by esen » Fri Mar 24, 2006 5:47 pm
> 80'li Yıllarda İlk Gençliğini Yaşamış Olmak"
>
> 1980li yıllarda hayatının ilk tecrübelerini yaşamış, ilkokula gitmiş,
> Kenan Evren´i, Erdal İnönü´yü, Özal'ı tanımış olmak,
> Ajda Pekkan´ın Alo, Michael Jackson´ın Pepsi reklamlarını hatırlayacak
> kadar şanslı
> olmak demek.
>
> Big in Japan, The Final Countdown, Eye of The Tiger demek.
> İcraatın içinden demek, "Semra koy bir kaset de neşemizi bulalım"
> demek.
> Köprü demek, ödediğiniz her kuruş verginin yol, su, elektrik olarak
> size geri dönmesi demek
>
> Voltran Voltran Voltran demek , depozito toplamak adına kola şişesi
> biriktirmek demek , Adile Naşit`ten masal dinlemek demek.
>
> Debbie Gibson, tiffany, Jason Danovan, Sandra, Modern Talking. vb.
> dinliyor olmak...
> Comanchero´nun ve life is life'ın sözlerini ezberlemeye çalışmak
> demek...
> Michael Jackson, Madonna, Samantha Fox demek
>
> Korhan Abay, Cenk Koray, Metin Milli, Ersen ve Dadaşlar demek.
> Clementine, He-man, She ra, Transformers demek.
>
> Okula siyah önlükle gitmek demek. Kayahan, Nilüfer, Sezen Aksu, Barış
> Manço ile büyümek demek.
>
> İhtilal çocuğu demek, Köle İzaura demek, Ziyaretçiler demek!!!!
> Acidçi misin metalci mi demek...
>
> Moruk demek,
> Herild yani demek,
> Hey corc versene borc demek,
> olmaz maykil bende de yok cevabını işitmek demek,
> geriye dönüp baktıkça iç geçirmek demek...
>
> Yüzyıl içindeki en iyi, en kıyak kuşak. Hem eski hem yeni olmak demek.
> Biraz gözü açık bir 80'li, yüz yıllık nesil kültürünü bir porsiyonda
> almış demektir.
>
> edi mörfiiiiiii huuuuuuuuuuuuuu şörli makleeyynn yeeeeeee diye bağırıp
> en az bir technotronic kasetine sahip olmak demek.
>
> Mahalle çeşmelerinden su içmek, bayramları iple çekmek, cumhurbaşkanı
> denince Kenan Evren'i hatırlamak demek
>
> Koltuk altında topla okul bahçesine yalnız giderken "nasılsa oynıycak
> birileri vardır" diyebilmek demek
>
> Eti kemik geçiyor demek;
>
> Evden çıkmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocukluğunu
> yaşayabilmiş,son dönemin bir üyesi olmak,
>
> Ne sorusuna zonk cevabı vermekten zevk duymak, büyüteç ile kağıt
> yakmak ve siyah kağıtların beyaza oranla daha kolay yandığını
> keşfetmek, 9 voltluk pile dilinle dokunup o ekşi anı yaşamak,
>
> Televizyon konserlerini teybe çekerken odaya giren anneyi hemen
> susturmak, 23 nisan çocuk şenliğinde gelen yabancı çocuklara 5
> dakikada aşık olmak demek
>
> Son dersin son 5 dakikasında parkeleri giyip zilin çalmasını beklemek,
> hurraa kapıya doluşmak, dışarıya pestil olarak çıkmak demek, sinek
> ilacı arabalarının arkasında bıraktığı bulutta deli gibi dolaşmak
> demek.
>
> Kutu kolayı açtıktan sonra kapağını çekip çıkarıp atmak demek
>
> Tipe bak demek,
>
> Fon müziği Laura Brannigan'dan Self Control olan günler.
> Bakkala gitmenin, sokakta oynamanın, harçlık toplamanın geçerli
> sayıldığı,
> Havuç´un olmadığı yıllar demek... her şeye rağmen temiz ve el değmemiş
> bir hayat demek...
> Sonrasında biz büyüdük ve kirlendi dünya demek.
>
> Pazar akşamları mecburen yıkanmak ve erken yatmak demek
>
> Sesi açıp kısmak için televizyonun dibine kadar gidip üstündeki
> düğmelere basmak zorunda olmak demek
>
> şehirlerarası yolculuklara çıkarken otobüsün 302s olması için dua
> etmek. Bilet alırken arka kapının önü ve tekerlek üstü olmasın demek.
