KIYAMETİN AYAK SESLERİ(RP EKRANI)

FRPWorld Diyarı ile ilgili aktif RP başlıklarının bulunduğu bölümdür.
Locked
Shevarash
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1310
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Location: İzmir

Post by Shevarash »

Sabır
Ransar bu yolculukta kelimeyi kendi kendine kaç sefer sefer söylediğini unutmuştu. Sabırlı ol, bize emredilen gibi

Dişlerini gıcırdatan cüce kendi kendine konuştuktan sonra drowa doğru döndü. Neler olduğunu hiç mi dinlemedin?

Sabırlı ol, sinirlenmeyeceğim
Cüce derin derin soluklar alıyordu. Drow yine garip davranmaya başlamıştı ve
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Yine sessizlik.. Üstelik bu defa oldukça uzun süren bir sessizlik yaşanmıştı..

Hobbit özellikle arkada sarılar cevap beklerken bir şeyler yappmak gerektiğine inanıyordu. Kara uzun yine sessizliğe gömülmüş gibiydi. Diğerlerinin de pek sesleri çıkmıyordu. Ã?yle ise bu onay sayılabilirdi.

Sarılara dönüp kafasını salladı. Cüceyi de dürterek söyle istersen onlara gidelim dedi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Dragonfire
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 2005
Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
Location: Abyss

Post by Dragonfire »

Khelben hemen durumu analiz edip etrafındaki garip şahıslarla alakasını kavramaya çalıştı buraya nasıl gelmişti? Bunu öğrenecekti?
"Mystra adına pekii, ama yakında cevapları alacağım..."

Khelben yine şuursuz sessizliğine büründü.
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
Lord Necros
Başbüyücü
Posts: 1916
Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
Location: Necropolis

Post by Lord Necros »

Drow gerçekten de tuhaf bir tipti. Açıkçası Necros"u biraz huzursuz ediyordu. Garip davranışları vardı. Ã?rneğin hiçkimseyi hatırlamıyor olması. Deliydi herhalde. Ama Necros"un ondan şüphelenmesi için bir sebep gerekli değildi. Drow olması yeterliydi.

Necros drowlarla pek içli dışlı olmamıştı. Sigil"de tek tük drowlar bulunurdu. Bir kere de büyükbabasıyla birlikte Thay"ın kızıl büyücülerine gittiğinde karşılaşmıştı. Bir drowla son karşılaşması ise kulede olmuştu. Yılmax isimli kırmızı cüppeli bir drow, yaralıyken Necros"u kurtarmış ve tedavisi boyunca ona bakmıştı. Elbette Başbüyücü bunun karşılıksız olduğunu düşünmüyordu. Muhtemelen onunla bir işi vardı. Ama Yılmax ortadan kaybolmuştu ve bir daha Necros onu görmemişti.

Ama bu kadar anı yeterliydi. Necros sabırsızca elini salladı. "Neyse, boşverin. Herkes hazır mı?" Necros dönüp Kami ve Andero"ya baktı.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

Power demands sacrifice.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Herkes hazır herkes hazır işte dedi Rivro bir parça da sarıların bekleyince sinirleneceğinden korkarak.

Cüceye döndü.. Onlara söyle istesen.. Hazırız gidelim artık.

Ricro gruptan ayrılıp sarının yanına gitti. Başını birkaç defa uzun uzun salladı. Sonra grubun yanına geri döndü. Ve kendi çevresinde de kafesin oluşmasını beklemeye başladı.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Boynuzlu uzun yine düşüncelere dalmış gibiydi. Kimi de sessizdi. Rivro böle beklemenin çoooook uzuuun süreceğini düşünmeye başladı. Bu arada sarı uzunlar da kızabilirdi. Uzunların çoğu kızgınlardı sonuçta...

Belki kafesi kendisi oluşturabilirdi. Sonra da o tılsımlı şeyi adamlara verirdi. Onlar da kafesi istedikleri zaman açarlardı. Yüzünü boynuzludan ve Kimiden cevap bekleyen grubun göremeyeceği bir yöne döndü. Torbayı yavaşça önüne getirdi. Sopayı tutmayan eliyle bağını çözdü. İçinden küreyi aldı. sopayı tutan eliyle bir yandan küreyi tutan eline destek verdi.

