken Mystra Ao tarafından burayı korumakla görevlendirilen Helm ile karşılasır veHelm ölümsüz olduğu için Mystra Heklmle olan savaşı kaybeder ve yerine Midnight adında bi kahraman geçer.Olaylar benim hatırladığm kadarıyla böyle.Ayrıca Forgotten Realmsta Tanrılara meydan okumak mümkündür çünkü Ao hak eden kişinin tanrı olabileceğini belirtmitir.Aslında Forgotten realms te tek tenrı ao dur diğerleri bence sadece Ao tarafından düzeni korumak için seçilen yüksek güçlü canlılardır. 
<div>Cya 6 month later...</div><br>
Evet öyle de denebilir ama diğer dinlerden farklı olarak bu canlılara da tanrı denmiştir... Başka isimler verilmemiştir Bu da sanırım daha çok onların yunan veya mısır mitolojileri tanrılarını andırmasında kaynaklanıyor (tabii bi de mesela gandalfın tapınağı yok ama Mask ın var aslında yüzüklerin efendisinde ben tapınak hatırlamıyorum) Ben o sistemi seviyorum hem yunan mitolojisi kadar basit de değil.. Yanlış hatırlamıyorsam orda ölümlünün attığı okla ölümcül yara alan tanrılar vardı (truva savaşında ares in başına gelmişti) Bir de orda meşhur devrim vardır... Fr da da ao devrilmeye çalıştı ama devirmeye çalışanların sonu pek hoş olmadı...
Hiç bir ışık aynaya baktığınızda gördüğünüz karanlığı yok edemez.
- Chaoticevil
- Kullanıcı

- Posts: 52
- Joined: Mon Jul 14, 2003 10:00 am
- Location: Bursa
Evet haklısın.Ben yunan mitosunu pek iyi bilmem ama bence Forgotten realmsta bu canlılara tanrı denmesinin sebebi diğer canlılara nazaran daha güçlü olmaları ve insanların inaçlarına göre güçlerinin artmasıdır.Aslında tanrılardan daha güçlü canlılarda vardır örneğin deamon ve deviller.Forgotten realms tarihindede bi çok tanrının bunlarla savaşı olmuş kimi zaman kazanmış kimi zaman kaybetmiştirler.Ayrıca İçinizde Red Wizardları duyun varsa onlarıon kısa süre içindeki büyük başarıları ve kazandıkları savaşların arkasındada Eltab adlı esir bir deamon prensi wardır.
<div>Cya 6 month later...</div><br>
Bilmiyorum ama ben hala bu tür tanrıları daha çok seviyorum güçlü birçokları için çokları için yenilmesi (yani yunan mitolojindeki gibi ok atsam ölecek olması da artık bunun neresi tanrı dedirtiyor elinden yıldırım çıkıyo diye tanrı oldu ise büyücüden ne farkı var kensdini liche dönüştüren ölümsüz bir büyücüden) imkansız.. Ama yok edilemez olmayan bir güç.. Sonuçta bir gücün en baştan yok edilemez diye tanımlanması bana biraz ters geliyor..
Hiç bir ışık aynaya baktığınızda gördüğünüz karanlığı yok edemez.
- Chaoticevil
- Kullanıcı

