Öevirmenlik
Ama Buzyeli Vadisi ismi seni rahatsız etmiyor değil mi? Neden? çünkü bu isme alıştın...
sanırım zamanla Derinsu'ya da alışırsın
Ben ingilizce bir anlam ifade eden yer ve şahıs adlarını çevirmekten yanayım, ama yerine göre değişebiliyor Conyberry mesela gayet hoş bir yer adıydı ve türkçe yapınca saçma oluyordu olduğu gibi bıraktım,
ama aksi de oluyor, mesela Redwaters diye bir göl vardı Kızılsular olarak Türkçe'ye çevirdim zira hikaye içinde gölün neden bu ismi aldığı anlatılıyordu
Battlehammer'ı neden Battlehammer bıraktığıma gelince, kişisel bir karardı belki ama bütün kitaplarda Bruenor Savaşçekici veya Savaştokmağı ya da Savaşçekici Klanı denilmesini istemedim
sanırım zamanla Derinsu'ya da alışırsın
Ben ingilizce bir anlam ifade eden yer ve şahıs adlarını çevirmekten yanayım, ama yerine göre değişebiliyor Conyberry mesela gayet hoş bir yer adıydı ve türkçe yapınca saçma oluyordu olduğu gibi bıraktım,
ama aksi de oluyor, mesela Redwaters diye bir göl vardı Kızılsular olarak Türkçe'ye çevirdim zira hikaye içinde gölün neden bu ismi aldığı anlatılıyordu
Battlehammer'ı neden Battlehammer bıraktığıma gelince, kişisel bir karardı belki ama bütün kitaplarda Bruenor Savaşçekici veya Savaştokmağı ya da Savaşçekici Klanı denilmesini istemedim
Ã?yle de frp de pek çok şeyde aynı mantık işle miyor mu? Bard ozan ile birebir aynı ama bard ın sadece ozenları kapsamadığının savunulduğu bir tartışma duymuştum. Scout izci demek onlar da bugün anladığımız anlamda izci değil (daha çok orta çağdaki izci kavramı. Geçi benzerlikleri var. Bizim asıl sorunumuz farklı bir dünyadaki kavramları bu dünyadakilerle ismilendiriyoruz. Ama doğrusu oradaki ortak lisan birçokları için ingilizce kabul edildiğinden türkçe isimler sorun çıkarıyor.
Tıpkı mesela Netherland yerine (hollanda) alçak ülke demek gibi ya da makedonya yerine uzun boylu insanlar ülkesi ama bunu türkçe yapmak da yanlış değil çünkü yeni bir dünya keşfeden herkes burayı kendi dünyasındaki kavramlarla kıyaslar ve adlandırır dikkat ederseniz coğrafi keşiflerde de böyledir ondan önceki mağra dönemine uzanan keşiflerde de uzay çağında keşfedilen gezegenlerdeki ovalar dağlarda da (MARSta bulunan gezegenin en yüksek dağının adı olympos) Ama bunu ingilizce de yapmak yanlış değil çünkü bu keşfi tüm dünya insanları beraber yapıyor sayılabilir ve onların ortak dili inglizce sayılır.
) Doğrusu ben ilk olarak Derinsuyu derinsu ismi ile tanımıştım o nedenle Waterdeep ismini ilk duyduğumda acaba suyun altındaki bir ülkeden mi bahsediyor demiştim kendime.
))
Tıpkı mesela Netherland yerine (hollanda) alçak ülke demek gibi ya da makedonya yerine uzun boylu insanlar ülkesi ama bunu türkçe yapmak da yanlış değil çünkü yeni bir dünya keşfeden herkes burayı kendi dünyasındaki kavramlarla kıyaslar ve adlandırır dikkat ederseniz coğrafi keşiflerde de böyledir ondan önceki mağra dönemine uzanan keşiflerde de uzay çağında keşfedilen gezegenlerdeki ovalar dağlarda da (MARSta bulunan gezegenin en yüksek dağının adı olympos) Ama bunu ingilizce de yapmak yanlış değil çünkü bu keşfi tüm dünya insanları beraber yapıyor sayılabilir ve onların ortak dili inglizce sayılır.
bana buzyeli vadisi de pek iyi gelmiyor.pyros wrote:Ama Buzyeli Vadisi ismi seni rahatsız etmiyor değil mi? Neden? çünkü bu isme alıştın...
sanırım zamanla Derinsu'ya da alışırsın
Ben ingilizce bir anlam ifade eden yer ve şahıs adlarını çevirmekten yanayım, ama yerine göre değişebiliyor Conyberry mesela gayet hoş bir yer adıydı ve türkçe yapınca saçma oluyordu olduğu gibi bıraktım,
ama aksi de oluyor, mesela Redwaters diye bir göl vardı Kızılsular olarak Türkçe'ye çevirdim zira hikaye içinde gölün neden bu ismi aldığı anlatılıyordu
Battlehammer'ı neden Battlehammer bıraktığıma gelince, kişisel bir karardı belki ama bütün kitaplarda Bruenor Savaşçekici veya Savaştokmağı ya da Savaşçekici Klanı denilmesini istemedim
söylediğim gibi kişi ve yer adlarının çevirilmemesi bence daha iyi olurdu.hatta phb'de garl glittergold'a ilginç bir isim vermişler.unuttum şimdi ama acayip gelmişti ilk okuduğum zaman.
bu arada ranger=kolcu mu şimdi ona bi cevap vermemişsin
katılıyorumbence de Buzyeli Vadisi" ismi oldukça güzel...
garl altıntozu denmişglittergold'a ilginç bir isim vermişler.unuttum şimdi ama acayip gelmişti ilk okuduğum zaman.
ben her zaman glittergold gibi direk ing. kelimelerin çevrilmesi ttaratarıyım
sonuçta bu türemiş isim, özgün bir isim değil
kimse faerun u krynn i çevirmeye kalmıyor, ama shadowdale da shasowdale kalamaz
In our life, there is if
In our belief, there is lie
In our business, there is sin
In our bodies, there is die...
In our belief, there is lie
In our business, there is sin
In our bodies, there is die...
ağzına sağlık, elini sıkıyorum bilimum başarı diliyorummajenta wrote:şimdi ingilizcenin türkçenin olmadığı bir dünyadan bağsediyorsak, neden yer isimleri ingilizce kalsın ki? Bence bütün isimler(çevrilebildiği ölçüde) çevrilmeli.
Faerun'da ingilizce konuşulmuyor arkadaşlar! Krynn'de de İngilizce yok!
Common dedikleri Ortak Lisan aslında İngilizce'ye tercüme
ama yazarlar bu gerçeği gözardı ederek İngilizce oyunlar oynayabiliyorlar, mesela koca kitabı sadece bir kafiye üzerine kurabiliyorlar, ki biz bunlara "kitabının çevrilebileceğini aklına dahi getirmeyen yazarlar" adını veriyoruz
her neyse bence Buzyeli Vadisi çok uygun bir kelime,
ivellius'un mantığının ilerlemiş hali şudur,
"mage fireball cast etti"
bir tek etti türkçe, eh o zaman onu koymasak da olur
(alınma ivellius sana özel bir şey değil, sadece bu zihniyetin sonu budur mantığında söylüyorum)
Oyunlardaki kullanım, (birçok alanda olduğu gibi) referans kitapların ingilizce olmasından kaynaklanıyor.
Kitap çevirilerinde ise, çevirmenin takdiri çok önemli. İsimler konusunda hangisi daha iyi yakışıyor ve okunurluğu arttırıyorsa, o tercih edilmeli.
Bunun yanısıra Türkçe'nin tek başına yeterli bir dil olmadığı gerçeği de var. Tarih boyunca diğer dillerden bu eksikler kapatılmış, şimdiki günlük hayatta kullandığımız kelimelerin önemli bir bölümünün Arapça, Farsça ve Fransızca'dan geldiğini biliyoruz ve Cumhuriyet tarihi boyunca da bir çoğunun elenerek, sadece sözlüklerde kalmaya mahkum edildiğini de. O yüzden Türkçe'de tam karşılığı olmayan kelimeler için ZORLAMA tercümeler yapılmasını doğru bulmuyorum.