Sonra yarım yamalak duyduklarını uygulamaya çalışarak gruptaki arkadaşlarını ve kendisini gözünün önüne getirip küreyi ovarak büyüyü serbest bırakmaya konsantre olmaya çalıştı...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Shevarash
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1310
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Location: İzmir

Post by Shevarash »

Cüce gruptakilerden herhangi bir itiraz gelmediğinden emin olduktan sonra Quarion`a döndü.

Einun galanin Quarion. Feer dul`fes esseir velhii.

Cüce başıyla kısa bir selam verdikten sonra gruba geri döndü.

Sanırım artık gitmeye hazırız. Unutmayın ki bu kişilerin diyarında misafiriz ve çevremize karşı olabildiğince nazik olmalıyız. Her ne kadar kendinize ve güçlerinize güvensenizde geride bıraktığımız koca diyarı unutmayın. Hepinizin sorumlulukları var!

Code: Select all

Biz hazırız Quarion. Sanırım artık yola çıkabiliriz.
Lord Necros
Başbüyücü
Posts: 1916
Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
Location: Necropolis

Post by Lord Necros »

“Pöh, sanki diyar çok da umurumda da...” diye mırıldandı Başbüyücü. Eğer o kafes bir hapishane görevi görecek olursa, kan dökülürdü, bu kadarını biliyordu Necros. Ã?evreye göz gezdirip gruba bakındı, sonra yerleşiklere doğru süzülmeye başladı.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

Power demands sacrifice.
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu

Post by Eldarin_ »

Rasnar konuşmaları açıklamak üzere geriye döndüğünde Quarion'da kendi grubuna doğru süzülerek ilerlemiş ve olan biteni açıklamaya başlamıştı.

Rasnar onaylayıp onaylamadıklarını gruba sorduğunda Kami ve Andero'dan önce hiçbir ses çıkmadı, sonradan gözler üzerlerine çevrildiğinde ise ihtiyatla başlarını salladılar.
Grup şimdi gitmeye hazırdı, ileride kendi konuşmalarını bitirmiş yerleşikler ise şimdi bir halka oluşturacak şekilde kenarlara doğru açılmışlar, ellerine büyü bileşenlerini alarak bir büyüye başlamışlardı. Ortalarında diğerlerine göre daha olgun görünümlü bir yerleşik vardı ve ellerini iki yanına kanat oluşturacak biçimde açmış, bileklerini büküp dönerken büyü bileşenlerini etrafına hafif hafif saçmaya başladı. Bu olurken diğer yerleşiklerde aynı sözleri tekrarlamaya başlamışlardı.

Bu esnada Rivro küreyi tekrar eline almış ve kullanmaya çalışıyordu. Nasıl kullanılacağını bilmiyor olsa da duygularını ona yönlendirmeyi denemekteydi. Duygularını yoğunlaştırmak için geçmişi hatırlamak istemişti ve bunu yaptığında birden aklına geride bıraktığı annesi geliverdi. Sonra minik gözbebekleri bir anda küçüldü !...

--------------------

Rivro farketmiyor olsa da grubun diğer üyeleri Rivro'un elindeki kürenin bir anda parıldamaya, etrafı aydınlatmaya başladığını gördüler. Rivro minik ellerinin arasında küreyi kavramıştı ve ona odaklanmıştı. Bir süre sonra buçukluk başını kaldırdı, gözleri yine o şaşkın ve büsbüyük halini aldı. Havada çömeldi ve elindeki küreyi bırakmaksızın karşısındakini izlemeye koyuldu.

Aynı anda karşı tarafa bakanlar büyü yapan yerleşkelerin bir anda büyüye olan konsantrasyonlarını dağılır gibi olduklarını farkettiler. Beden dillerinden bu anlaşılıyordu. Bir anda hepsini bir titreme, bir sarsıntı almıştı çünkü.

