Ne yapardınız?

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Ne yapardınız?

by Zoka » Thu Jun 15, 2006 10:27 am

Ya savaşmışım okadar o orduyu ben o hale getirmişim zaten. zenginmiş eskiden savaş masrafları yüzünden fakirlemiş. Başta iyi savaşsalardı ozaman. Son noktayı koyarım yarım bırakmak olmaz. Ayrıca o son fakir orduyu toplamasalardı kimseyi öldürmezdim şehirde. Ama madem toplanmışlar savaşmak için gelmişler ayıp olmasın öldürelm bari.

by seraphima » Thu May 04, 2006 2:39 pm

Ben büyük ve güçlü bir ordunun komutanı isem,köylüye, kadına, çocuğa, yaşlıya kılıç çekmem.. Anlaşma yolunu ararım..Eğer savaşmaya devam edeceklerini, özgürlük ve bağımsızlık adına, toprakları adına ölceklerini beyan ediyorlarsa (Ki bu güçten korkulur)o zaman tüm emrimdeki askerleri sokmam, küçük bir bölük ile fazla kan dökmeden, fazla can acıtmadan o bölgeyi elime alırım..
Eğer bağlı bulunduğum kral adaletsiz ve haksız yere benim aileme zarar vermeyi planlıyorsa, benim onun haksız emirlerine uymamı bekliyorsa, bu durumun yanlışlığını önce çok güvendiğim kadim dostlarımla tartışır, onların fikirlerini alır, sonra da ince bir plan ile ailemi o ülkeden mutlaka çıkarırıdım..Sonra da ordu komutanı olarak yönetime el koyar, adaletsizlikleri düzeltmek için kendi kuvvetime denk kişilerle uğraşırım..
Kılıç güçlü olmalı, iki yanı da kesmeli....

by butti » Sat Jan 21, 2006 10:29 pm

Bu olayda baktığımızda insiyatif kullanma hakkının bize tanındığı nokta artık çok geç noktası. Zaten bu haksız savaş uzun süredir sürüyor, bir şehrin veya ülkenin bütün orduları ülkenin haksız işgali ve sömürüsü için yok edilmiş. Adamlar zaten kala kala köylülere ve çocuklara düşmüşler. Artık son noktada son savaşa gelinmiş hatta bunun diplomasisi de bitmiş ordular savaş meydanında burun buruna gelmiş, gelmeklede kalmamış birbirine girmiş. Bize insiyatifi ele alma hakkı bu noktada tanınıyor ki, senaryonun, mantığın ve hayatın akışı gereği bu noktaya kadar olaylara müdahele etmemiş yada edememiş bir generalin artık bu noktadan sonra çok anormal sapmalar göstermesi beklenmez. Bu denli kuvvetli bir ülkenin ve ordunun bu kadar bel bağlanan bir generali, bu saate kadar süren ve bugün bu noktaya gelmiş bir savaşa eğer farklı bir bakış açısı var olsa çoktan müdahele etmiş akışı değiştirmiş yada değiştiremiyorsa ailesini pılısını pırtısını alıp çoktan o güçlü ama adaletsiz ülkeyi terk etmiş generalliği filanda çoktan bırakmış olurdu. Eğer bunu bu saate kadar yapmamışsa artık köylü garibanlarla düzenli ordu birbirine kılıç sallamaya başladıysa, Bu general de işini yapar başka bişey yapmaz normal olarak. İş artık o noktadayken, birden bire adaleti ve insanlığı hatırlayıp saf değiştirmesinin örneğini sadece hollywood filimlerinde görebiliyoruz. Gerçek tarihte genel olarak rastladığımız bir davranış biçimi değil.