- Posts: 52
- Joined: Mon Jul 14, 2003 10:00 am
- Location: Bursa
Tabi ki çok rahatsız edici.İnsanı farklı düşünmeye yöneltiyo.Ama tanrılarında ölümlü olması bizi FRP de hiç bişey imkansız değildir gerçeğine döndürüyo buda beni sevindiriyo
Bu arada bence Lichlerde bi çeşit Demigod tır.Daha doğrusu bence tanrısal güçlere sahip herşey demigod tır ve aslında hiç bişey ölümsüz değildir.Tabi güçlü büyücüler kendilerini bi çok yöntemle (klonlamak=Manshoon)ölümsüz kılabiliyor.FRPde güçlüysen düşmanında o oranda güçlü ve fazladır.
<div>Cya 6 month later...</div><br>
Eğer hayal gücümüzü çeşitli şekillerde kısıtlayıp duracaksak neden ta baştan sınırsız hayal gücünün diyarı FRPye adım atalım ki? Kendimizi kısıtlayan bir ortama geldik derken hop onu yapamazsın buna karışamazsın o tanrı. İcabında dragonlancede de Raistlin tanrı oluyor. Eminim ki bir yerlerde bir DM dragonlance oynunda oyunculardan birinin tanrı olma çabasına göz yumuyordur. Dragonlancein en çok sevilen karakteri Raistlin de tanrı olma çabasında (ve başarısında) olan biri değil miydi? Ayrıca yanlış bilmiyorsam Raistlin karanlıklar kraliçesini de öldürüyor. Ayrıca nerdeyse tanrısal bir varlık olan Raistlin'in oyunlar da kullanıldığını pek çok kez duydum. Neden FR bu konuda kötüleniyor illaki? Ejdermızrağında da benzer olaylar yaşanıyor. Sadece Ejdermızrağı tek bir kahramanının bunu yapabildiğini söylüyor. Sanki alemde Raistlin'den sonra bir daha o kadar güçlü kahraman çıkmamış gibi (Belki de çıkmamıştır
şaşırmam.)
Diyeceğim oyuncular böyle şeylerden hoşlanıyor, hatta hoşlanmadığını söyleyenler de. Bu durumda neden bilinçaltımızda yatan bu hazzı açıkça yaşamayalım.
Not: Umarım hiç kimse "hadi hepimiz tanrı olalım. En son gelen çürük yumurta" anlamamıştır
Öünkü bu FR olsun DL olsun zart olsun zurt olsun hiçbir sistemde var olamayacak bir şey. Ayrıca bir tanrı öldüren kişi de tanrı olacak diye bir şart da yok (bunu neden söyledim? bilmiyorum
)
Diyeceğim oyuncular böyle şeylerden hoşlanıyor, hatta hoşlanmadığını söyleyenler de. Bu durumda neden bilinçaltımızda yatan bu hazzı açıkça yaşamayalım.
Not: Umarım hiç kimse "hadi hepimiz tanrı olalım. En son gelen çürük yumurta" anlamamıştır
Karanlık yolumu gösterir, sessizlik gerçeği bana fısıldar. Onlar benim yoldaşım, ben onların parçası.
İyi güzel tanrı olabilmek mümkün olsun da, kardeşim tanrıların armut gibi düşüp ölüp ölüp yerlerine yeniden geçtiği bir sistem ya da hikaye de olmasın yani. Tamam dragon lance'te de tanrıların hepsini öldürebilen Raistlin diye bir büyücü var. Ama adam için "geçmişin ve şimdinin efendisi" gibi fantastik bir ünvan verilmiş. Efsanelerin arasına doğuğ bir efsane olmuş. Ama sen aynı dünyaya bu efsanelerden 15 tane koysaydın bence biraz saçma olurdu ki FR'da da aynen öyle olmuş. Ben yalnızca Tanrıların böyle takır tukur öldürülüp (ya birbirleri tarafından ya fa insanlar tarafından) sonra yerlerine başkalarının geçmesine karşıyım. Ayrıca bir patheonda 100 tane tanrı olması da bana garip geliyor ne bileyim abartmışlar bence. Başından beri bunların öznel görüşüm olduğunu da belirttim. Saygılar
- Chaoticevil
- Kullanıcı

- Posts: 52
- Joined: Mon Jul 14, 2003 10:00 am
- Location: Bursa
Ama FR tüm FRP dünyaları arasında en çok beğenilen ve oynananıdır. Tamam belki söylediklerinde haklı olabilirsin ama bu dünyaları kuranların amacı daha çok beğenilmek ve doğru orantılı olarakta para kazanmak. Adamlar bunu başarmışlar.Kimisi beğeniyo kimisi beğenmiyo.Oyuncuyu bence çeken nşey zaten tanrı bile olunabilmesiditr bu dünyada!
<div>Cya 6 month later...</div><br>
Forgatten realms dünyası benim görebildiğim kadarı ile epey geniş bir dünya hatta birbirinden habersiz noktaları bile var öyle olunca tabii bir çok efsane ortaya çıkıyor sadece iki üç tane değil ve bi de yine gerçek dünya yı örnek vereceğim kusura bakmayın.. Eski çağlarda da tanrı sayısının çok olduğu dönemler vardı.. Bunun kötü yanı belki tanrılığın değerini düşürmesi olarak görülmesi... Yine de örneğin dokunuşu ile kapıları açan ve okları geri çevirecek kadar çevik bir varlık (bunlar sadece en basit özellikleri )benzerleri olsa da bende hayranlık uyandırmayı sürdürüyor.. Bu nedenle çok tanrılı sistem (epey çok tanrılı) ve bu tanrıların tamamen yenilmez olmaması ve buna rağmen de özellikle bizzat geçtikleri öykülerde bize (en azından bana) hayranlık veya dehşet gibi duyguları hissettirmeyi başarmaları benim çok daha fazla hoşuma gidiyor o nedenle fr tanrı sistemi olarak benim en fazla hoşuma giden sistem (doğrusunu söyleyeyim ben bir fr fanatiğiyim hatta piyasada ardarda ejderha mızrağı kitapları çıkarken bile sabırla fr kitabı bekledim) Ve benim kafamda oluşmuş tanrı kavramını da yerine getiriyor (yani birinci levelda iken sokakta öyle tanrıya rastlamıyorsun frda tanrı sayısı fazla olsa da ama yeteneğin ilerlerse bir noktada onlara meydan okuyacak duruma bile gelinebiliniyor...
Hiç bir ışık aynaya baktığınızda gördüğünüz karanlığı yok edemez.
- Chaoticevil
- Kullanıcı

