İyi veya kötü var mıdır?

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: İyi veya kötü var mıdır?

by barabus » Sat Jun 17, 2006 6:30 am

eee tabii kimseden paladinlik beklememek lazım , yaw ben özlemişim bu başlığı hehe

by valhalla » Sat Jun 17, 2006 6:16 am

iyi ve kötü bencede vardır ama iyi insan birazda olsa kötüdür yada kötü insan biraz iyidir bu onun elinde olan bişi değil...

by irikedi » Sun Mar 05, 2006 10:51 am

silmarillion wrote:Sonra İluvatar onlara dedi ki: "Size bildirdiğim temadan, birlikte uyum içinde bir Ulu Müzik yapmanızı istiyorum. Ve sizi Yokolmayan Alev'le canlandırdığım için, eğer yapabilirseniz herbiriniz kendi düşünceleriniz ve aklınızla bu temayı donatmak için güçlerinizi göstereceksiniz. Ama ben oturup dinleyeceğim ve sizin sayenizde büyük güzelliğin şarkıda uyandırılışıyla mutlu olacağım"

....................................................................................................

İluvatar oturup dinledi, uzun süre boyunca bu ona iyi gözüktü çünkü müzikte kusur yoktu. Ama tema geliştikçe, Melkor'un yüreğine, İluvatar'ın temasıyla uyum içinde olmayan kendi imgelemenin birbiri içine girmiş özleri ulaşmaya başladı; çünkü o, müziğin kendisine ayrılan kısmının gücünü ve görkemini arttırmaya uğraşıyordu......

....................................................................................................

Bu düşüncelerden bazılarını müziğine dokudu ve hemen etrafında bir ahenksizlik yükseldi, çevresinde şarkı söyleyenlerin coğu ümitsizliğe düştü, düşünceleri alt üst oldu, müzikleri durakladı; ama bazıları, müziklerini başklangıçtaki düşünceden çok, ona uyum sağlamaya yöneltti. Sonra Melkor'un ahenksizliği dahada yayıldı........

Melkor'un kötü olmadığını düşünen yoksa yukarıda kötülüğe verişmiş bir örnek var. müziğin kendisine ayrılan kısmının gücünü ve görkemini arttırmaya uğraşıyordu......

Bence açgözlülüğün neden olduğu bencillik kötüdür. Bir iş yaparken kendine yada çevresindekilere fayda sağlayan ama çok daha fazlasına, haketmedikleri halde zarar veren kişi kötüdür.

Türklider iyilik ile fayda karıştırılıyor demiş, güzelde söylemiş. Yapılan hareketler faydalı olabilir ama bu iyi olduğu anlamına gelmez. Kişinin başından geçen olaylar yaşanan sürecin meyveleridir. Kendi hatalarınızın sorumluluğunu gidermek için toplum düzenini bozmak belki yapana fayda sağlar ama iyi bir hareket değildir.

İyi niyetli kişi önce, yaptığını kendisine yakıştırmalıdır. Duruma göre değerlendirmeler yapılmalı ve hareket edilmeli, ezbere konuşulmamalı. İyi niyetli olmak önemli ama yeterli değil.

Darkgnome atasözlerinden bahsetmiş. Bence o sözlerde tutarsızlık yok, birbirlerini tamamlayan sözler. Kapkaç örneğinede anlam veremedim, şu zenginin fakirden çaldıklarının olduğu çanta örneği.

İyiliğin ve kötülüğün dereceleri var, cennet ve cehennemin katmanlarının olması gibi.

FrontsideAir "sonunda bitecek olan yaşamda acı çekmenin ne anlamı var" gibi birşey söylemiş. Aynı fikirde değilim. Acı insanı ogunlaştırır.

Özetle firble konunun çoğunu - bence tamamını değil - iyi anlatmış,Shevarash özetlemiş, Yener son parlatmayı yapmış.

Dört sayfa yazı okudum, iki sayfa kadar not çıkardım ve şuanda yazcak halim kalmadı. "neden foruma yazılır" başlığınada bi baksam iyi olur. Derdim ne benim uğraşıyorum gecenin bu saatinde :)

by ulysses » Tue Feb 07, 2006 8:12 am

Bence iyi ve kötü insan benliğinin karşılaştığı olaylara veya kişilere karşı ortaya koyduğu bir tepkidir. İnsanoğlu herşeyi kendi benliğine göre sınıflandırmak ve daha sonra aynı şeyle karşılaştığında o şeye karşı bir önyargıda bulunmak ister!
Daha önceki mesajlarda da belirtildiği gibi bu iki kavram kişiden kişiye değişir ,yani görecelidir. Mesala tanıdığınız biri hakkında belleğinizde oluşmuş olan, o kişi hakkındaki fikriniz, size ona karşı nasıl davranacağınızı dayatır. Eğer o kişiyi daha önceden tanımıyorsanız, hemen onu kendinize göre sınıflandırmaya benliğinizde bir safa koymaya çalışırsınız. Bunun gibi örnekler çoğaltılabilir. Aynı şekilde fiziksel algılar ( dokunma, tatma v.b.) da aynı şekilde işlemektedir. Ã?rneğin ocak üstündeki bir çaydanlığın dokunduğunuzda elinizi yakacağını gözünüzde canlandırmak da bu konuya bir örnektir.
İyi ve kötü olayına dönecek olursak toplumsal dayatmaların da bunda etkili olduğunu gözardı etmemek gerekir. Toplumsal yargı da insana herşeyi sınıflandırması yönünde baskı kurmaktadır.
Daha birçok örnek ve açıklama yapılabilir ama genel olarak anlatmak istediğim herkesin ve her toplumun kendine göre bir iyisi ve kötüsü vardır. İyiler için kötü görünenler, kötüler için iyidir. Olay konuya nerden baktığın ile ilgilidir.

Hayır ve şerden ala
olanlar da var etrafında
kaldır ve bak kafanı ufka
hayat akıp geçiyor her lahza!



Adı ve adabıyla garip ozan!

by Fioner » Tue Feb 07, 2006 6:53 am

İyi ve kötü vardır. Herzaman da iyiler kazanır :D Güçlü ile güçsüzden bahseden kötüler hep kaybeder :D

by Firble » Sat Jan 07, 2006 7:22 am

Bunu yapmak zorunda değilsin. Hatta bu yapıldığında yani evrensel değerler oluştuğunda bu değerler senin değerlerinden farklı da olabilir. Asıl önemli olan tanımının oturması. Ã?rneğin savaşta birisini öldürmek. Burada karşı karşıya kalınan en önemli çelişki adamı öldürmezsen o da seni öldürecek ya da öldürebilir.

Savaşın sebebi gibi ayrıntıları bir yana bırakalım. şimdi bir bakış açısı bu durumda en doğru olanın kendi yaşamın için öldürmek olduğunu söyleyebilir. Bunu savunan bir insana saygı duyarım. Ama savaşta sağ yanında kendi arkadaşı öldüğünde de içgüdülerinin çağrısını bir yana bırakıp adam haklıydı Allah kahretsin savaşı demesini de beklerim.

Savaşta karşındaki adamla kaldığın sahne gerçekten kritik bir an. Bu anı yaşamadan gözünün önüne getirmek çok zor. Birçok savaşta hele amaçsız savaşan insanlar savaş bitince kabus görmeleri de sanırım bu anın kritikliğinden geliyor. Ã?ünkü insanın içinde bir yerde insan öldürmek kötü bir şey. Ama o an öldürmemek de kötü. Ve insan kendi vicdanı ile ister istemez hesaplaşıyor. Peki bu nasıl aşılır? Belki savaşları önlemeye çalışarak. Gerçekten haklı bir amaç için olduğuna inanmadıkça savaşmayarak. Savaşsan bile kendi hayatını veya dostlarını korumak için gerekenden fazlasını öldürmeyerek. Ne olursa olsun savaş kişisel ahlak zemininin yıkıldığı bir durum gibi geliyor bana. Savaş sırasında iyi ve köt kavramları içiçe geçiyor. İnsanlığı birleştiren temeller sarsılmaya başlıyor. Belki savaş bir hastalık gibi tüm insanlığı saran bir hastalık.

Ancak savaşın bile bazı kuralları konabiliyor. Veya ahlak değerleri. Burada önemli olan nokta bu kuralların iki taraf için geçerli olması.

