Hakmarun - Orcus'un Dehşeti. (OYUN)
.
Alain:" Dostum hayırlı olsun bira fabrikası filan almışsın, ömrümün geri kalanını ailemle mutlu gçircem filan diyorsun ama Rahibe Naome'nin dediğine göre eğer engel olunmazsa karanlıkta yürüyenler 2 seneye kalmadan buralara kadar yayılacaklarmış ; peki sen çocuğunun geleceğini parlak görüyor musun böyle bir durumda?" [Bluff]
Bluff check: 14 başarılı
Tobias'ın rengi atar, düşünceli gibidir. "Doğru söylüyorsun tehlike dibimize gelmeden farkına varamıyoruz..."
Seyredi: "Bak dostum, ben görevimiz uğruna canımı tehlikeye attım, şurada gördüğün Dragonborn'da öyle, şurada gördüğün büyüce ve diğer iki kolcu arkadaşım da öyle."
Durakladı: "Bu amaç uğruna, gerekirse gerekirse hayatımızı bile feda ederiz, gerekirse bir can bile alırız. Ã?ünkü amacımız, bir can değil, bir dünya, yani bir canın bizim amacımız önünde engel olmasına izin veremeyiz."
Sinirlenmişti, bir insan onlara hava yapıyordu!(İntimidate)
İntimidate check: otomatikman başarısız. (Koşullar gereği bu adamın gözü sizden korkmayacak)
Tobias sinirlenir, “nee!! Güzel güzel konuşurken beni tehdit mi ediyorsun! Hani siz ToG’un adamıydınız? İyilik Tapınağı hep böyle mi çalışır, tedit ederek zorbalıkla mı toplayacaksınız ihtiyacınız olan yardımı!” masadan kalkmaya davranır am o sırada masaya gelmiş olan hancı adamı adamı tutarak zorla geri oturtur. “Sakin olun arkadaşlar bir yanlış anlama oldu herhalde; oturun muhabbetinizi bozmayın içkiler benden olsun!” der. Güler yüzü ile ortamı yumuşatmaya çalışır. Tobias bozuktur ama itiraz etmez, oturmaya devam eder. (bir dahaki konuşmacı -2 ceza alacak, çünkü Tobias’ın morali bozuldu)
1.Roundun sonunda: 3 başarılı, 1 başarısız sonuç alındı. Sıra tekrar Kharadan’a geldi; -2 ceza ile yapacağı hamle muhabbetin sonucunu belirleyecek!
.
Alain:" Dostum hayırlı olsun bira fabrikası filan almışsın, ömrümün geri kalanını ailemle mutlu gçircem filan diyorsun ama Rahibe Naome'nin dediğine göre eğer engel olunmazsa karanlıkta yürüyenler 2 seneye kalmadan buralara kadar yayılacaklarmış ; peki sen çocuğunun geleceğini parlak görüyor musun böyle bir durumda?" [Bluff]
Bluff check: 14 başarılı
Tobias'ın rengi atar, düşünceli gibidir. "Doğru söylüyorsun tehlike dibimize gelmeden farkına varamıyoruz..."
Seyredi: "Bak dostum, ben görevimiz uğruna canımı tehlikeye attım, şurada gördüğün Dragonborn'da öyle, şurada gördüğün büyüce ve diğer iki kolcu arkadaşım da öyle."
Durakladı: "Bu amaç uğruna, gerekirse gerekirse hayatımızı bile feda ederiz, gerekirse bir can bile alırız. Ã?ünkü amacımız, bir can değil, bir dünya, yani bir canın bizim amacımız önünde engel olmasına izin veremeyiz."
Sinirlenmişti, bir insan onlara hava yapıyordu!(İntimidate)
İntimidate check: otomatikman başarısız. (Koşullar gereği bu adamın gözü sizden korkmayacak)
Tobias sinirlenir, “nee!! Güzel güzel konuşurken beni tehdit mi ediyorsun! Hani siz ToG’un adamıydınız? İyilik Tapınağı hep böyle mi çalışır, tedit ederek zorbalıkla mı toplayacaksınız ihtiyacınız olan yardımı!” masadan kalkmaya davranır am o sırada masaya gelmiş olan hancı adamı adamı tutarak zorla geri oturtur. “Sakin olun arkadaşlar bir yanlış anlama oldu herhalde; oturun muhabbetinizi bozmayın içkiler benden olsun!” der. Güler yüzü ile ortamı yumuşatmaya çalışır. Tobias bozuktur ama itiraz etmez, oturmaya devam eder. (bir dahaki konuşmacı -2 ceza alacak, çünkü Tobias’ın morali bozuldu)
1.Roundun sonunda: 3 başarılı, 1 başarısız sonuç alındı. Sıra tekrar Kharadan’a geldi; -2 ceza ile yapacağı hamle muhabbetin sonucunu belirleyecek!
.
Uzun bir ah çeker ve Seyredi'nin bu hareketini saçma bulduğunu başını sallayışıyla belli eder.
"Tobias. Burada kendi yerinde seni kimse rahatsız edemez. Bunu bil. Sakin ol ve biraz önceki konuşmayı kafandan at. Alain'in de dediği gibi 2 sene sonra çoktan burayı basmış olurlar ve ailen, o güzelim bira fabrikan ortadan kalkar. Ã?ocuğunda sende ölürsen soyunu devam ettiricek kimse kalmaz."
Ayağa kalkar ve Tobias'ın kulağına doğru eğilir. " Benimde bir ailem vardı. Hepsini bir anda kaybettim. Sadece ben kaldım Tobias. Sadece ben! Soyumu devam ettirebilecek bir tek ben varım. En acısı da ne biliyormusun. Ailemi kendi ırkımdan olanlar katletti. Bunları sana kendimi acındırmak için söylemiyorum. Aile kaybetmek hiçte hoş değil. Ailen olmayınca gerçekten yalnızsın. Ama onlar buraya gelirse yalnız kalamayacak kadar ölü olucaksın." dedi ve yerine oturdu. Son sözlerini söylemeye başladı.
"Tobias. Senden bize yardım etmeni istiyorum. Bu dünyayı biz ve bizim gibiler kurtarabilir. Eğer yardım edersen kahramanların arasına senin de adın kazınır ve ozanlar bizim şarkımızı söyler. Tabii geriye iyi bir dünya kalırsa. Bunu biz başarabiliriz. Bu tılsımların neye yaradığını bende bilmiyorum. Ama dünyamızı kurtarabilecek oldukları kesin. Bu sana son sözümdür Tobias. Lütfen iyi düşün." dedi ve son sözünü de bitirdi. (Diplomacy)
"Tobias. Burada kendi yerinde seni kimse rahatsız edemez. Bunu bil. Sakin ol ve biraz önceki konuşmayı kafandan at. Alain'in de dediği gibi 2 sene sonra çoktan burayı basmış olurlar ve ailen, o güzelim bira fabrikan ortadan kalkar. Ã?ocuğunda sende ölürsen soyunu devam ettiricek kimse kalmaz."
Ayağa kalkar ve Tobias'ın kulağına doğru eğilir. " Benimde bir ailem vardı. Hepsini bir anda kaybettim. Sadece ben kaldım Tobias. Sadece ben! Soyumu devam ettirebilecek bir tek ben varım. En acısı da ne biliyormusun. Ailemi kendi ırkımdan olanlar katletti. Bunları sana kendimi acındırmak için söylemiyorum. Aile kaybetmek hiçte hoş değil. Ailen olmayınca gerçekten yalnızsın. Ama onlar buraya gelirse yalnız kalamayacak kadar ölü olucaksın." dedi ve yerine oturdu. Son sözlerini söylemeye başladı.