>
> Resimli futbolcu kartları demek, süper babaanne demek, fantayla kolayı
> karıştırmak demek, mahalle kavramı demek.
>
> Ã?avuşevsku ve karısının kurşuna dizilişini TV'den seyretmek demek, o
> görüntülerin yıllar sonra bile kafadan hala çıkmamış olması demek.
>
> Anket ve hatıra defterlerinin olması bunlara seviyorum ama kimi diye
> başlayan maniler yazmak,önünde tek arkasında 2 çizgi olan külotlu
> çorapların havada sallanarak giydirilmesi, içinde biri sabunlu iki
> ıslak bez olan mustili beslenme çantası, dantel yaka, yenen kokulu
> silgi, leblebi tozu çekerken atlatılan ölüm tehlikeleri, hulohop, ayak
> bileğine takılarak çevrilen top, sek sek oynamak, bayramda mahalleye
> dağılıp şeker toplamak, müsaitseniz annemler size gelecek demek.
>
> TRT´nin yayın akışının bitmesiyle çalan İstiklal Marşı için ayağa
> kalkıp, marşı hazır olda bangır bangır söylemek ve marşın bitiminden
> sonra çıkan tiz "biiiiiiiiiiiiip"sesine rağmen televizyonu kapatmamak
> demek.
>
> Zerrin Üzer demek. Nasıl da geçmişti bütün bir yaz demek.
> Bu şarkıya kafanda klip çekmek demek.
>
> Annelerin Ã?ernobil yüzünden çay içirmemesi, gofret yedirmemesi demek..
> Challenger'ın olduğu günkü haberleri hatırlamak demek..
> PKK saldırılarında her gün mutlaka birilerinin öldüğünü duymak ama
> anlamamak demek.
> Veronica Castro'yu güzel zannetmek demek.
> Kenan Evreni Atatürk zannetmek demek.
>
> Yazlık diskolarda içeri alınmamak demek, bunun için ağlamak ve içeride
> - her nedense- You are in the army now- şarkısında sarmaş dolaş dans
> eden abi ve ablalara bakıp özenmek demek
>
> Gorbaçov´un kafasındaki kırmızılığın ne olduğunu merak etmek, anneye
> "Zeki Müren´e teyze mi diyim amca mı diyim" diye sormak,
>
> Kenan evren´in cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılırken Ã?ankaya köşkü
> basamaklarından yavaş yavaş inip sekreteriyle vedalaşmasını
> hatırlamak.
>
> "Hayat Bilgisi" kitabında Kenan Evren´in resmi olması, her yere
> modern cami inşa etme furyasına anlam verememek, batman ve şirnak´ın
> henüz il olmadığı günleri hatırlamak, Özal'ın çenesinin enteresan
> yapısına anlam veremeyip, "acaba benim çenem de ilerde böyle olur mu"
> kaygısıyla aynaya bakmak demek...
>
> breyk breyk arkadaş arıyorum demek
> Eve lazım olur diye fazlaca pul almak demek
> ho ho ho hoover demek
> Zeki Müren'in size alo diyoruuuum demesi demek
>
> İlkokulda Halley, Petrol ve Komancero şarkılarını uydurma sözlerle
> söyleyerek dans eden Tolga Han özentisi sefil dans grupları kurmak
> okul sonrasında ise her gün koşturarak eve gidip; bu toprağın sesi
> programında kımıl zararlısı ile mücadele yöntemleri, orman köylüsünün
> sorunları ve yüksek randımanlı durum bugdayı türleri ile ilgili
> verilen faydalı bilgilerin ardından Kamber ağa ile uyanık skeçlerini
> büyük bir ilgi ile izlemek demek küçük yaşta bilinçli bir çiftçi kadar
> ziraat bilgisine sahip olmak demek sinemalarda the Lord of the rings,
> Harry Potter vs. izlemek yerine Jules Verne romanları okumakla
> geçirilen bir çocukluk demek
>
> Aldım çantamı kolumaaa,
> çıktım Dallas yoluna,
> ben Babi´yi beklerken
> Ceyar girdi koluma
> şarkısını dansıyla birlikte bilmek demek.
>
> Kimler geliyo kimler?
> sana ne, sana ne?
> Ama bunu söylemenize gerek yok ki,
> ben yapınca alışverişi, zaten alıyorum satış fişi replikleri
> barındıran Ali-Ayşegül Atik reklamı ve bakkal amca, bir pergel, bir
> kalem, bir de çikolata alacağım.
> Erooooolll, Eroooolll (mahallede çocuklardan biri) buraya gelin dedim
> size buraya !
