" Ã?nce yarattı. Sonra sevdi. İnsan soyunu yarattı. Bize sevgimizi göstermeyi yasakladı. O kadar yüce ama bir o kadar da anlayışsız... Dayanamazdık. Bu güzelliğe karşı oruç tutmaya. İsyan ettik. Savaştık. Öldük, öldürdük. Ama gene dengesiz davrandı, ya da biz anlayamadık. Bizi boluğa attı. Orda sevilmeye aç, güzelliğe aç oturduk. Efendimiz Lucifer, güzelliği ile boşluğa ışığı aynı anda da karanlığı doldurabilecek Lucifer aramızda değildi. Savaştık. Bir kısmımız paçayı güzel insanların aciz ayinleri ile kurtardı. Sıramın gelmesini bekledim. Belki küçük, minik, şirin, ölümü hiç olmadığı kadar haketmiş bir insan dölü beni hatırlar diye. Olmadı. Sonra bir anda boşlukta çukur oluştu. Düştüm. Ã?ıplak,baygın bir kadının vücudunda gözlerimi açtım. Göğüs ucum iyileşti. Vücudumdaki morluklar geçti. Tecavüze uğradığı için aldığı zehirin etkisi geçti. İçimde onun nefretini ve kendisinin yapamayacağı bir şeyi benden beklemesini hissettim. Lezzetliydi. Onun arzusunu da doyuracağım nasıl olsa. Ã?ünkü her ölüm ardından yenilik getirir. Ve bu yeni döller beni hatırlayacak, sevecek, inanacak. Efendimizi bulduğum da ise yeniden deneyeceğiz. Ã?ünkü artık O burada yok. Hissediyorum."
-Yuielian
Yukarıdaki yazıyı Zebani:Düşmüş oyununun konseptini bilmeyenlerin de bir fikri olsun diye yazdım.