"Tobias. Senden bize yardım etmeni istiyorum. Bu dünyayı biz ve bizim gibiler kurtarabilir. Eğer yardım edersen kahramanların arasına senin de adın kazınır ve ozanlar bizim şarkımızı söyler. Tabii geriye iyi bir dünya kalırsa. Bunu biz başarabiliriz. Bu tılsımların neye yaradığını bende bilmiyorum. Ama dünyamızı kurtarabilecek oldukları kesin. Bu sana son sözümdür Tobias. Lütfen iyi düşün." dedi ve son sözünü de bitirdi. (Diplomacy)
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Albert Einstein
Diplomacy check:23 başarılıCLiCKs wrote:Uzun bir ah çeker ve Seyredi'nin bu hareketini saçma bulduğunu başını sallayışıyla belli eder.
"Tobias. Burada kendi yerinde seni kimse rahatsız edemez. Bunu bil. Sakin ol ve biraz önceki konuşmayı kafandan at. Alain'in de dediği gibi 2 sene sonra çoktan burayı basmış olurlar ve ailen, o güzelim bira fabrikan ortadan kalkar. Ã?ocuğunda sende ölürsen soyunu devam ettiricek kimse kalmaz."
Ayağa kalkar ve Tobias'ın kulağına doğru eğilir. " Benimde bir ailem vardı. Hepsini bir anda kaybettim. Sadece ben kaldım Tobias. Sadece ben! Soyumu devam ettirebilecek bir tek ben varım. En acısı da ne biliyormusun. Ailemi kendi ırkımdan olanlar katletti. Bunları sana kendimi acındırmak için söylemiyorum. Aile kaybetmek hiçte hoş değil. Ailen olmayınca gerçekten yalnızsın. Ama onlar buraya gelirse yalnız kalamayacak kadar ölü olucaksın." dedi ve yerine oturdu. Son sözlerini söylemeye başladı.
"Tobias. Senden bize yardım etmeni istiyorum. Bu dünyayı biz ve bizim gibiler kurtarabilir. Eğer yardım edersen kahramanların arasına senin de adın kazınır ve ozanlar bizim şarkımızı söyler. Tabii geriye iyi bir dünya kalırsa. Bunu biz başarabiliriz. Bu tılsımların neye yaradığını bende bilmiyorum. Ama dünyamızı kurtarabilecek oldukları kesin. Bu sana son sözümdür Tobias. Lütfen iyi düşün." dedi ve son sözünü de bitirdi. (Diplomacy)
Tobias: "Tamam tamam size elimden gelen yardımı yapacağım ama önce bir iyilik isteyeceğim sizden. şu bahsettiğim yeni satın aldığım bira fabrikası, yıllardan beri terk edilmiş, bakımsız. Zaten o yüzden iyi bir fiyata satın alabildim. Ancak bir sorun var; yıllar boyunca boş durunca içini fareler basmış. Ben girip fareleri temizleyemiyorum çünkü hastalık kapma tehlikesi var, malum evde küçük çocuk da var bulaştırmak istemiyorum. Açıkçası elimdeki define haritalarını satıp bu iş için adam tutacaktım ama eğer binanın içindeki yaratıkları siz temizlerseniz haritaları size veririm. Üstelik sadece haritaları değil benim eskiden kullandığım eşyalarımı da size vereceğim, hatta bir de tılsımlı silahımı da hediye edeceğim sizie! Ne diyorsunuz kabul mu?"
.
"Ah, sonunda... Evet. Tabii ki kabul ediyoruz. Yarın bizi temizlememiz için fabrikana götürürsün. Ama iyice dinlenmemiz gerekiyor. Yolculuk bizi epey yordu." dedi ve Otisten herkese birer bira daha istedi. Tobias'a da.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Albert Einstein
"Tamam o zaman, yarın sabah sizi buradan alıp fabrikayı gösteririm, iyi geceler!" diyerek Tobias ayrılır.CLiCKs wrote:"Ah, sonunda... Evet. Tabii ki kabul ediyoruz. Yarın bizi temizlememiz için fabrikana götürürsün. Ama iyice dinlenmemiz gerekiyor. Yolculuk bizi epey yordu." dedi ve Otisten herkese birer bira daha istedi. Tobias'a da.
Bu arada minik boylu bir halfling masaya yanaşır, diğerleri bu adamda da kendilerinde olan başrahibe Naome'nin verdiği ToG madalyonundan olduğunu görürler.
.
Ã?nce gözünü kıstı ve sonra cevap verdi."Belki yanında nefesimide istersin. Pullarımdan bir zırh yaparken sıcağıyla şekillendirebilirsin ha?" dedi burnundan küçük bir duman bulutu çıkararak. "Seni Başrahibe Naome mi gönderdi?" dedi. Madalyonu görmüştü ama laf olsun diye sormuştu. Ve birasının kalanını tek bir dikişte bitirdi.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Albert Einstein
Sırıtarak kalkıp yeni gelenin yanına geldi, etrafında biraz dönerken sırıtarak:
"Ne dersin kardeş, bir gece bütün pulları sökelim mi?Yarı yarıya ha?Hatta istersen ben yüzde 40'ını alırım."
Sonra şaka olduğunu belirten bir göz kırpma yaptı.
Ve önüne geçip elini uzattı:
"Hoş geldin dostum."
"Ne dersin kardeş, bir gece bütün pulları sökelim mi?Yarı yarıya ha?Hatta istersen ben yüzde 40'ını alırım."
Sonra şaka olduğunu belirten bir göz kırpma yaptı.
Ve önüne geçip elini uzattı:
"Hoş geldin dostum."
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
İçkisini yudumladıktan sonra konuşur,
"Selam dostum, hoşgeldin aramıza, demin giden insanı görmüşsündür.O bize görevimizde gerekli yardımları yapıcak, ama bizden ufacık bir şey istedi, yarın bizi buradan alacak ve onun olan bira fabrikasına götürecek, bizde orayı farelerden temizleyeceğiz"
Son cümlesini tiksinerek söylemişti, bir yerleri temizlemek hiçte ona göre değildi, nasıl olsa kaytarırım diye düşünüyordu.
"Selam dostum, hoşgeldin aramıza, demin giden insanı görmüşsündür.O bize görevimizde gerekli yardımları yapıcak, ama bizden ufacık bir şey istedi, yarın bizi buradan alacak ve onun olan bira fabrikasına götürecek, bizde orayı farelerden temizleyeceğiz"
Son cümlesini tiksinerek söylemişti, bir yerleri temizlemek hiçte ona göre değildi, nasıl olsa kaytarırım diye düşünüyordu.
Alain iki eliyle tuttuğu bardağın içindeki içkiye dikkatle bakıyordu. Dikkatli biri onun baştan beri içkiyi içmediğini farkedebilirdi. Bunun için kendini zorladığını da, titreyen ellerini masanın altına sakladı.
"Fareleri öldürmek için biraz sucuk, sosis ve peynir alalım. Ortaya tepeleme koyar üzerine de zeytinyağı dökeriz. Fareler gelince de maharetli büyücümüz onları kızartıverir."
Nathreddas'a doğru baktı, böyle bir şeyi yapıp yapamayacağını bilmiyordu çünkü.
"Tabii ambarı tamamen yakmamak için bir kaç kova su da bulundurmak iyi olur."
Konuşmaları dinledikten sonra ayağa kalktı.
"Madem fare öldürmek için dinlenmemiz gerekiyor, atımın yanına gidiyorum, yarın sabaha görüşürüz."
Ahıra gidince atıyla biraz ilgilendi güzelce kaşağıladı, burnunu okşarken onunla konuştu.
"İyi başlangıç bu hızla gidersem kısa sürede ToG'nin baş fare temizleyicisi olabilirim."
Sonra seyisle konuşup ahırda yatmak için izin aldı. Burası ona kapalı han odasından daha rahat gözüküyordu.
"Fareleri öldürmek için biraz sucuk, sosis ve peynir alalım. Ortaya tepeleme koyar üzerine de zeytinyağı dökeriz. Fareler gelince de maharetli büyücümüz onları kızartıverir."
Nathreddas'a doğru baktı, böyle bir şeyi yapıp yapamayacağını bilmiyordu çünkü.
"Tabii ambarı tamamen yakmamak için bir kaç kova su da bulundurmak iyi olur."
