LONCAYA DAVET

Gölgelerdeki yaşamı bilenler için...
User avatar
Estebin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 105
Joined: Tue May 20, 2003 10:00 am
Location: Ankara

Post by Estebin »

Mutfaktan bir garson kız çıkar, üstü çabuk giyilmiş gibi hafif dağınıktır. Gene de arka odada ölü yatan garson kıza oranla çok daha düzenli sayılır:
"Bira mı istemiştiniz beyfendi? Hemen getireyim."
Yeni bir zehri denemek için güzel bir vakit eğer kavga hemen çıkmazsa.
Karanlık yolumu gösterir, sessizlik gerçeği bana fısıldar. Onlar benim yoldaşım, ben onların parçası.
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem

Post by Raistlin »

Cüce sinirle baltasını havaya kaldırıp türükler saçarak gözü dönmüş bir şekilde barbara saldırdı... Barbar ayağını uzatmış olduğu sandalyeyi cücenin tam suratına fırlattı ve bira sürahisini alıp üzerien fırlatırken silahını çekiyordu. Cüce önce suratına uçan sandalyenin darbesiyle sarsıldı ve baltasını savururken parçaladığı sürahi küçük parçalara ayrılıp onu birayla yıkarken yüzüne gözüne doluşan cam parçalarından dolayı acı bir böğürtü çıkardı. Corax yüzünde eğlenen bir ifadeyle suratını tutan cücenin baltasını kılıcıyla elinden düşürttü ve cüce korkuyla kanayan gözlerini açıp önünde 2 metre 10 santim yükselen deve ve onun kılıcına baktı. Corax kafasını tepeye dikmiş cücenin tam çenesine zırhlı ağır deri botuyla korkunç bir dabe patlatıp cücenin çenesini kırdı ve 140 kiloluk cüceyi iki eliyle havaya kaldırıp kendi kafasıyla aynı hizaya getirdi.
Ağzından burnundan kanlar saçılan cüce görmeyen gözlerle Corax'a bakarken anlaşılmaz küfler savuruyordu. Corax cüceye gerilip tüm gücüyle bir kafa attı ve burun kemiğini kırıp kafatasının içine sapladı.
"Hadi cüce eğlenmeye yeni başlamıştık... Hemn bayılmanın sırası mı? Hahahaha!" diye gürledi suratı tanınmaz halde dümdüz olmuş kan içindeki cüceye...
Beynine saplanan sert kemikle anında komaya giren cüce Corax'ın ellerinde yarı ölü sallanıyordu. Corax vahşice kahkahalar saçıp alkolün de etkisiyle cüceyi bira getirmekte olan garson kızın üzerine fırlattı...
Uçan 140 kiloluk cüce, garson kıza ve elindeki tek bira sürahisine çarpıp ikisini de devirip yere düşürdü... Kız üstüne başına ve yüzüne sıçrayan bira ve gözlerinin bir an kararmasına yol açan darbe ile şok olmuştu.
Corax kendisini durdurmaya gelen 2-3 kişiyi daha birkaç yumrukla yere serdikten sonra yerden kalkmakta güçlük çeken garsonun yanına doğru yöneldi...
Yüzünden akan garip bir boya dikkatini çekmişti, bu yüzden farklı bir ilgiyle garsona yaklaştı. Kadın yüzünü gizlemeye çalışarak ayağa kalkmaya çalışırken Corax kaşlarını çattı:
"Hey sen kadın! Seni bir yerlerden gözüm ısırıyor! Kimsin sen beni mi takip ediyorsun" diye bağırarak vahşice sinirlendi ve kılıcını viyaklayan bir demirci bileğisi gibi kınından hızla ve gaddarca çekti...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Wuroldar
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 851
Joined: Tue Jul 22, 2003 10:00 am

Post by Wuroldar »

O sırada yerden baygın bir şekilde yavaşça ayaklana cüce dev adama seslendi. "Anlıyorum koca Corax! Sana hala şaka yapmamak gerekiyor. Beni asıl üzen yarı kırılan burnum değil devasa dostum. Beni, çocukluk arkadaşın Datrin Chaoshammer'ı unutman.". Barbar bu sözleri arkası dönük ve gözleri barmen kızdayken dikatlice dinledi. Ama son sözler. Bu isim. Cocukluğunu geçirdiği ovalarda bir cüce madenindeki bir arkadaşını anımsadı birden. Tahta kılıç ve baltalarla yaptığı savaşları. Barbar buruk bir gülümsemeyle arkasını döndü. Sakalları düzenlice örülmüş cüceye baktı. Gülümsemesi dahada arttı...
Karanlık rüyaların ve kötü düşlerin karabasının en yakın dostu sizi selamlar!...
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem

Post by Raistlin »

"Hala şaka yapmayı bile beceremiyorsun koca adam!" diye gürledi Corax ve cüceye sarılıp havaya kaldırıp bütün kemiklerini kırarcasına sıktı.
Cücenin gözleri acıyla dönerken, sıktığı dişleri arasından konuşmaya çalıştı:
"Sen de... hala... 10 öküz... gücündesin... dostum..." dedi sakalları acıyla titrerken. Corax cüceyi yere bıraktı ve hala ayağa kalkmaya çalışan garsona baktı. Cüceye dönüp:

"şu ilerideki kara giysili benim arkadaşım bir ermiştir. Ona ismimi söylersen yaralarını iyileştirir koca adam... şimdi benim ilgilenmem gereken acil bir konu daha var sonra seninle muhabbet etmeye başlarız..." diyerek vahşice saçlarını savurarak yeniden ayağa kalkmış olan agrson kıza baktı... Yüzünden gözünden beyaz ve siyah boyalar akıyordu, saçı başı dağılmış ve üstü başı bira içerisinde cam kırıklarıyla bir kaç yeri çizilmişti...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
User avatar
Estebin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 105
Joined: Tue May 20, 2003 10:00 am
Location: Ankara

Post by Estebin »

Garson kız bu bitki boyalarının suyla çıkmaması gerektiğini düşündüğünden sessiz bir lanet savurur ve kendisinden beklenmeyecek bir hızla arkadaki mutfak kapısına dalar. Öldürüp kılığına girdiği garson kızın cesedinin arkasındaki pencereden dışarı atlayıp kaçar.
Karanlık yolumu gösterir, sessizlik gerçeği bana fısıldar. Onlar benim yoldaşım, ben onların parçası.
Wuroldar
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 851
Joined: Tue Jul 22, 2003 10:00 am

Post by Wuroldar »

Cüce, Wuroldar'a yaklaşır. Wuroldar konuşulanları duymuştur ve çoktan kara elf yapımı özel iksiri çıkarır, Sağ kesesinden de bir bez parçası çıkarır ve iksirden biraz döker. Cüce şaşkınlıkla bir barbara bir kara elfe bakmaktadır. Corax'ın böyle biriyle arkadaşlık kuracağını elli yıl düşünse aklına getiremeyeceğini bilerek, merakını yenemeyip Wuroldara sorar: Eğer sen gerçekten Corax'ın arkadaşıysan benimde baltam tüy olsun...

Kara elf bir tarafan sihirli iksirle bulanmış bezle cücenin yaralarını silerken bir tarafan cücenin laflarına gülüyordu. Sonra ayağa kalkıp "sizin konuşacaklarınız vardır. ve bende bunları dinlemek istiyorum. Size kendi yapımım özel elf şaraplarından getireyim..." der. Ve iri adamla cücenin yanından uzaklaşır...
Karanlık rüyaların ve kötü düşlerin karabasının en yakın dostu sizi selamlar!...
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem

Post by Raistlin »

Corax koşup mutfağa giden kadını takip bile etmez, yüksek sesle söylenir:
"Kord'un iblisleri adına! Bu kadın sürekli beni izliyor ve benim sinirlerime dokunmaya başladı... Bir dahaki sefere onunla konuşma zahmetine bile girişmeyeceğim... Kahretsin! Hırsız pisliklerden biridir herhalde..."

Barbar kılıcını yerine sokup yerde dişleri kırılmış bir kaç adamın üzerine basıp tekmeleyerek eski cüce dostunun yanına gitti. Özel sihirli içeceklerden içen cücenin yaraları beyaz efsunlu bir enerji ile kapanırken kemikleri ve kanı yeniden yokluktan varolmuştu...

Corax büyünün gizeminden nefret eder fakat güçlerine de saygı duyardı. Özellikle Tanrısal kaynaklı büyüleri kesinlikle takdir eder, bir gün o güçlere de sahip olmanın nasıl bir şey olacağını merak ederdi...

