Gates of Shadow, 0.1 The Gathering (game screen)

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
Post Reply
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood

Post by Illyra »

Game Part 0.3; Possible – Impossible

Bazen gördüğümüz kâbuslar o kadar gerçekçi olur ki, uyandığınızda bir süre gözlerinizi açmaya korkar, terli avuçlarınız ile yastığı sıkarsınız. Eğer gece vaktiyse bu daha kötüdür. Gözlerinizi açtığınızda içinde neleri barındığını bilmediğiniz karanlık ile yüzleşirsiniz.

Eğer güneş doğmuşsa bu daha rahatlatıcıdır. En azından karanlık yoktur, her şey bilindik ve tanıdıktır odanızda…

Peki bir rüyadan uyandığınızda, yanınızda rüyanızdaki şeyi görürseniz? O zaman ne yapardınız? Rüyaların âleminden çıktıktan sonra gerçek mi hayal mi emin olamadan karabasanın nefesiniz ile devam ettiğini görseniz?

Sanırım çoğu kişi çıldırırdı… Seçilmişler hariç…
Image
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood

Post by Illyra »

Ardeth boğazındaki tuhaf bir yumru ve kuruluk hissi ile uyanmıştı. Gözlerini açtığında güneşin doğmuş olduğunu gördü. Sonra daha tuhaf bir şey… Duman… Gözleri dumanı takip ederken burnu yanık ten ve saç koksunu duyumsadı. Dumanın kaynağı Omar’ın üzerindeki battaniyeydi. Battaniye sağlam gözüküyordu ama tütüyordu. Acele ile yataktan kalkarken başka bir şey fark etti.

Asası elindeydi! Ama nasıl olur, bu sadece lanet olası bir rüya…

Acele ile battaniyeyi açtığında Omar’ın artık tanınmayacak derecede yanmış olan vücudunu gördü.

Eğer bunlar gerçekse, şövalyenin dediği gibi büyü kulesinde mi toplanacaklar dı?
Image
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood

Post by Illyra »

Huor ve Dwax, ikisi de sıçrayarak uyanmıştı. Güneş doğudan yükselmişti ve kamp ateşi sönmüştü. Yerde uyudukları için biraz sırtları tutulmuştu sadece… Huor gerindi…

Ve hissetti…

Ellerindeki eldivenleri… Rüyasında giydiği eldivenler şimdi elindeydi…

Aynı şekilde Dwax avucundaki baltayı hissetmişti. İşlemeli balta avucunda masum bir şekilde duruyordu.

Bu rüyalar imkânlı ve imkânsız arasındaki ince çizgiyle oynuyordu…

Peki şimdi ne yapacaklardı? Adamın dediği gibi kuleye mi gideceklerdi?
Image
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood

Post by Illyra »

Donaef yavaşça gözlerini aralarken pencereden içeri giren gün ışığını fark etti. Tuhaf rüya sona ermiş olmalıydı… Ne değişik bir geceydi… Bu sefer rüyasında diğerlerini görmüş, hatta onlarla konuşmuştu… şövalye bir araya gelmeleri için ısrar ediyordu…

Yorganını üzerinden attığında biraz irkilerek belindeki bıçağı fark etti. Evet, bu büyücü ile birlikte aldığı bıçak olmalıydı… Ama nasıl, rüyasındayken buraya gelmiş olabilir di ki?

Yoksa bu rüyalarda gerçekçilik payı var mıydı? Belki de bu rüya kısmen gerçekti… Ve kuleye gitmesi gerekiyordu…
Image
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood

Post by Illyra »

Zihnindeki ses ile uyandı. Bu Draven’di.

“Uyan. Uyanmalısın!”

Micah kalktığında Draven’in masanın üzerine çıkmış, kendisine baktığını gördü. Evcili meraklı gözüküyordu, bakışları tıpkı bir insan gibi zekâ doluydu ve ellerine kilitlenmişti. Bir başka telepatik mesaj zihnine ulaştı.

“Yeni eşyan çok güzel sahip.”

Micah ellerine baktı. Buz asası kendisi ile birlikte yataktaydı. Rüya… Gerçek… İmkânlı… İmkânsız… Tüm bildikleri iç içe geçmiş gibiydi… Ama Ravkhan ne demişti… Mars ile Plüton çakışıyor… Tuhaf şeyler. Bu kadarı da fazla tuhaftı artık!

Ravkhan bu konu hakkında daha fazla şey biliyor olabilir miydi? Eğer rüyasındaki şey gerçekten yanındaysa, belki de rüyasındaki insanlar da geçekten bilinçli gerçek insanlardı… O zaman şövalyenin dediği gibi hepsi buraya mı gelecekti?

şövalyeyi düşünürken tekrar aklına kız geldi… Bu kızda bu kadar tanıdık olan ne vardı ki?

