Shikaku-Mon (Oyun Ekranı)

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
Post Reply
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Androner »

miyamoto, gizli bölmeden silahı çıkartırken arabanın sağ ön kapısının açıldığını duydu.
miyamoto 1 adet tabanca çıkarabilmişti şimdiye kadar.
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Sırıttı Miyamoto, şu anda başarılı gidiyordu.Ve kadın, ölecekti.

*Karıcım gelsene, galiba burada bir sorun var*

Kadın menziline girdiği anda ateş edecekti.Bagaj kapağından silahının görülmeyeceğini ümit ediyordu.Aynı şekilde kendisi de kadını göremiyordu kapaktan.

rpout: Kadının bagaj kapağından görülmediğini varsaydım.Eğer doğru değilse, direk ateş ediyorum.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Androner »

kadın yavaşça sağ ön kapıdan çıkıp miyamoto'ya gelmeye başladı. bagajın üstündeki eşyalar miyamotoyla kadın arasına siper olmuştu. arkadaki binanın 2. katında yanıp sönen isveççe bir tabela dikkatini çekti bir an miyamoto'nun. kadın eşyaların arasından çıktıktan sonra miyamoto nişan alıp tetiğe bastı. namlusunun ucundaki susturucu, dışardan gelen neon ışıklarını mat bir şekilde yansıtıyordu.

_ edmond roll : 10 başarılı, kadın dodge: 13 başarısız. 3 mermi de kadını vurdu. dmg (6d+6)*,8(susturucu) = 27/3 = 9 major wound. kadın health roll : 12 başarılı._

miyamoto'nun Krugan (glock) 9mm silahından seri bir şekilde çıkan üç tane mermi gecenin karanlığında fısıldayarak kadının vücuduna saplandı. kadın hiç bir acı belirtisi göstermedi. sadece hafif geriye doğru sendeledi. fakat göğsünün olması gereken yerde üç tane delik açılmıştı ve oradan küçük kıvılcımlar çıkıyordu.

bu kadın kesinlikle bir insan değildi.
bu kadın neydi ve miyamoto'nun yanında ne arıyordu? basit gibi görünen bir görev içinden çıkılmaz bir hale mi geliyordu. isveç sokaklarında bir robotla çatışan bir adam...

böyle bir adamla karşılaşacaklarını, yaklaşık 20 metre uzaklarında silah sesini duyan insanlar daha önceden tabii ki bilemezlerdi.
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Miyamoto'nun tahmin ettiği gibi olmuştu, tekrar ateş etti fakat bu kez başına doğru, kadının ölümcül noktası oraydı tahminen.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Androner »

edmond saldırı, kafaya nişan -5; 8 geldi başarılı. hasar (2d+2)/3=2, kadın ht atıyor; 15 başarısız.
kadın tam sağ kolunu kaldırmak üzereyken, Miyamoto'nun kruganından çıkan mermiler kadının alnının ortasından girdi, birden kadının kafasından duman çıkmaya başladı ve kadın bir heykel gibi yere düştü.
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Miyamoto çocukları hatırladı ve hemen arabanın kapısına doğru gitti, çocuklar da birer robot olmalıydılar ve onları vuracaktı.Hem de acımadan.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Androner »

bu arada miyamoto bu düşünceler içindeyken sol arka kapının açıldığını anca farketmişti, erkek olan çocuk sağ elinin işaret parmağını miyamotoya kaldırmış bir şekilde duruyordu.
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Miyamoto sırıttı:

"Beni gösteriyor, a canım benim, ne tatlı çocuk öyle!"

Kendisini hemen yere attı, çocuk vuramaz diye düşünüyordu yeri, sonra çocuğun kaçırdığı mermisinden silahın türünü öğrenip çocuğa öyle saldıracaktı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Androner »

_ çocuk ateş : 8 hit, miyamoto dodge and drop +3 dodge geliyor. 11 başarılı_
çocuğun sağ elinin orta parmağından çıkan ışığı miyamoto görecek vakti bulamamıştı. çocuğun ateşinden kendini yere atarak anca kurtarabilmişti.
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Miyamoto somurtur, polislerin gelmesine büyük ihtimalle az kalmıştır.Ama silahları burada bırakıp gitmesi aptallıktı.Göreve devam edemezdi o zaman.

Karşısındakinin bir çocuk olmadığını ve küçümsemesinin saçma olduğunu da anlamıştı.Galiba çok az bir çaresi kalmıştı.

