Masabaşı_Sohbetleri & Ağaç_Ev

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Masabaşı_Sohbetleri & Ağaç_Ev

by FrontsideAir » Fri Jun 09, 2006 6:30 am

"Hımm, sen, Ed ve acayip fikirlerin. Sanırım seni seveceğim." dedi ve bir kahkaha patlattı. "Benden böyle bir iş yapmamı istemiyorsun, değil mi? Evet, belki evi daha yakından görmek hoşuma gidebilir ama aptal büyücülerle evcilik oynayacak yaşı geçtim ben. En son rolümü evcilik oynarken yapmıştım." Bunu söylerken alnını kırıştırdı, bu bile şüpheli gibiydi. :D

"Bak dostum, seninle açık konuşacağım. Bence bu plan yatar. Büyücüleri aşırı hafife alarak bir yerlere varamayız. Ama üzülme." Bunu söylerken de elini sırtına koydu Edmond'un. "Başka planlar da bulursun sen bu zeka varken sende. Ama şimdi birkaç kadeh bira doldurman daha makbule geçecektir. Biraları doldururken dediklerimi iyi düşün ve biraları taşırmamaya da dikkat et. Ben bir şeyler bulacağım, meraklanmayın.." Bunu söyledikten sonra da yatağında kıvrılarak düşünceli bir tavırla gözlerini kapadı.

Not: Rebore'un söylediklerinden dolayı üzülmene gerek yok Paul. Onun karakteri böyle, onu bu şekilde kabul etken gerek. :D

by paul sernine » Wed May 31, 2006 6:20 pm

edmond piposunu doldurdu ve yaktı. Küçük nefesler çekerek, etrafa fazla duman yaymadan içiyordu. düşünceli gözleri evdeydi, kim bilir kafasından neler geçiyordu...

piposu bittikten sonra size döndü

"galiba ben kibirli bir adamım, hatta hırsızlığın diğer sınıflardan daha üstün olduğuna inanıyorum. hırsız olduğum için kibirliyim. eğer yapılması gereken bir iş varsa bunu sadece kendi yeteneklerimle, hırsızların sahip olduğu yeteneklerle halledilebileceğini düşünüyorum. yani büyüden anlayan birileri olmadan da bu işi pekala başarabiliriz. yapmamız gereken şey yetenekli bir hırsıza yakışacak şekilde hareket etmek. burda büyüden anlayan birileri olsaydı tabiki onlardan faydalanabilirdik. ama yok ve biz bu işi onlarsız halledeceğiz. aslına bakarsanız olmamalarıda güzel. bu şekilde egomu daha iyi tatmin edebilirim. bu arada kibir iyidir yada kötüdür, bundan bahsetmiyorum. sadece kibirli olduğumu söylüyorum.

evin çizimlerini gördüğüm gün bir plan tasarlamıştım. plana son şeklini vermek için bilgi edinmeye çalıştım, mümkün olduğu kadar çok bilgi. anlaşılan istediğim bilgilere ulaşamayacam. aklımdaki planı sizinle paylaşmak istiyorum. şüphesiz riskli hatta bulaşmak istemeyeceğim kadar riskli keza bilgi benim için çok önemli. ve burda o yok. o yüzden riske girmek gerekebilir. maalesef kendi kurallarımla oynayamıyorum...

muhakkak evin dışarıyla ilişkileri var, ihtiyaçlarını gidermek için. bunlar işimize yaramayabilir. bunları kullanmaya çalışırsak dikkat çekebiliriz. rutin işler sırasında, sıradan olmayan olaylar yaşanmamalı. bu yüzden sıradan olmayan bir olayla yaklaşalım ki bizden fazla şüphelenmesinler.

