SAVAşÖININ ACZİ

Her tür taktik, zırh, silah ve savaşçıları ilgilendiren konular için...
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..

Post by Horcoel_Baator »

Lixer wrote:Book of nine Swords`u okuyun.
Katılıyorum..Ayrıyetten featlerin her birini teker teker inceleyin bazı featler var ki bir wizardın cons +9994515354 bile olsa tek vuruşta spell fizzle yapmasını sağlayabiliyor..Koruma büyülerini delip geçebiliyor..(Hatta dispel çekiyor vurdugu zaman)..Görünmez olsa bile görebilmelerini sağlıyor..Hatta 9.cu seviye yada epic seviye ilizyonları bile gerçeğiyle ayırt etmeye yarıyor..Hemde sadece 6.cı seviyeye gelince bunların hepsini alabiliyor fighter..

Damage reduction delip geçebiliyor..Good + Holy damage (yada evil + Unholy) ekliyebiliyor..Savelerine 3 featle +8 er ekletebiliyor..Ohooo arkadaşlar okadar çok feat varki..Hepsini inceledim..Fighter kasmak isteyen adam gerekli ekipmanlar ve iyi seçim featlarla tüm wizardlarla rahatlıkla başa çıkar hatta ezer bile..
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Ã?yle ama sonuçta klasik bir insan hayatında karşılaşılabiliecek on sorun ortaya atılsa savaşçılar bunlardan sadece birinde veya ikisinde sınıf yeteneklerini kullanarak yeterince güçlü çözümler üretebilirlerdi diye düşünüyorum. Diğer tüm sınıflar da daha başarılı olurdu gibi geliyor bana.

Sol Lagnada bunun fark edilmemesinin belki halkın dilindeki çoğu öykülerin savaş üzerine olması. Savaşın arka planından bile az bahsediliyor. Diğer diyarlarda geçtiği söylenen öyküler ise Sol Lagnadakinden bile fazla savaş üzerine.... Ama hayatta savaş dışında da birçok mesele var. Bunları ön plana çıkarabilsek aslında savaşçıların ne kadar güçsüz olduklarını fark edebileceğiz.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..

Post by Horcoel_Baator »

Aslına bakılırsa soru bir savaşçının gücünün sınırları mı? Yoksa ne işe yaradıkları mı..Günlük hayatta insanların karşılaşabilecekleri sorunlar demişsin Firble ama savaşçı olmaları onları insan dışı bir varlık mı yapar?..Bence hayır..Her insanın sorunları vardır ve her savaşçıda bir insandır..Buradan her savaşçının da sorunları olacağı cevabını alabiliriz değilmi??..Ayriyetten savaşçılar bile sınıflara ayrılır dostum..Ve bunların sadece ''Bir Kısmı'' sorunları karşısındakini öldürerek yada zarar çözer..Savaşçıların barbarlıgı konusundaki endişelerini ve yargılarını anlayışla karşılıyorum..Ancak bazen diğer sınıf üyeleri de bu tarz yönelimlere kayıyorlar..Peki soruyorum dostum..Bir ozan kendisine saldıran kuduz (müzikle alakası kalmayacak durumda bir varlık :) ) bir köpeği ısırılmadan kılıcını çekip öldürdüğünde bu onu yeteneksiz bir barbar mı kılacaktır??Peki ya bir hırsızın birisini arkasından bıçaklaması..Bir büyücünün bir köyü tek büyüyle kızartması..Herneyse..Savaşçı olmak barbarlık değildir..Demek istediğim bu..Ölümden çok yaşama saygı duyan ozanların oldugu gibi aynı şekilde yaşama saygı duyan savaşçılar da vardır..Ve gırtlaklarına bıçak dayanana kadar diplomasi yaparlar..Bunun için diyebilecegim birçok sınıf var ama en bilinen ikisini söyleyeyim..Birisi Rahiplik..Diğeri ise favorim olan Paladinliktir :).. (Tabi bunlarında iyisi ve kötüsü var eskiden paladin iyi olmak zorundaydı ama 3.5 geldi paladinlik bozuldu :) )
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Ã?yle ama sorun şu ki bir rahip ozan büyücü hırsızın asıl yapmaları beklenen öldürmek değil. Ama savaşçıdan beklenen bu. En 'iyi' savaşçının bile işi hiç değilse 'kötü' olanları öldürmektir.