Bagajı kendisine siper alarak çocuğa ateş etti.
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Androner »

miyamoto yerden kalkarken, çocuk bir kere daha ateş etti
_çocuk ateş : (-1 ile çünkü miyamoto çömelme pozisyonunda) 11 miss)

miyamoto tam kalkıyordu ki, kurşunun kafasını sıyırarak geçtiğini hissetti, aynı zamanda silahına davranıp çömelmiş şekilde çocuğa ateş etti. aynı anda sağ arka kapı da açılmaktaydı

_miyamoto ateş: (-1 çocuk küçük olduğu için) 9 (iki mermi hedefe gidiyor), çocuk dodge: 12 başarısız; hasar [(2d+2)*0,8(susturucu)]/3=2 dmg. dmg reduction'u geçmedi.

3 kurşun seri bir şekilde miyamoto'nun krugan (glock)'undan çıkıp çocuğa isabet etti. fakat çocuk hiç etkilenmemiş gibiydi.

miyamoto göz ucuyla kız çocuğun kendisine yarım metre yakında olduğunu gördü.[/code]
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Miyamoto, silahının pek etkili olmadığını görünce, işe yaramayacağını bile bile koşarak kızın üstüne atladı.Amacı kızı tutup yola itmekti.Belki kısa-devre yapabilirdi.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Androner »

Androner wrote:İsveç...

Andrew saatine bakıyordu. Omzuna kadar inen sarı ve düz saçları, mavi gözleriyle tam bir İsveçliydi. Erken geldiği için kendisine lanet etti, bu tehlikeli şehirde uzun süre hareketsiz kalmak yakalanmaya davetiye çıkarmaktı. Lanet olası saati geriye almayı unutmuştu. Kafasındaki düşüncelerden kurtulamadı. Tabancasındaki kurşunları kontrol etti, doluydu tabancası “ lazım olmaz gene de, ama” diye düşündü.
Uyuşturucu işi yapmak özellikle Stockholm’de, herkesin cesaret edebileceği bir şey değildi. Andrew’in de avantajları vardı kendince, bir kere dataweave’i iyi biliyordu. Orda tanıştığı yetkili kişilere kendini sevdirmişti, bir yandan hükümet için çalışırken bir yandan da kendine kolaylık sağlatıyordu. Tabii suçüstü yakalanması onu idamdan kurtarmazdı ama polisler –nedense- onun iş yaptığı yerlere fazla uğramıyordu.
Gece karanlık, hava her zamanki gibi kirliydi, Andrew öksürmemek için kendini zor tuttu, etraftaki hasarlı ve dökük binalar ve şehrin pis havası…
“Gitmeliyim buradan, hem de çabuk, yeter artık”.
Brezilya da geçirdiği güzel günler aklına geldi, Cartano Abrantes’in yöneticileriyle anlaşıverseydi ne olurdu ki?
Raylı taksinin gıcırdayan sesiyle irkildi, şehiriçi yolların üzerindeki kendilerine ayrılmış şeritte ilerleyen şoförsüz araçlar… Fransadan ithal, şehrin haritasının ve yer bilgilerinin yüklü olduğu, tarif üzerine istediğiniz yere giden son teknoloji ürünleri. İstemeden de olsa bir anlığına hayran hayran baktı üzeri çizilmiş ve yer yer vurulmuş olan araca.
Beklediği kişiler gelmiş miydi? Artık elindeki tüm uyuşturucuyu satıp bu lanet ülkeden kurtulmak istiyordu? Ã?ıkış için gerekli bağlantıları sağlamış mıydı? Tam emin değildi, ama burada yaşamak ölmekten beterdi.
aracın kapıları açıldı, iki tane siyah pardasülü adam indi. Muhtemelen sırtlarına takılı olan makyajların kalın kabloları, kulak arkalarından beyinlerine bağlanıyordu. çok soğuk davranışları vardı. Sanki karanlık ve soğuk bir mahzende uzun yıllar kalmış gibiydiler.

Andrew ürktü, bir problem vardı belli ki, ama adamların elindeki siyah ve tozlu çantaların parayla dolu olduğunu anlamak için zeka arttırıcı makyajlara gerek yoktu.

susturuculu bir silah sesi duyar gibi oldu.
Image
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Androner »

Androner wrote:Brezilya...

Yoğun gürültünün ve karanlığın içinde Sanchez barda kendi taburesini arıyordu, alkollü olduğu için bulmakta zorlandı. Omzuna takılı olan “kan temizleyicisi”ni çalıştırmayı düşündü, bu onun sarhoşluğunu biraz hafifletirdi. Ama anlık bir düşünce oldu bu, çünkü eli alete gitmeden gördüğü bir şey onu durdurdu. Japon bir güzel onun sandalyesine oturmuştu, yavaşça yanına yaklaştı “işte bir fırsat” diye düşündü. Kelimeler kafasında dolandı. Kadına yavaş yavaş yaklaştı.
Kadın barmenle sohbet ediyordu. Sol gözünün altındaki dövme bir anda Sanchez’in beynine kazındı. “Bunu bir yerden hatırlıyorum” hayır halüsilasyon görmeye başlamıştı gene.
Ama çok gerçekçiydi, bunu test etmeliydi, dokunmaya çalıştı kadına, ama sanki ne kadar yaklaşırsa yaklaşsın, kadın uzaklaşıyormuş gibi geldi. Bu durumu sarhoşluğuna verdi, tekrar denedi, birden kendini taburesinin üzerinde buldu. Yalpalaya yalpalaya taburanin üzerine yığıldı.
- hey dostum hasta mısın sen, ne biçim atlıyorsun tabureye?
Barmen’i umursamadı, kafasını toparladı ve kan temizleyicisini çalıştırdı. Biraz kendine gelmişti şimdi. “Dataweave’e gitmeliyim” diye düşündü. Barın arka tarafındaki odaların olduğu bölmeye gitti. şanslıydı ki Data Transfererlardan biri boştu. Koltuğa oturdu yumuşak derinin tenine temasını hissetti. Cihazın kafaya geçen kısmı yavaş yavaş aşağı iniyordu. Kendini bıraktı. Klavyenin tuşlarını el parmaklarının ucunda hissetti. Gözlerini kapadı.
Dataweave’deydi artık, Guenta bulvarına gitti, buradan her yere geçiş olabilirdi. Ortaçağ oyunlarının olduğu sokağın önünden geçerken çocukluğu aklına geldi. Cyber chat kafelerden birine doğru gitti. Ruh hastalarının oturduğu koltuğa oturdu. Bu halüsilasyonlardan kurtulmak istiyordu, insanlarla çözüm yolları üzerine chat yapmaya başladı.
Sanchez bekliyordu,

uzun bir bekleyişti bu, saniyeler gün, dakikalar yıl olmuştu sanki. eli tetikte gözü dürbünde 100 mt ilerdeki bir binanın penceresine bakıyordu.

gece karanlık hava pusluydu, görüş açısı dardı.
kendisiyle hedefi arasına arada bir duman girmiş olması Sanchez'ı endişelendirdi,
"ya kaçırdıysam" diye düşünüyordu.

eski günleri aklına geldi, hayır ben böyle olmayacaktım diye düşündü. ben çalışkan bir öğrenciydim, fizik bölümüne girdim ve başarıyla bitirdim.
kahrolası sinarşistler, kafasına o fikirlerin nasıl girdiğini bir türlü anlamıyordu. birden kendini militan bir eylemci olarak buldu. örgüt tarafından eğitilmiş bir suikastçı.

ilk suikastini hatırladı, genç bir adamdı, onu neden öldürdüğünü asla öğrenemedi, tamam örgüt istemişti ama neden?

o zamanlar böyle şeyleri sorgulamak imkansızdı. ilk giren herkes gibi zamanında o da sorguladı örgütü. fakat zaman içinde önce arkadaşlarından sonra ailesinden koptu, onlarla önce kavga etmeye, sonra görüşmemeye başladı. zamanla hayatı örgüte eşit hale gelince sorgulama imkansız hale gelmişti.

bir de sevdiği kadın vardı, Minako. örgütün onu öldürmesini istediğinde çıkma kararı almıştı.

artık bunları düşünmek istemiyordu. örgütten kaçıp brezilyaya yerleşmişti, ama hiçbir şey umduğu gibi gitmedi. Ã?ğrenimini, ailesini, arkadaşlarını hatta sevgilisini bile örgüt için "öldürmüştü". onların hayatından tamamen çıkmıştı, belki ölseydim annem ve babam için daha iyi olurdu dedi, en azından acılarını içlerine atarlardı.

ama kabus gene başladı, boşluk içinde yüzerken girdiği bir chat odası onu isveçe kadar getirdi. tekrar bir dürbünlü tüfek, tekrar bir av ve avcı.

sorulması gereken soru şuydu, hedefi görünce ateş etmek ya da etmemek.
Image
Androner
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 808
Joined: Wed Jan 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Androner »

Miyamoto küçük kızın üzerine doğru koştu bu sırada kız ise sol kolunu havaya kaldırmak üzereydi,

_edmond brawling: 11 başarılı, kız dodge: 14 başarısız_

miyamoto büyük çaba sarfederek mekanik(!) kızı yana devirmeyi başardı.

bu sırada cep telefonu çalıyordu.
Image
Post Reply