Bana yapılan bir telefon şakası
Kurban (yani ben) telefonla arkadaşını arayacaktır. Olaylar gelişir...
Kurban: Alo...
şakacı şahıs: Kadıköy polis memurluğu, ben komiser Hayrullah, nasıl yardımcı olabilirim?
(Kurban telsiz telefonu yavaaaşça kulağından çekip önüne getirir ve ekrandan numarayı kontrol eder)
şş: Alo?
K: şey, yanlış aradım galiba.
şş: Bir dakika. Hmm, Yasin Sezgin beyle mi görüşüyorum?
K: Iıı, evet.
şş: Anne adınızı öğrenebilir miyim?
K: şey...
şş: şey diye bir anne adı olmaz, tutuklusunuz. Birazdan arkadaşlar gelip sizi alacaklar.
(Kurban karşı taraftan gelen gülme seslerini duyar ve olayı anlar, ama bozuntuya vermeden şakayı devam ettirir)
K: Bende tam tatile çıkıcaktım, neyse kısmet değilmiş.
şş: Özülmenize gerek yok efendim, sizi Antalya'daki hapishanemize yollayacağız. 5 yıldızlıdır ve kapalı havuzu da vardır.
K: Aa ne güzel. Peki benim karşılayacağım bir masraf var mı?
şş: Rica ederim efendim, tamamını karakolumuz karşılayacak. Tam pansiyon.
K: Çok güzel. O zaman size adresimi veriyim gelip alın beni.
şş: Hiç gerek yok efendim biz zaten yerinizi tespit ettik bile.
K: Yerimi tespit mi ettiniz? Ama bu yaptığınız çok ayıp. Avukat tutmak istiyorum.
şş: Hmm, o zaman size memur Erkan beyi vereyim onunla görüşün.
Erkan: (gülerek) Alo.
K: (aynı şekilde gülerek) Oğlum bu kimdi ya?
E: Babam.
Bu vesileyle arkadaşın babasını da tanımış oldum. Tuhaf bir tanışmaydı, ama sonuçta tanıştık işte