Savaşmış insanla savaşçı bildiğim kadarıyla bu şekilde ayrılıyor. Savaşçı sorunu insanları öldürürek çözmeyebilir. Ama o zaman doğal yeteneğini sınıfının ona kattığı yeteneği kullanmamış olur.

Ki yine bu yeteneğin hayatta pek çok sorunu çözerken işe yaramayacağını düşünüyorum. Ã?rneğin bir savaşçı bir hastanın iyileştirilmesine doğal yeteneklerinden birini kullanarak bir katkı sağlayabilir mi? Benim aklıma bir yöntem gelmiyor. Paladinler hariç hiçbir savaşçı grubunda yöntem gelmiyor.

Paladinlerin Sol Lagnada artık eskisi kadar iyi olmadığına da katılıyorum. Hatta tüm diyarı yıkmak isteyen bir büyücünün emirlerini dileyen kanatları olan bir paladin olduğunu bile duydum. Sanırım onları asıl yönledirenin savaşma arzusu olması paladinler için bile iyi ile kötü arasındaki çizgiyi çok ince kılıyor.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..

Post by Horcoel_Baator »

Firble wrote:Ã?yle ama sorun şu ki bir rahip ozan büyücü hırsızın asıl yapmaları beklenen öldürmek değil. Ama savaşçıdan beklenen bu. En 'iyi' savaşçının bile işi hiç değilse 'kötü' olanları öldürmektir.

Savaşmış insanla savaşçı bildiğim kadarıyla bu şekilde ayrılıyor. Savaşçı sorunu insanları öldürürek çözmeyebilir. Ama o zaman doğal yeteneğini sınıfının ona kattığı yeteneği kullanmamış olur.

Ki yine bu yeteneğin hayatta pek çok sorunu çözerken işe yaramayacağını düşünüyorum. Ã?rneğin bir savaşçı bir hastanın iyileştirilmesine doğal yeteneklerinden birini kullanarak bir katkı sağlayabilir mi? Benim aklıma bir yöntem gelmiyor. Paladinler hariç hiçbir savaşçı grubunda yöntem gelmiyor.

Paladinlerin Sol Lagnada artık eskisi kadar iyi olmadığına da katılıyorum. Hatta tüm diyarı yıkmak isteyen bir büyücünün emirlerini dileyen kanatları olan bir paladin olduğunu bile duydum. Sanırım onları asıl yönledirenin savaşma arzusu olması paladinler için bile iyi ile kötü arasındaki çizgiyi çok ince kılıyor.
Ozanların yapmaları gereken elbetteki öldürmek değil..Aslında bu konuda söylenecek bir çok şey var..Mesela Rahipler..İnandıkları şeyler ölüm ve savaş olduğunda (evet şu anda pot kırdım biliyorum :wink: ) genellikle konsantre oldukları şeyler savaşmak ve öldürmek oluyor..Zaten savaşmayan rahip sayısı ne kadar kaldıki dostum?..Sadece taraf çekmeye çalışan..Dini yaymaya uğraşan..Sırf bununla ilgilenebilecek tanrı sayısı bile elin parmaklarından az iken rahipleri şu anda barış getirenler sınıfına koyamıyorum..Paladinler konusunda..Evet eskiden paladinin kodu iyiliğe bağlılıktı..Zorda kalmadan zarar vermemekti..Ölümü engelleyip barışı ve yaşamı dağıtmaktı..Adaleti getirmekti..Ama artık bu değişti..Artık 4 tip paladin kodu var..Ve ikisi iyiliğe ikisi karanlığa izin veriyor..Paladinler konusunda yanlış bir karar vermişsin dostum..En ''İyi'' paladin gerektiğinde birini kurtarmak için kılıcını davranmadan ölümü bekler..Kötüyü öldürmez..Eğer kendisini kestikten sonra ''kötünün'' karanlık tarafı bırakacagını bilse oracıkta kendisini öldürtebilir bile..Diğer insanların görüşlerini bilemem ancak bana paladin denildiğinde aklımda beliren görüntü fedakar..Onurlu..Amaçları sadece kötülerle savaşmak değil..Kötü iyi arasındaki savaşı durdurup onları diplomasiyle buluşturarak dengeyi ve adaleti sağlayan kişilerin görüntüleridir..

Belki kendi karakterim bir paladin oldugu için böyle fikirler taşıyorum ama Horcoel kendisini sadece savaşan bir karakter olarak görmüyor..Dünyada savaştan başka şeylerin olduğunu da biliyor ve bunların bir çoğuyla başa çıktı..Bir çoğuylada başa çıkamadı..

