İstanbul Tayfası Buluştu - İzlenimler, Yorumlar

Her türlü organizasyon, duyurular, davetler, etkinliklerimiz ile ilgili herşey...
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

İstanbul Tayfası Buluştu - İzlenimler, Yorumlar

Post by fingolfin »

Cumartesi gecesi Kirshamor ile bir arkadaşımızda buluştuk. Gece boyunca geyik yaptık, kart oynadık (LOTR -TCG). Sabah 11buçuk gibi uyandık... Fakat çizgi film seyredip oyalanınca geç kalma ihtimalimiz doğdu..
Etap 1: Dikilitaş'tan Taksime gitmek...
Yürüyerek barbaros caddesine çıkıp taksim otobüsü beklemeye başladık. Fakat arka arkaya geçen 3 eminönüü özel halk otobüsü moralimizi bozmaya başladı. 4. gelen de eminönüydü fakat normal otobüstü bindik b.taşa doğru yollandık. Bu esnada Kirshamor zincirli kuyuya gidip ordan metro yapsaydık daha çabuk olurdu dedi fakat artık çok geçti. 12yi 10 geçe b.taştaydık... 'Summon Taksim Otobüsü' yaptık, ilk gelen otobüs taksim otobüsüydü...
Etap 2: Güruh'la tanışma...
Otobüsten geçerken dahi meydanda anıtın ordaki fantasik insanlar topluluğu gözümüzden kaçmamıştı. Usulca yanaştık ve ilk muhabbeti kurduk:
ben 'Pardon bilader anıtın gölgesi bu mu?'
norticus 'evet :D:D'
ben 'selam ben fingolfin'
......
Etap 3: Geri kalanları bekleme...
12:20 gibi Anıtın altında olmuştuk. Her ne kadar 12-12:30 arası olsa da 1e çeyrek kalaya kadar falan bekledik anıtın arkasında. Bu arada Norticus'un ordan eçen 'şipşakçı amcaya' FRP world mu diye sorması gözümüzden kaçmadı... Gruba eklenenlerle Simit Sarayına doğru yollandık.
Etap 4: Simit sarayı
Belirtmeden geçemicem ki 'Simit Sarayı'nın' garsonları çok suratsızdı -tabi bunda bizim 15 kişi olup bir katın yarısını işgal etmemiz ve yediklerimizi yedikten sonra da oturup bir süre muhabbet etmemizin ne gibi bir etkisi var bilemiyorum. Simit sarayına girdiğimizde Pyros bana simit ısmarlıyacaktı... Fakat gözlerindeki kederi gördüğümden ocağına incir ağacı dikmekten vazgeçtim :Pp.
Etap 5: Taksim - Tophane Yürüyüşü
Güzel havanın da etkisiyle, deniz (ankaradakiler için açıklama - büyük tuzlu su kütlesi, ayrıntılı bilgi için bakınız tdk.gov.tr) kenarında bir yere gitmeye kara verdik. En uygun yer tophane gibi gözüktü ve oraya doğru yollandık. Yokuş aşağı yaptığımız bu yolculuk geyik yaparak oldukça keyifli geçti. Tabi bu yolculuk bize gösterdi ki; vampir lord olmak karşıdan karşıya geçmeye yardımcı olmuyor...
Etap 6: Tophane
Girdiğimiz mekan gayet güzeldi ama burda da garsonlara sinir oldum. Elemanlar atletle dolaşıyordu ve ikide bir de 'boş bardağı uzatır mısın' gibi salak cümleler kuruyordu; kardeşim müşteri benim gel kendin al - çaı da mı biz demlicez yahu... Ayrıca çalan müzikten son derece iğrençti, çayı da açık getirdiler.. Diyeceksiniz mekanı niye sevdin peki? (dersiniz tabi) Sevdim çünkü içinde biz vardık - yaaaa!
Etap 6: Balık-Ekmek
Tayfa'nın çoğu dağıldıktan sonra. Giden gitti kalan sağlar bizimdir diyerek balıkekmek yemeye karar verrdik. Balık ekmek enfesti; fakat nedense sadece benim balıktan çıkan kolum kadar kılçıklar kafamda soru işaretleri oluşturdu...
Etap 7: Dağılış
Böyle bitti eğleceli bir gün. Bu günden güzel hatıralar ve ayaklarımdaki sızılar kaldı bana... :P
Norticus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2009
Joined: Sat Oct 04, 2003 10:00 am

Post by Norticus »

İzlenimler v1.2 (Norticus Edition)

Evden 11 de çıkıp Mecidiyeköy otobüsüne doğru yola çıktım. Otobüsün ben yolun yarısındayken gözlerimin önünden kayıp gidişi hala bugün gibi aklımda (bizim oradan otobüs 35 dk. bir kalkar) Başarılı bir sprint gallop karışımı sonunda otobüsü iki durak sonraki ışıklarda yakalamayı başardım(alkış) Neyse M.köy ve Taxim metro olaysız geçti. Bu arada beni arayıp nerede kaldığımı (saat 12:00) soran quel'in çevre düzenleme için saat onda taximde olduğunu öğrendim. Takım elbiseli ve hiç fantastik olmayan bir güruh gölgede bekliyordu. Onlara tip tip baktım, ama onlar beni fark etmedi. Sonra tek başına gölgeye sığmaya çalışan quel in yanında nöbete başladım. ilk gelen khellendros oldu. Ardından pyros diye biri yanımıza sığındı :P birkaç kişi daha toplandıktan sonra arkamızda oturup etrafa bakınan kişinin aeron olduğunu öğrendik. gittikçe kalabalıklaşıyorduk. millet üçer beşer akın ediyordu aynımıza. tabii ki bu durum polislerin gözünden kaçmamıştı ve 3 otobüs ve 2 panzer polis meydana konuşlanmıştı. nüfus sayımı yaptığımızda 5 kişinin eksik olduğunu fark ettik ama saatte 1:30 olmuştu. Etrafa bakınmaktan beynm sulanmış olacakki fotoğrafçı emmiye "FRPWORLD mü?" diye sordum, o da bana "Fotoğraf lazım mı?" diye soruyla cevap verdi. Adam kesin sivil polisti ve onu deşifre etmemden korktu. Uyuklamaktan olan Pelinpel grubunun telefonu açılmayınca kaptırıp Minas Simith'i istila etmeye karar verdik. en üstün bir alt katına gelmiştik ki kendileri 34 simit karşılığı teslim oldular. Bu arada bir iki kişi daha safhlarımıza katılmaktan kendini alamadı. Saatler su gibi akıp geçiyordu ve bizim başka şeyler yapmamız gerekiyordu. kalktık ve dışarı çıktık. Fotoğraf merasimimiz en ufakaksaklık bile olmadan mükemmel bir şekilde tamamlandı. değişik pozlarda değişik yerlerde yerlere serilip fotoğraf çektikten sonra üst yazıdaki fingolfin adlı kişinin dediği gibi tophane denen yere doğru sefere çıktık. Yolda ara ara molalar verererk denizin ne güsel olduğu gibi artık bizim için çok doğal olan, böle ne bilim bizim her ghün gördüümüz, ama bazılarının her gün hatta çoğugün göremediği şeylerden bahsettik. Bir adeti bozmayarak yine flinti götürdüğümüz yere gittik. Geçen sefer Yüz. Efendisi filmi vardı, bu sefer de perde arkası vardı. demek ki burasının olayı buymuş deyip yine saatlerin sular seller gibi parmaklarımızın arasında yavaşça süzülüp gitmesine seyirci kaldık. devre arasında oyuncu ihracı gibi bir şey oldu. neredeyse yarımız tribünleri terk etti. ama giden giderdi ve kalan sahalar bizimdi. muhabbeti biraz daha devam ettirdikten sonra karın gurultumuz müziği bastıurmaya başladı ve yiyecek aranmaya başladık. ya madem bzim başkalarında olmayan deniz gibi bir şeysimiz vardı, neden bundan faydalanmıyorduk. hyemen bi koşu eminönüne gittik ve deryakuzusu-ekmekle karnımızı doyurduk. tabi bazıları tek ayrım ekmekle doydu. buradan yetkililere seslenmek istiyorum. normal bir insan yarım ekmekçikle nasıl doyar? bu arada fingolfinin ekmeğine yerleştirdiğimiz deniz mahsülü kılçığı da (oops!) gecenin final vuruşutydu. işte bu kadardı. iyidi, hoştu. Sürç-ü lisan ettiysek affola.
Gelen ve gelemeyen herkese sevgiler saygılar...
In our life, there is if
In our belief, there is lie
In our business, there is sin
In our bodies, there is die...
KaraNightshadow
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 30
Joined: Sat Mar 06, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Amman diyeyim

Post by KaraNightshadow »

Hepiniz iyisinizzzzzzzz.....Ã?nyargılı süzen bakışlarla karşılaşacağımı düşünüyordum . Ama olmadı . Muhabbet iyiydi (hala o saçma sapan yere neden gittiğimizi anlamamış olsam da)Hem sonra içtiğim suların parasını ödedi birileri . Buna minnettarım zira sonradan yanımdakilere yemek ısmarladım ve eve geldiğimde sıfırı tüketmiştim . Olması gerektiği gibiydi . En azından kimseye uyuz olmadım ve biçmek istemedim . Herkesin iyi olmasının bir daha üstüne basıyorum . Bu hafif kaşındırıcı bir şey ama karar vermek için henüz erken . Hadi devamını getirin .
Norticus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2009
Joined: Sat Oct 04, 2003 10:00 am

Post by Norticus »

aslına bakarsanız özellikle underworld organizasyonunu sayıyla ve yazıyla 3(üç) kişi gerçekleştirdikten sonra bugün 15i aşkın katılım olması gözlerimi yaşartmadı değil.
yeterki katılım olsun biz etkinliğin dibine vururuz :wink:
In our life, there is if
In our belief, there is lie
In our business, there is sin
In our bodies, there is die...
pyros
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2069
Joined: Sat Nov 29, 2003 10:00 am

Post by pyros »

çok eğlenceliydi, haydi bir daha yapalım :)

PS: handbook'umu hacılamayıp ödünç aldığı için Quel'e, simit yemediği için fingolfin'e ve son olarak da bana "gereğinden fazla" uyuz olmadıkları için tüm istanbul tayfasına teşekkür ederim
Aeron
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 232
Joined: Wed Mar 03, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Aeron »

Aeron'un gözünden;

Hiç alışık olmadığım saat 10:30 gibi sabahın körü bir saatte uyanmayı başardım. Bunda önceden tedbir alarak dün gece 3:00'dan önce kendimi yatağa gitmeye zorlamamın payını inkar edemeyeceğim. Afyon patlatmak amacıyla iki kupa çay içtikten ve biraz oyalandıktan sonra yollara düştüm. şişli'den Taksim'e kadar maceralı geçen yolculuktan sonra, nedense açık olan trafik hedefime saat 12:00 civarında varmamı sağladı. Heykelin çevresindeki bekleşen özellikle eleman sayısı fazla olan grupları taradım, sonuç alamadım. Saatin erken olduğuna ve çoğunluğun 12:30'a doğru geleceğine kanaat getirdikten sonra kenar bir yere oturup gelenleri izlemeye başladım. Tam önümde arada bir beni kesen 3 kişi (ki ben geldiğimde heykelin çevresinde dönüp duruyorlardı) ile ilgili şüphelerim artıyordu, birkaç kişinin daha gelmesini beklemeye karar verdim (Heykelin gölgesi ipucunu kaçırdığımı itiraf ediyorum). Birkaç dakika içinde gelen kişilerin "merhaba, ben ..., sen?" şeklindeki tanışma merasimleri süphelerimi doğruladı, yanlarına giderek sihirli kelimeyi söyledim (frpworld?). Fıstık gibi güneş dururken, gölgede titreyerek tayfanın gelmesini bekledik (bir daha gölge falan yok, ona göre).

Direncimizin kırılması ile güruh olarak simit sarayına doluştuk. Ancak aklımızda denizi göremeyen uzaktaki dostlarımıza hiç olmazsa bir deniz manzaralı resim göndermek amacıyla, Galata köprüsüne doğru yürüyüşe geçtik. Yol boyunca grubun en yaşlısı olarak engin! hayat deneyimimle Quel-Shin'i esir etmeye başladım. Ne olacağından habersiz yavaş yavaş gizli karizmamın etkisinde kalmaya başlamıştı. KaraNightshadow'un "Kimse geçmezse ben karşıya geçmem" uyarısıyla farkettim ki, önde ben, Quel ve KaraNightshadow, arkamızda bekleşenlerle birlikte yolun bir tarafında, bize gülmekte olan grubun yarısı da karşı tarafta. Bozuntuya vermemeye çalışarak karşıya geçtik ancak iş işten geçmişti. Quel-Shin'in etki alanımdan çıkmaya başladığını hissettiğim için uygun bir fırsat kollamaya başladım.

Galata köprüsündeki cafe hoş bir görüntüye sahip olsa da, çalan müzik uzun menzilli sohbetlere izin verecek cinsten değildi. Yakın menzile odaklandım, standart "dinleyen adam" pozumu takınarak takibe başladım. Kalbi yumuşak sevgili vampir lordumuz bu durumu benim sıkıldığıma yorarak, benimle sohbet etmeye başladı ve kendi elleriye bana teslim oldu. Yüksek hayat dersi, gelecek planlaması, vs. ile körpe beynini doldurmaya başladım. Bir iki seanstan sonra, aşkamüstüne doğru sonra charisma check'i tutturamayarak, "bundan sonra sen istesen de ben peşini bırakmam" kelimeleri ağzından döküldü. Halbuki sohbet odasında "KÃ?LE VAMPİR LORD" niyetimi açıkça belirtmiştim.

Tayfanın bir kısmını yolcu ettikten sonra, ikinci round sohbetler başladı. Bu noktada boğaz kuruluğu ve hafif ses kısılmasını göze alarak orta menzilli sohbeti devam ettiren Norticus'un performansını akışlamadan geçemeyeceğim. Köprü üzerinden balık tutanların üzeri istavrit dolu oltalarını yukarıya çekişlerini gün boyunca izlememin de etkisiyle, balık-ekmek teklifini sevinç içinde kabul ettim. Evde yiyeceğim akşam yemeğini düşünerek yarım ekmekle yetinmeye karar verdim. Ancak diğerlerinin bu kadar az ile yetinmeme anlam verememesi üzerine, oburluğumu tescil ettirmek üzere "Sınırsız pizza" günü yapılmasını teklif ettim, ve bunun sevinçle karşılandığını görerek bir kere daha doğru insanlarla birlikte olduğumu anladım. Eylemlerimizin sürmesi üzerine niyetlerimizi belirttikten sonra, sadece bir fire vererek buluşmamızı burnumuz kanamadan tamamladık.

KAZANIMLAR:
- Güzel bir Pazar günü
- Yeni dostlukların başlangıcı
- Orta yaş bunalımına girmeye gerek olmadığını anlama
- En az benim kadar garip insanların da yaşadığını bizzat görme
- Bir adet KÃ?LE VAMPİR LORD
Boşuna mutluluğu aramayın, ancak acılarınızı azaltabilirsiniz.
Quel-Shin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2052
Joined: Thu Jan 01, 1970 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Quel-Shin »

Oraganizatör olarak Taksim'e bir buçuk saat önceden gittim.Orada biraz çevre düzenlemesi ve her ne kadar frpworld askinlere görmese çatılardaki keskin nişancıları yerleştirdim.

Pazar günü şartlar altında geçebileceğin en iyisiydi.Keşke isteyen herkes gelebilseydi...

