Hakmarun - Orcus'un Dehşeti. (OYUN)
"Vay beeee" dedi Nathreddas.
"Daha önceden tanıyor gibisiniz bu herifi sadece bir kez görüştük oysa ki. Büyüyle ilgili şeyleri de büyücü dışındaki herkes sezmiş galiba." bu kez sonu isyan edercesine çıkıyordu.
"Biliyor musunuz." diye devam etti. "Bence en az Tobias kadar garip davranmaya başladınız."
Gözlerini yarıya kadar kısarak grup üyelerini süzdü.
"Neyse artık ne yapcaksak yapalım..."
"Daha önceden tanıyor gibisiniz bu herifi sadece bir kez görüştük oysa ki. Büyüyle ilgili şeyleri de büyücü dışındaki herkes sezmiş galiba." bu kez sonu isyan edercesine çıkıyordu.
"Biliyor musunuz." diye devam etti. "Bence en az Tobias kadar garip davranmaya başladınız."
Gözlerini yarıya kadar kısarak grup üyelerini süzdü.
"Neyse artık ne yapcaksak yapalım..."
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
"Ahh, orasını sen bilirsin. Ama ben bu adama artık arkamı dönmeyi düşünmüyorum. Değişiklikler benim için yeterince açıktı." Bazı kurgularını da kendine bırakmıştı. Tam olarak sonuca ulaşmadan tüm düşündüklerini Tobiasla bağdaştırmak istemiyordu.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Albert Einstein
.
Seyredi kapıya gider. Kapı zaten açık kısa bir koridoru geçince içerideki salonun kapısına gelir. Burası belki de çok eskiden bir tapınak olabilirdi. Her taraf taş. 8 adet büyük sütun var ve ortada sırayla dizilmiş 1 metre kadar ince yükseltilerin üzerlerinde 3 adet sanat eseri heykeller duruyor. (resmi aşağıdaki gibi)

Seyredi kapıdan gizlenerek baktığında büyük salonun kuzey tarafındaki diğer kapının hemen yanında Tobias'ı, kanlar içinde yerde yatarken görür. Kanları taşların üzerini kızıla boyamıştır âdeta ve iri yarı bir yırtıcı hayvan (kurt) anlaşılan Tobias’ı avlamış ve şimdi yemekle meşgul!

.
Seyredi kapıya gider. Kapı zaten açık kısa bir koridoru geçince içerideki salonun kapısına gelir. Burası belki de çok eskiden bir tapınak olabilirdi. Her taraf taş. 8 adet büyük sütun var ve ortada sırayla dizilmiş 1 metre kadar ince yükseltilerin üzerlerinde 3 adet sanat eseri heykeller duruyor. (resmi aşağıdaki gibi)

Seyredi kapıdan gizlenerek baktığında büyük salonun kuzey tarafındaki diğer kapının hemen yanında Tobias'ı, kanlar içinde yerde yatarken görür. Kanları taşların üzerini kızıla boyamıştır âdeta ve iri yarı bir yırtıcı hayvan (kurt) anlaşılan Tobias’ı avlamış ve şimdi yemekle meşgul!

.
Koşturarak kapının yanına gitti.
"Oooops" dedi kendi kendine.
"Ã?abuk olun" dedi yüksek sesle daha sonra etrafı biraz inceledi.
"Heykellere dikkat edin. Bu tipler canlanmaya pek bir heveslidirler ve tahmin edebileceğiniz gibi taş gibi de sağlamlardır..."
Bu kurdu yavaşlatmak iyi olabilirdi ama büyü menzili dışındaydı şimdilik elinden geldiğince hasar vererek dikkatini çekebilirdi.
magic missle
"Oooops" dedi kendi kendine.
"Ã?abuk olun" dedi yüksek sesle daha sonra etrafı biraz inceledi.
"Heykellere dikkat edin. Bu tipler canlanmaya pek bir heveslidirler ve tahmin edebileceğiniz gibi taş gibi de sağlamlardır..."
Bu kurdu yavaşlatmak iyi olabilirdi ama büyü menzili dışındaydı şimdilik elinden geldiğince hasar vererek dikkatini çekebilirdi.
magic missle
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
"Lanet olsun bunu görenleri bizi sorumlu tutucak. En son onu bizle gördüler handa. Artık kim gördüyse!." Heykelleri süzüyordu. Nathreddas'ın söylediklerini düşünüyordu. Heykeller eğer canlanırsa bu onların için epey kötü bir durum olurdu. şuan taştan ibaret olduklarına göre canlandıklarında da en az onun kadar sert olabilirlerdi.
"Büyük ihtimallede bu leş yiyici kurt dostlarını üstümüze salacak. İnsan-kurt gibi değişik bir şey de olabilir. O fareleri gördükten sonra buna da inanırım!" dedi.
"Bu heykellerin de senin söylediğin gibi canlanıp canlanamayacağını ancak onlara yaklaşarak öğrenebiliriz."dedi Nathreddas'a bakarak ve grubun arkasından gelip gelmediğini anlamak için 2 adım sonra arkasına baktı.
"Büyük ihtimallede bu leş yiyici kurt dostlarını üstümüze salacak. İnsan-kurt gibi değişik bir şey de olabilir. O fareleri gördükten sonra buna da inanırım!" dedi.
"Bu heykellerin de senin söylediğin gibi canlanıp canlanamayacağını ancak onlara yaklaşarak öğrenebiliriz."dedi Nathreddas'a bakarak ve grubun arkasından gelip gelmediğini anlamak için 2 adım sonra arkasına baktı.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Albert Einstein
.
Bu arada Seyredi ve Ienkep, Tobias'ın kıpırdadığını görürsünüz. Ağı yaralı olmanın verdiği bir halsizlikle zorlukla hareket etmektedir. Giysisinden çıkardığı kanlı bir eşyayı zor bela (x8/y13) noktasına atar ve son gücünü harcamışçasına yine hareketsiz kalır. Attığı eşya; içine belge, parşömen, harita gibi kağıtların konduğu silindir şeklinde bir saklama kılıfına benziyor.
.
Bu arada Seyredi ve Ienkep, Tobias'ın kıpırdadığını görürsünüz. Ağı yaralı olmanın verdiği bir halsizlikle zorlukla hareket etmektedir. Giysisinden çıkardığı kanlı bir eşyayı zor bela (x8/y13) noktasına atar ve son gücünü harcamışçasına yine hareketsiz kalır. Attığı eşya; içine belge, parşömen, harita gibi kağıtların konduğu silindir şeklinde bir saklama kılıfına benziyor.
.