---------------------

Rivro hemen karşısında büyüye odaklanmış bayanı görüyordu şimdi. Üzerindeki cüppeden sırılmış, bir orman perisi gibi sağa sola salınmaktaydı bayan. Elinde iplik iplik büyü huzmelerini tutuyordu ve Rivro'nun gözleri önünde bayan dans etmeye başlamıştı.
Sonra Rivro birşey daha farketti.
Bayanın ellerinin biri yukarıdaydı biri aşağıda. Ve yukarıdaki ellerden tutulan huzmeler dalgalanarak bayanın arkasından dolanıyor ve diğer eline geçip geriye doğru uzamaya benziyordu.
Rivro'nun gördüğü şey ışıklı ipliklerin bir bayan suratı ortaya çıkarmış olduğuydu, iplikler bayanın yüz hatlarını tutuyordu, yukarıdan dalgalanan kısımlarda kaşlar görünmekteydi, aşağı doğru uzarken yanaklar ortaya çıkmıştı. Griye doğru uzanan kısmı dağılıyor ve saçları ortaya çıkarıyordu.
Rivro nun gözleri doğru mu görüyordu bilmiyordu, ama kaşların altına birer göz yerleşti, hemen altına sivri bir burun ve yüze göre ufak görünen bir ağız.
Sonra yine şaşkınlığını üzerinden alamadı buçukluk.
Maltyr Gölü adına! Bu onun annesinin yüzüne ne kadarda çok benziyordu.

----------------------

Grup büyüsel enerjinin ufak ufak etrafa yayılmakta olduğunu farketti. Bir denizci ipliği gibi birbirine içinden güçlü bir şekilde geçirilmiş o iplikler dengesiz bir şekilde etrafa savrulmaya başladı.
Kontrol sağlanamıyordu!!!
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlül&uuml
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Rivro görüntüye tekrar ve tekrar baktı... Annesi... Annesi nasıl orada olabilirdi. Ama oradaymış gibi geliyordu ona... Bu bu çok garipti ama iplikler... sanki annesi gibi geliyordu ona...

Ne yapacağını ne diyeceğini bilemedi Rivro.. Annesi onu hiç sevmemişti. Ama şimdi burada olabilir miydi? Bu ipliklerin şeklinde.. Ama onlar da garip şekillerde değilller miydi?

Bu hiç bitmeyecek bir rüya gibiydi. Yoksa o dans eden uzun zannettiği bayan da annesi miydi?

Annesini buraya mı getirmişti... O kadar soru vardı ki hobbitin aklında... Aklı gittikçe karışıyor. Bir yandan da büyülenmiş gibi annesini izliyordu..

Ne olursa olsun... Annesini buraya getirmemesi gerekiyordu... O sevmemesine rağmen Rivroyu o kadar yıl büyütmüş korumuştu. Rivro naapabileceğini düşündü. Belki küreyi çantasına koysa annesi geri giderdi..

Küreyi çantasına koyması o sarıyı hapisten çıkarmıştı. Rivro yavaşça küreyi bohçaya geri koydu. Ama bohçayı kapatmadı. Gerekirse küreyi tekrar alabilmesi gerekebilirdi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu

Post by Eldarin_ »

Rivro büyüyü bozmuştu! Küre büyüyü mü bozmuştu!

Buçukluk küreyi çantasına yerleştirirken bu düşüncelerle boğuşuyordu. Biraz daha düşündüğünde kürenin ne vazife gördüğünü anlamıştı. Ona annesini göstermişti ama aslında yaptığı şey karşısındakinin büyüsünü bozmaktı. Rivro bunu anladığında kürenin çok güçlü ama bir o kadar felaket getiren birşey olduğunu düşünmeye başladı. Büyü kendi ahalisinde pek bilinmez ve sevilmezdi, büyücülerde öyle. Oysa bu küre büyüleri bozuyordu. O da büyülüydü. Rivro küreyi kullanabildiğine göre Rivro da mı büyücü olmuştu şimdi?

Buçukluğun gözbebekleri heyecanla büyümüştü. Ne diyeceğini ne yapacağını bilemedi. Ã?antasının kapatma kopçasını da açık bırakmıştı.