Köle yapmak o kadar kolay değil.:)
Asuthay
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 294
Joined: Thu Jan 15, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Asuthay »

Okulu astık biz de bir kuble yazalım dedik.
Ben de oradaydım!

Her ne kadar liseye giden bir birey olarak azda olsa ''ya bu fasulyeyi kim takar'' tavrını beklememin insanlığın değil de benim suçum olduğunu öğrensemde , bir de on dakika geç kalınca yusuf yusuf başlayınca tırstım!Neyseki mazretim vardı(beylikdüzü kardaş Tekirdağ'ın orada bir yer) nitekim benim gibi mazereti olan khellendros ve Quel oradaydı!Ama bir etken daha vardı ve bu etken benim haftasonlarımı uyku günleri ilna etmem olmuştu.Neyseki 12:40 ta orada olduğumda; 10 - 12 tane tip (soğuktan üşümemek için meydanda tepindiklerini de belirteyim)orda bekliyordu.Ben dedim FRP onlar dedi adın ne?Neyseki tanıştık ama nasıl tanışmak... Herkesin adını siteden tanıyordum ama kim kimdir bilmiyordum.Neyse ben geldikten 15 - 20 dak daha bekledikten sonra aç olan güruh için simit sarayının yolunu tuttuk.Tabii üçüncü katta 4 masa birden birleştirmek garsona koymuş olsada , bizde oturmasını bildik masalara...
Bir baktım herkes vırvır konuşuyor(ben de dahil tabii)Yeni kitap tavsiyeleri , PC oyun değiş tokuş , The Lord Of The Rings şöyleydi , yok böyleydi falan derken , Aklımıza Ankaralıların suyu bardakta değil de fotoğrafta da görmek isteyeceği fikri geldi.Hemen müthiş yokuşlardan sonra galata köprüsü altına geldik.Garsonların fanilalı olması ve müziğin berbat olması bir daha ki buluşmamızda buraya gelmeyeceğimizin ilk işaretleriydi.Neyseki tavlada scyte'ın drizzt'i 4-2 den 5-4 yenmesi Drizzt'in pala yeteneğinin yanında , tavla yeteneğinin olmadığını bize gösterdi.Orada da vırvır konuştuktan sonra milletin aslında bu dünyada dasorumlulukları olduğunu hatırlamaları , bizden ayrılmalarına sebep teşkil etmişti.Neyse ki kalan güruh açtı ve burnumuza balık kokuları geliyordu.Hemen iki yarım balık aldık ve bir yarımla yetinenlere üzüntüyle baktık.Ama bunu anlayan bir yarımcılar , hemen ispat için sınırsız pizza fikrini ortaya attılar.Bir dahakine umarım yeni katılımcılarla birlikte pizza yiyeceğiz.Balık yerken burnumun kanaması her ne kadar Quel'in iştahını kabartsada , Allahtan Quel , kanlı canlı iki balığı yeni bitirmişti.Ayrılma vakti gelmişti fakat Beylikdüzü - B.Ã?ekmece yolcuları aynı otobüsle dönerken önce Elazığ'ın sonra da BJK 'ın gol haberleri geldi.Maç 3-2 iken Quel başka diyarlara ayrıldı.Khellendros ve ben Maçın son dakikalarında Elazığ için tüm tanrısal güçlerimizi kullansakta sonuç değişmedi.Aslında değişti ama bizim tanrılar BJK'liymiş maç 5-3 oldu ama biz napalım?

Dün neler öğrendim;
Gelen herkesin çok iyi olduğunu,
Bayan ve yaşlı(bize göre yaşlı) FRP cilerinde olduğunu ,
Gandalf'ın Gay olduğunu,
Ve de hiç FRP cinin normal sayılabilecek bir tipte olmadığını öğrendim.

(Dün çok kalabalıktık ulan bu asuthay kimdi diyen olursa , üstünde derimont olan şişman ve penguen gibi yüreyen bendim)
Tekrar buluşmak dileğiyle !!!
Hiç bir kötü varlık özgür olduğunu iddia edemez.
Ã?ünkü ''özgürlük ağacı'' zorba ve zalimlerin kanıyla sulanır.
Kirshamor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 136
Joined: Mon Mar 01, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Kirshamor »

Walla ne yaptım ne ettim o bana kalsın (ya da fingolfin'in yazısını okuyun) ama benim bazı notlarım var toplantıyla ilgili

- Bir oyun şenliği (frpworld convention) düzenlemek fikri bana ait özgün bir fikir değilmiş sevindim.
- Quel sadece karşıdan karşıya geçmek değil ödünç aldığı kitapları sağda solda unutmak gibi bir meziyete de sahipmiş :)
- Akşam yemek yeme ihtimalinden korka pyros, fingolfin'e simit almadığı ve bunun acısının yemekten çıkacağından korktuğu için olsa gerek erkenden kaçtı.
- FRP camiasından uzak geçirdiğim yıllarda hiçbirşey değişmemiş hala ortalıkta DMsizlikten kırılan insanlar var.
- Sınırsız pizza yemek için yeniden buluşulacak
- Pyros, dinlediğim müziğe laf etti :):)
- Asuthay seninle muhabbet etmek güzeldi (çok kunuşup sigara saran bendim- belki sen de unutmuşsundur ;)
yola devam...
...barış için
Aeron
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 232
Joined: Wed Mar 03, 2004 10:00 am
Location: İstanbul

Post by Aeron »

Quel'in kitabı unutması onun suçu değil, etkim altına girenlerde böyle yan etkiler görülebiliyor. Gazete içine sotalanmış kitap, pyros'un muhtemel gazabından Quel'i kurtarmak için geri verildi. (Balık-ekmek yerken ağırlık yaptı da). :D
Boşuna mutluluğu aramayın, ancak acılarınızı azaltabilirsiniz.
pyros
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2069
Joined: Sat Nov 29, 2003 10:00 am

Post by pyros »

bir dakika, bir dakika!

sakın bana players handbookumun kaybolduğunu söylemeyin

*pyros* gözlerinde alevler belirir
Quel-Shin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2052
Joined: Thu Jan 01, 1970 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Quel-Shin »

Abicim şu karşıdan karşıya geçme olayını açıklıyayım.Orda dikkat ettiyseniz iki bayanın hayatı bana emanetti ve ben nasıl arabaların önüne atlayabilirdim??soruyorum size?
User avatar
biluanders
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 123
Joined: Sun Jan 25, 2004 10:23 pm
Location: istanbul

Post by biluanders »

quelcim yanlış hatırlamıyosam ben karşıya geçtiimde sen hala ışıklarda bekliodun.. :D yani iki bayanın hayatı sana emanet diildi ya neysa dielim.. walla başlarda tek kız olmanın werdiği sıkıntıyı yaşamadım desem yalan olur ama sora yeni bir bayan arkadaşın gelmesiyle we benim sizlere ısınmamla gayet güzel bi güne dönüştü...sizleri tanımak güzeldii...... :) hepinize teşekkür ediyorum arkadaşlar...
ne zaman içime biraz fazla baksam,yükseklik korkum depreşir....
scythe
Kutsanmış Kişi
Posts: 871
Joined: Sun Oct 05, 2003 10:00 am
Location: eskişehir

Post by scythe »

ya herşeyi anlatmışsınız ya.. drizzt'i yenmeme bile değinmişsiniz :D ...
deniz (ankaradakiler için açıklama - büyük tuzlu su kütlesi, ayrıntılı bilgi için bakınız tdk.gov.tr)
ya fingolfin deniz bu kadar mı güzel anlatılır , ağzına sağlık walla :lol
you are not alone ; so don't be afraid in the dark and cold m'thain d'streea
Khellendros
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 181
Joined: Fri Dec 12, 2003 10:00 am

Post by Khellendros »

Gerçekten çok güzel bir gündü bu güzel gün için herkese sonsuz teşşekkürler :D
Post Reply