Konuşmaları dinledikten sonra ayağa kalktı.
"Madem fare öldürmek için dinlenmemiz gerekiyor, atımın yanına gidiyorum, yarın sabaha görüşürüz."
Ahıra gidince atıyla biraz ilgilendi güzelce kaşağıladı, burnunu okşarken onunla konuştu.
"İyi başlangıç bu hızla gidersem kısa sürede ToG'nin baş fare temizleyicisi olabilirim."
Sonra seyisle konuşup ahırda yatmak için izin aldı. Burası ona kapalı han odasından daha rahat gözüküyordu.
Wulfgar Snowtiger, Shifter, Barbarian 2/ Ranger 2 /Warshaper 2
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
Str: 31
Dex:14
Con:26
Pençe:
Saldırı, +16/+16
Hasar, 1d6+12
.
Sabah kahvaltıdan sonra Tobias grubu söz konusu köhne binaya götürür ve göstererek, “gerisi size kalmış. İçini tamamen arındırdıktan sonra bana haber verirsiniz. Gelip kontrol edeceğim eğer hiçbir iğrenç yaratık kalmadıysa anlaşmamız tamam olur,” dedi ve tekrar kasabaya döndü.
Bina 25 ft yükseklikteydi ve giriş için en iyi imkan öndeki ana kapı (x11/y1) gibi görünüyordu. Zaten kapı hafifçe aralık duruyordu. Sessizce yaklaşıp içeriye göz attılar.

İğrenç yaratıklar içeride cirit atıyordu. Solda dipte sıvı tankına benzer 10ft yüksekliğinde bir şey vardı. Ortada (x9/y3-4) eski tahtalar, çöpler üst üste yığılmıştı. (x4/y6) ve (x9/y6) noktalarında iki sütun tavana doğru yükseliyor, 20ft yukarda, tavanı sağlamlaştıran kalın bir kirişe destek sağlıyordu. Yukarıda bu kirişin üzerine tünemiş 2 kanatlı yaratık gördüler.
Spiretop Drake:

Bunlar ufak (small) yaratıklardı ve gruptan bazıları onları tanıdı. Diğerlerine onların uçarak saldırabileceğini ve hamlesini yapıp tekrar yukarı kaçabileceğini anlattılar. Ayrıca kişilere saldırıp aynı zamanda küçük eşyalarını çalabilecek kadar da yetenekliydiler.
Yerlerde ise aşırı gelişmiş (medium) korkunç fareler vardı. Fare olayını aşmıştı bunlar, her biri neredeyse bir köpek iriliğindeydi.
Dire Rat:

Astil, diğerlerine bu fare tarafından ısırılanların ateşli pislik hummasına yakalanma riski olduğunu söyledi.
***
Aralık duran ana kapı hafifçe sıkışık durumda ve içeriye gizlice sızma olanağı yok. Hızla içeri dalıp kapışmaya başlamanız gerekiyor. Süpriz olduğundan ilk hamleleri sizler yapacaksınız ve ilk saldırılarınızda yaratıklara karşı “combat advantage”ınız var! Aşağıda initiative, öncelik sıralaması verilecek, sırayla herkes kapının ağzı olan (x11/y1) noktasını 1.adım olarak kabul etsinler ve içeriye uygun bir yere gitsinler. Birbirinizin olduğu kareden geçebileceğinizi unutmayın, engel olmazsınız birbirinize. Dışarıda kalmak için ısrar eden olursa x11/y0, x11/y-1, x12/y-2 vs gibi son durduğu noktayı belirtsin lütfen.
Hastalık kapma olayı encounter yani kapışmanın sonunda belirlenir. Fare tarafından ısırılanlar için kapışma bittikten sonra saving throw atılır hastalık kapıp kapmadığı belli olur. Hastalık kaparsanız bu gün için sadece 1 healing surge kaybedeceksiniz, yani bu günkü kapışmalarınızdaki sağlığınıza etki etmez öyle hemencecik.
