Böcükozmos .......... OYUN
Ralf güldü.
"Bence Buş buradan herkeze bir seyler ısmarlayacak kadar tp sahibi değil." dedi gülümsemeye devam ederek, sonra kafasını sadece grubun duyabilecegi sekilde konusabilmek icin uzattı "Bence Buş'ta kalan tp leri midemize değilde görevimize kullanmalıyız.Burada harcadıgımız her tp bizim icin daha kötü bir sonuc cıkarabilir.Belki su garsona biraz tp vererek istedigimiz bilgiye ulasabiliriz.Olmaz mı?" dedi ve tekrar normal bir vaziyette oturmaya basladı.
Mantıklı konustugunu düsünüyordu.En azından kendisine öyle gelmisti.
"Bence Buş buradan herkeze bir seyler ısmarlayacak kadar tp sahibi değil." dedi gülümsemeye devam ederek, sonra kafasını sadece grubun duyabilecegi sekilde konusabilmek icin uzattı "Bence Buş'ta kalan tp leri midemize değilde görevimize kullanmalıyız.Burada harcadıgımız her tp bizim icin daha kötü bir sonuc cıkarabilir.Belki su garsona biraz tp vererek istedigimiz bilgiye ulasabiliriz.Olmaz mı?" dedi ve tekrar normal bir vaziyette oturmaya basladı.
Mantıklı konustugunu düsünüyordu.En azından kendisine öyle gelmisti.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
Yediş espri yaptığını zannederek:
*Aç böcük oynamaz.*
dedi ve hafif de sırıttı.
Ardından düşünceli bir şekilde:
*Pekâlâ, ben hiçbir şey almayayım, biraz midem bozuk da.*
dedi Garsona.
*Aç böcük oynamaz.*
dedi ve hafif de sırıttı.
Ardından düşünceli bir şekilde:
*Pekâlâ, ben hiçbir şey almayayım, biraz midem bozuk da.*
dedi Garsona.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
-
Artemis Entreri
- Kullanıcı

- Posts: 1521
- Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
.
“Bir dakika bekleyin,” der Garson Lili ve bar tezgahındaki Hancı Guguk’un yanına gider. İkisinin kısa bir konuşmasından sonra hancı sanki hatırlamaya çalışır gibi bir şey düşünür ve ardından olumsuz bir şekilde kafasını sallar. Lili masaya geri döner ve “Küp Kafalı Kakalak Kübüst” diye birini hiç tanımıyoruz. şimdi eğer bir şeyler içmeyecekseniz, masayı boşaltmanızı rica etmek zorundayım,” der.
.
“Bir dakika bekleyin,” der Garson Lili ve bar tezgahındaki Hancı Guguk’un yanına gider. İkisinin kısa bir konuşmasından sonra hancı sanki hatırlamaya çalışır gibi bir şey düşünür ve ardından olumsuz bir şekilde kafasını sallar. Lili masaya geri döner ve “Küp Kafalı Kakalak Kübüst” diye birini hiç tanımıyoruz. şimdi eğer bir şeyler içmeyecekseniz, masayı boşaltmanızı rica etmek zorundayım,” der.
.
Ralf kızın söylediklerinden sonra söyle bir düsündü.Sonra aklına gelen cümleleri acıga vurdu."Ehh...Madem 4 k yı tanımıyorsunuz o zaman bizde artık burdan gidelim tp lerimizi daha bilgili mekanlarda harcarız...Ne dersiniz ?" dedi arkadaslarına dönüp göz kırparak.Bu konusmalarını hancı da duysun diye hafif yüksek sesli söylemisti.Belki paralarının olduguna inanırlarsa biraz bilgi verebilirlerdi
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
Yediş somurtarak Buş'a baktı.
*Benim taktik de ısrar ediyorum ya, neyse!*
Ayağa kalktı.
*Benim taktik de ısrar ediyorum ya, neyse!*
Ayağa kalktı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
.