- Posts: 52
- Joined: Mon Jul 14, 2003 10:00 am
- Location: Bursa
Daha öncedende sölediğim gibi player her zaman daha fazlası için uğraşır ve bu nekadar ileriye giderse player o kadar cok o dünyaya yönelir.
FRP de war olan güçlünün düşmanıda her zaman fazla ve güçlü olur kuralı bi yerden sonra playerların karşısına tanrısal warlıkları çıkarıyor ve ister istemez zaten tanrılarla savaş oluyo ve bu nedenlede tanrıların ölümlü olması bence mantıklıo(FR için) ve iyi!
FRP de war olan güçlünün düşmanıda her zaman fazla ve güçlü olur kuralı bi yerden sonra playerların karşısına tanrısal warlıkları çıkarıyor ve ister istemez zaten tanrılarla savaş oluyo ve bu nedenlede tanrıların ölümlü olması bence mantıklıo(FR için) ve iyi!
<div>Cya 6 month later...</div><br>
Var olan hiçbir şey ölümlü değildir.. Bu evrenin güzelliği hep yıkıp yenisini yapıyor ve bir gücün daima var olmasını önlüyor.. Sonuçta Ao bile bir gün yok olabilir.. Ölümsüzlük insanların kavrayamadıkları güçleri yakıştırdığı addır.. Tıpkı sonsuzluk gibi... Biliyorsunuzdur ki sonsuz diye adlandırılan bir çok şeyin sonu keşfedilmiştir... Benim leydimin yokolabilir olması.. Onun gücünden hiçbir şey azaltmıyor.. Tam tersine benim için onun değerini daha da fazla arttırıyor çünkü ben onun bu muazzam güzelliğin bir gün yok olabildiğini bildikçe ona hizmet etmenin önemini daha fazla anlıyorum... Öünkü onun gücünün var olmayı sürdürmesinin bu dünya için ne kadar gerekli olduğunu biliyorum...
-
Baron_Sengir
- Kullanıcı

- Posts: 194
- Joined: Mon Aug 11, 2003 10:00 am
- Location: Ankara
İlk olarak kesinlikle ChaticEvil a katılıyorum time of troubles(troubles olması lazım)konusunda.Yani bence FR da olsa dengelerin değişmesi öyle kolay değil Ao istemediği sürece.Ao sayesinde sadece Helm ölümsüzlüğünü koruyabilmiş ve chaoticevil'ın da söylediği gibi tanrılar katını korumuştur.Bu da bize gösteriyo ki herşey Ao nun(Va haliyle DM'in
)insiyatifinde.Ao istemediği sürece hiçbir ölümlü de tanrı manrı olamaz olmayı hakedenin güçlerini de tanrı olduktan sonra Ao gerektiği kadar artırıyo zaten.Bence DL de efsanelerin az çıkmasının nedeni hem gerçekten büyük bir dünya(FR kadar)olmaması hem de tanrıların Krynn'de yaşayan halkı sonuçlar gerektiği zaman dizginlemeleri.(Cataclysim de olduğu gibi)(Umarım doğru yazmışımdır)Eh Cataclysimden sonra zaten Tanrılar pek burunlarını sokmuyo Krynn'e böylece Krynn'deki denge de anlamsız bozulmuyo,uçuk uçuk herolar çıkmıyo.Ortamda priest yok ti anasını satiim maceracı olsun millet.Böyle olunca da haliyle FR la kıyaslandığında etrafta dolaşan herolar açısından kısır kalıyo DL. Yani benim görüşüm bu en azından...
Evil rises,darkness falls...