Başlangıç noktasına dönersek. Savaşın nedeni hakkında başta kısa ve saçma girişin ardından filanca ülkenin her askerinin ölümünü dram gibi gösterip. Ã?bür ülkenin askerlerinin sinek öldürür gibi öldürüldüğü filmler. Veya savaş devam ederken bu filmlerin ana haber bültenlerindeki canlı versiyonları sanırım ahlak değerlerinin içini boşaltıyor. Ki bunların içinde iyi kötü kavramı da var.

by barabus » Sat Jan 07, 2006 5:50 am

ama işte bu bu noktaları ortak bi şekilde tanımlamak yada bir sonuca ulaşmak pek kolay değil yani aynı kültürde yaşayan insanlar için bile adam öldürmek kimi zaman iyi kimi zaman kötüyse farklı toplumlar benim doğrularımı nasıl kabullenir bilmem aslında seçimleri yaparken birazda aynanın diğer tarafından bakabilsek sorun çözülecek miş gibi ama

bunuda ben yapmak zorunda hissetmiyorum kendimi yani savaşta birini öldürürsem onun hayatına son verecem dolayısıyla onun evinde bakmala sorumlu olduğu insnlara karşı yükümlülüklerini yerine getiremiyecek dolayısıyla yaptığım kötü bişey

ama yapmazsam ben ölecem buda kötü bişey

bu durumda ya birini iyi kabul edecez yadaölecek miyiz yani

oyüzden bu konu biraz karışık ve ben bu yüzden yapılanların sonuçlarına bakmaktansa yaıştaki niyeti görmek daha önemli diyorum

by Firble » Sat Jan 07, 2006 5:32 am

Yalnız Barbus şöyle bir nokta var. Bugün Dünyada insanlar yüzyıllardır ilk defa birbirleri ile böylesi bir iletişim içinde iken belki de içgüdüsel olarak evrensel bazı değerler oluşturmaya çalışıyorlar. Burada evrensel daha çok tüm insanlığın onayladığı anlamında gibi daha çok. Zaman zaman öbür anlama ima olsa da.

Bu aslında olanaksız bir şey değil. Ã?ünkü bizim birisini iyi ya da kötü olarak nitelemizi yönlendiren en önemli faktör insanlarda çok ufak farklar dışında benzer olan biyolojik yapı. Kültürel farklar coğrafya faktörü gibi konular aşılabilir. Yeter ki insanlar birbirleri ile iletişim kurup ortak paydalarda bulaşabilsin.

Ancak ne yazık ki bugün bir parça olan da bu değerlerin sömürülmesi. Bunu şöyle açıklayayım. Mesela adam öldürme suç sayılıyor. Ancak bu savaş meydanında seni vuracağın birini öldürmen durumunda da geçerli mi? Daha da ötesi sana savaş açan bir devletin her hangi bir vatandaşını öldürmen gerektiğinde. Yaşamın o insanın ölümüne bağlı olduğunda.

Bunların tanımı yapılsa tanım ne şekilde olursa olsun saygı duyarım. Tanımın yapılmasının zor olduğunu her durumda bir açık nokta olacağını da biliyorum. Ancak bu tanımın inatla yapılmadığı ve bu yargının suçlanmak istenen kişileri suçlamak diğerlerini de ama diye başlayan cümlelerle kurtarmak için bu tanımsızlıktan faydalanıldığını düşünüyorum.

by barabus » Sat Jan 07, 2006 4:19 am

nihayet benle aynı dili konuşan biri oh be kardeşim Firble nerdesin sen bakın arkadaşlar herhalde hiç birimiz bi insan yiyemeyiz değil mi ( yada ben yiyemeyecek olanlara sesleneyim )
afrikada bi çok kabile başka insanların yanı sıra savaşlarda ölen kendi insanlarını bile yiyiyordu şimdiki zaman da ve genel ahlaki değerler içerisinde kalkıp biri insan yeyip bide utnmadan kendi ailesinden de ölmüş birini yemeye kalksa adamı çıkartmamacasına deliler hastanesine kilitler anahtarıda çöpe atardık herhalde .....

yani kötü olana bakış açısı değişmez ama kötülüğü kendisi tam anlamıyla görecelidir

derim ben

by Firble » Sat Jan 07, 2006 2:41 am

İyi ile kötü arasındaki ayrımı aslında bize yaptıran nedir? Duygularımız biraz daha derine inersek iç güdülerimizdir. Bir çocuk kendisine saldıran köpeğe kötü der. Onu yalayan başını okşayan adama iyi der.

Daha ilerde iyi ve kötüde daha derine ineriz. Bize şeker veren adam aslında bizi kaçırmak isteyen kötü biri olabilir. Ancak yine duygular iş başındadır. Adamın davranışları eğer algılayabilecek kadar büyümüşsek ardındaki niyet beynimizin derinlerinde bir yerde adamı iyi ya da kötü diye sınıflar. Tabii her kavramda olduğu gibi sınırlarda insanlar olacaktır. Çok iyi bir insan değil ama kötü de değil mesela kullanılan bir cümle.

Peki bu iyi ve kötü kavramını içgüdülerin dünyasından mantığınkine çıkarabilir miyiz? Zor. İlk filozoflar zaman zaman kendilerinin içgüdülerini aştıklarını zannettiler ama hiçbir insan bundan tamamen kurtulamaz. Milyonların ölümüne neden olmuş biri bizim çocuğumuzun veya sevdiğmiz birinin hayatını kurtardığında ister istemez zihnimizde bir yan onu iyi sınıfına sokmaya çalışabilir. Hele o ölümler için aslında bir yanının saçma olduğunu bildiği bahaneler buluyorsa.

Ancak bunu deneyip evrensel bir tanım için uğraştığımda benim dar tanımım başkalarını da düşünen insanların iyi olduğu şeklinde. Sanırım bir parça içgüdülerim de bu düşünceye artık itaat ediyor. Peki kötü kim bencil insan mı? Tam olarak katılmıyorum. Kendini düşünmek doğal bir içgüdü. Benim kötü tanımım mutluluğunu refahını başka insanların acıları üzerine kuran insan.. Özellikle de bunu bilinçli yapan...

Tanımın çelişik yanı var göreceli kavramlardan kurulmuş. Benim de yaşamımda hissetmediğim birçok refahı başkaları acıları ile ödüyor olabilir ki zaten kendimin ne kadar iyi olduğunu da çok sorguladım ve kendimi değiştirmeye çalıştım.

Ama felsefeye mantığa girdiği zaman insan en sağlam zeminler bile oynamaya başlar.

Kısaca evet benim bahsettiğim farkındalıktı önceki yazıda... Benim iyi kötü tanımına dahil olabilmek için ilk şartım kişinin bilinç düzeyi idi. Bilinç düzeyi düştükçe kişi bu tanımın yapılamayacağı bir hale geliyor. Ancak bu bilinç sağlandıktan sonra kişinin iyi ya da kötü olmasını benim için başkalarını da düşünme etkiliyor. Bu sadece başkalarını düşünme değil ama hareket ederken seçenekler önüne geldiğinde başkalarını da dikkate alarak kararını vermek. Bu benim iyi ya da kötü demek için yola çıktığım temeli oluşturuyor.

Dediğim gibi ne kadar zorlarsak zorlayalım. Bu kavramlar mantığın dünyasına ait değil. O nedenle onları böyle tartışmak zor. Bir şiir ya da hikaye ile iyi ve kötüyü çok daha güzel anlatırdık. : ) Onları mantığın dünyasında çok fazla tutarsak sanırım gerçek anlamlarını ve hayata kattıkları güzelliği hissedememe durumunda kalabiliriz. : )

by mefistofeles » Sat Jan 07, 2006 1:31 am

Firble senin bahsettiğin şey bilinç yani fakındalık burdaki iyi ve kötüyle olan ilişkiyi kuramadım kusura bakma arkadaşım.....

by Firble » Sat Jan 07, 2006 12:30 am

İyilik - Kötülük çelişkisi Dünyayı algılayış biçimlerinden birisidir. Buradaki asıl sorun tanım hatasından kaynaklanıyor. Bu kavramlar tam tanımı yapılmayan masalsı kavramlar olarak kalırsa tabii herkes kendi dar penceresinden bakarak düşünür. Ã?rneğin bir bağımsızlık savaşı yapan kendi ülke kahramanına iyi deyip kendi işgalindeki ülkede ayaklanan adama kötü demek için. Benim için mesela akşam çocuklarını doyurmak için benim paramı çalan adam iyi bir insandır. Böyle bir insandan korkarım ama onu suçlayamam. Dediğim gibi burada önemli olan kavramları netleştirmek.

He bu kavramlar her ülke her devir için farklıdır her insan için bile bir parça farklı olabilir.

Ben mesela insanları sadece kendilerini düşünerek hareket eden başkalarını da düşünerek hareket eden, ne başkalarını ne de kendini düüşünmeden içgüdülerine kapılarak hareket eden insanlar olarak ayırıyorum.

Başkası başka türlü ayırır. Tam olarak neye iyi neye kötü dediğini söyler tartışırız.

Kavramların evrensel olamayacağına katılıyorum. Evrensel para evrensel din evrensel yazı hatta evrensel zaman olmaması gibi. Ama bir tanımı çok fazla insanın kabul etmesi onu evrensele yaklaştırır. Bu durumda varsayımlar üzerine kurulu bir meslek icra eden biz mühendisler veya mühendis adayları kavrama evrensel diyebiliriz.

Ancak kavram evrenselleşse bile insan onu hayatına katıp katmamakta özgürdür. Ã?oğu insanın kabul ettiği birçok temel kavramı ben çok farklı algılıyorum. Ama insanlarla tartıştığım zaman onların temellerini de görmeye çalışıyorum.

Arkadaşlar sonuçta isterseniz iyiyi ve kötüyü çevrenizdeki evreni tanımlamanızı algılamanızı sağlarken kullandığınız kavramların arasından çıkarabilirsiniz. Belki iyi de yaparsınız. Ama ben bu kavramların benim evrenime. Yani evrenin benim zihnimde şekillenen haline renk kattığını onu daha güzel hale getirdiğini düşünüyorum. Benim için evren sadece benim algıladığım evren olduğuna göre benim için bu kavramlar varlar. : )

by Demian » Sat Jan 07, 2006 12:02 am

dedigim gibi biz kimiz ki siniflandirabiliriz su iyidir su kotudur diye. belki biz kendimizi iyi olarak gorurken baskalarida bizi kotu olarak siniflandiriyor. Ornegin Gandhi hintliler icin bir iyilik timsariyken ingilizler icin seytanin tekiydi-zaten o yuzdende oldurduler ya. Ataturk bizim icin kahramanken bazi gruplar onu kotulugun timsari olarak gorup kuklasini yakmiyorlar mi?
Bana genel hatlariyla su iyidir su kotudur diye siniflandirma yapabilecek birisi var mi?

by barabus » Fri Jan 06, 2006 10:45 pm

yapma dostum ( Shevarash ) hayatından kaçtane sadece iyilik yapan insan tanıdın yada yaptıklarının sonucu herzaman olumlu sonuçlanan kaç kişi tanıdın kaldı ki ben diyorum ki senin için iyi olan herşey başkaları içinde iyi olmak zorunda değil senin her yaptığın şeyi ben doğrur kabul etmem tabii ki sen de benimkileri kabul etmezsin bununla ilgili bi sürü örnek yazdım zaten görecelik bu benim ilk defa ortaya attığım bi kuram değil felsefenin içinde olan bişey

basitçe insanların bir olaya vereceği tepkiler birçok değişken neticesinde farklılık gösterir sarhoş biri sana göre kötü bi davranışta bulunursa o kötü birisi olmaz , o ne yaptığını bilmeyen biri olur

ya beni anlamadığını düşünmüyorum sanki anlamamazlıktan geliyomuşsun gibi geliyo :D

son olarak ben yapılanların sonucuna bakmam birinin iyi yada kötü biri olduğunu anlamak için benim için :D :D :D

by rilley » Fri Jan 06, 2006 8:05 pm

"her gün yaptıklarınla iyi bir insan olursun, yada olmazsın"


Cennetin kırallığından alıntıdır.

Top