Barbar ve cüce bol bol içip konultular ve eski günleri andılar... Her zamanki gibi Corax cüceden özür dilemedi hatta şakasının mantıksızlığı yüzünden onu suçladı... Wuroldar, cüce ve barbar'ın konuşmalarını sessiz bir dinginlikle dinleyip iki neşeli adam hakkında daha fazla bilgi elde etmek için zihnine önemli bilgileri yerleştirdi... Bilgi güç demekti... hem de herkese bahşedilmeyen bir güç...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Wuroldar
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 851
Joined: Tue Jul 22, 2003 10:00 am

Post by Wuroldar »

İki eski dost ve dinleyicisi gece geç saatlere kadar oturdular. Gecenin ilerleyen saatlerinde dev barbar uykusunun geldiğini farketti. Bunu bir tek farkeden o değildi. Wuroldar iki dostu en iyi yataklı odalarından birine götürdü. Gece huzurluydu. Sabahta öyleydi. Gayet neşeyle yenen bir kahvalıdan sonra.Dünkü aptal buçukluk koca adamdan gelip özür bile diledi. Barbar sırıtarak buçukluğu omuzlarına alarak onuda eski anıların anlatıldıı muhabbet ortamına dahil etti. Ve barbar artık zamanın geldiğini farkederek sordu: "Evet eski dostum Datrin, buraya beni nasıl bulup geldiğini merak bile etmiyorum ama niçin battlehammer klanını bırakıpta buralara kadar geldiğini merak ediyorum...
Karanlık rüyaların ve kötü düşlerin karabasının en yakın dostu sizi selamlar!...
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem

Post by Raistlin »

Datrin yeniden kırılmış çenesinin acısının andı ve sakalını karıştırdı. Hüzünle gözlerini yere doğru dikti ve içten bir nefes aldı... Corax huzursuzlukla onu izledi. Dostu Datrini bile ciddileştirecek ve suratını asacak kadar büyük bir problemin ne olabileceğini düşündü. Gözlerini kısıp dudağını ısırdı ve cüceyle yeniden göz göze gelince onu cesaretlendirmek için başını hafifçe onaylar gibi salladı. "Bana söyleyebileceğini biliyorsun dostum..."
Datrin bir derin bir iç çekiş ve bir homurtudan sonra moral kazanmış bir biçimde konuşmaya başladı:
"Madenlerde kazı yapıyorduk. Ilk defa bu kadar derine kazdık. Hiç bir cüce bu kadar derin kazmaya cesaret edemezdi ama biz kazdık... Merak ettik..." ve kaşlarını çattı ve dudaklarını buruşturup birasını kafaya dikti...
"Ne kadar büyük bir hata yaptığımızın farkına vardığımızda her şey için çok geçti..." ...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Wuroldar
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 851
Joined: Tue Jul 22, 2003 10:00 am

Post by Wuroldar »

Cüce devamını getirmekte zorlandı. Boğazında acı bir kuraklık oluştu. Hemen birasında bir kaç yudum aldı. Ama bu boğazındaki acıyı gidermedi. Barbar sabırsızdı, dinleyicilerde. En sonunda buçukluk dayanamadı "Eee söylesene yaf. Merak ediyoz burada..." dedi. Buçukluğun bu sevimli konuşması cüceyi bitaz güldürdü. Cücenin sadece yüzü gülüyordu. Yüreği kan ağlamaktaydı... Konuşmaya devam etmesi gerektiğini biliyordu.

"Klanımın yarısı hayatını kaybetti" diye haykırdı aniden cüce ve devam etti. "Kimimiz benim gibi kaçtı. Tüm evlerimiz ve Battlehammer salonumuz güzel salonum yerle bir oldu..."

"Neden?" diye sordu dev barbar ve hırsız drow aynı anda. Buçukluk kendini maceranın akışına kaptırmış olduuğndan dikkatlice dinledi.

"Mağaranın derinliklerinde..." dedi cücee. Boğazı bu sefer sanki koca bir kazan kaynar suyu yutmuş gibi oldu... Ama söylemeliydi, biliyordu...
Karanlık rüyaların ve kötü düşlerin karabasının en yakın dostu sizi selamlar!...
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem

Post by Raistlin »

Umursamaz barbar savaşçı Corax bile meraklanmıştı... Halfling nefes bile almıyordu. Wuroldarın yüzü ifadesizdi fakat nabzı artmış kafası bulanmış, merakla bekliyordu... Cüce dudaklarını ısırırken bir anda anılarının düşüncesiyle terledi ve gözlerinin önüne yaşadığı o korkunç günün anıları çarptı...