Belki de cidden bu sorulara sadece Ravkhan cevap verebilirdi…
Image
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood

Post by Illyra »

Sir Liero, zihnindeki yanan insan imgesi ile yatağından fırlamıştı… Bir insanın hain bir büyü tarafından yakılıp kül edilmesi bir rüya için bile çok fazlaydı… Bu caniceydi…

Yavaşça yatağından kalktığında gece duvara yasladığı kılıcın yatağının içinde durduğunu gördü. Kılıç nasıl yatağın içine girmişti ki? Masaya doğru yürüyerek bir bardak su içti. Sonra tekrar yatağına oturarak düşünmeye başladı. Bunların anlamı ne olabilirdi ki?

Çok bir zaman geçmeden kapısı hafifçe çalındı ve Sir Randillan yavaşça içeri girdi. Zırhını giymişti, suratında ise gece hiç dinlenememiş bir insanın ifadesi vardı. Sandalyeye oturdu.

“Günaydın Sir Liero. Dün gece çok tuhaf bir rüya gördüm. Bir Lusran’lı ile kara efleri gizlice izliyorduk. Sonrasında… Karanlık dehlizler… Gilanhsar’da oradaydı… Yanında bir kara elf vardı… Sonunda Lusran’lı bir kapıya gitti ve yanıp kül oldu…”

Sonra başını kaldırıp paladine baktı. Gözlerini ovuşturarak tekrar baktı…

“Rüyamda bu madalyonu takıyordun!”

Sir Liero eğilip boynuna baktığında gerçekten madalyonu taktığını gördü. Bu da neyin nesi? Diye düşünemeden Randillan’ın sesi ile yerinden uğradı.

“Tanrım! Eğer bu rüyalar cidden gerçekse Büyü Kulesine gitmeliyiz. Tanrım! Eğer bunlar gerçekse Gilanhsar o kara elfle beraber!”

Sir Liero düşündü. Cidden bu mümkün olabilir miydi? Randillan nasıl kendi rüyasını görmüş olabilirdi? Madalyon nasıl yanındaydı?
Image
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood

Post by Illyra »

Jarenek vücudunu tekrar hissetti. Yüzü kapalıydı. Yakınlardan bir yerden gelen ince bir ses kendisini uyandırmıştı… Sessizce doğrulduğunda dün geceki ziyaretçisinin pelerini ile tıpkı kendisi gibi yüzünü örtmüş, hıçkırdığını gördü… Bu sırada dikkatini çeken şey… Ziyaretçisinin yanında duran siyah ok dolu sadağı ve yaydı. Rüyada cüceden alıp Raven’e verdiği ok ve yay…

Biraz daha doğrulduğunda bacağında bir ağırlık hissetti. Gözü aşağıya indiğinde hemen yanında duran defneyaprağı şeklindeki kılıcı gördü… Kendisini seçen kılıç, kayadan rahatlıkla çıkarttığı…

Bu tuhaf rüyalar gerçek olabilir miydi? Nasıl imkânlı olabilirdi ki? Lanet üstüne lanet.

Üstelik kızın hıçkırıkları hiçte dinecek gibi gözükmüyordu… Eğer bu rüyalar gerçekse… O da rüyadaysa… Adamın yanmış olması onu fazla etkilemiş olmalıydı…
Image
WeS_DeX
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 736
Joined: Wed Jan 03, 2007 10:00 am
Location: Grand Line

Post by WeS_DeX »

Donaef yavasca dogruldu yataktan."Buda neydi böyle?...Delirmeye baslıyorum..." dedi sessizce fakat o sırada eli belindeki bir cisime takıldı.Gözlerini yavasca hareket ettirdiginde asagıda rüyasında ki hancerin oldugunu gördü.Saskınlıkla sırıttı ve bir kahkaha attı.Sonra kendine gelerek kahkahasını bastırdı.Hancerini elinde bir kac kez döndürerek salladı.

"Eger bu rüyalar gercekse ki gercek gibi duruyor...Kulede toplanmamız gerekiyor.Micah'la ve diger herkezle o sekilde konusmustuk..." dedi ve bi düsünmeden eskimis cantasına gerekli malzemeleri tıkarak odasından cıktı kimseyle muhattap olmak istemiyordu.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
liero
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 622
Joined: Fri Aug 29, 2003 10:00 am

Post by liero »

Liero'nun beyni kafasındaki sorulardan patlıyacak gibi olmuştu. 'Neler oluyor tanrım' diye mırıldandı. Bİr taraftan boynundaki madalyonu tutuyordu, sanki bıraksa kaybolup gidecekmiş gibi hissediyordu.

"Sizinle aynı rüyayı ben de gördüm Sir Randillan. Sanırım bu rüyalar gerçekten de öte. Bu madalyon yoktan nasıl buraya gelebilir.Ve korkarım rüyadaki Lusran'lı gerçekten öldü" Biraz sessizce bekledi, hala rüyanın etkisindeydi.
"Evet haklısınız Gilanhsar'ı o kara elften kurtarmalıyız. Bir an önce yola çıksak iyi olur."