Tıpkı diğer insanların yaptığı ve yapacağı gibi :)
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Eh bu konuda sanırım tek örnek sendin, Horcel. Senin dışında paladinliği insanlara onlar adına savaşmanın dışında da hizmet etmek olarak gören pek fazla kişi yoktu. Sen bile seni taktir eden bir tanrı bulamadım.

Diyarın bu kadar büyük bir kaosa düşmesinin belki en önemli nedeni Tanrıların bile savaşa bu kadar önem vermesi idi. Zaten hepsi de kayboldular... Belki de en iyisi oldu.

Kendi savundukları temsil ettikleri güçleri yaratarak değil yok ederek yaymaya çalışmanın en başta onların da sonunu getireceği açıktı. Rahiplik konusunda da haklısın. Savaş ve Ölüm rahipleri daha açık konuşursak Oren rahiplerinin izleyecekleri method her halde budur. Ama onlar bile savaş düşüncesini savaşmadan yaymak gibi bir seçeneğe sahipler. Daha doğrusu doğrudan savaşı yaymak yerine diyarlardaki savaşların tezgahçısı olmaya daha yatkınlar. Savaşçılar ise bu işi bizzat yapanlar oluyor daha çok.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..

Post by Horcoel_Baator »

Firble wrote:Eh bu konuda sanırım tek örnek sendin, Horcel. Senin dışında paladinliği insanlara onlar adına savaşmanın dışında da hizmet etmek olarak gören pek fazla kişi yoktu. Sen bile seni taktir eden bir tanrı bulamadım.

Diyarın bu kadar büyük bir kaosa düşmesinin belki en önemli nedeni Tanrıların bile savaşa bu kadar önem vermesi idi. Zaten hepsi de kayboldular... Belki de en iyisi oldu.

Kendi savundukları temsil ettikleri güçleri yaratarak değil yok ederek yaymaya çalışmanın en başta onların da sonunu getireceği açıktı. Rahiplik konusunda da haklısın. Savaş ve Ölüm rahipleri daha açık konuşursak Oren rahiplerinin izleyecekleri method her halde budur. Ama onlar bile savaş düşüncesini savaşmadan yaymak gibi bir seçeneğe sahipler. Daha doğrusu doğrudan savaşı yaymak yerine diyarlardaki savaşların tezgahçısı olmaya daha yatkınlar. Savaşçılar ise bu işi bizzat yapanlar oluyor daha çok.
Kesinlikle kardeşim..Ancak bir paladinin tanrıya değil,bir tanrının paladine ihtiyacı vardır bunu hiç unutmayalım :wink:

Tabi benimde tonlarca hatam oldu..Ancak gereksiz combattan hep kaçındım lvl 14 e ulaşmış olmama rağmen npc dışında hiç combata girmedim..Evet karakterimi olası combatlara hep hazır tuttum..PP bir char dı açıkça karakter kağıdı..Gerçi başlarda böyle hazırlamamıştım..Ancak level atladıkça aldıgım featler ve skillerle durum değişti..Horcoel i hazırlarken hep düşündüğüm gibi örnek bir paladin yapmak istedim..Bıçak kemiğe dayanmadan silahına davranmayan bir adam..Kötülere bile yaptıklarının yanlış oldugunu kanıtlayabilecek ve onları ışığa yönlendirmeye çalışabilecek bir karakter..Ancak charı PP liğe de yönlendiriyo olmamın amacı milleti kesip biçmek değildi..Eskiler bilirki eskiden Eviller çok güçlüydü..Ve gerektiginde birisiyle duel e çıkacaksam yardım etmeye devam edebilmem için benimde güçlü olmam gerekiyordu..Belki yanlış düşündüm ve hata yaptım bilmiyorum..Ama doğru olanı yaptıgımı düşünüyorum..
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Sorun şu ki acaba Horcel olması gereken örnek bir paladin miydi? Olası dövüşlere hazır oldun. Ama olası dövüşleri önceden nasıl engelleyeceğini düşündün mü? Karanlık tarafa esir düşmüş onlara hizmet verenleri ışıkla tanıştırmayı kaç defa denedin.

Her biri zavallı köleler olan Apocalipse seçilmişlerine ulaşabilsen onlarla dövüşmeyi mi yoksa onlarla iletişim kurup hatalarını göstermeyi mi seçerdin örneğin.