Karanlık oksijenin bile giremediği fakat cehennem kadar sıcak mağarada cüce işçiler çalışıyorlardı. Hepsi kadın erkek demeden canlarını dişlerine takmış mitril cevherinin en büyük stoğunun olduğunu düşündükleri yerden tam 1200 metre derinlikteki mağarada ölüm sessizliğini yokeden kazma ve homurdanma sesleri arasında çalışıyorlardı. Havada anlaşılmaz bir gengilik vardı ve cüceler 2 aydır korkunç bir stres altında çalışmaya devam etmişler, inatları ve hırsları nedeniyle sürekli... sürekli kazmışlardı...
Datrin başmühendis madenci olarak işlerin doğru yürüdüğünden emin olmaya çalışıyor yer üstüne götürülen raylı sistemlerin üzerindeki ocak arabalarının geliş gidişini kontrol ediyordu... O gün içine korkunç bir sıkıntı düşmüştü... Günlerdir korkunç ve karanlık rüyalarla canı iyice sıkılmıştı ama o gün korkunç bir şeyler olacağından en çok korktuğu gündü...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Wuroldar
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 851
Joined: Tue Jul 22, 2003 10:00 am

Post by Wuroldar »

Ama işler istediği gibi hatta daha iyi ilerliyordu. Öalışkan ve istekli cüceler kazdıkça hızlanıyor, hızlandıkça daha derine kazıyorlardı.

Dtarin aniden bir çığlık duydu mağaranın çoook derinliklerinden. Çok tiz bir sesti bu. Kendi ıkından birinin çığlığı değildi. Ama sonra aniden bu sefer kendi ırkından birilerinin çığlığını, yakarışını duydu. Hemen yanına bir kaç cüce alıp sesin geldiği yöne hızla koşturdu.

Öığılığın merkezine geldiğinde gördüğü görüntü karşısında neredeyse dili boğazına kaçacaktı. Tünelin en ucundaki son darbe kocaman bir odaya açılmıştı. Odadan sıcak ısı yayılmaktaydı. Öyle sıcaktı ki cüce daha 5 saniye geçemeden deli gibi terledi. Odadaki şey onları farketmemişti. Ama durup çığlık atışı herkesi ürkütüyordu. Datrin üzerinden korkuyu ve şaşkınlığı bir an atıp koca kızıl ejderhaya dikkatlice baktı...
Karanlık rüyaların ve kötü düşlerin karabasının en yakın dostu sizi selamlar!...
Dragonfire
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 2005
Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
Location: Abyss

Post by Dragonfire »

Heybetli konuşmaların sisi yıldırım gibi açılan kapı ile dağıldı. Kapıda duran ama içeri girmeye teredüt eden 2.40 lık cüppeli suret kararını verip eğilerek ana girişten içeri girdi. Kukuletası gözlerini gölgede bırakacak açıda handakileri süzdü. Altın sarısı tenli ellerini önünde kavuşturdu.
Hırıltılı ve derinden gelen bir sesle ; "Burda Altın dağlarının haritasına sahşp birileri varmış! Kendisi ile görüşmek istiyorum".
(Görünüş: 2.40 cm boyunda ,150 kilo ağırlığında, Keskin yüz hatlarına sahip, Siyah cüppesi heybetli kamburunu gizliyor. ;))
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
User avatar
Estebin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 105
Joined: Tue May 20, 2003 10:00 am
Location: Ankara

Post by Estebin »

İçeride durmakta olan genç görünüşlü ufak tefek bir elf kadını konuşur:
"Belki vardır belki de yoktur. Bu senin ikna ediciliğine bağlı. Neden önce gelip bir şeyler içmiyorsun ve haritayı nerede kullanacağını anlatmıyorsun?"
Üzerindeki turkuaz renkli cüppesinin içindeki başlığını indirdi ve ortaya hevesli görünümlü genç yüzünü çıkardı.
Karanlık yolumu gösterir, sessizlik gerçeği bana fısıldar. Onlar benim yoldaşım, ben onların parçası.
Dragonfire
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 2005
Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
Location: Abyss

Post by Dragonfire »

"Pek ikna ediciliğim için nekadar istiyorsun ? Boş oyunlara ayıracak vaktim ve metanetim yok!"
Başını eğerek kadına biraz yaklaşır. Kukuletasını tamamen indirir ve doğrudan kadının gözlerinin içine bakar. Tüm görünüşü altın sarısıdır. Gözleri saçları teni.
"Seni dinliyorum".
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
Post Reply