Yıkımdan Sonra (Fallout oyun)
"Yeteneklerini sorgulamak istemem ama..." tüfeğinin dipçiğiyle Albert'in kafasına vurdu Cabal.
"İstesende istemesende gidiyoruz."
Saldırı 185, Albert savunma 102= 133 hasar
Albert'e +1 şans meleği
Cabal Albert'i sırtladı.
"Haydi! Haydi koşun!"
Hepsi içlerinden küfürler ederek koşturuyorlardı, iki kat indiklerinde bilgisayarın uğursuz sesini tekrar duydular.
"Sığınak 65 otuz saniye içinde imha edilecek"
Bu sesi duymak onları daha da hızlandırdı, nefesleri kesilmiş bacakları yanmaya başlamıştı. Bir saniye dinlenmek bile güçlerini toplamalarına yada nefeslerinin düzelmesine yeter gibi geliyordu fakat o kadar zamanları bile yoktu.
Tünelden yukarı çıkan merdivenden tırmanırken geri sayım başlamıştı.
"10...9...8..."
"Boşuna! Burada atom bombası varsa dışarı çıkmamız bir işe yaramaz." dedi Cabal
Merdivenlerden çıkıp yakıcı güneşle karşılaştılar, nefes nefese yere uzanmış ayağa kalkmaya çalışırlarken hafif bir sarsıntı oldu ve çıktıkları tünelde bir alev parladı.
Biraz dinlenip kendilerine geldiklerinde aşağı inimeye çalıştılar fakat tünel tamamiyle göçük altında kalmıştı.
Dean'in elinde bir mekanik kol, Cabal'da da bir pipboy vardı.
"Kahretsin koca yerden elimizde kala kala bunlar kaldı!" dedi Cabal.
"İstesende istemesende gidiyoruz."
Saldırı 185, Albert savunma 102= 133 hasar
Albert'e +1 şans meleği
Cabal Albert'i sırtladı.
"Haydi! Haydi koşun!"
Hepsi içlerinden küfürler ederek koşturuyorlardı, iki kat indiklerinde bilgisayarın uğursuz sesini tekrar duydular.
"Sığınak 65 otuz saniye içinde imha edilecek"
Bu sesi duymak onları daha da hızlandırdı, nefesleri kesilmiş bacakları yanmaya başlamıştı. Bir saniye dinlenmek bile güçlerini toplamalarına yada nefeslerinin düzelmesine yeter gibi geliyordu fakat o kadar zamanları bile yoktu.
Tünelden yukarı çıkan merdivenden tırmanırken geri sayım başlamıştı.
"10...9...8..."
"Boşuna! Burada atom bombası varsa dışarı çıkmamız bir işe yaramaz." dedi Cabal
Merdivenlerden çıkıp yakıcı güneşle karşılaştılar, nefes nefese yere uzanmış ayağa kalkmaya çalışırlarken hafif bir sarsıntı oldu ve çıktıkları tünelde bir alev parladı.
Biraz dinlenip kendilerine geldiklerinde aşağı inimeye çalıştılar fakat tünel tamamiyle göçük altında kalmıştı.
Dean'in elinde bir mekanik kol, Cabal'da da bir pipboy vardı.
"Kahretsin koca yerden elimizde kala kala bunlar kaldı!" dedi Cabal.
"Bir uzaygemisi izine benziyor. Eskiden Amerikanın bazı bölgelerine oldukça uğrarlardı. Gerçi kanıtlanmamıştı ama... Ehehe"
Beni görseler acaba uzaylı mı sanırlardı yoksa gulyabani mi?
Acaba bu sığınağa baskın düzenleyenler uzaygemisiyle gelmiş olabilirler mi? Ruslar!!
Beni görseler acaba uzaylı mı sanırlardı yoksa gulyabani mi?
Acaba bu sığınağa baskın düzenleyenler uzaygemisiyle gelmiş olabilirler mi? Ruslar!!
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Elindeki iki silahı da gruptakilere bıraktı. Homurdanarak dairenin ortasına doğru yürüdü. Ama adımını atmadan önce hep sağ ayağıyla kontol ediyordu basacağı yerleri. Eğer herhangi bir çökme olursa çökmeyen bir yere atlayacaktı.dwaxer wrote:.
Dean:
"Billy, dairenin ortasına gitsene; eğer sen gidince çökmezse, bizi de çeker."