Hemen zırhını kuşanmaya başladı.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Huor hafif somurtarak:

*Dostum, sanırım kendimizi aştık?Ã?yleyse tek çaremiz var, o lanet olası kütüphaneye gideceğiz.*

Hiçbir planı yoktu.Hiçbir düşüncesi.Bedeninde dolaşan ejder kanı, onu güçlü kılsa bile, güçsüzdü hâlâ.Yeni bir görev ağır gelecekti.Ama deneyecekti...
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Tersyuz
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1426
Joined: Thu Dec 20, 2007 10:00 am

Post by Tersyuz »

Ardeth neler olduğunu anlamaya çalışıyordu. Omar'ı bu halde evinde bulunca Baş Büyücü Ravkhan'ın ne düşüneceği belliydi. Bütün suç üzerine kalacaktı, "Sinirli büyücü kendine hakim olamadı ve damarına basan kahini kömüre çevirdi." diyeceklerdi.

Rüyasındaki her şey gerçek miydi? Elindeki âsâ'ya baktı, belki de bunun mantıklı başka bir açıklaması vardı. "Omar âsâ'yı getirmiş, ben de rüyamda sahip olmak istediğim bu âsâ için onu öldürmüş olabilirim." diye düşündü. Belki de zihni bulanmış ankheg'lere saldırıyorum derken Omar'i yakmıştı.

Delirmeye bu kadar yakın olduğunu hissetmemişti hiç. Ã?ncelikle Omar'ı düzgün bir şekilde yatırıp üstünü örttü. Sonrasında aceleyle toparlanmaya başladı, yolculukta ihtiyacı olabilecek şeyleri aldı. Ã?sâsını bir bezle sardı dikkat çekmesini istemiyordu. Ahıra gidip atını aldı, seyis çocuğa bahşiş verdi. Sabahın erken saatlerinde atına binmiş ve dörtnala uzaklaşmaya başlamıştı bile.

"Lusran Büyü Kulesine gitmeliyim. Aklımı kaçırmadığımı kendime ispatlamanın tek yolu bu."
Wulfgar Snowtiger, Shifter, Barbarian 2/ Ranger 2 /Warshaper 2
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Mark
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2004
Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
Location: Midkemia, portal/istanbul

Post by Mark »

" Draven, benimle gel. " Yataktan fırlayıp, yeni asası elinde koşarak, başbüyücü Ravhkan'ın odasına hızla yürümeye başladı.
" Rüyamdaydı, Draven. Hepsi ordaydı, aynen leydinin söylediği gibi. " Olanları zihninde kısa görüntülerle, Draven'e gösteriyordu.
Kapıyı çalmadan içeri daldı.
" Leydim, asayı aldım. Herkes buraya geliyor. Lusranlı bir kahin öldü. Çok büyük bir kötülük hissettim, ardından hemen uyandım. Ama bir sorun var, kara elfin şehre girmesi zor olucak. Sizin ayarlayacağınızı söyledim. "
Asasını uzattı, beklentiyle.
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth

Post by Alenthas »

Boğazı düğümlenmişti. Uzun zamandır ilk defa birinin yanarak öldüğüne şahit olmuştu ve bu his miğdesine krap girmesine neden oluyordu.

Kıza baktı, gerçekten ne yapacağını bilmiyordu. Uzun zamandır doğru düzgün bir canlıyı yakından böylesine ağlarken görmemişti. Yanına yavaş adımlarla yaklaştı ve elini kızın omzuna koyup koymama arasında bir türlü karar veremedi. Elini uzatıyordu fakat bir türlü dokunamıyordu... Arkasına dönüp mağaranın dışarısında yerden yansıyan parlak güneş ışığına baktı. Güneşin yerden yansıması bile gözlerini kamaştırmaya yetmişti, gözlerini kısıp yolculuğa çıkmadan önce alışmaya çalışıyordu.

O sırada yeni edindiği garip şekilli kılıca tekrar baktı. Hiç bir şey düşünmeden, öylece bakıyordu. "Bu...imkansız..?" diye mırıldandı sessizce.
Image
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

.
"Büyücü Kulesi" diye mırıldandı Dwax elindeki fırlatma baltasını incelerken. Huor'a dönerek "evet haklısın, anlaşılan kader yolumuz çoktan çizilmiş, Tanrıları kızdırmaya gelmez! Burada bekle, bir saate kadar dönerim. Yolculuk için erzak alıp, çantamı hazırlayacağım, sonra da yola çıkarız," dedi ve aceleyle koşturdu.
.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Dwaxer uzaklaşırken Huor içinden:

*Pöh, ha kütüphane, ha büyücü kulesi, hepsi aynı şey, kitap kitap kitap.....*

Boş boş beklemek gelmiyordu içinden.Ayağa kalktı.Silahını sağa sola sollamaya başladı öylesine.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Post Reply