"kitabının çevrilebileceğini aklına dahi getirmeyen yazarlar" için ne diyeyim, tanrı çevirmenlerimize sabır ihsan eylesin.
Kitap çevirilerinde ise, çevirmenin takdiri çok önemli. İsimler konusunda hangisi daha iyi yakışıyor ve okunurluğu arttırıyorsa, o tercih edilmeli.
Bunun yanısıra Türkçe'nin tek başına yeterli bir dil olmadığı gerçeği de var. Tarih boyunca diğer dillerden bu eksikler kapatılmış, şimdiki günlük hayatta kullandığımız kelimelerin önemli bir bölümünün Arapça, Farsça ve Fransızca'dan geldiğini biliyoruz ve Cumhuriyet tarihi boyunca da bir çoğunun elenerek, sadece sözlüklerde kalmaya mahkum edildiğini de. O yüzden Türkçe'de tam karşılığı olmayan kelimeler için ZORLAMA tercümeler yapılmasını doğru bulmuyorum.
"kitabının çevrilebileceğini aklına dahi getirmeyen yazarlar" için ne diyeyim, tanrı çevirmenlerimize sabır ihsan eylesin.
Boşuna mutluluğu aramayın, ancak acılarınızı azaltabilirsiniz.
Tamam saygı duyuyorum bu görüşüne
Ben ise, uygun olduğu durumda, bir anlam ifade eden özel isimlerin Türkçe'ye çevrilmesinden yanayım
sanırım bir sorun yok.
Bakın benim çevirdiğim kitaplardan birinde (Yıldızsız Gece'de) Bruenor'un adı düzeltiyi yapan kişi tarafından çevirilmeye çalışılmış ve bu girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştı. (ehehe gazabım feciidir
) Yerine göre demiştim, Battlehammer'ı doğru çevirmiş bile olsaydı ben karşı çıkardım. Zira ta en başından beri adamın soyadı ingilizce haliyle duruyor, aha beşinci kitapta bir anda Türkçe oluyor... bir anda rancer olan kolcu da var tabii
haa, kolcu demişken,
kolcu ve korucu ikisi de olur, ben kolcuyu tercih ediyorum, Yüzüklerin Efendisi çevirisinden kalma bir terim olduğu için. Ne de olsa Türkiye'de Fantastik Edebiyat büyük ölçüde Yüzüklerin Efendisi çevirisiyle yol katetmiştir. Bu sebeple, YE çevirisindeki terminolojiye sadık kalmaya çalışıyorum.
Ben ise, uygun olduğu durumda, bir anlam ifade eden özel isimlerin Türkçe'ye çevrilmesinden yanayım
sanırım bir sorun yok.
Bakın benim çevirdiğim kitaplardan birinde (Yıldızsız Gece'de) Bruenor'un adı düzeltiyi yapan kişi tarafından çevirilmeye çalışılmış ve bu girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştı. (ehehe gazabım feciidir
haa, kolcu demişken,
kolcu ve korucu ikisi de olur, ben kolcuyu tercih ediyorum, Yüzüklerin Efendisi çevirisinden kalma bir terim olduğu için. Ne de olsa Türkiye'de Fantastik Edebiyat büyük ölçüde Yüzüklerin Efendisi çevirisiyle yol katetmiştir. Bu sebeple, YE çevirisindeki terminolojiye sadık kalmaya çalışıyorum.
Her ne kadar henüz bir kitap çevirmemiş olsamda yıllardır FRP'nin içinde olan ve çeviri yaparak hayatını kazanan biri olarak bir kaç şey söyleme ihtiyacı hissettim.
Ben olabildiğince herşeyin Türkçeleştirilmesinden yanayım. Bu kitapları sadece biz değil İngilizce'nin "İ"sinden bihaber arkadaşlarımız da okuyacak. ve bu insanlar Riverwind dediğinde anlayacağı ile Nehiryeli dediğinde anlayacağı (ve doğru orantılı olarak alacağı zevk) çok ayrı olacaktır.
şimdi zamanında insanlara "cüce" demek bile garip geliyordu. Hatta şunu bizzat duydum: "Abi dwarf'a nasıl cüce diyeyim." Ben de şöyle dedim "Abi bread değil ekmek, science değl bilim diyorsan dwarf değil cüce demen gerekir." Zira bence mantık aynı. Fantazi dünyalarında İngilizce yok Ortak lisan var ve ortak lisandan İngilizce'ye çevrilmiş isimleri niye önce çevrildikleri dillerde kullanalım ki?
Herkesin isteğine saygım var ama ben kitap çevirirdiğimde anlamı olan ve anlamı için kullanılan kelimeleri (örnek Goldmoon-->Altınay) çevireceğim, ama anlamı planlamamış isimleri bırakacağım yani John Doe (amerika'da kimliği tespit edilemeyen cesetlere verilen ad-Doe aynı zamanda dişi geyik demek) John Geyik olmayacak.
Yeri gelmişken bence Pyros bu konuda çok güzel işler çıkartmış. Fingolfin üçlemeyi geri getirir getirmez Gümüş Damarları'nı da bitiricem. Sırada norticus'un işleri var.
Ben olabildiğince herşeyin Türkçeleştirilmesinden yanayım. Bu kitapları sadece biz değil İngilizce'nin "İ"sinden bihaber arkadaşlarımız da okuyacak. ve bu insanlar Riverwind dediğinde anlayacağı ile Nehiryeli dediğinde anlayacağı (ve doğru orantılı olarak alacağı zevk) çok ayrı olacaktır.
şimdi zamanında insanlara "cüce" demek bile garip geliyordu. Hatta şunu bizzat duydum: "Abi dwarf'a nasıl cüce diyeyim." Ben de şöyle dedim "Abi bread değil ekmek, science değl bilim diyorsan dwarf değil cüce demen gerekir." Zira bence mantık aynı. Fantazi dünyalarında İngilizce yok Ortak lisan var ve ortak lisandan İngilizce'ye çevrilmiş isimleri niye önce çevrildikleri dillerde kullanalım ki?
Herkesin isteğine saygım var ama ben kitap çevirirdiğimde anlamı olan ve anlamı için kullanılan kelimeleri (örnek Goldmoon-->Altınay) çevireceğim, ama anlamı planlamamış isimleri bırakacağım yani John Doe (amerika'da kimliği tespit edilemeyen cesetlere verilen ad-Doe aynı zamanda dişi geyik demek) John Geyik olmayacak.
Yeri gelmişken bence Pyros bu konuda çok güzel işler çıkartmış. Fingolfin üçlemeyi geri getirir getirmez Gümüş Damarları'nı da bitiricem. Sırada norticus'un işleri var.
yola devam...
...barış için
...barış için
Bence de rancer mesela çok yanlış aklıma power rangerlar falan geliyor ki frp deki rangerla ilgisi yok. Korucu ise çok daha fazla olması gerektiği anlamı veriyor bence. Tabii 21. yüzyılda artık bu işi yapan kimse kalmadı bildiğim kadarı ile hele felsefesi ile yapmaya yaklaşan bile yok. Biraz kendimi övmek lazım ama frp dünyasındaki ranger ya da korucu felsefesini bu dünyada en iyi uygulayan biz izcilermişiz gibi geliyor. (tabii biz dövüşmüyoruz) Beni şaşırtan başka konu şu matron ana kavramı. Sanırım arılardaki ve karıncalardaki kavramdan esinlenilmiş. (aslında ingilizce çeviri ile bunu daha iyi anladım) ama saygıdeğer anaya daha fazla alışmıştım neden aniden matron ana denilmeye başlandı bilmiyorum. Doğrusu vierna aniden matron Malice dediğinde bi iki saniye kendime bu neden bahsediyor demiştim.