İnitiative: (oynama sırası)
1-Ienkeep: 24
2-Nathreddas: 24
3-Astil: 16
4-Seyredi: 12
5-Kharadan: 11
6-Alain: 7
Başarılar!
.
Sabah kahvaltıdan sonra Tobias grubu söz konusu köhne binaya götürür ve göstererek, “gerisi size kalmış. İçini tamamen arındırdıktan sonra bana haber verirsiniz. Gelip kontrol edeceğim eğer hiçbir iğrenç yaratık kalmadıysa anlaşmamız tamam olur,” dedi ve tekrar kasabaya döndü.
Bina 25 ft yükseklikteydi ve giriş için en iyi imkan öndeki ana kapı (x11/y1) gibi görünüyordu. Zaten kapı hafifçe aralık duruyordu. Sessizce yaklaşıp içeriye göz attılar.

İğrenç yaratıklar içeride cirit atıyordu. Solda dipte sıvı tankına benzer 10ft yüksekliğinde bir şey vardı. Ortada (x9/y3-4) eski tahtalar, çöpler üst üste yığılmıştı. (x4/y6) ve (x9/y6) noktalarında iki sütun tavana doğru yükseliyor, 20ft yukarda, tavanı sağlamlaştıran kalın bir kirişe destek sağlıyordu. Yukarıda bu kirişin üzerine tünemiş 2 kanatlı yaratık gördüler.
Spiretop Drake:

Bunlar ufak (small) yaratıklardı ve gruptan bazıları onları tanıdı. Diğerlerine onların uçarak saldırabileceğini ve hamlesini yapıp tekrar yukarı kaçabileceğini anlattılar. Ayrıca kişilere saldırıp aynı zamanda küçük eşyalarını çalabilecek kadar da yetenekliydiler.
Yerlerde ise aşırı gelişmiş (medium) korkunç fareler vardı. Fare olayını aşmıştı bunlar, her biri neredeyse bir köpek iriliğindeydi.
Dire Rat:

Astil, diğerlerine bu fare tarafından ısırılanların ateşli pislik hummasına yakalanma riski olduğunu söyledi.
***
Aralık duran ana kapı hafifçe sıkışık durumda ve içeriye gizlice sızma olanağı yok. Hızla içeri dalıp kapışmaya başlamanız gerekiyor. Süpriz olduğundan ilk hamleleri sizler yapacaksınız ve ilk saldırılarınızda yaratıklara karşı “combat advantage”ınız var! Aşağıda initiative, öncelik sıralaması verilecek, sırayla herkes kapının ağzı olan (x11/y1) noktasını 1.adım olarak kabul etsinler ve içeriye uygun bir yere gitsinler. Birbirinizin olduğu kareden geçebileceğinizi unutmayın, engel olmazsınız birbirinize. Dışarıda kalmak için ısrar eden olursa x11/y0, x11/y-1, x12/y-2 vs gibi son durduğu noktayı belirtsin lütfen.
Hastalık kapma olayı encounter yani kapışmanın sonunda belirlenir. Fare tarafından ısırılanlar için kapışma bittikten sonra saving throw atılır hastalık kapıp kapmadığı belli olur. Hastalık kaparsanız bu gün için sadece 1 healing surge kaybedeceksiniz, yani bu günkü kapışmalarınızdaki sağlığınıza etki etmez öyle hemencecik.
İnitiative: (oynama sırası)
1-Ienkeep: 24
2-Nathreddas: 24
3-Astil: 16
4-Seyredi: 12
5-Kharadan: 11
6-Alain: 7
Başarılar!
.
Seyredi bir an olayda bocalamıştı ve geri kalmıştı, ama artık geri kalmak için bile çok geçti.
İçeri birkaç adım attığı gibi oklarını hızlıca bıraktı.Twin Strike
X-11 - Y-1 'e girip, X-10 - Y-7'ye atıyorum.
İçeri birkaç adım attığı gibi oklarını hızlıca bıraktı.Twin Strike
X-11 - Y-1 'e girip, X-10 - Y-7'ye atıyorum.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury

