İlginç bir öneri. Ã?ncelikle fikri kısmen de olsa beğenmeme rağmen konu hakkında kendi düşüncelerimi de belirteyim.
* Bilgilendirme: Sandığın kısım doğru. Kaynaklar, yapılar belirlenmiş ama tamamen değil ve yazıya dökülmedi henüz. Bir ara ayrıntılarıyla anlatırım yine bu başlıkta.
1. Ticari kaygımız yok belki ilk aşamada ama oyunun geniş bir kitle tarafından oynanıyor olması büyük bir tatmindir benim için. Bu sebeple önce sosyal oyun (günümüzde facebook oyunu demek daha doğru olabilir piyasanın %95'ine facebookun sahip olduğunu düşünürsek) oynayan kitlenin alışkanlıkları ve neler sevdiğine/oynadığına göz atmamız gerekir. Ayrıca ilerde oyun ticarileşirse bundan en iyi şekilde de kar etmek gerekir. (Aksini düşünmek için fazla idealist olmak gerekiyor.) Tabi bir yandan da asıl amacımızı unutmamak lazım. Yani sadece ticari kaygıyla da yola çıkarsan sonunda kendini farmville 2 yaparken bulabilirsin. Bu istenmeyen bir durum.
Bu tarz oyunlar detaylandıkça güzelleşir gibi bir kanı var. Bir kısım için evet, doğru olabilir gerçekten de. Ama genel olarak casual oyun oynayan insanlar oyun dinamikleri açısından detayı sevmez. (görsellerde detay sevilir yine.) Yani siz tutup da farmville de - tamam tarla ekiyorsun ama her tarlanın da bir seviyesi var, ayrıca domates ektin ama hormon miktarını seçmen lazım, şimdi bu domatesleri kaçtan satmaya çalışcaksın vs. vs. gibi oyunu zilyon şekilde detaylandırırsanız o oyun oynanmayacaktır. Kulağa daha zevkli gelen oyun elementlerinin büyük bir çoğunluğu tasarım aşamasında çöpe atılır.
Game Design diye bir meslek var dünyada. Türkiyede henüz yaygınlaşmadı. İnternetten ders aldım vaktiyle birkaç tane. Ã?ğretilen temel şey şuydu. Game Designer yeni dinamikler icat eden değil, kaldırması gerektiği dinamikleri bilen kişidir. Artistçe bir söz ama bir kaç oyun tasarım eksiklikleri veya fazlalıkları (design flow) yüzünden elinizde patlayınca ya da çevrenizdeki dostlarınızın elinde patlayınca doğruluğunu görüyor insan.
Inventory üzerinden örnek vermek isterim. Tek bir karakterin inventory'siyle uğraşmayı hepimiz severiz. Itemları özene bezene seçer, aralarındaki farklara bakıp doğru olanı giydiririz. Elinizde kontrol edebileceğiniz 10 karakter olunca bu anlamlı olacak mı sizce? Ya da bunca çeşit item a mantıklı özellikler ekleyebilecek miyiz? İnsanlar bu 10 karakterin de inventorysi ile uğraşmak isteyecek mi? Bunca elementi dengeli bir şekilde sunmak mümkün mü? Bence bu soruların cevaplarını vermek çok zor. Bu denli bir detayın casual marketine uymadığını, bu riski almaya da değmeyeceğini düşünüyorum. Ã?ünkü o kadar dinamiği ve görseli eklemek de kolay değil bir oyuna. Daha önceden de bahsettiğim gibi oyuncuya ait tek bir inventory olabilir.
Oyunun ismi konusunda: Dediğim gibi değiştirebiliriz. Sadece Vault bile olabilir, ama değişecekse daha orjinal birşeyler olması tercihimdir.
Nükleer savaş sonrasını insanlar sever. (ben dahil olmak üzere

) dediğin gibi bir dünyayı ise yaratmak zor gerçekten.
Yeni karakterlerin açılması konusunda tamamen katılıyorum. Zaten öyle yapmayı planlıyorduk. Oyuncu seviyesine göre açılacak ya da dediğin gibi bazı görevlerin tamamlanmasıyla açılacak karakterler olacak. Hatta gerçek parayla satılacak bazı karakterler de olabilir ticari kısım düşünüldüğünde.
*3. Oyun öncelikle Vault 122'den baþlasa ve oyundaki herkes sadece bir karakter ile baþlasa ve kazandýðý paralar ile teknoloji, teçhizat, zýrzavat alabilse.
Tek bir karakteri görevlere göndermek de pek stratejik bir taraf göremedim. Benim kafamdaki oyun stratejik düşünme üzerine kurulu olduğu için asıl amacın kaynak yönetimi olması tercihimdir. Yani elimde 3-4 birim var, hangisini/hangilerini hangi göreve göndermen gerektiğini düşünmen ve seçmen gerekiyor.
Karakol mekanizması çok karışık geldi, belki biraz daha açarsan daha iyi anlayabilirim.
Yalnız oyunun teknik açıdan da yapılabilir olması gerekiyor. Anladığım kadarıyla işin içine biraz fazla multiplayer etkileşim sokmak istemişsin. Böyle birşey yapmaya gücüm olmayabilir
** Ã?öle dönmüþ bir dünyadan daha zengin,
Fallout evrenini yerme mi söz konusu?

Oyuncuların neyi daha çok seveceklerini bilmek mümkün mü?
Mesela ben çöle dönmüş bir dünyayı çok severim...
Been there. Seen that. Got the scars.