**********

Yerleşiklerin büyüsü tamamlandığında ortada duran adamın elleri arasında seksek santim çapında altıni bir koza vardı. Kozanın çevresi ince tellerle örülmüş gibi ağsı bir yapıya sahipti ve birbirine bağlanmış bu ince tellerin arasından bulunabilecek boşluklardan dışarı altıni ince huzmeler fışkırmaktaydı. Sanki içersinde müthiş bir cevher vamış gibi parlak altıni bir hali vardı kozanın.
Sonra adam gözlerini sağ aşağıya çevirdi. Ağzından soğuk bir şekilde birkaç söcük çıkıverdi. Söylenenlere bir iki yerleşik sırayla cevap verdiler. Adam başını hiç kaldırmadı, yine birşeyler söyledi. Son söylediklerine Quarion başını sallayarak cevap verdi, geriye döndü ve gruba doğru yaklaşmaya devam etti.

Bu esnada Rasnar'da ne çıkmış Quarion'a hazır olduklarını bildirmişti. Quarion başını hafifçe öne doğru eğdi, dolgun sesiyle konuşmasına başladı.

Preinun intra prectus nhinna galanin Rasnar.

Quarion sözlerini söylerken dalgalı saçlarını kenara atmıştı ve geriden onlara yaklaşan yerleşiklere dönmüştü.

Demin büyüde çemberin ortasında yer alan yerleşik şimdi elinde kozayı tutuyor ve gruba doğru yükselerek yaklaşıyordu. Diğer yerleşikler ise onun bir birbuçuk metre kadar arkasındaydılar.

Elinde koruma kalkanını tutan adam gözlerini kozaya sabitledi ve bilinmeyen bir dilde birkaç söz sarfetti. Sözler bittiğinde kozanın hacmi biraz daha arttı. Ardından yerleşik aşağı yukarı deminkine benzeyen sözleri tekrar sarfetti, koza daha da büyüdü. Ve sonra tekrar tekrar tekrar.

Demin elinde seksen santim yarıçapında olan koza şimdi 4 5 metre çapa ulaşmıştı.
Quarion Rasanr'a basitçe açıkladı.

Enhar thi clien.

Code: Select all

Pekala, hazırsanız kalkanın içine girebilirsiniz Rasnar. (İkinci açıklama) İçinden geçmeniz yeterli
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlül&uuml
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Rivro ipliklerin annesini çağırmasından sonra artık emindi.
O............

o küre........

küre ile büyü yapmış olmalıydı....

Başka kim onun annesini tanıyabiliyordu ki...

Ã?yle ise o.... Büyü yapmış olabileceğine hala inanamıyordu. şu birkaç gün önce büyü sadece masallarda var sanıyordu... Hala emin değildi.. Bir masalın içinde miydi yoksa?

Ã?yle ise bile... masaldan nasıl çıkacaktı bilmiyordu.. Gülümsedi. Biraz daha masalın içinde kalmak güzel de olabilirdi..

Küre çok garipti. Kafes yapabiliyordu. Annesini çağırabiliyordu. Ancak ikisi de iyi olmamıştı ki... Kafes yüzünden sarılar onlardan korkmuştu. Annesi de... Onu çağırması kötü olmuştu. Annesi ona o kadar süre bakmıştı. şimdi Maltyr da mutluydu da...

Büyü korkunç bir şeydi... Ama masalın içindeyken elinde olması iyi de olabilirdi. Sadece çok çok kötü bi şey olduğunda diye düşündü Rivro... Yine de sadece gerektiğinde büyü kullanmaya karar vermek bile onun için zordu..

Muhtemelen bir süre daha aklı karışık kalmaya devam edecekti.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Shevarash
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1310
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Location: İzmir

Post by Shevarash »

Ransar, yerleşiğin işareti üzerine gruba döndü.

Hazırlar, tek yapacağımız içinden geçmek. Korkacak birşey olmadığını göstermek için ilk ben gireceğim

Yerleşiklere dönen cüce başıyla bir selam verdikten sonra kürenin içine doğru ilerlemeye başladı.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Kafası karışık olan hobbit cücenin ne dediğini tam olarak duymamıştı. Galiba şu ilerdeki şeye girmesini söylüyordu. Dalgın dalgın. Ã?antayı da omzunda taşıyarak içeriye doğru ileyip içeri girdi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Shevarash
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1310
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Location: İzmir

Post by Shevarash »

Buçukluğun içeri doğru geldiğini gören Ransar rahat bir nefes aldı. Artık bu durumu vakasızca halledeceklerine inanmaya başlıyordu.
Locked