Öykü yoğunluklu d20 oyunu ... Yorumlar (yazmayı se

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

Devamını yarın yazsam daha iyi olacak. Bu oyunda, üstünde gereçekten uğraşamadan mesaj atmak benim gibi yazısı güçsüz birisi için yanlış bir hareket olur.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

.
Darkgnome, giriş yazını azcık editledim; "DM ne yapar" filan yazmışsın, :mrgreen: editler!.. :-P OotS mu zannettin burayı arkadaşım!

Senin karakter Işık Savaşçılarına mali destek sağlıyor ya; istersen kaçış yolunu ayarlayacak, hırsızlar loncasına mensup bir grupla seni buluşturabilirim. Hapishane, daha doğrusu mahkumların şu anda bulunduğu garnizon nezaretine yakın bir evde pusu kurmuşlar, Işık Savaşçıları önlerindeki yoldan geçecek olan konvoya baskın yapıp mahkumları kurtaracak, hırsızlar da grubu evin altındaki kanalizasyon yollarına kaçıracaklar, oradan da şehir dışına. Tabii hırsızlar bunu elmas karşılığı yapıyor. Senin Handler da elması buluşmaya getirmiş olabilir; pusu kurdukları evde başlayabilirsin maceraya. Ne dersin? Aklına başka bir senaryo gelmezse bunu düşün bi.

.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

Evet benim aklımda askerlere para edirme vardı ama bu da olabilir. Yalnız girişi yapamıyorum bir türlü. Benim oyunda devam ederken zor oldu bana. Bu Dm'lik ne merem bir işmiş Allam. Sen nasıl aynı anda o kadar oyuu oynatabiliyordun?
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

Darkgnome wrote:Evet benim aklımda askerlere para yedirme vardı ama bu da olabilir. Yalnız girişi yapamıyorum bir türlü. Benim oyunda devam ederken zor oldu bana. Bu Dm'lik ne merem bir işmiş Allam. Sen nasıl aynı anda o kadar oyuu oynatabiliyordun?

Tamam; sen birkaç askere para yedirdin. Böylece mahkumlar garnizondan asılma platformuna giderken sizin pusu kurduğunuz evin önünden geçecekler ve para yedirdiğin askerler bir bahaneyle geride kalarak normalde 12 olması gereken nöbetçi sayısı 8'e inecek. Ayrıca, Büyücü tipli idam mahkumu Theodor Exidion'un (Işık Savaşçıları Lideri) bileklerindeki kelepçelerin kilitlenmesi "unutulmuş" olacak.

Sen rüşveti yedirdikten sonra pusu evinde hırsızlardan Aldo ve arkadaşları ile buluşuyorsun. Hırsızlar yer altından kaçışı organize ettiler ama senin elması getirmeni bekliyorlar. Elmas 2000gp. Ayrıca Işık Savaşçılarından 1 teğmen (bayan) Naome, (yaşlı Theodor'un yeğeni) ve 13 savaşçı var. Muhafızlar kapının önünden mahkumlarla birlikte geçerlerken, savaşçılar kapıdan hücum edecekler, ayrıca pencerelerden ok atışı vs

Senin yardımcın yanında mı?

.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

Evet benim korumam yanımda olsun. Ne kadar tanıdık olsakta bahsi geçen kişiler hırsız loncası.
Held Handler’in koruması: Herzen entfernt Gentleman

Ayak bileklerine kadar uzanan mor pelerini her adımında hafifçe dalgalanıyor ve belindeki kılıcının işlemeli kabzasını gözler önüne seriyordu. Zincir gömleğin üstünü saran işelemeli gömleği aç gözlerin dikkatini çekiyor ama aynı gözler adamın gözleri ile karşı karşıya gelmekten korkuyordu. Her adımında sert topuklu ayakkabısının çıkarttığı sesler bazıları için mahşerin dört atlısının nal sesleri gibi felaket habercisiydi, çünkü bu gelenin kim olduğunu biliyorlardı.

Kalp söken centilmen olarak biliniyordu o zamanlar. Biriliğini kaybetmiş askerin arenaya her çıkışında adını haykıran ve yuhalayan taraftarların taktığı bir isim. Sadece karşısındaki ile alay eden, bezdiren, sindiren ve hiç beklenmedik saldırılarla dize getiren tekniğiyle kazanmayan, vuruşlardan adeta bilerek son anda kaçan, yere düşmüş veya darbeyi almış numaraları ile karşısındakileri ve seyredenleri kandırarak onları kendine hayran bırakan stili ile ya nefret edilen ya da çok sevilen bir gladyatör. Kızların üzgün çığlıklarına cevaben tekrar ayaklanır ve herkesi coşturur, kendi kanı ile yıkanmış gömleğini çıkartıp yere atar ve altından hiç yara almamış vücudunu herkese gösterirdi. Ölümsüz olduğuna dahi inanmaya başlayan aptallar dahi vardı. Oysa bu sadece kan renginde boya ve oyunculuğuydu. Ancak karşısındakiler gerçekten temiz bir vuruş yaptıkları zamnalarda dahi onun üstüne gitmeye korkar ve geri çekilir olmuşlardı. Bu adamdan her şey beklenirdi.
Son dönüşüne kadar her şey böylesine şaşalı geçmişti. Ancak arena da pek çok kez kazananlar olurken, birden fazla kere kaybedecek kadar şanslılar pek bulunmuyordu. Ne kadar becerikli olursanız olun, şansınızı zorladığınızda şans size arkasını dönerse kurtuluğunuz yoktur.

Karşısındaki eski bir kurttu. Gladyatörlükten emekli olmuş parmakla sayılacak kadar şanslılardan biri. Herzen’in elleri ilk kez böylesine terliyordu. Bu dövüşte daha temkinli olması gerekiyordu ama seyirciler onunla aynı fikirde değillerdi. Ya hep ya hiç diyerek gözünü kararten savaşçı karşısındakinin her harekini anlayacağını tahmin ederek hiç denemediği manevrasını denedi. Omuz hizasından saplama ile başlıyordu bu hareket ve def etmek için ya önünden çekilmek ya da kılcın yönünü değiştirmek gerekirdi. Bu hareket sırasında ya görüş içinde bir kör nokta oluşacak ya da çekilme sırasında bir denge bozulması olacaktı.

İkinci aşaması ise elinde tuttuğu kumu diğerinin yüzüne atmaktı. Bu sayede karşıdaki ya gözlerini kapatmak zorununda kalacak ya da kumu gözlerine yiyerek geçici olarak kör kalacaktı. İşte tam bu anda kılıcını saplayarak karşısındakini alt edecekti. Ancak her şey yolunda gitmesine rağmen yaşlı kurdun mengene gibi kolları arasında yerde diz çökmüş olarak buldu kendini. şimdiye kadar kılıcı bu kadar güzel kullanan kimse kendisine karşı yumruklarını bu kadar usataca kullanmamıştı. Midesindeki ağrıyı hissetmese bunu sadece kendi hayal gücü olduğunu dahi düşünebilirdi ama dizleri üstünde ölümü bekerken sadece ölüm sonrasının hayali kurulabilirdi.

Öldürülmemişti. Bir tüccar onun kendisine canlı satılması karşılığında kendisnin hiç bilmediği bir ödün vermişti arena sahibine.

Held Handler adındaki tüccar daha sonrasında kendisini yenen yaşlı kurttan ders almasını, insanları yönlendirme ve etkileme güçlerini sadece maskaralıklara kullanmamasını, ve sadece yüksek rütbelilerin bildiği savaş tecrübelerini öğrenmesini kaynakları ile sağladı. Ancak karşılık olarak hayatına kazandırdığı bu anlamı sonuna kadar sömürdü. Hayatını ve her şeyni borçlu olduğu bu adam için her şeyi yapabilecekken kendisini tutan tek şey yine Held Handler adındaki bu beli bükülmek üzere olan adamın söylediği bir sözdür.
“Kahramanı özel kılan cesaretidir, hayatı değil. Ama hayartını kaybettiğinde cesaretin de bir anlamı kalmaz.”

Artık sarı saçlarını arenadaki gibi dalgalanmıyordu. İşlemeli miğferi onun Held Handler’in adamı olduğunu göstergesiydi. Omzunda ve pelerinindeki arması ise onun en yüksek rütbeli adamı yani Herzen olduğunun kanıtıydı.

Ancak girdiği yatakhaneden çıkarken ona yapılan makyaj ve kıyafet değişikliği ile bambaşka birisinin kılığına bürünmüş ve efendisinin yanına gitmeye başlamıştı bile.
Aslında bu karakteri başkasının oynamasını isterim. Bence oldukça zevkle oynanacak karizmasını daha çok dövüşlerde kullanan ve her hamlenin altından kalkabilecek ve arkası sağlam bir karakter. Biraz dayanıksız ve dikkatsiz olabilir ama bunlarda olmasa karakterin zevki kaçardı.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

.
Darkgnome, bu korumanın tanıtımı da çok güzel olmuş; ona da bir adet +10'luk joker hakkı veriyorum. Bu girişi de hikayeye ekliyebilirsin. (ama sonunda veya başında, vs adamın bir aksiyon yapsın hikayenin şimdiki zamanında, orda, odada diğerleriyle birlikte olduğu belli olsun yani)

.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

Dwaxer özrümü biliyorsun. Diğer arkadaşlar hala geçmişlerini hazırlamadılar. Catboy gibi yazmasını çok seven birinin dahi hala karakterini hazırlamamış olmasını hayli düşündürücü. Catboy da gelse artık. Tek başıma mı kurtaracağım ben bu mahkumları?
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Artemis Entreri »

Katılım için hala zamanımız var mı?
Been there. Seen that. Got the scars.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

Artemis Entreri wrote:Katılım için hala zamanımız var mı?
Ooo, Artemis hoşgeldin. Sen bu öyküyü bilirsin; yazmıştın zamanında. :D Katılabilirsin, henüz sadece 1 kişi katılmaya cesaret etti zaten. :-P


Darkgnome'ye Not: Okuyorsun değil mi öyküyü; sana bir pas atıldı orada!

.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

Ben teketek oyunlardan zevk almadığımdan o şekilde ilerlemesinden korkuyorum. şu güzel fikir teketekt ile harcansın da istemiyorum. Birilerileri karakter yaratsa hemen onlarla bir kaynaşıp oyuna başlamak istiyorum aslında. Ama bir başlarsak sonra devamı gelir mi, gelse ne kadar doyurucu olur bilemiyorum. Başkaları daha gelse kesin çok daha güzel olacak ama :D
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

herkese kolay gelsin, bana da kolay gelsin özellikle... :D
Yaz okulu beklediğimden daha yoğun çıktı, haftaya da vize var çok tırsıyorum. Sabahlara kadar ders çalışıyorum, tatil filan yok bana. Bir kere bile denize gidemedim daha.

Bu arada çok süper hoca olduğum ortaya çıktı, ders verdiğim sınıftaki kızlar hayranlar benim hocalık stilime... :D

Dwaxer'in öykü yoğunluklu oyununa da bu yüzden katılamadım, yani tatile filan gittiğim yok. Her gün buralardayım ama meşgulüm demek istediğim. Yanlış anlaşılmasın, tatile gitsem bile ne yapar eder katılırdım yoksa... :)
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

şimdi arkadaşlar ben katılamadım da bu güzelim olaya diğerleri neden katılmadı en azından buraya bahanelerini yazsalardı bir zahmet benim gibi, gerçi benim yazdıklarıma bir yanıt bile gelmedi demek ki bunu sürdürmek isteyenler bile artık umursamaz oldu...
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

.
Catboy önemli değil o kadar takma kafana. :mrgreen: Herkesin işi gücü, kendine göre dertleri, özel problemleri ya da daha çok zevk aldıkları hobileri, uğraşları, sosyal aktivite, tatili vs var.

.
Post Reply