Grup süklüm püklüm dışarı çıkarken, herkes “bunlar da ne ayak?” şeklinde baktı. Dışarı çıktıklarında bir genç ve bir yaşlı termit (akkarınca) koşa koşa yanlarına geldi. Genç olanın biraz önce handa olduğunu anımsar gibi oldu ekipten bazıları.
Yaşlı termit konuşur: "Selam yabancılar. Benim adım Zaga; Gaga Market’in sahibiyim. Ã?ırağımın duyduğuna göre küp kafalı bir kakalak arıyormuşsunuz, doğru mu?”
Grup onaylar.
“Bakın geçen gün üç kişilik, yüzleri maskeli bir kakalak çetesi benim dükkanımı soydu. Korumalar izinliydi o gün, ne yazık ki sadece ben vardım ve karşı koyamadım. Soyguncuların yüzlerinde maske vardı ama aralarından biri, lider olanın kafası tam da küp şeklindeydi. İlk defa öyle bir şey gördüm. Bu kesinlikle aradığınız kakalak olmalı.”
Grup, Kübüst’ün ne tarafa kaçtığını sorar.
“Aslında birkaç kişi daha alıp peşlerinden gittim ama adamlar tünellerden dışarı çıktı. Dışarıda kuşlar var, o yüzden kimse (ben dahil) takibe devam etmek istemedi. İsterseniz size dış yüzeye çıktıkları kapıyı gösterebilirim ama eğer dışarı çıkacak kadar cesur ya da deliyseniz, sizden bir ricam olacak: Benden çaldıkları malzemeleri boş verdim ama atalarımdan kalma şifalı yemek tarifi defterini de aldılar. İçindeki yazılar şifreliydi, yani okuyamazlar ama bendeki tek kopyaydı ve geri alabilirsem çok sevinirim, hatta sizi ödüllendiririm. Ne dersiniz?” dedi Gaga Market’in sahibi yaşlı termit Zaga.
.
Grup süklüm püklüm dışarı çıkarken, herkes “bunlar da ne ayak?” şeklinde baktı. Dışarı çıktıklarında bir genç ve bir yaşlı termit (akkarınca) koşa koşa yanlarına geldi. Genç olanın biraz önce handa olduğunu anımsar gibi oldu ekipten bazıları.
Yaşlı termit konuşur: "Selam yabancılar. Benim adım Zaga; Gaga Market’in sahibiyim. Ã?ırağımın duyduğuna göre küp kafalı bir kakalak arıyormuşsunuz, doğru mu?”
Grup onaylar.
“Bakın geçen gün üç kişilik, yüzleri maskeli bir kakalak çetesi benim dükkanımı soydu. Korumalar izinliydi o gün, ne yazık ki sadece ben vardım ve karşı koyamadım. Soyguncuların yüzlerinde maske vardı ama aralarından biri, lider olanın kafası tam da küp şeklindeydi. İlk defa öyle bir şey gördüm. Bu kesinlikle aradığınız kakalak olmalı.”
Grup, Kübüst’ün ne tarafa kaçtığını sorar.
“Aslında birkaç kişi daha alıp peşlerinden gittim ama adamlar tünellerden dışarı çıktı. Dışarıda kuşlar var, o yüzden kimse (ben dahil) takibe devam etmek istemedi. İsterseniz size dış yüzeye çıktıkları kapıyı gösterebilirim ama eğer dışarı çıkacak kadar cesur ya da deliyseniz, sizden bir ricam olacak: Benden çaldıkları malzemeleri boş verdim ama atalarımdan kalma şifalı yemek tarifi defterini de aldılar. İçindeki yazılar şifreliydi, yani okuyamazlar ama bendeki tek kopyaydı ve geri alabilirsem çok sevinirim, hatta sizi ödüllendiririm. Ne dersiniz?” dedi Gaga Market’in sahibi yaşlı termit Zaga.
.