> fişini de al oğlum´daki Meşhur Erol,
> hadi hep birlikte, hep birlikte,
> biz biz olalım
> yemeklerden önceeee,
> lavaboya koşalım,
> hafta da bir kere tırnakları keselim,
> fırçalayıp onları tertemiz olalım diye şarkılar ezberleyen bir nesil
> olmak
>
> İcraatın içinden izleyip Özal´ın kalemine bakıp hipnotize olmaya
> çalışmak
>
> Videocudan American Ninja, Kartal, Kan Sporu ve Evil Dead gibi filmleri
> kiralamak demek
>
> Analogtan dijitale geçiş devrini yaşamış birey olduğunu anlamak ve
> ikisinden de farklı zevkler aldığının farkına varmak demek
>
> Çok güzel bir ülkenin son yıllarını hayal meyal hatırlamak, sonra da
> çivisinin çıkışını görerek büyümek demek
>
> Hava durumlarının eksi değil de "sıfırın altında bilmem kaç"
> denildiğini bilmek demek
>
> Apartmanın çatısına 5 metrelik anten takıp üstüne de tencere kapağı
> bağlayan bir abinin sizi TV önüne oturtması ve çatıdan oldu mu diye
> bağırıp anteni ayarlamaya çalışması . Yunanistan kanallarını
> görüntülemek adına .. oldu oldu diye camdan kafayı çıkarıp bağırmak ve
> kimsenin buna şaşırmaması demek. Siyah beyaz ve karlı bir görüntü de
> olsa ..
> Üstelik Yunanca tek kelime anlamasanız da gündüz vakti çizgi film
> izlemek için az debelenmemiş olmak demek...
> Muhtemelen hayatımız boyunca yaşadığımız en güzel 10 yıl demek...
>
> TRT 1´de oluşan sorunlar sonucu yayına bir süre ara verildiğinde
> ekrana getirilen donuk ağaç, dağ bayır resmine 10 dakika hareketsiz
> bakabilmek demek,
>
> Türkiye'de yaşamış son mutlu kuşak olduğunu hüzünle hissetmek demek
Not: Bir arkadaşım tarafından bana mail atılan bu yazı beni tekrardan cocukluğuma geri götürdü ve çok etkiledi o yüzden sizinle paylaşmak istedim umarım sizde benim gibi geçmişi yeniden yaşarsınız
> 80'li Yıllarda İlk Gençliğini Yaşamış Olmak"
>
> 1980li yıllarda hayatının ilk tecrübelerini yaşamış, ilkokula gitmiş,
> Kenan Evren´i, Erdal İnönü´yü, Özal'ı tanımış olmak,
> Ajda Pekkan´ın Alo, Michael Jackson´ın Pepsi reklamlarını hatırlayacak
> kadar şanslı
> olmak demek.
>
> Big in Japan, The Final Countdown, Eye of The Tiger demek.
> İcraatın içinden demek, "Semra koy bir kaset de neşemizi bulalım"
> demek.
> Köprü demek, ödediğiniz her kuruş verginin yol, su, elektrik olarak
> size geri dönmesi demek
>
> Voltran Voltran Voltran demek , depozito toplamak adına kola şişesi
> biriktirmek demek , Adile Naşit`ten masal dinlemek demek.
>
> Debbie Gibson, tiffany, Jason Danovan, Sandra, Modern Talking. vb.
> dinliyor olmak...
> Comanchero´nun ve life is life'ın sözlerini ezberlemeye çalışmak
> demek...
> Michael Jackson, Madonna, Samantha Fox demek
>
> Korhan Abay, Cenk Koray, Metin Milli, Ersen ve Dadaşlar demek.
> Clementine, He-man, She ra, Transformers demek.
>
> Okula siyah önlükle gitmek demek. Kayahan, Nilüfer, Sezen Aksu, Barış
> Manço ile büyümek demek.
>
> İhtilal çocuğu demek, Köle İzaura demek, Ziyaretçiler demek!!!!
> Acidçi misin metalci mi demek...
>
> Moruk demek,
> Herild yani demek,
> Hey corc versene borc demek,
> olmaz maykil bende de yok cevabını işitmek demek,
> geriye dönüp baktıkça iç geçirmek demek...
>
> Yüzyıl içindeki en iyi, en kıyak kuşak. Hem eski hem yeni olmak demek.
> Biraz gözü açık bir 80'li, yüz yıllık nesil kültürünü bir porsiyonda
> almış demektir.
>
> edi mörfiiiiiii huuuuuuuuuuuuuu şörli makleeyynn yeeeeeee diye bağırıp
> en az bir technotronic kasetine sahip olmak demek.
>
> Mahalle çeşmelerinden su içmek, bayramları iple çekmek, cumhurbaşkanı
> denince Kenan Evren'i hatırlamak demek
>
> Koltuk altında topla okul bahçesine yalnız giderken "nasılsa oynıycak
> birileri vardır" diyebilmek demek
>
> Eti kemik geçiyor demek;
>
> Evden çıkmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocukluğunu
> yaşayabilmiş,son dönemin bir üyesi olmak,
>
> Ne sorusuna zonk cevabı vermekten zevk duymak, büyüteç ile kağıt
> yakmak ve siyah kağıtların beyaza oranla daha kolay yandığını
> keşfetmek, 9 voltluk pile dilinle dokunup o ekşi anı yaşamak,
>
> Televizyon konserlerini teybe çekerken odaya giren anneyi hemen
> susturmak, 23 nisan çocuk şenliğinde gelen yabancı çocuklara 5
> dakikada aşık olmak demek
>
> Son dersin son 5 dakikasında parkeleri giyip zilin çalmasını beklemek,
> hurraa kapıya doluşmak, dışarıya pestil olarak çıkmak demek, sinek
> ilacı arabalarının arkasında bıraktığı bulutta deli gibi dolaşmak
> demek.
>
> Kutu kolayı açtıktan sonra kapağını çekip çıkarıp atmak demek
>
> Tipe bak demek,
>
> Fon müziği Laura Brannigan'dan Self Control olan günler.
> Bakkala gitmenin, sokakta oynamanın, harçlık toplamanın geçerli
> sayıldığı,
> Havuç´un olmadığı yıllar demek... her şeye rağmen temiz ve el değmemiş
> bir hayat demek...
> Sonrasında biz büyüdük ve kirlendi dünya demek.
>
> Pazar akşamları mecburen yıkanmak ve erken yatmak demek
>
> Sesi açıp kısmak için televizyonun dibine kadar gidip üstündeki
> düğmelere basmak zorunda olmak demek
>
> şehirlerarası yolculuklara çıkarken otobüsün 302s olması için dua
> etmek. Bilet alırken arka kapının önü ve tekerlek üstü olmasın demek.
>
> Resimli futbolcu kartları demek, süper babaanne demek, fantayla kolayı
> karıştırmak demek, mahalle kavramı demek.
>
> Ã?avuşevsku ve karısının kurşuna dizilişini TV'den seyretmek demek, o
> görüntülerin yıllar sonra bile kafadan hala çıkmamış olması demek.
>
> Anket ve hatıra defterlerinin olması bunlara seviyorum ama kimi diye
> başlayan maniler yazmak,önünde tek arkasında 2 çizgi olan külotlu
> çorapların havada sallanarak giydirilmesi, içinde biri sabunlu iki
> ıslak bez olan mustili beslenme çantası, dantel yaka, yenen kokulu
> silgi, leblebi tozu çekerken atlatılan ölüm tehlikeleri, hulohop, ayak
> bileğine takılarak çevrilen top, sek sek oynamak, bayramda mahalleye
> dağılıp şeker toplamak, müsaitseniz annemler size gelecek demek.
>
> TRT´nin yayın akışının bitmesiyle çalan İstiklal Marşı için ayağa
> kalkıp, marşı hazır olda bangır bangır söylemek ve marşın bitiminden
> sonra çıkan tiz "biiiiiiiiiiiiip"sesine rağmen televizyonu kapatmamak
> demek.
>
> Zerrin Üzer demek. Nasıl da geçmişti bütün bir yaz demek.
> Bu şarkıya kafanda klip çekmek demek.
>
> Annelerin Ã?ernobil yüzünden çay içirmemesi, gofret yedirmemesi demek..
> Challenger'ın olduğu günkü haberleri hatırlamak demek..
> PKK saldırılarında her gün mutlaka birilerinin öldüğünü duymak ama
> anlamamak demek.
> Veronica Castro'yu güzel zannetmek demek.
> Kenan Evreni Atatürk zannetmek demek.
>
> Yazlık diskolarda içeri alınmamak demek, bunun için ağlamak ve içeride
> - her nedense- You are in the army now- şarkısında sarmaş dolaş dans
> eden abi ve ablalara bakıp özenmek demek
>
> Gorbaçov´un kafasındaki kırmızılığın ne olduğunu merak etmek, anneye
> "Zeki Müren´e teyze mi diyim amca mı diyim" diye sormak,
>
> Kenan evren´in cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılırken Ã?ankaya köşkü
> basamaklarından yavaş yavaş inip sekreteriyle vedalaşmasını
> hatırlamak.
>
> "Hayat Bilgisi" kitabında Kenan Evren´in resmi olması, her yere
> modern cami inşa etme furyasına anlam verememek, batman ve şirnak´ın
> henüz il olmadığı günleri hatırlamak, Özal'ın çenesinin enteresan
> yapısına anlam veremeyip, "acaba benim çenem de ilerde böyle olur mu"
> kaygısıyla aynaya bakmak demek...
>
> breyk breyk arkadaş arıyorum demek
> Eve lazım olur diye fazlaca pul almak demek
> ho ho ho hoover demek
> Zeki Müren'in size alo diyoruuuum demesi demek
>
> İlkokulda Halley, Petrol ve Komancero şarkılarını uydurma sözlerle
> söyleyerek dans eden Tolga Han özentisi sefil dans grupları kurmak
> okul sonrasında ise her gün koşturarak eve gidip; bu toprağın sesi
> programında kımıl zararlısı ile mücadele yöntemleri, orman köylüsünün
> sorunları ve yüksek randımanlı durum bugdayı türleri ile ilgili
> verilen faydalı bilgilerin ardından Kamber ağa ile uyanık skeçlerini
> büyük bir ilgi ile izlemek demek küçük yaşta bilinçli bir çiftçi kadar
> ziraat bilgisine sahip olmak demek sinemalarda the Lord of the rings,
> Harry Potter vs. izlemek yerine Jules Verne romanları okumakla
> geçirilen bir çocukluk demek
>
> Aldım çantamı kolumaaa,
> çıktım Dallas yoluna,
> ben Babi´yi beklerken
> Ceyar girdi koluma
> şarkısını dansıyla birlikte bilmek demek.
>
> Kimler geliyo kimler?
> sana ne, sana ne?
> Ama bunu söylemenize gerek yok ki,
> ben yapınca alışverişi, zaten alıyorum satış fişi replikleri
> barındıran Ali-Ayşegül Atik reklamı ve bakkal amca, bir pergel, bir
> kalem, bir de çikolata alacağım.
> Erooooolll, Eroooolll (mahallede çocuklardan biri) buraya gelin dedim
> size buraya !
> fişini de al oğlum´daki Meşhur Erol,
> hadi hep birlikte, hep birlikte,
> biz biz olalım
> yemeklerden önceeee,
> lavaboya koşalım,
> hafta da bir kere tırnakları keselim,
> fırçalayıp onları tertemiz olalım diye şarkılar ezberleyen bir nesil
> olmak
>
> İcraatın içinden izleyip Özal´ın kalemine bakıp hipnotize olmaya
> çalışmak
>
> Videocudan American Ninja, Kartal, Kan Sporu ve Evil Dead gibi filmleri
> kiralamak demek
>
> Analogtan dijitale geçiş devrini yaşamış birey olduğunu anlamak ve
> ikisinden de farklı zevkler aldığının farkına varmak demek
>
> Çok güzel bir ülkenin son yıllarını hayal meyal hatırlamak, sonra da
> çivisinin çıkışını görerek büyümek demek
>
> Hava durumlarının eksi değil de "sıfırın altında bilmem kaç"
> denildiğini bilmek demek
>
> Apartmanın çatısına 5 metrelik anten takıp üstüne de tencere kapağı
> bağlayan bir abinin sizi TV önüne oturtması ve çatıdan oldu mu diye
> bağırıp anteni ayarlamaya çalışması . Yunanistan kanallarını
> görüntülemek adına .. oldu oldu diye camdan kafayı çıkarıp bağırmak ve
> kimsenin buna şaşırmaması demek. Siyah beyaz ve karlı bir görüntü de
> olsa ..
> Üstelik Yunanca tek kelime anlamasanız da gündüz vakti çizgi film
> izlemek için az debelenmemiş olmak demek...
> Muhtemelen hayatımız boyunca yaşadığımız en güzel 10 yıl demek...
>
> TRT 1´de oluşan sorunlar sonucu yayına bir süre ara verildiğinde
> ekrana getirilen donuk ağaç, dağ bayır resmine 10 dakika hareketsiz
> bakabilmek demek,
>
> Türkiye'de yaşamış son mutlu kuşak olduğunu hüzünle hissetmek demek
Not: Bir arkadaşım tarafından bana mail atılan bu yazı beni tekrardan cocukluğuma geri götürdü ve çok etkiledi o yüzden sizinle paylaşmak istedim umarım sizde benim gibi geçmişi yeniden yaşarsınız