Büyünün Ve Zamanın Efendisi

Kadim Sanatlarla uğraşanlarla tartışabilmek için…
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Büyünün Ve Zamanın Efendisi

Post by Firble »

LORDUMUN ADIYLA

Ey büyücüler tanrımın adıyla geldim kulenize
Bildirmek için size yükselişini yeni tanrının
Benim görevim size duyurmak doğruşunu yeni şafağın
Artık yeni bir efendisi var büyünün ve zamanın
Dragonfire artık lordudur bu kavramların

Ona saygı duymak veya duymamak size kalmıştır
Ancak bilin ki artık büyünün kaderi ona bağlıdır
Büyü ve zamanın akışı onun sayesinde düzeldi
Karanlığın karşısında yeni bir güç yükseldi
Karmaşa dağılıyor artık bu şimdi müjdelendi

Ey büyücüler bakın ve görün büyüyü yücelteni
Ve karar verin kalbinizde ona yer verip vermemeyi
Anlayın ki siz ve o artık bağlısınız birbirinize
Kara büyüden kehanete tüm büyünün kaynağı onun özünde

Lord Dragonfire ın izni ile buraya geldim
Ve size en büyük müjdeyi verdim
Yakındır artık yeni tanrıların da yükselişi
Bu şafak müjdeliyor yenilerini

Ey büyücüler eğer hazırsanız lordumla yüzleşmeye
Lordum sırları tapınağın içinde
Eğer cesaretiniz varsa geliniz tapınağa
Aldanmayın büyüklüğe asıl sırlar küçük olanda
Gnom ozan gider şimdi hepinize selam ola...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir

Post by Azalin »

lord dragonfire ın kutsamasıyla ölümsüzlük lanetinden kurtulan AZALIN diyara ilk geldiğinde kendi yaptığı büyücülük kulesinden bir tiksinti ile çıkar....

artık sadece bir kemik yığını değildir... büyü gücü artık hem zihninde hemde damarlarındaki kandadır.....ve ben artık...AZALIN değilim...

tekrar.. "Firan Zalhonan" oldum......bundan sonra bu böyle biline....


10 kasabadaki yeni açılan tavernalardan birine giderken duydu...firble ın şiirini...

ve yaklaştı.....

gnome a dönerek..."demek lord artık... diyarlarda gücünü gösterecek..... o zaman gün bu gündür...
"
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Firan bayım şafağın tadını çıkarın. Bu uzun bir süre boyunca tekrar izleyemeyeceğimiz şafak ya da inşallah uzun süre boyunca buna mecbur kalmayız... Yeni tanrılar artık kaosu sonlandırmak için bir bir yükselecekler. Ve onların ilki ve en parlağı artık diyarlarda etkisini gösterecek. Sizi tapınağa bekleriz bayım. Sizin orayı ziyaretiniz benim için bir şereftir.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

azalinin beyninde ESKİ müttefiği Yeminer'in kahkahasını duydu.
"demek isteyerek elde edilmeyen hediyeler hiç bir işe yaramıyuormuş ha ORTAK "dedi Yeminer ortağı lanetler bir tonla söylemişti.
"birçok yıl geçipte doğruyu farkettiğinde senin için çok geç olacak" dedi Yeminer. Git lorduna ve hediyesi için teşekkür et ve unutma hediyeler genelde karşılıklıdır. senin hediyen ne olacak AZZALİN. yoksa birzamanlar hiçe saaydığın varlılara hizmet mi" dedi yeminer ve AZALİNİN bir zamanlar alıştığı ama bu yeni vücüdunda ona ürkütücü gelen kahkahasını duydu.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir

Post by Azalin »

YEMİNER.... sesinin tonuna ve hitabına dikkat et......

sen benim ne kazandığımı hayal bile edemezsin....

bana bi daha bak istersen... sen şu anda bir yaşayan ölü iken ben ise canlıyım...
ve bir daha asla da senin gibi bir kemik yığını olmayacağım..... zamanın benim üstümde hükmü yok yeminer...şu an neysem ne kadar canlı isem sonsuza kadar öyle kalacağım.. ve BEN Firan Zalhonan....en az o eski Azalin kadar güçlüyüm....

sen yeminer beni iyi tanımamışsın.... ben asla hizmet etmem.. her zaman ortak, yandaş...olurum.... LORDUMUN benden istediği sadece inanç... ve bunu sonuna kadar alacak....


ve ZAMANI gelince, ZAMANIN HAKİMİ OLAN, doğru yolu herkese öğretecek.....
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am

Post by Firble »

Yeminer gnomun flüdü çıkarışını farketmez. Zaten flüdün elinde naıl belirdiği de bir muammadır. Garip olan gnomun üzerinde başka bir flüt de sarkmaktadır. Ve gnom çalmaya başlar. Kendisine hediye edilen ilahi çalgıyı. Zamanın fısıltısı. Çok sessizce çıkan notalardır bunlar ama Yeminer yine de hisseder... Eski yaşamının ilk günlerini hatırlar annesinin sıcaklığı.. Arkadaşları ile oynadıkları oyunlar.. Ormanın kadim ağaçlarına başını kaldırıp hayranlıkla bakışı. İlk aşkına ettiği yeminler ve onunlar geçirdiği ilk gecede rüzgarın o yumuşak dokunuşunu verdiği tad... Ã?ocukluk arkadaşı ile yaptığı dövüşler onun kendisini ormanda kendisini parçalayacak kurtlardan kurtarışı.. Büyüyü seçtiği yıllar.. Ustasının verdiği odadaki yatağın soğukluğu. Hissettiği o derin özlem duygusu ustasının izin verdiği o bir iki günde ailesinin yanında olmanın mutluluğu ve en sonunda çocukluk arkadaşının ölmesinin verdiği onu çıldırtan üzüntü.. Yeminer hepsini ard arda hissetti. Zayıf olduğu günlerde yaşadığı tüm duyguları ve tadlar.. Bir an sonra tüm bunlar elinden çekilircesine kendisinden alındı. Lich seçtiği yolun kaybettirdiği şeyleri bir defa daha kaybediyordu üstelik de yıllardır özlediği tüm bu tadların değerini ona anlatacak kadar tadıp doyamadan... Acı lichin içini kavururcasına sardı.
Sonra odaklandığı kuledeki ufak gnomun konuşmasını duydu ve acıyı bastırıp onu dinlemeye çalıştı.
Bu parça senin içindi Yeminer dedi gnom. Lordumun sana hediyesi... İlerde görüşeceğimizi umuyorum. Unutma Lord Dragonfire seni ilgi ile takip ediyor. Eğer ona ulaşmak istersen lordumun evine beklerim seni Sonra gnom kuleden çıkar ve gider.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
majenta
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 633
Joined: Sat Mar 06, 2004 10:00 am

Post by majenta »

Majenta kuledeki çalışma odasındayken gnomu duyar.Sanki duyan kulakları deyildir de kalbidir. Bedenine büyük bir heyecan yayılır.Ne yaptığını düşünmeden gümüş işlemelerle süslü siyah cübbesini giyerek kuleden hızlıca çıkar. Nereye gittiğini bilmeden, sadece gücü takip ederek, kalbindeki yeni inaçla yürür.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

ah hizmet etmez mişşş inancın ne yapıyor sanıyorsun azalin :twisted: en büyük hizmet yani hizmetçilik değil mi inanç zaten
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Justarius
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 346
Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am

Post by Justarius »

O sırada kendine gece yatacak bir yer aramakta olan drow savaşçı fülüdün sesini zihninde hisseder. Eski hayatının karanlık gerçeklerini bastıracak olan sesi. Ayaklarına artık o hükmetmiyordur. Ayakları onu sese götürür. Ve sesi bulur. Tıpkı diğerleri gibi. O daha önceden çok konuştuğu için sinirlendiği gnom şimdi ona büyülü gibi geliyordur. Gnomun yanına yaklaşır ve "İşte bu benim aradığım inanç" der fısıltılı bir ses tonuyla.
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem

Post by Raistlin »

"Aaaaah Zamanın Lordu, seninle görüşmeyeli uzun zaman oldu... Milenyumlar aramızı bozmaya cüret etmişler... Beni bul... konuşmamız gerekenler var..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Firble wrote: Eski yaşamının ilk günlerini hatırlar annesinin sıcaklığı.. Arkadaşları ile oynadıkları oyunlar...
VE YEMİNER HATIRLAR NEFRET ETTİğİ ELFLERİ, HEPSİ BİRER BEYİNSİZ OLAN ELF VELETLERİNİ, KORKUTTUğU ARKADAşLARINI VE DAHA SONRA HATIRLAR ANNESİNİ: geçmişin izleri tekrar ortaya çıkmaya başlamıştır. Annesini lanetleyen babasını ve annesinin elf topraklarından sürülüşünü ve hayatında ilk kez ağladığını hatırlar yeminer. hüzünle elf topraklarından atılan annesini hatırlamaktadır. Ve tekrar hatırlar o gün ettiği yeminini. Bir gün gelecek annesine bunları yapanlara hepsini ödetmeye ettiği yemini ve daha sonra duygusuzca hepsini ebedi azaba, diyarların zamanı bitinceye kadar ölüme hapsettiğini hatırlar ve gözü intikamın doyurucu hissiyle parıldar. evet yeminer'in geçmişi ile bu konuda bir alıcağı yoktur.
Firble wrote: Ormanın kadim ağaçlarına başını kaldırıp hayranlıkla bakışı. İlk aşkına ettiği yeminler ve onunlar geçirdiği ilk gecede rüzgarın o yumuşak dokunuşunu verdiği tad...
Ve yanılgılarını hatırlar Yeminer bir daha asla varlıklara değer vermeyeceği sözünü hatırlar ve çocukken garipsediği ama şimdi iğrendiği o saçma aşk oyununu nhatırlar ve canlılara güler " ne kadar da aciz ve bağımlılar " diye düşünür.
Firble wrote: Ã?ocukluk arkadaşı ile yaptığı dövüşler onun kendisini ormanda kendisini parçalayacak kurtlardan kurtarışı..
ve daha sonra onun yüzündeki küçümser ifadeyi hatırlar Yeminer ve ona da gerekli cezayı verdiğini düşünerek rahatlar.
Firble wrote: Büyüyü seçtiği yıllar.. Ustasının verdiği odadaki yatağın soğukluğu. Hissettiği o derin özlem duygusu ustasının izin verdiği o bir iki günde ailesinin yanında olmanın mutluluğu ve en sonunda çocukluk arkadaşının ölmesinin verdiği onu çıldırtan üzüntü..
tabi onu öldürdüğünden dolayı elf diyarlarından lanetlenerek kovulmasına üzülmeli mi yoksa sevinmeli miydi bilmiyordu Yeminer ama sonuç ne olursa olsun değişmeyecekti :twisted: Yeminer hepsini ard arda hissetti.

evet yeminer bilerek ve isteyerek karanlığın yolunu seçmiş ve kendi lanetli varlığını kendi oluşturmuştu ve bundan vazgeçmeyi de düşünmüyordu. eğer buna ihtiyacının olduğunu düşünseydi kendisinin de yapabileceğini biliyordu ve bundan önce kendisini yanlarına çekmeye çalışan ve aynı vaadi yapan diğerlerine de yaptığı gibi sadece onlara küçümser bir bakış attı.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am

Post by Unholy »

Siyah kukuletasinin altındaki buz mavi gözler Gnome'un atfı ile parıldadığında eli istemsizce kemik kabzali kilicina uzandı. 'Büyünün ve Zamanin yeni efendisi.'
'Büyük bir gücün efendisine hizmet etmek...' çizgi halindeki dudaklarına yayılan gülümseme yüzündeki donuk ifadeyi yavaşça bozduğunda 'Zaman..' diye döküldü sözcük dudaklarından Kutsal Olmayan'ın, Savaş ve Büyü sanatının kullanıcısı tanımadığı diyarlarda aradığını bulduğunu biliyordu. 'Tüm olguların en güçlüsü, senin gibi bir Tanrıya hizmet etmenin gücü...' yüzündeki gülümseme büyüdükçe ölüleri andıran ifadesi bozuluyordu.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Büyücü aniden uykusundan uyanmıştı. yastığı dikleştirdi ve sırtını yasladı. Bir ezgi hatırlıyordu. Ve sözler... "zamanın ve büyünün efendisi" diye fısıldadı kendi kendine. Başını ellerinin arasına aldı ve düşündü. Bu bir rüya mıydı. Belki öyleydi. Ama bir gerçeklik olmalıydı bunun içinde. Rüyadan farklı birşey vardı. Bunun salt rüya olmadığına karar verdi. Peki inanmalı mıydı? Düşündü bu soru kendisine saçma geldi. İnanmak, buna karar verilemeyeceğini fark etti. Bunu yanlızca hissedebilirdi. Bunları düşündüğüne göre inanıyordu. Asıl soru başkaydı. Bağlığını ilan etmeli miydi. Düşündü...düşündü... Kendini daha güçlü hissetti bunları düşünürken. "Evet" dedi. Ayağa kalktı. Cübbesini giydi. Saçını düzeltti. Kapıdan çıktı. Yavaş adımlarla yürüyordu. Aklına yeniden bu düşünce geldi:"Acaba bir rüya mıydı" Sonra düşünce kayboldu. Hem kaybedecek neyi vardı. Adımları hızlandı ve Sesin geldiğini düşündüğü tarafa gitti.
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir

Post by Azalin »

lordun tapınağın dan çıkmış olan Firan Zalhonan, Üstad Firble ın Lord Dragonfire ın ilk sesini duyurduğu, varlığını diyara bildirdiği yerde toplanmış olanları gördü.

gözlerine inanamamıştı.

Daha şimdiden diyarın büyücüleri bağlılıklarını sunmak için orya gelmişti.inanılmaz şekilde mutlu olan Firan hemen onların yanına gitti.

"dostlarım , Lordumuza bağlılığınızı ve inancınızı göstermek için gelin sizleri onun mütevazı tapınağına götüreyim" der

ve ekler..."lütfen beni takip edin ve orayı görünce şaşırmayın, o sadece "ufak bir çadır" "

ve yola çıkarlar....
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Cyan Bloodbane
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 77
Joined: Tue Apr 13, 2004 10:15 pm
Location: Solamnia
Contact:

Post by Cyan Bloodbane »

Zihninde Bir yerlerde bir güç kaynagını fark eder..Birilerinin birilerine çok kızmış oldugunu anlar..ve kendi kendine
*Biraz daha sabır edin gerçek gücü göreceksiniz..*
I cry.when angels deserved to die
Post Reply