"Bu kadar tehlikeli bir görevin ödülü de buna değmeli, değil mi?" ödül lafını duyunca keyfi biraz yerine gelmişti zıpın. Diğerlerine döndü. "Bence dış yüzeye çıkıp şansımızı deneyelim. Bizim Ralf'le kaybedecek bir şeyimiz yok zaten." dedi. Sesini yaşlı termitin duyamayacağı kadar alçaltıp "bence dış yüzey hakkında söyledikleri de böcük efsanesidir kesin. yaşlanmış korkmaya başlamış işte yaşlı böcük." dedi.
Ralf biraz düsündü.
"Evet kaybedecegimiz pek bir sey yok ama...kus yemi olmak da istemiyorum." dedi biraz temkinli olmak icin "Sanırım hepimizin fikrini almamız gerekir.Sizler ne dersiniz?" dedi Buş ve Yediş'e dönerek."Eger biraz tp sahibi olur ve onları düzgün harcarsak işimiz sonraki görevlerde cok kolaylasır." dedi düsünceli bir vaziyette.
"Evet kaybedecegimiz pek bir sey yok ama...kus yemi olmak da istemiyorum." dedi biraz temkinli olmak icin "Sanırım hepimizin fikrini almamız gerekir.Sizler ne dersiniz?" dedi Buş ve Yediş'e dönerek."Eger biraz tp sahibi olur ve onları düzgün harcarsak işimiz sonraki görevlerde cok kolaylasır." dedi düsünceli bir vaziyette.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
Yediş psikopat tavırlarına geri dönmüştü.
*Kuş yemi olmak, sorun değil.Ben varım!*
*Kuş yemi olmak, sorun değil.Ben varım!*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
.
Zaga, grubu çeşitli tünellerden geçirip sonunda gün ışığının gözüktüğü bir çıkışa getirdi. “İzlerinden takip ettiğimiz kadarıyla buradan kaçtılar. Ã?ıkışın ardında büyük bir dal var. Ucundaki yapraklara varabilirseniz kuşların gözünden korunabilirsiniz ama aradaki uzun yolda dımdızlak olacaksınız, bütün iş ne kadar şanslı olduğunuza bağlı. Sanırım Küp kafanın kakalak çetesi de kimsenin kendini takip edecek kadar ena... cesur olduğunu tahmin etmediğinden bu yoldan gitti.”
Zaga cebinden dört adet macun kıvamında, kahverengi hap yapılmış yiyecek çıkardı. “Dediğim gibi buranın marketi bana ait; her türlü yiyecek malzemesi satıyorum. Eğer bana defterimi geri getirebilirseniz karşılığında size çeşitli şifalı yiyecekler ve malzemeler veririm,” der ve elindeki macunları herkese birer tane olmak üzere verir. “Bunlar benim özel spesiyalitem: Kuvvet Macunu! 1mantar, 1nektar ve 1şeker karıştırılarak yapılır. Yediğinizde gücünüzü arttırır. Size hediyem olsun. Hepinize bol şans!” der ve markete dönmek üzere yanlarında ayrılır.
Muhteşem dörtlü büyük bir cesaret örneği göstererek dışarı çıkar ve koşa koşa çok uzakta gibi görünen yapraklı bölgeye doğru ilerlerler. Tepelerinin üzerinden bir serçe kuşu geçtiğinde yürekleri ağızlarına gelmişti. Kuş dev gibi, heyula gibiydi. Korkunçtu. Ama onları görmemişti. Sonunda yapraklı bölgeye geldiklerinde rahatladılar.
Biraz gezindikten sonra üç kakalakın -birisinin kafası küp şeklindeydi- oturmuş sohbet ettiğini gördüler. Bir yandan atıştırıyorlardı.
“Alçak ihtiyarın mantarları da çök lezzetliymiş doğrusu,” der küp kafalısı.
2.kakalak “patron keşke biraz daha dövseydik be adamı,” der.
3.kakalak “hevesimizi alamadık, dadı damaamızda kaldı,” der.
Ve hep birlikte “nıhahahaha hah hah ha!..” şeklinde gülerler.
.
