SİNSİ GÖLGELER GEÖMİşİ ÖAğIRIRKEN!

Anlatacak komik veya enteresan FRP anıları olanlar için. Geyiğin sınırları burada belirlenecektir...
Ayyaş Porsuk Hanı'nın bu güzide salonu, tüm ziyaretçilerimize açıktır.
Post Reply
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran

SİNSİ GÖLGELER GEÖMİşİ ÖAğIRIRKEN!

Post by Gorath »

Karanlık gölgeler var sokaklarda... Sözsüz kelimeler oynuyor her köşe başında ve binlerce bilmece dolaşıyor karanlıktan süzülen göz uçlarında... her köşe başında bir sessizlik olmaz normal zamanlarda ama bu normal bir zaman değil ki! Sessizlik normal değil artık bu belirsizlikler çağında... Sözsüz kelimelerin oluştuğu o parmaklar kime ait ki şimdi?

Bir çığlık duyuluyor ve sessizlik sadee bir anlığına bozuluyor... İşte o andan sonra her zamankinden de keskin bir sessizlik var sokakta...

Kız baygın bir şekild kapının önünde yatıyor ve bir adamın zevk dolu bedensel yoklamalarına kurban gidiyor. Ölüyü yoklamak ne kadar da güzel geliyor adama!

En sonunda adam yoklamaktan sıkılmış olacak ki el kızın cebine gidiyor ve istediğini alıyor kızın cebinden.

"Bırak eğlensin, bırak eğlensin..."

Adamayağa kalkıyor ve kızın cebinden çıkan parayı cebine atıyor. SOnra yeniden eve bakıyor ve artık açık oan kapıya doğru bakmadan önce eli ile bir işaret veriyor. Bir çok sokak başından iki adam fırlıyor ve eve sinsi bir hızla dalıyorlar.

Kızıl gözler parlıyor karanlıkta ve sadece izliyor...

Uzun bir sessizlikten sonra adamlar girdikleri hızla çıkıyorlar evden ve hızla sokaklardan birine doğru ilerliyorlar. Yaptıkları soygunun mutluluğu ile suratlarında sırıtan ifadeler eksik olmuyorki bunu kızıl gözlerin sahibi o karanlıkta bile görebiliyor.

Adamlar bir anda duruyorlar ve birisi baş parmağı ile işaret ederek sokak başını gösteriyorlar. "Oradaki o kızıllık ne?" diye soruyor birisi ve o anda havada uçan bir fırlatma baltası ile adamın son sözleri duyulmu oluyor. Adam alnına saplanan balta ile yere düşerken sırtındaki çuvalda duran değerli hazine büyük bir gürültü ile yere saçılıyor.

Elinde tuttuğu balta ile açığa çıkıyor cüce ve onlara sırıtıyor. "Benim oduğum yerde değri olan her şey sadece bir kişiye aittir!" diyor ve hızlı bir balta daresi ile tüm hızına rağmen kaçmayı başaramayan diğer bir hırsızı ikie bölüyor. Geriye kalan son hırsıza sırıtıyor ve "Neden o elindekileri yere bırakıp kaçmıyorsun?" diye soruyor. Adam daha o bunları söylediği anda elinkileri sıkıca kavrıyor ve gerisingeri koşmaya başlıyor. Ağır bir cücenin kendisine büyük bir koşuda yetişemeyeceğini biliyor.

Dakikalar sonunda bir ara sokakta sıkıştırılığında ve kaçacak hiç bir yeri kalmadığında ise düşünceleri tam ters yönde değişiyor. Artık elindekileri bırakmatan ve kaçıp gitmekten başka bir şey istemiyor. "Kimsin sen?" diye soruyor arkasındaki duvara sinerek üzerine doğru elinde sıkıca kavranmış baltası ile gelmekte olan cüceye.

Cüce sırıtıyor ve "Ben Guntrath!" diyor. "Horndras cücelerinin tek kralı Guntrath" Balta sıkı bir kavisle iniyor ve adamın başını bedeninden ayırıyor. "Ben Gorath'ın oğluyum!" diyor cüce düşen başa bakarak. "En azından bir zamanlar öyleydim..."
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya

Post by Sensei »

Sensei karanlıklar arasında gizlenmiş , pusuya düşürebilceği bir av arıyordu. İleride iki kişinin hızla bu tarafa doğru yöneldiğini gördü. Bu gece belli ki baya bir güzel geçecekti. Sensei avlarına çektüreceği işkenceleri düşünürken , sensei birden ıkı kırmızı gözün karanlılar içinden çıkarak adama baltasını geçirmesini izledi.Sensei bu durum karşısında tam anlamıyla mest olmuştu. Ölüm ona zevk veriyordu. Diğer kişinin ise bu durum karşısında kaçtığını gördü. Kaçanı takip eden gözler senseinin önünden geçtiği anda sensei bunun bir cüce olduğunu anlamıştı. Bu akşam gerçekten olağan dışı şeyler oluyordu. Sensei durumun nasıl sonuçlanacağını öğrenmek için onları sessizce takibe koyuldu. Cüce oldukça seri hareket ediyordu. Ondan yayılan duyguyu sensei hisedebiliyordu, öldürme duygusu. Cüce diğer hırsızı da köşeye sıkıştırdıktan sonra aralarında geçn diyolağa aldırmadan cüceyi dikkatle süzdü. Cüce fazla söze gerek duymadan oracıkta o hırsızı da baltasıyla ezmişti.Sensei bu durum karşısında cücenin arkaında , yeşil gözlerini ona dikerek.

-- Hey sen, diyarda daha önce seni görmedim ve daha önce duymadım. Yaptıkların çok hoşuma gitti. Öldürmen hızlı ve sade . Söylesene sen Guntrath, ölüme aşık mısın?
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran

Post by Gorath »

Guntrath arkasını döndü ve yeşil gözlerin sahibine baktı. Gözlerin sahibi karanlıktan çıktığı anda kaşlarını çattı ve "Sensei!" dedi. Bir kahkaha patlattı. "Ölümü sevdiğimi biliyor olmalısın!" dedi kahkahasının arasında.

Kahkahası birden kesildi ve kızıl gözler Senseiyi süzdü. "Sendede bir değişiklik var!" dedi. "Bende olduğu kadar sendede var!"

Bakışları kendi bedenine indi ve "Senin değiştiğin kadar değiştim Sensei!" dedi. "En azından bedenim... "Sensei kendisini izlerken ona doğru yaklaştı ve "İçimde hala ölüm var vampir." diye sırıttı. "Tüm halkını kaybetmiş bir kral olarak karşındayım ve oğlumun bedeni içindeyim. Gorath ile konuşuyorsun Sensei. Oğlum Guntrath'ın bedeni içinde sıkışmış olan bu ruh benim ve kendi bedenim Orenin ellerinde. Orenin öldürdüğü o ruhta oğlumun ruhuydu." Baltasının sapını yere vurdu ve sırıttı. "Seninleyim eski düşman yeni dost!" dedi.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Sensei
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 399
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Location: Sakarya

Post by Sensei »

Sensei gorath'ın söyledikleri karşısında ölümün etraflarında dolandığına onlara dokunduğunu, hissediyordu. Gorath'ın sözleri sensei'nin benliğinin merkezine işlemişti, öldürmek.Gorath'ın gece karanlığında şeytani bir ışıltıyla kızıl kızıl pralayan gözlerine baktı.
--Seni bekliyordum. Her an aklımdaydın, bana geleceğin duyurulmuştu. Sen ve ben seçildik, bu dünyaya ölümü, vahşeti yaymak için. Bu güç sende var onu hissettikçe sanki kendimden bir parçayı da aynı anda hissediyoru. Gel benle kadim dost , kaosu yaymak için önümüzde sayılı günler var...
Sensei elini gorath'ın omzuna koyarak onun gözlerine baktı. İki öldürmek için doğmuş, diyara kaosu yaymak için seçilmiş birbirlerine bakıyordu. İkisi birden sensei'nin gizlendiği yere doğru yola koyuldular...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
Post Reply