Sensei gecenin karanlıklarında gölgelere karışıp ilerliyordu. Hava avlanmak için yeterine iyiydi. Bu tür ılıman havalarda genellikle insanlar geç saatlerde evlerine gider , gece geç saatlere kadar sohbet ederlerdi.
Sensei,ormanda yeni avlar aramaya koyulmuştu ki, aradan kısa vakit geçmişken, ileride ailelerinin yanında yolda yavaşça kente gitmekte olan 2 kız çocuğu vardı. Toplam 4 kişiydiler.Sensei onlardan daha hızlı ilerleyip,onların önüne geçti. Yola doğru yürümeye başladı. Cüppesi başında kafası yere doğru eğik sadece yeşil parlak gözleri gözükebilecek şekilde onlara bakarak yolun ortasına doğru geçti.
İleride bir gölgenin hareket ettiğini gören aile durdu ve o gölgeden çıkan yeşil 2 noktanın onlara baktığını farkettiler. Yavaşça gerilerdiler.Onlar gerilerken sensei , bir insandan çok çok daha hızlı bir şekilde ortadaki adama doğru atıldı. Bir hayvan hırlayarak adamı havaya kadırdı ve eğilerek bir dizini yere iyice bastırarak diğer üç kişinin gözlerine baktı. Hepsi korkudan ve içine düstükleri vahşetten kurtulmaya çalışıyorlardı, ama gördükleri karşısında donup kalmışlardı. Sensei adamın belini yere iyice bastırdığı dizinde kırdı , ve adamın boğazını dişlerini geçirerek parçaladı. kanını içmeye başladı. Yeni kanın vücudunda akması onu çok büyük bir zevk veriyordu. Ağzı , yüzü kan içinde donup kalmış olan diğer kurbanlara baktı. Ağzındaki kan tadı onu daha da hırçınlaştırmıştı. Diğer kurbanları da teker teker öldürdü. Hepsini dillerini ve gözlerini oydu, bu yüzlerindeki korkuyu daha da iyi ifade edebilmelerini sağlıyordu. Yere kızlar dışındaki kurbanların etlerini kullanarak büyük bir pentegram işareti yaptı. Ortasına da iki çift göz koydu.
İki kızı taşıyıp, gizli yerine götürmek için harekete geçti. İleride hana benzer bir yapının ışıkları yanıyordu. Sensei yavaşça hana doğru yaklaştı, sesszice harekket etmeye çok özen gösteriyordu. Kızları bir yere gizledi,yüzündeki ve üzerindeki sıcak kan lekelerini silip hana girdi. İçeride sayabildiği 7 kişi vardı. Onlarla burası hakkında bilgi edinmeye çalıştı. Anlaşıldığı üzere burası diyardaki katillerin veya kendini katil sananların buluştuğu bir yerdi.Daha önce burada bahsedildiğini duymamıştı. Böyle bir yerin olması ona çok komik geliyordu, içeride hiç bir katillik vasfı olman kişiler oturmuş, havan hikayeler anlatıyorlardı birbirine hepsi çok mutlu gözüküyordu. Sensei bu durum karşısında baya bir neşlendi, aynı zamanda onlara bir katilin nasıl olması gerektiğini göstermesi gerekirdi.Dışarıya çıkarken ısmarladığı içkiler için para yerine kesesinden çıkardığı dili gizlice koydu ve oradan ayrıldı. Kızları sakladığı yerden çıkarıp , yapının çıkışında görülebilecek en iyi yere götürdü. Kızların karınlarını yarıp ,bağırsaklarıyle onları kafalarından ağaca astı. Yere akan kanlarında pentegram işareti yaptı. Oradan ayrılmadan önce bir ateş yaktı ve hızlıca oradan uzaklaştı...
Loncaya uyarı...
Loncaya uyarı...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