Bir paladin için en azından Sol Lagnanın paladinden beklediğinden çok daha fazla hayata önem verdin. Savaşa çok fazla arkanı döndün. Ve Sol Lagna seni kaldıramadı.

Ama senin bile aklında savaş en güçlü arka plan çözümü olarak duruyordu Horcel. Yanılıyor muyum?
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..

Post by Horcoel_Baator »

Belki öyleydi belki değildi abi..Birçok hatam oldu evet..Zamanında apocalypse seçilmişlerinin yarısıyla konuştum zaten..Ancak hiçbirine sözel saldırı dışında direk müdehalem olmadı..Biliyorsun zamanında muhabbeti de geçmişti acaba Eflayı iyi tarafa çevirebilirmiyiz diye :) ..(Bkz Ephron vs Horcoel zamanı) Ancak ruhları çekilmiş köleleri tekrar gooda çekmeyi Raistlin teknik olarak bize mümkün kılmadı..Dediğin gibi dostum..Onlar birer köleydi..Yapacaklardı..Tekrar iyi olmak gibi bir şansları yoktu..Varsa bile ne karakterlerimiz..Nede kendimiz bilmiyorduk yolunu..

En azından elimden geleni yaptım..Bilmem belkide yapamadım..Mükemmel değilim..Asla da olmadım..Ama aptalca davranmamaya çalıştım..Savaş benim için her zaman alternatif bir çözümmüydü..Hayır..Savaş benim için sadece araçtı..Gözümün önünde söylediğim herşeye rağmen '' Bir nedenim yok BEN KÃ?TÃ?YÃ?M NİAHAHAHH'' diye gezen birine karşı kullanmam gereken bir araçtı..Zaten amaç olsaydı kendimden güçsüz evil charların peşlerine düşer ve onları avlamaya çalışırdım :)

Sonuçta dostum ben senin gibi rahip değilim..Belki yarı rahip yarı savunucu..Ama dikkat et savaşçı demiyorum çünkü savaşçılık ofansif bir iştir ve ben hep defansif takılmaya özen gösterdim..

Direk saldırdıgım anlar sadece kıyamet önceki savaşta olmuştur..Oradada koca bir ordu tarafında oldugum insanlara saldırıyordu..Ne diyeceğini şimdiden biliyorum..Acaba hiç olaya karşı taraftan bakmayı denedinmi..Orcların tarafından..Aslında denedim..Surlarda Goblinlere yaptığım şey aslında tüm orduya karşıydı..Onları gereksiz katliama karşı bir paladinin yapması gerektiği gibi uyardım..

Yanlış veya doğru uyardım..Ve en azından diyebiliyorumki

''En azından denedim..'' :)
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Enteresan bir noktaya gelmiş tartışma güzel şeyler konuşuluyor. Adım bile geçmiş de haberim yok :) O yüzden biraz Sinan'ın ağzından değil Efla'nın ağzından birşeyler dinlemeniz muhtemeldir. Hem de nostalji olur eskiden böyle yapardık.

şimdi önce şu "köle" olayını açıklığa kavuşturmak gerek. Birisi için mücadele etmek ya da birinin safında yer almak "köleleik" olarak ele alındığında muhafızlar kralların köleleri, rahipler tanrıların köleleri, savaşçılar komutanların köleleri, paladinler de iyilik diye tabir ettikleri şeylerin köleleri sayılabilirler. Zaten iyi kötü tartışması başlı başına bir konudur. Köti yakıştırmasından ziyade "bencil" sözünü kabul edebilirim ki bütün insanlarda doğuştan bencillik olduğunu da burda belirtmeliyim. Vijdanının rahatetmesi için birşeyi yapmak literatürde "iyi" davranış olarak geçsede kendini bir tür duygusal ızdırapdan kurtarmak için yapıldığı için "bencil" bir hareket olduğunu savunabilirim. Neyse konunun dışına fazla çıkmaya gerek yok. Kölelik meselesini de sadece karşılıklı fayda sağlamak olarak adlandırdığımda zeki beyinler ne anlama geldiğini kavrayacaktır.

şimdi... konuya geri dönelim. Savaşçılık bir amaç ve yöntem meselesidir. Amaç kısmı kişiden kişiye çok değişebilen fir faktör olduğundan yöntem tarafı ağır baıyor bana göre. Bazen kendi seçimleri olur savaşçılık bazen ellerinden başka birşey gelmediği için yaparlar.Fiziksel çatışma gibi durumlarda kendi bedenini kullanmakta ustalaşmış kişi olarak tanımlamak mantıksız olmaz sanırım savaşçıyı. Fakat kendi bedenini sunduğu olanaklar dan fazlasını isteyenler için farklı yollar var ben bu yollardan birini seçtim. Zaten objektif olmamı da bekleyemezsiniz. Kimse objektif değildir. Tanrılar bile En fazla birkaç bakış açısına sahip olabilir. Evrensel bir bakış açısına kimsenin sahip olamayacağı gibi evrensel bir bakış açısı YOKTUR. Bu durumda savaşçıların kendilerini bu konuda savunmasına yadırgamamalı.

Zayıf demek mantıksız olabilir. Genellemeleri pek sevmiyorum zaten. Zayıf diyen gırtlakların bir savaşçının kılıcıyla kesilmesinin de muhtemel olduğunu unutmamak gerek. hahah... kuvvetle muhtemel olmasa da...

Savaşçı kelimesinin bir diğer tanımı da kelimenin kendisinden yapılabilir. Savaşçıların savaş dışında normal bir insandan daha yetenekli olacağını düşünmüyoruz sanırım. İyilik uğruna savaşanlar bile sağlamaya çalıştıkları barış uğruna savaşmalıdır. Burada işe yarıyorlar değilmi. Biraz düşünseler kendileri barışı istediklerinden şüpheye düşebilirler. Kendinden şüphe etmeyenler alınmayabilir tabii ama savaşçıların bedenlerindeki kasları kullandığı kadar beyinlerini kullandıklarından şüphe ediyorum. Bu durumda bunu düşünmelerini de beklememeliyim sanırım.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..

Post by Horcoel_Baator »

Efla wrote:Enteresan bir noktaya gelmiş tartışma güzel şeyler konuşuluyor. Adım bile geçmiş de haberim yok :) O yüzden biraz Sinan'ın ağzından değil Efla'nın ağzından birşeyler dinlemeniz muhtemeldir. Hem de nostalji olur eskiden böyle yapardık.

şimdi önce şu "köle" olayını açıklığa kavuşturmak gerek. Birisi için mücadele etmek ya da birinin safında yer almak "köleleik" olarak ele alındığında muhafızlar kralların köleleri, rahipler tanrıların köleleri, savaşçılar komutanların köleleri, paladinler de iyilik diye tabir ettikleri şeylerin köleleri sayılabilirler. Zaten iyi kötü tartışması başlı başına bir konudur. Köti yakıştırmasından ziyade "bencil" sözünü kabul edebilirim ki bütün insanlarda doğuştan bencillik olduğunu da burda belirtmeliyim. Vijdanının rahatetmesi için birşeyi yapmak literatürde "iyi" davranış olarak geçsede kendini bir tür duygusal ızdırapdan kurtarmak için yapıldığı için "bencil" bir hareket olduğunu savunabilirim. Neyse konunun dışına fazla çıkmaya gerek yok. Kölelik meselesini de sadece karşılıklı fayda sağlamak olarak adlandırdığımda zeki beyinler ne anlama geldiğini kavrayacaktır.

şimdi... konuya geri dönelim. Savaşçılık bir amaç ve yöntem meselesidir. Amaç kısmı kişiden kişiye çok değişebilen fir faktör olduğundan yöntem tarafı ağır baıyor bana göre. Bazen kendi seçimleri olur savaşçılık bazen ellerinden başka birşey gelmediği için yaparlar.Fiziksel çatışma gibi durumlarda kendi bedenini kullanmakta ustalaşmış kişi olarak tanımlamak mantıksız olmaz sanırım savaşçıyı. Fakat kendi bedenini sunduğu olanaklar dan fazlasını isteyenler için farklı yollar var ben bu yollardan birini seçtim. Zaten objektif olmamı da bekleyemezsiniz. Kimse objektif değildir. Tanrılar bile En fazla birkaç bakış açısına sahip olabilir. Evrensel bir bakış açısına kimsenin sahip olamayacağı gibi evrensel bir bakış açısı YOKTUR. Bu durumda savaşçıların kendilerini bu konuda savunmasına yadırgamamalı.

Zayıf demek mantıksız olabilir. Genellemeleri pek sevmiyorum zaten. Zayıf diyen gırtlakların bir savaşçının kılıcıyla kesilmesinin de muhtemel olduğunu unutmamak gerek. hahah... kuvvetle muhtemel olmasa da...

Savaşçı kelimesinin bir diğer tanımı da kelimenin kendisinden yapılabilir. Savaşçıların savaş dışında normal bir insandan daha yetenekli olacağını düşünmüyoruz sanırım. İyilik uğruna savaşanlar bile sağlamaya çalıştıkları barış uğruna savaşmalıdır. Burada işe yarıyorlar değilmi. Biraz düşünseler kendileri barışı istediklerinden şüpheye düşebilirler. Kendinden şüphe etmeyenler alınmayabilir tabii ama savaşçıların bedenlerindeki kasları kullandığı kadar beyinlerini kullandıklarından şüphe ediyorum. Bu durumda bunu düşünmelerini de beklememeliyim sanırım.
Karakterimin ağzından birşey söylemeyeceğim abi eheh..Ama iyi konuşmuşsun güzel anlatmışsın ancak sözlerinde çelişkiyi sezdim..İyilik uğruna savaşanlar barışı istediklerinden şüphe duyarlar demişsin..Tamam dostum ama sencede garip bir yaklaşım değilmi..Biraz çarpıtma sezdim sanırım :) .. İyilik uğruna savaşan kimse kaslarını kullanarak savaşmak zorunda değildir..İyiliğin açılımı budur..Herkez birbirinin haklarına saygı göstererek uyum içersinde mutlu ve huzurlu yaşaması..İyilik uğruna savaşmak bazen sokaktaki bir dilenciye para vermektir..Bazen açları doyurmak..Bazen diplomasiyle zorba tiranları yola getirmektir..Yola getirmek mi nedir..Herkeze huzuru ve barışı getirmek..Kimsenin zarar görmemesini sağlamak..Adaleti ve düzeni korumak..Açıkçası ben dediğine hiç mi hiç katılmıyorum dostum çünkü bir paladinin en büyük arzusu daimi barışı sağlayabilmektir..Aksi taktirde o şahsiyetin paladin levelinda bir şüphe sezerim :).. (Cervantes e gönderme oldu galiba :D ) Ã?ünkü paladin öncelikle iyiliğe tapar..Ve paladin iyiliğin kölesimidir..Bu tartışılır..Yani sonuçta bir insan nasıl iyiliğin kölesi olabilirki :)..İyilik diye tartışılan bu pozitif kavramın içinde negatif bir kavram olan köleliği nasıl koyabilirizki..Bunu bence ben değil sizler düşünün arkadaşlarım :)..İyilik açıklanmaya,tartışılmaya çalışıldığı her yerde insanın içine huzuru ve iç güzelliği getiren bir kavram olarak anlatılır..Yani..İyilik öyle birşeydirki..Rahatlatır insanı..Kendisini iyi hissetmesini sağlar..Dünyaya farklı açıdan bakmamızı sağlar..Ve karanlıkla arasındaki belkide tek fark şudur..İyilik fedakarlığı ve çevrendekileri düşünmeyi getirirken karanlık bencildir ve hep çevresinin fedakarlıklarından beslenir..Yani kölelik..Çok garip geliyor..Ã?ylesine soruyorum..Huzurun ve iç güzelliğin..İç huzurun kölesi olmak nasıl mümkündür :)..Sonuçta kölelik zorla..İstenmeden yaptırılan birşeydir..Bir insan kendisiyle barışıksa bu onu köle mi yapar?..Ama yine de ilginç bir teori sinan tebrik ediyorum :)..Sakın bunu teorine saygısızlık olarak anlama elbette buna inananlar da vardır..Benimkisinede..

Dipnot : Bu sırada köle kavramını seçen kişi firble idi :wink: (Firble aman abi bozulma bana :D )Sonuçta Apocalypsenin sizlere ne yaptığını tam bilmiyorum ben ona isteyerek mi gittiniz..Onun emirlerine girmek ve onunla olmak sizin tercihinizmiydi yoksa buna zorlandınızmı.. Sanırım bunun cevabı köle olup olmadığınızı açıklayacak :whatsthis:
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Ã?ncelikle neden beni bir gnomla karıştırdığınızı anlamadım. Horcel de Hamborn da beni eskiden yaşamıoş bir gnom ozana benzettiler. Çok güçlü değilim. Bilmiyorum bu savaşçıların bir çeşit aşağılama taktiği mi?

Bu konu başka bir tartışma altında işleyebiliriz. Ama köle tamamen iradeden bağımsız olarak birisine hizmet etme zorunluluğunda olmaktır. Apocalipse denen tanrı daha en baştan tüm seçilmişlerin önüne iki seçenek koydu kendisine hizmet etmek ya da işkence görmek, bir kişi ona hizmet etmeyi reddetti sonucu da belli.

Bunun dışında daha en baştan onları normal varlıklarından başka bir varlığa büründürüp geri dönüş yollarını kesmeye çalıştı. En ufak başarısızlıklarda en korkunç cezalarla işkence etti. Hepsinden öte onun kontrolünden çıkılmasını engellemek için kendince tüm önlemleri aldı ki bu bile bir kölelik için yeterli.

Seçilmişler kendilerini kandırıyorlardı ama her biri Apocalipse hizmet ettikleri her an köleydiler.

Buna karşın bir rahibin hatta Sol Lagna tarihinde bazı karanlık tanrıların rahiplerinin bile kendi tanrılarını terk edebildikleri ve tanrılarının buna karşı çıkmadıkları görünmüştür. Bir rahip tanrısı ile aynı yola girmiştir. Bir bakıma onun varlığı ile bir olmuştur. O nedenle onun kullandığı bir maşadan çok onun bir parçasına döünüşür. Yine de hiçbir rahibin iradesi emilmez. Geri döünüş yolu olduğu gibi tanrısı ile ters düştüğü anlar da vardır.

İyilik için savaşan birisi için de aynısı geçerli. Ama Apocalipse seçilmişleri için geçerli değil.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Sylvos
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1073
Joined: Sun Nov 21, 2004 10:00 am
Location: Darkon

Post by Sylvos »

İlk önce Horkucum senin bu pvp takılmalarının nedenini biliyorum ama bunu sebepsiz bir neden olarak görüyorum. Bence yerinde bir durum değil. Sonuçta power play' daki açıkları gideremezsin. Senin de zayıf yönlerin var ve bu halinle kendinden düşük seviyedeki karakterlere bile çok yüksek ihtimalde yenilebilme olanağın var.

Arada Oren' in lafı geçmiş hazır yazmaya başlamışken değineyim;
Oren iyiliğin tanrısı değildi (böyle diyen olmadı ama hatırlatayım)-hiç bir zaman olmadı. Tapınakta da yazdığı gibi "ADALET, Ã?LÃ?M, SAVAş". Zaten kendiside Lawful Neutral dır. Benim Oren' i seçme nedenimde buydu.

Benim karakterime sorarsanız ben olsam onlarla dövüşmeyi tercih ederdim: Zaten pek konuşmayı seven birisi değilim ehhe : ) . Benim amacım iyilik dağıtmak ya da etrafa gülücükler atmak değildi; sadece Adaleti sağlamaktı bunun için gerekirse öldürürdümde ve öldürdüm de zaten.
Harbormm savaşçı ve savaş konusunda uzman bir karakter olduğu için hep bu yolu seçti. Bana göre Oren' in paladinden çok (paladin derken good olmayanından söz ediyorum) rahibe ve savaşçıya açık bir Tanrı olarak gözükmüştür. Zaten Tapınakta da farklı birşey yazmıyor : ).

10 kasabadaki diğer karakterlerin tersine konuşma olaylarına pek katılmadım. Birkaç gün kaldığım 10 kasaba ve civarında toplamda 3 kez savaştım - 3 kez ölümden döndüm. Oren' in Tapınak Lideri ünvanını aldım ve tapınak liderlerinin sonuncusuydum. Horcoel ile her zaman fikir ayrılığı yaşadım. Barışı istemedim, sadece adaleti yaşatmaya çalıştım.
10 kasaba savaşında önemli bir görev üstlendim sonrada ortalıktan kayboldum. Bilmiyorum, belki de ölmüşümdür :) O koca savaş alanında bir cüce cesedini fark etmek oldukça zordur...

Firp' cim bir kere de adımı düzgün yaz; Hamborn değil, Harborm :) ...
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..

Post by Horcoel_Baator »

Sylvos wrote:İlk önce Horkucum senin bu pvp takılmalarının nedenini biliyorum ama bunu sebepsiz bir neden olarak görüyorum. Bence yerinde bir durum değil. Sonuçta power play' daki açıkları gideremezsin. Senin de zayıf yönlerin var ve bu halinle kendinden düşük seviyedeki karakterlere bile çok yüksek ihtimalde yenilebilme olanağın var.