Zaga, grubu çeşitli tünellerden geçirip sonunda gün ışığının gözüktüğü bir çıkışa getirdi. “İzlerinden takip ettiğimiz kadarıyla buradan kaçtılar. Ã?ıkışın ardında büyük bir dal var. Ucundaki yapraklara varabilirseniz kuşların gözünden korunabilirsiniz ama aradaki uzun yolda dımdızlak olacaksınız, bütün iş ne kadar şanslı olduğunuza bağlı. Sanırım Küp kafanın kakalak çetesi de kimsenin kendini takip edecek kadar ena... cesur olduğunu tahmin etmediğinden bu yoldan gitti.”
Zaga cebinden dört adet macun kıvamında, kahverengi hap yapılmış yiyecek çıkardı. “Dediğim gibi buranın marketi bana ait; her türlü yiyecek malzemesi satıyorum. Eğer bana defterimi geri getirebilirseniz karşılığında size çeşitli şifalı yiyecekler ve malzemeler veririm,” der ve elindeki macunları herkese birer tane olmak üzere verir. “Bunlar benim özel spesiyalitem: Kuvvet Macunu! 1mantar, 1nektar ve 1şeker karıştırılarak yapılır. Yediğinizde gücünüzü arttırır. Size hediyem olsun. Hepinize bol şans!” der ve markete dönmek üzere yanlarında ayrılır.
Muhteşem dörtlü büyük bir cesaret örneği göstererek dışarı çıkar ve koşa koşa çok uzakta gibi görünen yapraklı bölgeye doğru ilerlerler. Tepelerinin üzerinden bir serçe kuşu geçtiğinde yürekleri ağızlarına gelmişti. Kuş dev gibi, heyula gibiydi. Korkunçtu. Ama onları görmemişti. Sonunda yapraklı bölgeye geldiklerinde rahatladılar.
Biraz gezindikten sonra üç kakalakın -birisinin kafası küp şeklindeydi- oturmuş sohbet ettiğini gördüler. Bir yandan atıştırıyorlardı.
“Alçak ihtiyarın mantarları da çök lezzetliymiş doğrusu,” der küp kafalısı.
2.kakalak “patron keşke biraz daha dövseydik be adamı,” der.
3.kakalak “hevesimizi alamadık, dadı damaamızda kaldı,” der.
Ve hep birlikte “nıhahahaha hah hah ha!..” şeklinde gülerler.
.
-
Artemis Entreri
- Kullanıcı

- Posts: 1521
- Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Buş, sakince öne doğru çıkarak başladı şarkısını söylemeye. Dünyevi hayatı sıralarında duyduğu bir şarkıydı bu, ama kendisi biraz değiştirmişti tabi.
"Yetti artik burda bitti !
Buş amca'dan günah gitti,
Bence sen bir asalaksın
Ã?ift bacaklı kakalaksın."
"Çaldığın herşeyi geri ver, sonra da ayaklarımızı öp ki, seni buk böceği suya gidinceye kadar dövmemek konusunda bir daha düşünelim."
"Yetti artik burda bitti !
Buş amca'dan günah gitti,
Bence sen bir asalaksın
Ã?ift bacaklı kakalaksın."
"Çaldığın herşeyi geri ver, sonra da ayaklarımızı öp ki, seni buk böceği suya gidinceye kadar dövmemek konusunda bir daha düşünelim."
Been there. Seen that. Got the scars.
Yediş ayak öpme kısmını duyunca bir anda içi kıpır kıpır oldu, ayağını nasıl öptürdüğü aklına geldi.
Dikenli tapozunu çıkardı.Eğer düşmanları saldıraya geçecek olursa, düşmanın ilk kıpırtısında Kuvvet Macunu'nu ve Nektar Likörü'nü yiyecekti.
Dikenli tapozunu çıkardı.Eğer düşmanları saldıraya geçecek olursa, düşmanın ilk kıpırtısında Kuvvet Macunu'nu ve Nektar Likörü'nü yiyecekti.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury