Ayrıca bir kuş kafesi içinde, neredeyse bir tavuk boyutunda ilginç bir yaratık vardır. Bu büyülü mutant yaratık, cadının defterinde yazdığına göre tavuk gibi besleniyor ve her gün bir yumurta veriyor; yumurtanın içinden 1 birim basilisk kanı temin edilebiliyormuş.
"İksirleri yaptıktan sonra bana verin. Sizi vurursam yanlışlıkla, içiririm zorla. Ehehhe." dedi ve ekledi "Cadı sanırım bana büyü yaptı. Bu arada adadan kurtulursak sizi elf dostlarımla tanıştırmak isterim ama bu friend fire olayından bahsetmek yok. Anlaştık mı?"
Kuleye döndünüz. Yatak odasının iyileştirici gücü kısa zamanda sizi sağlığınıza kavuşturmuştur. Birkaç gün dinlenmeye ve hazırlık yapmaya karar verdiniz.
Kütüphanede çeşit çeşit kitap vardır, bunları okuyup bilgileniyorsunuz.
Kulenin dışında savaş antremanları yapıp yeni teknikler üzerinde çalışıyorsunuz.
Bu arada simyacılar beraberce iksir yapmaktalar (günde 12 şişe)
Sonunda yola çıktınız. Saatler süren uzun bir yolculuktan sonra dağın eteğine gelmiştiniz. Sakin bir eğimle yukarıya tırmandıkça yer sarsıntılarını, kuru havayı ve sülfür kokusunu daha çok hissetmeye başladınız. Bin metre kadar tırmandığınızda artık hava kararmaya başlamıştı ve kamp kurmayı düşünüyordunuz ki, karşınıza kadim zamanlardan kalmış gibi duran bir kapı (dağın içine giren bir geçit) çıkar. Kapı açıktır, sağında solunda boynuzlu insanımsıların (minator) heykelleri göze çarpmaktadır. Buralarda yerde hiç ayak izi göze çarpmamaktadır, sanki yıllardan beri kimse bu kapıdan geçmemiş gibidir. Kapının üzerindeki yazılardan anladığınız kadarıyla eski minator şehrine gide bir kapı. Ancak kapının biraz içerisindeki koridorlar çatlak, kırıklarla dolu, bakım yapılmamış, sanki yüz yıldır kullanılmıyormuş gibi.
Etbern etraftan bir dal arar, bulamazsa oklarından birini eline alarak GIZZL diye fısıldar. Daa sonra tuzaklara dikkat ederek içeri ilerlemeye başlar.
"Hadi gidelim."
Geldikleri yola baktı. Sonsuzluğa uzanır gibi duruyordu. Havaya baktı kararmaya başlamıştı. Kapıdan içeri baktı çok karaklıktı. Arkadaşlarına baktı.
"Siz bilirsiniz. Bende bir an önce bu adadan çıkıp gitmek istiyorum. Kalan tüm elmasları toplayıp gitmek istiyorum. O büyücülerin yeni açılacak boyut kağısıyla bizi nereye göndericeklerini merak ediyorum."
Kapının ağzında durarak yaktığı ışıkla içeriye bakıyor ve grubun kararını bekliyordu.