Arada Oren' in lafı geçmiş hazır yazmaya başlamışken değineyim;
Oren iyiliğin tanrısı değildi (böyle diyen olmadı ama hatırlatayım)-hiç bir zaman olmadı. Tapınakta da yazdığı gibi "ADALET, Ã?LÃ?M, SAVAş". Zaten kendiside Lawful Neutral dır. Benim Oren' i seçme nedenimde buydu.

Benim karakterime sorarsanız ben olsam onlarla dövüşmeyi tercih ederdim: Zaten pek konuşmayı seven birisi değilim ehhe : ) . Benim amacım iyilik dağıtmak ya da etrafa gülücükler atmak değildi; sadece Adaleti sağlamaktı bunun için gerekirse öldürürdümde ve öldürdüm de zaten.
Harbormm savaşçı ve savaş konusunda uzman bir karakter olduğu için hep bu yolu seçti. Bana göre Oren' in paladinden çok (paladin derken good olmayanından söz ediyorum) rahibe ve savaşçıya açık bir Tanrı olarak gözükmüştür. Zaten Tapınakta da farklı birşey yazmıyor : ).

10 kasabadaki diğer karakterlerin tersine konuşma olaylarına pek katılmadım. Birkaç gün kaldığım 10 kasaba ve civarında toplamda 3 kez savaştım - 3 kez ölümden döndüm. Oren' in Tapınak Lideri ünvanını aldım ve tapınak liderlerinin sonuncusuydum. Horcoel ile her zaman fikir ayrılığı yaşadım. Barışı istemedim, sadece adaleti yaşatmaya çalıştım.
10 kasaba savaşında önemli bir görev üstlendim sonrada ortalıktan kayboldum. Bilmiyorum, belki de ölmüşümdür :) O koca savaş alanında bir cüce cesedini fark etmek oldukça zordur...

Firp' cim bir kere de adımı düzgün yaz; Hamborn değil, Harborm :) ...
Sayın Cüce Hamborn :D Ben PvP ye Kaos tapınagının abarmış gücü ve aldıgım ara gazlarla (Yenemessin lan beni duelde gelip alırım seni aşşa :D) durumları yüzünden başladım..Light side da böyle ezilmemeli diye..Doğrumuydu yaptıgım yanlışmıydı bilinmez..Ama sonuçta kimseye bodoz daldığım olmadı..Kimseyi tehtit ettiğimde olmadı..Ã?nce öğrendiğim bilgilerle kafayı yiyip herkeze dalabileceğimi elbetteki bende düşündüm..Ama bilgileri öğrendikçe bunları elimde sakladım ve mümkün olduğunca kullanmamaya çalıştım..Ya tabi gerçi neyse kardeş zaten az buçuk tanırsın beni..Kaç defa bana orayı basalım burayı basalım dedinde ben olayı çiçeğe böceğe barışa çektim :D

Hamborn'u biz eskiden lawfull good biliyoduk abi :) Gerçi sonradan değişmiş ama..Pardon abi ya kusura bakma laf sokmak için söylemiyomda ama sen tapınak lideri seçilmişken geriye aday olarak galiba sadece sen kalmıştın..Yanlış hatırlamıyorsam tabi..Logan tapınak şovalyesi değildi sanırım..Sadece Oren paladiniydi..

Neyse aramızda konuşmadan işleri sadece savaşarak halledilebileceğini söyleyen birisinin çıkmasıda güzel..Taraflar kendisini belirliyor :)..Ben paladin,cleric gibi savaşçı classların savaşma tarzlarının sadece kılıç kalkanla sınırlanamayacagını düşünüyorum..Elbette diğer arkadaşlarımızda kendi yorumlarını bekliyorum..

Sonuçta burada bir konu üzerinde tartışıyor ve görüşlerimizi açıkça bildiriyoruz değilmi :)
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Sylvos
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1073
Joined: Sun Nov 21, 2004 10:00 am
Location: Darkon

Post by Sylvos »

Tabi basacaktık, findorun 10 kasaba etrafında cirit atıp durmasına tahammül edemiyordum :D Neyse tek başıma gidecektim oraya hatta darkgınomu kandırıp gidecektim ama nasip olmadı : ).
Evet, eskiden lawful good um ama sonra neutral oldum hatta daha ileri de gidebilirdim ama nasip değilmiş.

Harbormm' u bu tarzından dolayı yontulmamış kütük olarak kabul edebilirsiniz ama o hiçbir zaman bu tarzından vazgeçemez :) ...
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
Post Reply