.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Albert Einstein
Etrafına bir göz attı. Bu iz gibi yada benzer başka bir iz etrafta olabilirmiydi. Bu şeyin buraya uçarak geldiğine inanmak istemiyordu. Kendileri buradaki çölde sefalet içindeyken, Rusların uzay çağına çıktıklarına inanmak istemiyordu. Yoksa savaşı Ruslar mı kazanmıştı?!
"Bu iz her ne ise buraya uçarak gelmiş olmaz herhalde. Bu yakınlarda başka bir iz daha olmalı değil mi!"
Mümüklerini çokta belli etmeyen yıpranmış yüzünde şaşkın bir sırıtış vardı.
"Bu iz her ne ise buraya uçarak gelmiş olmaz herhalde. Bu yakınlarda başka bir iz daha olmalı değil mi!"
Mümüklerini çokta belli etmeyen yıpranmış yüzünde şaşkın bir sırıtış vardı.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
"Dediğim gibi, şu anda yapabileceğimiz en iyi şey etrafı bu izlerin kaynağı için araştırmak. Koskoca bir kütle havalanmadı ya!"
Havalandıysa vay benim halime
Son bir umutla etrafı bir kere dha aradı. Diğerlerinin de ona katılmasını bekliyordu ama onlar da pek istekli değil gibiydiler.
Havalandıysa vay benim halime
Son bir umutla etrafı bir kere dha aradı. Diğerlerinin de ona katılmasını bekliyordu ama onlar da pek istekli değil gibiydiler.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Albert son bir umutla etrafı bir kere dha aradı. Diğerlerinin de ona katılmasını bekliyordu ama onlar da pek istekli değil gibiydiler.
Farklı bir şey bulamadı sadece buldukları çember merkezli daha geniş bir çember buldu. Daha düşük seviyeli bir göçük olduğundan farketmemişlerdi. Eğer ortada gördükleri nesneye bağlı ise neredeyse yüz metre çapında bir araç olmalıydı bu.
"Yaaa sorma bende de bütün gizli yerlerin haritası mevcuttu sırayla gezeriz diyordum."
Sonra gözü sığınaktan aldıkları pipboya takıldı.
"Doğru ya! Bunda belki bilgiler vardır."
Heyecanla makineyi kurcalamaya başladılar.
"25 Mayıs 2268, Sığınak 65, Başkanın günlüğü,
Sığınak 63 başkanı dışarı çıkmamız konusunda ısrar ediyor. Dışarıda hala yüksek radyasyon ve değişkenlerin varlığı endişesi içindeyim. Sığınak 63'ten aldığım bilgiye göre "Sığınak Alfa" isimli bir sığınakla irtibata geçmişler.
Başkanın notu: İlginç sığınakların hep rakamlarla kodlandığını düşünüyordum.
30 Mayıs 2268, Sığınak 65, Başkanın günlüğü,
Sığınak 63 başkanı uyarılarıma aldırmayarak dışarıya keşif ekibi yollamış korkunç sıcak olmasına rağmen radyasyon elbiseleriyle dışarıda üç saat kadar keşif yapmışlar. Herhangi bir canlıya rastlamamışlar. Korkarım bütün dünya çöl haline gelmiş. İnsanlığın soyu belki de sadece sığınakta kalanlardan ibaret.
2 Haziran 2268, Sığınak 65, Başkanın günlüğü,
Sığınak Alfa'dan güzel bir haber geldi başka bölgelerde doğa tekrar canlanmış, bizi ve diğer sığınaktakileri toplayarak oraya yerleştireceklermiş. İçim umutla doldu son başkan olmanın sevincini yaşıyorum.
8 Haziran 2268, Sığınak 65, Başkanın günlüğü,
Sığınak 63 ile irtibatımız koptu, acaba bir aksaklık mı oldu? Sığınak Alfa'nın dün irtibata geçmesi gerekiyordu. Bize haber vermeden gitmiş olmaları mümkün mü?
"Bu gün 15 haziran. Bir hafta içinde ne olduysa olmuş. Bakalım burada 63 numaranın yeri kayıtlı mı?" dedi Cabal.
Biraz kurcalayarak Sığınak 63'ün koordinatlarını buldular. Aşağı yukarı 500 km. uzaklıktaydı.
Farklı bir şey bulamadı sadece buldukları çember merkezli daha geniş bir çember buldu. Daha düşük seviyeli bir göçük olduğundan farketmemişlerdi. Eğer ortada gördükleri nesneye bağlı ise neredeyse yüz metre çapında bir araç olmalıydı bu.
Cabal güneşin alnında sessizce çökmüş oturuyordu. Birden sinirlendi.Dean wrote:.