Ama, senaryo bu ya, o noktaya kadar bişey yapmamışız veya yapamamışız (çeşitli sebeplerden yada baskılardan. aile vs.). Savaş meydanında savaşmayı bilmeyen hayatı süresince orak tırpan ve saman balyalarıyla uğraşmış yaşlılar ve korku içinde gözlerle etraflarında ölen arkadaşlarının başına çökmüş ağlayan çocukların gözlerine bakınca kendi paladin ruhuyla burun buruna gelip dehşet içinde bir terazinin orta noktası olma muhasebesiyle baş başa kalan bir generalisem; Ne canımdan çok sevdiğim ailem için ne de kendi canım için buna seyirci kalamam. hele ki yanlış tarafta hiç olamam. O ülkeyi işgal edip kendi ülkeme, orduma, kralıma böyle bir hediye veremem ve kendi kariyer haneme bir yıldız daha atamam. Atarsam ömrümün geri kalanında geceleri uyuyamam. O savaş meydanında benim emrim kanunsa derhal ordumu durdurur geri çekerim. Asla böyle bir savaşı yönetmem hatta bunu yapamıyorsam, durduramıyorsam karşı tarafa geçerim. Bu da çok amerikan vari bir görüntü olur heralde (abartı anlamında). Ama gücüm yettiğince çocukların ve köylülerin ölmemesini, sadece ve sadece özgürlükleri ve ekip biçecekleri bir avuç toprakları için ve aileleri için karşıma dikilerek canını ortaya koymuş böyle onurlu ve cesur bir topluluğun ölmemesi için ne gerekiyorsa gücüm neye yetiyorsa kendi canım ve ailemin hayatı pahasına doğru tarafta dururum. Aileminde, ben bunu yaptığım için beni anlayacağını ve hak vereceğini düşünerek ölüme giderim. Ancak dediğim gibi bu muhasebeyi yapacak bir adam işler bu noktaya gelmeden çoktan yapmış ve önlemlerini almış olur. O savaş meydanında karşısına kimin çıkacağını bilen adam zaten kendini de, orada savaşıp savaşamayacağını da bilir ve önlemlerini baştan alır. Ha zaten oraya tehditle, çeşitli baskılarla mecbur bırakılarak geldiysem, o ordunun orada olma nedeninin haklılığına inanmayarak geldiysem; iyi savaşmam yada savaştırmam mümkün olmaz. Zaten ölen ilk çocuğu yada yaşlıyı görünce otomatik olarak öldürene saldırırım. Bu durumda tarafım zaten kayar kendiliğinden. Bu nedenle zaten benim yapımda bir insandan ne general olur, ne yüzbaşı, ne onbaşı. Ben inanmadığm bir amacın savaşını yürütemem. Ben zaten kendi yapımla otomatik olarak diğer tarafta yer alıyorum. Diğer ordunun generali olabilirim mesela. Hatta o umutsuz savaşı kazandırabileceğime bile inanıyorum zayıf tarafa.

Yapı işte naparsın. Akıllıca değil ama dürüst.

by Rhonin » Thu Jan 19, 2006 1:10 pm

Yaw yok alakası yok onunla bu benim görüşüm ben sizin ne düşündüğünüzü öğrenmek için açtım bu topiği zaten anlatabiliyomuyum evet yazılarımdan biraz öle anlaşılmış ama değil :D

Belki bende öldürücektim nerden biliceksin sinirli bi anıma gelir adamımı öldürdün huleyn der karşımdaki orduyu acımadan yokederdim o aslında biraz durumuma da bağlı :D

by erethan » Thu Jan 19, 2006 9:12 am

Ne alakası var demişsinde yani nedense yapılan yorumlara verdiğin cevaplar bende zavallı köylüleri kurtarırdık dememizi beklediğin imajını uyandırdı,böyle krala isyan eden köylülerin yanında savaşan bir komutan olurduk dememizi bekler gibisin,buda bana nedense bahsi geçen efsanevi şahsiyeti hatırlattı.

by Türklider » Thu Jan 19, 2006 6:48 am

Türk halkından bunun dışında bir düşünce çıkabileceğini pek sanmıyorum çünkü biz millet olarak biraz devletimize ve halkımıza düşkünüz. Ezer geçeriz, arkamıza dönüp de bakmayız pek. Aman dileyene kadar vururuz. Aman diledimi de alır katarız kendi içimize o kadar sorun yapmayız. O yüzden misal sen istediğin gibi bir cevap alamadın, şu an forumdaki herhangi bir erkek üye askere gidecek olsa ve bir savaş olsa, aynı durumda önce ikna etmeye çalışır, olmayanı da ikinci kez düşünmeden vururlar benim tahminimce. Bilmem anlatabiliyor muyum? Ã?ünkü senin asker olarak temsil ettiğin yüce bir millet var, sen yenilirsen o milletin itibarı zedelenecek, o yüzden kaybetmeyeceksin. O yüzden Türk ordusu korkunç bir güç ve dış güçler siyaset yoluyla vs. bu gücü engellemeye çalışıyorlar ;)

Saygılarımla...

by Rhonin » Thu Jan 19, 2006 5:44 am

Hehehe ben siz haksızsınız demiyorum bence her düşünce doğru :P aslında generalsen senin koruduğun halka zarar gelmemesi için savaşırsın veya toprağını genişletmek için senin için insan ölümünün önemli olmaması gerekir ama bilmem böle bişi yazdık işte :D

Neyse sitede başka insan yokmu ya onlar napardı!:D

by Türklider » Wed Jan 18, 2006 11:26 am

Rhonin arkadaşım şöyle düşün:

Bu general tiplemenin de temsil ettiği ve iyiliğinden (fayda olarak iyi), yüceliğinden sorumlu olduğu bir halk var. Bu insanları öldürmeyip onlardan yana olur ve kralın bir ordu daha toplayıp kendisinin üzerine sürmesi hem kendi açısından, hem temsil ettiği halk açısından, hem karşı taraftaki köylüler açısından, hem kral açısından hem de emrindeki ordu açısından hiç iyi olmayacaktır.

Bir kere köylülerden yana geçse bile, köylüler bu orduyu besleyecek kapasiteye sahip mi? Sokaklar çamurlu, sefil bir yer diyorsun... Sanmıyorum ki bu orduyu onlardan yana geçirmek onlar için daha iyi olsun. Kısa vadede bu insanlar keşke ölseydik de diyebilirler...

Saygılarımla...

by celebnor » Wed Jan 18, 2006 11:23 am

vicdanını dinlersen komutan olamazsın..birileri kazanır birileri kaybeder...

by Rhonin » Wed Jan 18, 2006 10:55 am

erethan wrote:Bu bir savaş ve bizde ordu komutanıyız,herhalde karşıdakiler karşımıza çıkarken neler olabileceğini göze alarak çıkmışlardır.Rhonin aklıma takıldıda son zamanlarda Vinas Solamnus'u falanmı okudun,yani sırf meraktan,birde mediaval falan oynarken karşına peasantlardan oluşan bir ordu çıktığında ordunu geri çekiyormusun yoksa atlılarını tam gaz üstlerine sürüp birkaç dakikada zavallıcıkları devirmelerinimi seyrediyorsun :D
Ne alaka ya öle müzik dinliodum aklıma geldi yazdım salladım bişiler 2dkkada bu ortaya çıktı attım foruma acaba ne düşüncekler die olay budur :)

by mefistofeles » Wed Jan 18, 2006 8:43 am

Komik ama burda insanların direkt vicdanlarına saldırı var aslında bir anlamda forum da bu psikoloji çok kullanılır kendi görüşünü söylemeden başkalarının zor bir durumda neler yapabileceğini dünlemek hele bu kadar sadist sayılabilecek durumda ...

Bende kendi görüşümü söylüyorum.Bir tane canlı bırakmazdım.Meydanda alabileceğim kadar esir alıp şehre girdiğimde genç ve güzel olanları askerlerime dağıtır eğlendirirdim, savaşta kahramanlık yapmış olanlara güzel kızlardan bir kaçını köle olarak veirr ardından bütün kadın ve çocukları öldürürdüm.Öldürdüklerimi aldığım esirlerin gözleri önünde yapardım ki teslim olmak yerine savaşmanın acısını onlara öğretirdim işim bittikten sonra.şehirde bir tane canlı kalmazdı.Böylece hem kralın gözüne girmiş olur, hem de gelecekteki savaşlarda önüme çıkacak ordulara savaşmadan önce bir daha düşünmeleri gerektiğini hatırlatırdım.Tıpkı Cengizha gibi .....

by erethan » Wed Jan 18, 2006 4:38 am

Bu bir savaş ve bizde ordu komutanıyız,herhalde karşıdakiler karşımıza çıkarken neler olabileceğini göze alarak çıkmışlardır.Rhonin aklıma takıldıda son zamanlarda Vinas Solamnus'u falanmı okudun,yani sırf meraktan,birde mediaval falan oynarken karşına peasantlardan oluşan bir ordu çıktığında ordunu geri çekiyormusun yoksa atlılarını tam gaz üstlerine sürüp birkaç dakikada zavallıcıkları devirmelerinimi seyrediyorsun :D

by barabus » Wed Jan 18, 2006 2:49 am

Raziel_Zauvirr e kesinlikle katılıyorum hiç bi şart altında oraya gelen orduyu geri döndürmem savaşmamayı umarım ama bu birazda karşıdaki ordunun insiyatifine kalır kendime üç tane köylüden kaçtı dedirtmem
koskoca generalim ben :lol: :lol: :lol: :lol:

by Raziel_Zauvirr » Wed Jan 18, 2006 2:42 am

Yaw tamam aileye birşey olmasın Kral senin kurallarına karşı geldiğini elinde sonunda duymayacak mı o zmn napıcaksın.General ken kaçak hayatı mı sürceksin?Dediğim gibi kolay bir savaş olurdu zaten.Teslim olanlarada gereken merhameti gösterirdim.Ama daha fazlası elimden gelmez.Bu canilik değil eğer bir kişi general olmuşsa böyle durumlara alışık olmalıdır bence.

by Türklider » Wed Jan 18, 2006 12:49 am

arkadaşım son dakkada "yok haber gitmesi zor, yok şöyle böyle" diyeceğine tam manası ile kafalarda soru işareti bırakmayacak bir şekilde olayı anlatırsan daha sağlıklı olmaz mı?

Saygılarımla...

Top