evdekilerin bitkilere olan ilgisi bilinen birşey olsa gerek, yani gizli değil. bu noktayı baz alarak hareket edebilriz. tanıdığım bir çaylak var. bitki satan bir tüccarın yanında çalışıyor. işe yeni başladı ve ezik bir karakter. patronu onu sürekli hor görüyor. çaylak bu türden davranışlara maruz kalmaktan sıkılmış. kendini ispatlayabileceği bir fırsat arıyor. yani sağlam bir vole vurup patronunun gözüne girmeyi.

büyücülerle bitki ticaretine girmeye çalışarak bu isteklerini elde edebilir. en azından denemeye değer. ticaret yapamasa bile sırf cesareti yüzünden birilerinin takdirini kazanabilir. büyücülerden çekinmez herhalde. bu güçlü karakterler basit bi çaylaktan ne isteyebilirki. en fazla onu evlerinden kovarlar, kaale almazlar.

çaylağın eve gittiğini kabul edelim. görünen iki ihtimal var; çaylağın tekliflerini değerlendirecekler yada değerlendirmeyecekler. sonuç olumlu olursa eve biraz daha yaklaşmış oluruz. sonrasında yapılacaklar o zaman düşünülebilir. şayet olumsuz olursa işler değişir...

bizim çaylak, bitki işi yapan ve karanlık işlere bulaşmış tüccarlardan birinin yanında çalışıyor. bu türden birinin yanında çalışan adamımızın büyücülere yaklaşmaya çalışması, büyücülerin dikkatini çekebilir. işin içinde bit yeniği olduğunu düşünebilirler. bir şekilde tüccarın hareketlerinede yön verirsek işimiz kolaylaşır. diyelimki işler bu yönde gelişti; büyücüler çaylağı o dakikada öldürebilirler. tabiki buna engel olmalıyız. düşünün; birileri arkanızdan iş çevirmeye çalışıyor, size bir adam gönderiyor. hangisini tercih edersiniz; o adamı öldürmeyi mi yoksa işin aslını öğrenmek için kullanmayı mı? hangisini seçeceğinize kara vermek için nedenleriniz olmalı, büyücülerinde nedenleri olacaktır. çaylağın öldürülmemesi ve kullanılması için o nedenleri sağlamalıyız...

büyücüler, çaylağın tüccar tarafından kullanıldığını düşünmeli. büyücüler çaylağı kendileri için kullandıklarına inandırılmalı. çaylak hafif saf biri olmalı, bu işlerde kullanılabilecek, olanların o kadarda farkında olmayan ve sorgulandığında fazla bildi veremeyecek biri. yani yem."

edmond'un yüzünde pis bir gülümseme belirdi.

"bu arada saf olarak görünen, arada kullanılan çaylak aslında bu küçük oyunumuzun esas oğlanı olacak. herşeyin farkında olan tek kişi. içimizden birinin bu çaylağı oynamasının uygun olacağını düşünüyorum. gidip kendisine bir iş bulmalı, bitki satan bir tüccarın yanında. diğerleride gözlem ve farklı planlar üzerien çalışmaya devam edebilir.

keşke elimizde yeteri kadra bilgi olaydı da önümüzü daha iyi görseydik. plan yapmak o zaman çok daha kolay olurdu.

kafamdan geçenler bunlar. plan sizede mantıklı geldiyse, hatalı olduğunu düşündüğünüz yerleri söyleyin. tartışalım. en azından bu şekilde boş oturmaktan daha iyidir..."

by gangster » Sat May 27, 2006 7:34 pm

Zor bi gece geçirmişti elf kızı. Üzerinden dün akşamki pek de iyi niyetli olmayan oduncunun pis kan kokusu yayılıyordu.Geceyi ağaçta geçirmişti ve güneşin ilkışıklarıyla beraber ormandaki patikayı izlemeye koyuldu.

Pek bi zaman geçmemişti ki önünde üzerinde tahtadan bi ev olan ağaç gördü. Bi oduncu için biraz fazla diye düşünmeye başlamştı ki etrafında tuzakların olduğunu farketti bi elfin farketmemesinin zor olduğu tuzaklar.

İşkillenmişti bi kere. Burada bekleyecekti ve neler döndüğünü anlayacaktı. Fazla zaman geçmemişti ki içerden gayet sinir bozucu bir ses;

"UKUCU BÃ?Ã?Ã?CEK UYKUCU BÃ?Ã?Ã?CEK UYAN UYAN UYAN"

diye bağırmaya başladı. Ã?ncebi adamın bunun karısına yaptığı bir kur olduğunu düşündü ama arkasından yükselen kalın erkek sesiyle küfürler bu tahmini boşa çıkarmıştı. Biraz sonra aşağı inen dört garip adam gördü. Oduncu olmadığına kesinlikle inandığı bu adamlar patikayı izlemeye koyuldu.

Elf kızı merakını yenemedi, aslında yenmek de istemiyordu. Yaşamına renk katmak için kaçmamış mıydı yıllar önce o saraydan; işte fırsat. Evde başka birinin olma ihtiimaline karşı temkinli adımlarla ağaç eve tırmanmaya başladı. Dağınık bir oda pis içki kadehleri ona burda ilgisini çekecek bir konu konuşulduğu hissi verdi.

Kararını vermeliydi; burda onları mı bekleyecekti yoksa yüzyıllar bıyu bi doğa rahibesi gibi ormanlarda mı dolaşacaktı.

Kalmayı adamları beklemeyi seçti elf kızı. İçinden kadınsı bir içgüdü onları etkilemesini söylüyordu. Hemen çantasındaki zamanında saraydan kaçarken yanına aldığı ipek giysinin erkekler üzerindeki etkisi gelmişti. Kan lekeli siyah kamufule kıyafetini çıkarıp onu giydi. Ã?nce aynasına sonra pencereden dışarıya baktı. Beklemek ona zor gelmezdi. Akşam olmak üzereyken dört adam patikada belirdiler. Temizlediği beş kadehe içki doldurdu ve asma merdivenden yukarı çıkan adım seslerini yoğunlaştı.

by FrontsideAir » Fri May 26, 2006 9:22 am

"UKUCU BÃ?Ã?Ã?CEK UYKUCU BÃ?Ã?Ã?CEK UYAN UYAN UYAN"

Rebore büyük bir bezginlike gözlerini aralayıp başını yastıktan birkaç santimetre kaldırdı. Biryandan iğrenç bir ses onu ayıltırken bir yandan da haremdeki dilberler onu suya çekiyordu. Rebore da tabii ki doğru tercihi yaptı ve başını yastığa bıraktı..

Bir süre sonra gürültü dayanılmaz hâle gelince ve bu gürültüye küfürler de eklenince dilberlere elveda diyerek esnemesini hiç bastırmadan yatakta doğruldu. Aklındaki son rüya kırpıntılarını da atarak kalktı ve giyinerek gruba katıldı.

...

Rahatsız edici yolculuktan sonra rahatsız edici bir yere gelmek Rebore'un k.çı için hiç de iyi olmamıştı. Uyumak şöyle dursun, bir de nöbet tutmak sabrını neredeyse taşırmıştı. O, bu izleme işlerinin başkası tarafından yapılacağını düşünmüştü, kendi gözleriyle görmek çok daha iyi olsa da..

Gün sonunda tek bir yeri izlemekten gözleri ağrımış bir şekilde günün değerlendirmesini yaptı Rebore:

"Eve giriş, çitler alçak olduğundan fazlasıyla kolay -ki bu beni çitlerin yüksek olmasından daha fazla şüphelendiriyor. İlk maddemizin evin hangi büyülerle konunduğunu anlamak olmasına rağmen aramızda büyüden anlayan birinin olmaması ilginç, değil mi?" Bunu söylerken, aralarında kimsenin büyüden anlamadığını teyit etmek istercesien hepsine tek tek baktı. "Ayrıca bu maddelerden bir kısmını tamamlamamız için Ed'in yöntemini uygulamamız gerekli. Eğer ne yapacağımı söylerseniz ben de yardımcı olabilirim ama bu konuda ekstra bir yeteneğim olmadığını belirtmeliyim. Gece kütüphaneden ışık geldiğine göre o odanın gece dolu olma ihtimaline dikkat etmeliyiz. Eğer sandığı eve girerek alacaksak," bunu söylerken Edmond'un yöntemini iğnelercesine bir ses tonu kullandı, "tüm plan evin nasıl korunduğu üzerinde yatıyor. Evin ne şekilde konunduğunu bilmezsek, açıklarını da bulamayız. Taşlı bir yolda gözümüz kapalı yürümeye benzer bu, hatta çok daha tehlikeli. Ayrıca ben bu kadar rahatsız bir yerde uyuyamıyorum, bu uykusuzlukla da bir kulübe bile soyamam yani.. Ben artık uyuyorum, bir gelişme olursa sabahtan önce beni uyandırayın."

Bunları söyledikten sonra bir tepki olup olmayacağını bekledi. Onun gidişini yok sayarlarsa aynen uyku alemine dalacak, dilberlerini fazla bekletmeyecekti..

by Slach » Sat May 20, 2006 5:37 am

Sadece Slach ortak salonda kalamıştı. Edmond'un ayak seslerini hala işitebiliyordu. Oturduğu sandalyeden kalkıp gitarının olduğu dolaba ulaşıncaya kadar da ayak sesleri kesildi ve kapının kapanmas sessiyle ortalığı tamamen sessizlik hakim olmuştu. Yorgun bir biçimde gitarı aldı. Birkaç vuruştan sonra bütün yokgunluğu üzerinden kalkmıştı. şarap ve gitarın melodisiyle sarhoş olmuştu.

Slach parmağına konan ince gikansi dokunuşla uyandı. Küçük bir kuş oyma penceren içeri girmiş ve Slach'ın parmağına konmuştu. Gözleri güneşten kısılmış halde kuşa garip bir gülümseme ile sırıttı. Etrafına baktığında bitmiş şarap testisini ve yanındaki gitarı gördü. 'Uzun bir gece geçirmişim gibi ama bir şey hatırlamıyorum hehe garip'. Slach planları hatırlayarak hemen pencereden güneşin durumuna baktı. Daha güneş doğalı fazla olmamıştı ama yola koyulmak için geç bile kalınmıştı.

Odayı hışımla terk etti ve hırsız dostlarının kaldıkları odaların kapısına dövercesine vurdu ve iğrenç bir sesle"UKUCU BÃ?Ã?Ã?CEK UYKUCU BÃ?Ã?Ã?CEK UYAN UYAN UYAN" diye seslendi . İçerden küfürler yağana kadar da devam etti. Yaklaşık yarım saat sonra bütün herkes yol için hazır gibiydi. " Pek iyi bir uyandırma servisi olmadığını biliyorum fakat gece olmadan orda kamp kurup ertesi gün gözlem ve takipe hazır olmalıyız." Slach planları gerekli malzmeleri kontrol etti. Bütün tuzakları çalışır hale geridikten sonra atını güneye doğru sürmeye başladı.

Artık gün nerdeyse bitmişti. Bütün hırsızlar ata binmekten hem kalçaları sızlıyor hemde yorgunluktan bitmek üzereydiler.Toprağa ayak bastıklarında derin bir nefes aldırlar. İlk konuşmayı yapan Slach oldu.

"Arkdaşlar yürüyüş mesafesiyle 30 dakikalık mesafedeyiz. Patika yolun epey dışındayız. Yani rahatsız. şimdi hepimiz dinlenebiliriz.... Yalnız. Sabah ukucu bööööcek nidasıyla uyanmak istemiyorsanız erken kalkın."

Küçük bir kurra ile nöbet listesi de ayarlandıktan sonra hepsi yolculuğun yorgunluğuyla sert zeminde keyifli bir uyku çektiler.

En son nöbet Edmondun olmuştu ve güneşin ışığını kalın orman tabakası arasından görür görmez herkesi uyandırdı.Kısa bir süre sonra gözlem için malzemeleri toplayıp malikhaneye doğru kısa bir yola çıktılar. Ağaç evde kararlaştırdıkları üzere izleme planını gözden geçirdiler.
* Ev hangi büyülerle nasıl korunuyor,
* Evde kaç kişi kalıyor,
* Evde kalanların düzenli alışkanlıkları neler,
* Eve dışarıdan sürekli veya zaman zaman gelen var mı, varsa kim,
* Kaç köpek var,
* Geceleri hangi odalar boş kalıyor,
* Pencerelerde parmaklık var mı,
* Evin bir bodrumu var mı, varsa girişi nereden,
* Evin alternatif bir girişi var mı?
* Evin çatısı kiremit mi, düz mü, çatıda giriş var mı,
* Evin zemini neyden?
İLK GÃ?N BAşLIYOR...

Gün gayet sıkıcı başlamıştı. İlk 2-3 saat boyunca evi rahatlıkla görüp pusuya yatacakları bir yer aramakla geçirdiler. Elverişli birkaç yer bulsalarda çok açıktı ve her yerden görünüyordu. En sonunda bir yeri karar vermişlerdi. Yer bulduktan sonra kahvaltı yapmak için fırsat bulup kahvaltıya başlamışlardı. Ã?ğleye kadar gelmesine rağman evin çitleri dışına çıkan olmamıştı ve hiç kimsede ziyaret etmiyordu.

O gün boyunca öyle geçmişti. Ta ki geceye kadar. Gece kütüphaneden sönük sönük bir ışık çıktı ve bir kaç saat yanık kaldıktan sonra kayboldu. Gece boyunca kayda değer tek şey bu olmuştu.

RP DIşI NOT: Arkadaşlar ilk günümüz böyle geçti. Planda değişiklik yapmak isterseniz diye olayı ilk günde kestim. İlk günün görüş ve konuşmlar size kalmış.

by paul sernine » Wed May 17, 2006 11:52 pm

Edmont sabit bir noktaya, boş gözlerle bakıyordu.

"Tütün yüzünden uzun yaşamayacağım. Zekice hazırlanmış bir tuzak yüzünden değil, iyi korunan bir şatoya girmeye çalıştığım için değil, güzel bir hatunun dudaklarındaki zehir yüzünden değil...

Tütün yüzünden uzun yaşamayacağımı bilmek güzel. Bizim gibiler genelde tütün yüzünden ölecek kadar uzun yaşayamıyor."

İçecek birşeyi kalmadığında ayağa kalktı. Biryandanda üzerindekilere çeki düzen veriyordu.

"Uyumak istiyorum. Yorgunum ve kafam karışık. Dinlenmeye ihtiyacım var!"

Başıyla Slach'ı selamladı.

"Misafir perverliğiniz için teşekkürler, saygıdeğer Slach. Bakalım yatacağım oda ikram ettiğin şarap kadar güzel mi?"

Slach'ın gözlerinin içine bakarak gülümsedi. Sonrada boş bir oda bulmak için sağdaki koridora doğru adım aldı. Gerçekten yorgun görünüyordu.

by Slach » Tue May 16, 2006 2:55 am

ussiyiness wrote:evet, araştırma sonuçları ne zaman gelecek??
Slach uzun süre sessiz kalan elfin yüzüne baktı araştırma için pek birşey söylememişti fakat araştırma yaparken birşeyler elde edebilir gibiydi. "En son bir hafta dediğimizi hatırlıyorum yanilıyormuyum.?"

Arkasını dönüp baktığında ise Rebore yorgun bir halde çoktan tarif ettiği odalardan birine doğru ilerliyordu.'Uyumaya ihtiyacın olacak. Uyumaya ihtiyacımız olacak' Slach birkaç saniye gözlerini kapadı geriye dönüp ne kadar süre araştırma yapacakları üzerine konuuşmayı hatırlamaya çalıştı. Ne de olsa elfe daha net bi şey söylememişti.

"Evet bir haftaydı galiba... Uyumak istediğiniz zaman odalarınıza gidebilirsiniz."

Edmond hala oturduğu yerde duruyordu.' Hmmm demek plana yeteri kadar güvenmiyor.iyi..' Slach iç konuşmasını yaptığı sırada Edmond tütün yakmıştı. Kokusu Slach'ı rahatsız etsede bu rahatsızlığı dile getirmekten hep çekinmişti. Zamanında insanlar bunun yüzünden arkasından 'Süt..' diye seslenip gülüyordu. Kafası dağılması pek hoşuna gitmemişti. Belki planlarda başka şeyler yakalayabailirim diye bakınıyordu. Fakat Edmonda laf etmeden geçemedi.

"Edmond bu alışkanlıkla sen uzun yaşamazsın." Espiri olsun diye yapılmış bir şeydi fakat kendisi bile yüzünü buruşturmuştu. " Yarın sabaha hazır ol yola çıkıyoruz." dedi planlardaki görmediği noktaları aramak için kağıtların içine gömüldü.

by paul sernine » Mon May 15, 2006 10:37 pm

Edmond oturmaya devam ediyordu. Yatmak istemediği her halinden belliydi, en azından şimdilik. Ara sıra planlara bakıyor, şarabını yudumluyor, sardığı tütünü yakıp keyfini çıkarıyordu...

by FrontsideAir » Mon May 15, 2006 5:27 am

Rebore denildiği gibi sağdaki kapıyı takip ederek kendisine rastgele bir oda seçti. Odayı inceleyerek ilgisini çekecek şeylere baktı, sonra da pencereden dışarısına bakarak yüksekliği kestirmeye çalıştı. Kafasında odadaki eşyaların bir listesini oluşturdu ve odanın yere göre konumunu aklında canlandırmaya çalıştı. Birkaç kaçış ve baskın senaryosundan sonra canı sıkılarak küçük bir şekerleme yapmaya karar verdi. Acaba sonuçlar ne zaman gelecekti?

by ussiyiness » Mon May 15, 2006 2:42 am

evet, araştırma sonuçları ne zaman gelecek??

by Slach » Fri May 05, 2006 7:23 pm

" Aslında benim aklımda iki yer vardı bir o çocuk yetiştirilen oda ki oradaki çocuklar orayı koruyan canlı tuzaklardı yada bitki odasıydı ki bu bana uzak bir hedef gibi gelmişti fakat botanik bahçesini görünce fikrim tamamen diğer tarah kaydı."

Slach ağaç evin penceresinden esen rüzgarla irkildi ve pencere yi kapatmak içni arkasını dödü hava kararmaya başlıyordu.

"Başka izlememiz için öneri yoksa hepimiz istirate çekilelim. Yarın evi izlemek için yola çıkmamız gerekiyor değil mi ? Sağdaki kapıyı takip ederseniz odalarınıza gidebilirsiniz. İstediğiniz boş bir odaya yerleşin."

by FrontsideAir » Wed May 03, 2006 8:13 am

"Hımm, aslında temkinli olma konusunda haklısın dostum. Bitki odasındaki şekillere bakınca biraz bahçeyi andırdığını düşünmüştüm ancak bu teoriyi çürüttüysek o zaman bunun da böyle olmaması gerekirdi."

Slach'a dönerek devam etti, sözleri kaygılı gibiydi:

"Bu planları nereden buldun dostum? Bulduğun kişi güvenilir biri mi? Odaları ve resimleri gördüklerine dayanarak mı çizmiş? Eğer bu eve girme konusunda tek güvencemiz bu planlarsa bunlara ne kadar güvenebileceğimizi de bilmeliyiz, değil mi?"

Biraz neşelenerek devam etti, şarabın etkisini gösterdiği aşikardı:

"Bir de eğer araştırma yapacaksak ben bu son kat hakkında daha fazla bilgi istiyorum. Sonuçta çalacağımız şey orada ve eğer kapı düşündüğümüz yerde değilse bilmediğimiz bir yerde kapı aramak zorunda kalmak istemem."

Sözlerinin sonunda tekrar ciddileşerek düşüncelerine döndü ve kadehinden küçük bir yudum daha aldı.

by paul sernine » Tue May 02, 2006 6:55 am

Edmond planları tekrar inceledi. Rebore'a sonrada Slach'a baktı. şaşkın olduğu her halinden belliydi. Sol elini beline dayadı. Sağ eli ile suratını kaşırken bir yandanda tavana bakıyordu. Sonrada gülümsemeye başladı.

"Tebrikler... Etkileyici ve düşündürücü. Ne yalan söyleyeyim olaya sizin bakış açınızdan bakmamıştım. şuan baktığımda dahi ele avuca gelir birşeyler göremiyorum. Bitki odası derken; burası bitkilerin yetiştirildiği bir yerde olabilir, saklandıkları bir yerde. Bitkilerle çeşitli deneylerin yada işlemlerin yapıldığı bir oda da olabilir. Bu evde yaşayanların bitkilere olan ilgisi aşikar. Önemli gördükleri şeyleride evin güvenilir biryerlerine koyabilirler. Kapısız oda güvenli bir yerdeyse, kapısız odanın yanı da güvenli bir yer olabilir.

"Belliki benim göremediğim şeyleri görmüşsünüz yada ben aşırı temkinli davranıyorum. Ama bütün bunlar tabiiki başarınıza gölge düşüremez. Tekrar tebrikler"

Edmond bunları söylerken kadehlere şarap koyuyordu. Rebore'un kadehini aldı ve sahibine uzattı.

"şarap ve etkisi. Sanırım söylenecek başka söz yok :) "

by FrontsideAir » Mon May 01, 2006 7:10 am

"Evet, evet. Bana da hem dışarıda sera olması, hem de evde bitki odası olması garip gelmişti. Hem bunun ışıklandırması, toprağı sulaması falan var. Evde, hem de en üst katta bitki yetiştirmek çok garip geldi."

Gülümseyerek bir kadeh daha şarap almak için kadehini uzattı. Fazla şarap onu çarpabilirdi ancak bu bir kutlamaydı, bir zarar gelmezdi.

by Slach » Mon May 01, 2006 6:24 am

Slach arkasını dönüp rebore'ye baktı. Daha sonra gözlerini haritaya dikti ve üzerinde parmağıyla çizgiler çizdi.

"Hmm aslında o oda hakkında bu planlardan bile oldukça şey öğrenilebilir. 2 tane bitkiyle ilgili olda ve biri kapısız odanın yanında " Slach'ın yüzüne oldukça belirgin bir gülümseme ifadesi yerleşmişti. " Girişi bu oda da bir yerde olmalı. Evet evet pencereler de beni doğruluyor bitkilerle dolu bir oda için az pencere var. "

Slach kendisi için en zor bölümün hallolmuş olmasına oldukça sevinmişti. İçinden 'Eee bunu kutlamak lazım ' dedi ve ardından Yavaşça toplantı odasından ayrılıp sarmaşıklarla gizlenmiş mutfağa girdi. Kısa süre sessizlik olmuştu fakat daha sonra elinde bir kadeh ve şarap testisiyle geri döndü.

"şaraplarınızı tazelememi istestersiniz herhalde. İnsan bunu içtikçe daha iyi düşünmeye başlıyor değil mi" dedi ve ardından tiz sesiyle kahkaha attı.

Top