"Ne yapacağız arkadaşlar, benim aklıma bir şey gelmiyor?.. Başka bir haritanız daha var mı, oraya da gidelim."
.
"Yaaa sorma bende de bütün gizli yerlerin haritası mevcuttu sırayla gezeriz diyordum."
Sonra gözü sığınaktan aldıkları pipboya takıldı.
"Doğru ya! Bunda belki bilgiler vardır."
Heyecanla makineyi kurcalamaya başladılar.
"25 Mayıs 2268, Sığınak 65, Başkanın günlüğü,
Sığınak 63 başkanı dışarı çıkmamız konusunda ısrar ediyor. Dışarıda hala yüksek radyasyon ve değişkenlerin varlığı endişesi içindeyim. Sığınak 63'ten aldığım bilgiye göre "Sığınak Alfa" isimli bir sığınakla irtibata geçmişler.
Başkanın notu: İlginç sığınakların hep rakamlarla kodlandığını düşünüyordum.
30 Mayıs 2268, Sığınak 65, Başkanın günlüğü,
Sığınak 63 başkanı uyarılarıma aldırmayarak dışarıya keşif ekibi yollamış korkunç sıcak olmasına rağmen radyasyon elbiseleriyle dışarıda üç saat kadar keşif yapmışlar. Herhangi bir canlıya rastlamamışlar. Korkarım bütün dünya çöl haline gelmiş. İnsanlığın soyu belki de sadece sığınakta kalanlardan ibaret.
2 Haziran 2268, Sığınak 65, Başkanın günlüğü,
Sığınak Alfa'dan güzel bir haber geldi başka bölgelerde doğa tekrar canlanmış, bizi ve diğer sığınaktakileri toplayarak oraya yerleştireceklermiş. İçim umutla doldu son başkan olmanın sevincini yaşıyorum.
8 Haziran 2268, Sığınak 65, Başkanın günlüğü,
Sığınak 63 ile irtibatımız koptu, acaba bir aksaklık mı oldu? Sığınak Alfa'nın dün irtibata geçmesi gerekiyordu. Bize haber vermeden gitmiş olmaları mümkün mü?
"Bu gün 15 haziran. Bir hafta içinde ne olduysa olmuş. Bakalım burada 63 numaranın yeri kayıtlı mı?" dedi Cabal.
Biraz kurcalayarak Sığınak 63'ün koordinatlarını buldular. Aşağı yukarı 500 km. uzaklıktaydı.
"Eğer bu 63 numaranın yerini bulursak orayı da patlamaya hazır şekilde görürsem hiç şaşırmam!" dedi.
"Belkide sığınakların yerleri bulundu ve mutasyona uğramış olanlar oradakileri katletmeye başladılar." bunu söylerken tiksinmişti. Ta ki kendisininde mutasyonun yarattıklarından olduğunu hatırlayana kadar.
"Belkide sığınakların yerleri bulundu ve mutasyona uğramış olanlar oradakileri katletmeye başladılar." bunu söylerken tiksinmişti. Ta ki kendisininde mutasyonun yarattıklarından olduğunu hatırlayana kadar.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Albert Einstein
Albert 100 metre çapındaki bu izleri de bulduktan sonra bir ürpertiyle aslında bu izleri takip etmeye ne kadar da isteksiz olduğunu fark etti. En azından şimdilik. Bu sebeple diğerlerine de bu konuda konuşmayacaktı.
Dean'in dediklerini başını sallayarak onayladı.
"Doğru, ama bu sığınak Alfa nedir? Bana bir tuzak gibi geldi. 63 içinde kurulmuş olması mümkün bir tuzak."
"Düzgün bir yolda 500 km. yaklaşık 7 saat demektir."
Eskisi gibi yollar olsa bu süre yarılanabilirdi bile.
"Belki de doğrudan sığınağa gitmek ve sonrasında yerleşim yerlerine bakmak daha iyi olabilir. Her 1 saatin dahi, bir önemi var gibi geliyor bana."
Dean'in dediklerini başını sallayarak onayladı.
"Doğru, ama bu sığınak Alfa nedir? Bana bir tuzak gibi geldi. 63 içinde kurulmuş olması mümkün bir tuzak."
"Düzgün bir yolda 500 km. yaklaşık 7 saat demektir."
Eskisi gibi yollar olsa bu süre yarılanabilirdi bile.
"Belki de doğrudan sığınağa gitmek ve sonrasında yerleşim yerlerine bakmak daha iyi olabilir. Her 1 saatin dahi, bir önemi var gibi geliyor bana."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka

