Öevirmenlik
-
Shadowmaster
- Kullanıcı

- Posts: 402
- Joined: Thu Oct 09, 2003 10:00 am
abi güzel güzel çevirmen de buradaymış konuşabiliriz
ee abi kolcuya niye gittin rancer dedin onu merak ettim ben
birde şu adamlar baskı işini daha hızlı yapsa olmazmı salvatore dergi çkartır gibi kitap çıkartıyor biz burada ölüyoruz ne zman çıkacak diye
ama hoş yani çevirmen falan burada konuşuyoruz ediyoruz güzel
birde şu adamlar baskı işini daha hızlı yapsa olmazmı salvatore dergi çkartır gibi kitap çıkartıyor biz burada ölüyoruz ne zman çıkacak diye
ama hoş yani çevirmen falan burada konuşuyoruz ediyoruz güzel
Hold me near, unravel the stars
As I speed through the heavens
Speed through the night
For you are my blade and my rope
You are my
Lethe
As I speed through the heavens
Speed through the night
For you are my blade and my rope
You are my
Lethe
aslında çevirilerinde müziklerin gibiyse biz yandık be pyros
işin şakası bir yana herşey için teşekkürler pyros,özelliklede bana katlanabildiğin için teşekkürler 
çevirmenlik işini birkaç kerede ben denedim,oldukça zor bir olay...koskoca bir metini rahatlıkla çeviriyorsun ama iş bir kelimeye gelip takılıyor,türkçe karşılığını bulabileceğim diye adamın imanı gevriyor
bence hiç bir dil başka bir dile tam olarak çevrilemez,bu nedenle çevirmenlikde bir yazarlık gibi görülebilir,çünkü o eserin özünü bozmadan başka bir dilde yazıyorsun,kavramları ve cümleleri yeni dilin ait olduğu kültüre adapte etmen gerekiyor.çevirmenlik bir yazarlık değil ama çevirmenlikte sadece lisan bilerek yapılabilecek birşey değil bence,birazda edebi bir ruha sahip olman lazım,yani bende olmayan şeye
bu nedenlede benim çevirmenlik hayatım oldukça kısa sürdü diyebilirim 
bu nedenlerden dolayı pyros takdir ve tebrik ediyorum...
çevirmenlik işini birkaç kerede ben denedim,oldukça zor bir olay...koskoca bir metini rahatlıkla çeviriyorsun ama iş bir kelimeye gelip takılıyor,türkçe karşılığını bulabileceğim diye adamın imanı gevriyor
bu nedenlerden dolayı pyros takdir ve tebrik ediyorum...
Beklenen son gerçekleşti,ve ketchup bitti...
Merhaba
Ã?ncelikle, sevgili Pyros, Emeğini takdirle karşılamakla birlikte çevirinin ne zor birşey olduğunu bildiğimden, orjinalini okumayı tercih ediyorum ve henüz yaptığın çevirileri okumadım.
Ancak D&D çevirilerine göz attım ve "En azından İngilizce bilmeyenlere kaynak olsun" söylemini kesinlikle kabul etmiyorum. O zaman aynı ekibe Yüzüklerin Efendisini çevirtseydik de kimse ne kitabın ne filmin yüzüne bakmasaydı "ne iğrenç şeymiş" diye. Unutulmamalı ki biz ikisini kıyaslayabiliyoruz. ama eskaza kitabı ele geçirenler doğrudan damgayı vurup çekileceklerdir, ya da gülmekten kitabı da oyunu da ciddiye almayacaklardır.
eski kelimelerin kullanılmasına karşı değilim, hatta bazı yerlerde çok güzel oturabildiklerini biliyorum (Brendibadesi-Brendywine), ama bu forumda örnekleri verilmiş ve verilmeye devam edilen komedyaya sonuna kadar karşıyım. Bu ülkede zaten tüm güzellikler o güzelliklerden en çok beslenenlerin eliyle yıkılıyor. Yıllarca beslediğimiz çocuksu, gerçekleşmeyecek sandığımız ümit üstümüze çöktü. Ã?iğdem Erkal İpek'în Yüzüklerin Efendisi kitabı için 1 yıl çalıştığını duymuştum. emin değilim ama Bülent Bey daha iyi bilir tam süreyi. Bence D&D kitaplarının çevrilmesi de Ã?iğdem Hanım seviyesinde birkaç kişinin uzun bir çalışması sonucu ortaya çıkmış olması gereken bir eserdir. Yapılacak olan yatırım miktarı belirlidir, hesaplanabilir. Bu çalışmanın Yüzüklerin efendisi filmlerinin başlangıcında etkili (pahalı demiyorum etkili) bir reklam kampanyası ile birlikte tanıtılması ile ne kadar satış yapılması gerektiğnin hesabı da yapılabilir. Türkiye de bir avuç insan yerine 500 kişinin katıldığı devasa oyun şenlikleri düzenlense FRP oyuncuları dışında kim kazanır? Tabii ki bu oyunu Türkiye'de pazarlayanlar. Ancak bu iş nedense böyle yürümüyor. Romanya'da haftasonu canlı oyun için kale kiralanırken, Norveç'te donanmadan alınan özel içzinle denizaltıda oyun oynanırken bir hala 6 kişi bir arada oyun oynayabileceğimiz bir yer arıyoruz.
Bu arada Bülent Somay'a büyük saygım vardır. umarım bu kitaplar konusunda sorumlu kişi o değildir yoksa gerçekten çok üzüleceğim.
şövalye Kirshamor
Ã?ncelikle, sevgili Pyros, Emeğini takdirle karşılamakla birlikte çevirinin ne zor birşey olduğunu bildiğimden, orjinalini okumayı tercih ediyorum ve henüz yaptığın çevirileri okumadım.
Ancak D&D çevirilerine göz attım ve "En azından İngilizce bilmeyenlere kaynak olsun" söylemini kesinlikle kabul etmiyorum. O zaman aynı ekibe Yüzüklerin Efendisini çevirtseydik de kimse ne kitabın ne filmin yüzüne bakmasaydı "ne iğrenç şeymiş" diye. Unutulmamalı ki biz ikisini kıyaslayabiliyoruz. ama eskaza kitabı ele geçirenler doğrudan damgayı vurup çekileceklerdir, ya da gülmekten kitabı da oyunu da ciddiye almayacaklardır.
eski kelimelerin kullanılmasına karşı değilim, hatta bazı yerlerde çok güzel oturabildiklerini biliyorum (Brendibadesi-Brendywine), ama bu forumda örnekleri verilmiş ve verilmeye devam edilen komedyaya sonuna kadar karşıyım. Bu ülkede zaten tüm güzellikler o güzelliklerden en çok beslenenlerin eliyle yıkılıyor. Yıllarca beslediğimiz çocuksu, gerçekleşmeyecek sandığımız ümit üstümüze çöktü. Ã?iğdem Erkal İpek'în Yüzüklerin Efendisi kitabı için 1 yıl çalıştığını duymuştum. emin değilim ama Bülent Bey daha iyi bilir tam süreyi. Bence D&D kitaplarının çevrilmesi de Ã?iğdem Hanım seviyesinde birkaç kişinin uzun bir çalışması sonucu ortaya çıkmış olması gereken bir eserdir. Yapılacak olan yatırım miktarı belirlidir, hesaplanabilir. Bu çalışmanın Yüzüklerin efendisi filmlerinin başlangıcında etkili (pahalı demiyorum etkili) bir reklam kampanyası ile birlikte tanıtılması ile ne kadar satış yapılması gerektiğnin hesabı da yapılabilir. Türkiye de bir avuç insan yerine 500 kişinin katıldığı devasa oyun şenlikleri düzenlense FRP oyuncuları dışında kim kazanır? Tabii ki bu oyunu Türkiye'de pazarlayanlar. Ancak bu iş nedense böyle yürümüyor. Romanya'da haftasonu canlı oyun için kale kiralanırken, Norveç'te donanmadan alınan özel içzinle denizaltıda oyun oynanırken bir hala 6 kişi bir arada oyun oynayabileceğimiz bir yer arıyoruz.
Bu arada Bülent Somay'a büyük saygım vardır. umarım bu kitaplar konusunda sorumlu kişi o değildir yoksa gerçekten çok üzüleceğim.
şövalye Kirshamor
yola devam...
...barış için
...barış için
YUkarıda bir yerlerde belirttiğim üzere Bülent Hoca'ya benim de saygım sonsuzdur ve Yüzüklerin Efendisi çevirisinin bu denlii muhteşem olması da büyük ölçüde onun ustalığından kaynaklanır
Bülent Somay, D&D oyuncunun el kitabı çevirisinin editör kurulunda, ama bu ona duyduğun saygıya etki etmemeli
bunun dışında belirtmeliyim ki
d&d editör ve çevirmen grubuna dahil değildim
o yüzden kitaplara katkım
elementalin neden "mansur" olamayacağını Bülent Hoca'ya ispat etmekten ileri gitmedi
Bülent Somay, D&D oyuncunun el kitabı çevirisinin editör kurulunda, ama bu ona duyduğun saygıya etki etmemeli
bunun dışında belirtmeliyim ki
d&d editör ve çevirmen grubuna dahil değildim
o yüzden kitaplara katkım
elementalin neden "mansur" olamayacağını Bülent Hoca'ya ispat etmekten ileri gitmedi
biraz eski bir topiği yukarı taşımak olacaka ama;
son okuduğum ıcewind dale üçlemesindeki bazı çeviriler dikkatimi çekti.
öncelikle özel isimlerin çevirilmesi biraz yanlış geliyor bana.mesela eaterdeep derinsu olarak çevrilmiş galiba.bi de evermoors hepkırlar diye çevirilmiş.
özel isimler çevirilince anlaşılması zorlaşıyor diye düşünüyorum.bir de ranger=kolcu ne derece doğru acaba??bu yüzüklerin efendisinden kalma bişey yanılmıyorsam.bence korucu daha doğru olur.
evet pyros bu konuya da bi açıklık getirirsen sevinirim.
son okuduğum ıcewind dale üçlemesindeki bazı çeviriler dikkatimi çekti.
öncelikle özel isimlerin çevirilmesi biraz yanlış geliyor bana.mesela eaterdeep derinsu olarak çevrilmiş galiba.bi de evermoors hepkırlar diye çevirilmiş.
özel isimler çevirilince anlaşılması zorlaşıyor diye düşünüyorum.bir de ranger=kolcu ne derece doğru acaba??bu yüzüklerin efendisinden kalma bişey yanılmıyorsam.bence korucu daha doğru olur.
evet pyros bu konuya da bi açıklık getirirsen sevinirim.