İki sonraki ay üç bölüm sürecek öyküsüne başlamak istiyorum. Hem o nedenle hem de eski kan kardeşi Demranın talebi ile bu başlığı açmak istedim.
Corax Tigerheart kimdir işte farklı bakış açıları.... : )
OZAN PETER: Tarihin gerilerinde yer alan bir kahraman ama aynı zamanda çılgınlığın insanı getirebileceği yerin bir göstergesi. İnsanın dedim çünkü böylesine çılgınlığa ancak insan kapılabiliyor.
İlk olarak birinci onkasaba savaşı öncesinde adı diyara yayıldı. Ama o savaştan önce hırsız tanrısı Mask a meydan okuduğu söylenir. O dönem tanrıları da bugünkülerin hırslarını paylaşmakla birlikte belki de oluşacak sonuçları bildikleri için kadim kurallara sonuna kadar bağlılardı. Dünyaya direk müdahale edemezlerdi. Ama kendilerine meydan okuyan biri bu sınırı kaldırıyordu. MASK her halde en başta onu yok etmek yerine onun sonunu hazırlayacak bir ağ ördü. Oldukça da başarılıydı ama tek sorun aynı ağ Corax ı ölümden de beter bir kadare aptallığının korkunç sonucuna mahkum etse de kendisinin ve hırsızlığın da sonunu getirdi.
Corax onkasaba savaşına bir güç hırsına kapılıp başladı. Sonra kendini de bu savaşın aslında daha yüce bir amacı olduğuna tüm tanrıların yanında olduğuna inandırdı. Sonra bu bakış açısının yanlışlığı belli olunca yarattığı dünya çöktü. İnzivaya çekildi denebilir. Kayboldu. Sonra MASK onu buldu. Kendisine tekrar meydan okumasını sağladı. Ve boyutuna çekti. Ama orada Malovan kadim kuralları bozarak dövüşe müdahale etti. Ve MASK öldü. Kadim kurallar bunların bozulması o muazzam savaşı başlattı. Diyar ilk defa yok olmanın eşiğine geldi. Bugünkü gibi. O gün diyar kurtulmayı başarmıştı.
Bu hengame içinde Corax ın kendi tanrısı Malovanı öldürdüğü bilinir. Ama aslında Malovanı yok eden kılıcın Oren Avatarı olduğu da söylenir. Her durumda tanrısının ölümünü izledi. Ve hayatında hiç eksik olmayan çılgınlık kontrol edilemeyecek düzeye ulaştı. Corax çılgınlık kendini kıvrandırırken ruhunu ve varlığını esir alan İsimsiz olana teslim oldu. İsimsiz olanın ne olduğu tam bilinmese de Corax ın ruhunu esir alan bir varlık olarak adı geçer. Sonra diyara her hangi bir başka etkisi oldu mu bilinmiyor.
Ama bilinen Dragonfire ın etkisi ile İsimsiz olan Corax ın ruhunu yeniden özgür kıldı. Ama acı ve çılgınlık Dragonfire ın hesaplamadığını ona yaptırdı. Corax artık acıya ancak tüm diyardaki acı ve intikamın cisimleşmiş haline hizmet ederek katlanabilirdi. O artık korku saçan ve bundan zevk alan bir yaratıktı. Eski ismi artık zihninde silikleşmişti. Artık Hellfire yani bizim dilimize çevirirsek cehennem ateşi isimini kullanıyordı. Hellfire ın da Azalinin ölümünü izlediği söylenir. Azalin acıların tanrısı Sadakatin tanrısı Burockla savaşarak öldü. ( RP DIşI NOT: Reklam yapayım frpworld dergisinin üçüncü sayısı Azalinin hikayesini baştan sona içerir. : ) )
Ondan sonrasına ilişkin öyküler Corax ın tapınakta eski tanrısını beklediğini söyler. Elbette birçok söylenti korku öyküsü bulunuyor. Ama bundan doğal bir şey olabilir mi?
MASK: Sanırım bir ek olarak onkasaba savaşında benim oyunumun zannedildiğinden daha derin olduğunu belirtmem lazım. Corax tüm tanrıları yanında gösterdiğinde önce buna insanların inanmasını bekledim. En doğru anda ise onu desteklemediğimi açıkladım. Yine de tarafsız kalarak onun diğer savaşçılarla savaşın Malovanı güçsüzleştirmesine izin verdim. Yalnız loncayı koruma altına alarak. Eğer içerden darbe yemese idi lonca rahatlıkla Corax ı benim hizmetkarın haline getirebilirdi.
Ancak darbe öyle derindi ki oyunumu daha az eğlenceli yapıp Corax ın varlığını varlığıma katmam gerekti... Sonuçta yine hata yaptım ama Malovanın kadim kuralları ihlal edeceğini nasıl bilebilirdim ki...
Kadim kurallar ihlal edilince Orene de yol açılmış oldu. O da Corax ı kandırıp onun Malovanı öldürmesini sağladı. Ama ondan önce iki tanrıyı da entrika ile Tanrıların tanrısına karşı ayaklandırdı. Corax Malovanı en doğru anda öldürdü. Böylece güçleri azalmış iki tanrı tanrıların tanrısını yok edebildiler. Varlığını koruyabilen tek tanrı olan Doğa tanrıçası ise tüm diyarın yükünü uzun süre kaldıramadı. Diyarın en eski altı tanrısı böylece yok oldu. Bu savaşın içinde kullanılan kukla ise Corax tı. Ama sanırım başlamadan önce bunun kendimde olduğumu düşünsem de savaş sırasında insiyatifin Lord Orenin elinde olduğunu da kabl etmeliyim.
FİRBLE: Coraxla ilgili benim ekleyebileceğim belki lordum vasıtası ile onunla tanışmış olmamdı. Lordum onu kurtarmamı ve yanıma çekmemi istiyordu. Ama ruhu çok yıpranmış ve tamir edilemezdi. Aslın sorun sanırım en sağlıklı zamanında bile birçok saplantısı olan bir ruhtu. Elindeki güç artınca bu onun en başta kendisine daha fazla zarar vermesine neden oldu. Tabii diyara da.. Güce bir de yaptığı hataları anlamanın acısı da eklenince Corax bir zamanlar kendisinin de nefret edeceği bir yaratığa dönüştü. Yazık ama kesinlikle geleceğin ozanlarının incelemesi gereken biri... Benim için artık geç.
Karakterleri Tartışıyoruz -Corax Tigerheart-
Karakterleri Tartışıyoruz -Corax Tigerheart-
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>