Khard 4

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Khard 4

Khard 4

by erenozy » Fri Oct 20, 2006 5:13 pm

"Lanet olsun.Bu kaçıncı oldu"diye isyan etti Grind."Dostum yerin çok altına indik, bu seviyedeki taşlar haliyle daha kalın, kazmaların kırılması normal birşey" diye teselli etti Lombrik.Grind soylenerek kalktı,kaşları çatılmıştı.Ã?ünkü bugun kırılan dokuzuncu kazmasıydı.'Bu kadarı cok fazla ama' dedi içinden.Lombrik' in onu teselli etmesi icin saatlerce konusmasını istemiyordu, bu cücenin sinirini bozuyordu.Adımlarını hızlandırdı.Ã?evresinde yüzlerce cüce dağı deliyordu, içerisi fazla sıcaktı.Sürekli maden işçilerinin sesi geliyordu, bazen şarkı söylüyorlardı bazen yüksek sesle küfür ediyorlardı.Malzeme yığınına dogru ilerlerken bir adamın daha kazmasının kırıldığını gördü.Bu onu mutlu etmiş gibiydi sanki 'evet çok derindeyiz ve kazmalar ondan kırılıyor' diye içinden gecirdi.'Pöööh bunlar cüce kazmaları kırılmaması gerekir!! ' içinden bir küfür daha patlattı ve yığından iki tane daha kazma aldı....



"Siz komutam altındakiler.Bugün cücelerin yardımıyla dünyaya açılacağız! Cüceler daha fazla maden için kazıyor ama karşılarında demir damarları yerine Khard'ın baştan aşşağıya kuşanmış askerlerini görünce şaşıracaklar! Bugün (Duraksadı. Sözlerinin daha tesirli olması için bekledi) Bugün dış dünyaya çıkacağız.Yüzyıllardır bekledik, yer altındaki yaşamı hakketmiyoruz, daha iyisini hakkediyoruz, (bir duraksama daha yaptı, dinleyen askerleri nefeslerini tutmuş konuşmanın sonunu bekliyorlardı) Dışdünyayı !!! (bir alkış patlaması oldu, elini kaldırıp ordusunu susturdu) Bu gece kan dökülecek! Bu gece Khard dünyaya dönüyor çünkü! Simdi askerlerim, daha iyi bir yaşam icin, kan dökmek için, vahşet için (Adeta haykırmaya başlamıştı) Duvarları yıkın ve cüceleri katledin.( Khard'ın yaratık ordusu hep bir ağızdan çığlık atıp silahlarını kalkanlarına vurmaya başladılar) şimdi gidin ve gördügünüz her cüceyi acımadan katledin.Unutmayın bizi ayakta tutan onların korkuları ve ruhları 'bazılarımız icin' "( bu iki kelimeyi o kadar kısık söylemistiki sadece yanındaki yaverleri duydu.Zaten ruhlarla ilgilenenler sadece Kendisi ve yaverleriydi) kılıcını çekti ve önceden yıkılması kararlaştırılmış tünelleri gösterdi.Ordusu çığlıklar eşliginde tünellere doğru yürümeye başladı...

Ordusunun büyük çoğunluğu mahşer hayvanları diye anlatılan yaratıklardan oluşuyordu.Bunlar kafalarının uzerlerinde boynuzları olan, çıkık çeneli ince yüzü bir boğanınkini andıran, insandan biraz uzun ve yapılı, kızıl tenli yaratıklardı.Tanrıların kitaplarına Dakress olarak geçmişlerdi.Boyları bir metre doksanyedi santim ile iki metre onüç santim arasında degisiyordu, kiloları ise doksanbeş ile yüzotuz arasındaydı.Dakress'ler genelde uzun kılıç kullanırdı, ve ellerinde uzunkalkanları vardı.Kılıçları bir metre on santim boyunda, enli, ucuna doğru hafif kavislenen cift tarafıda keskin, siyah metalden dövülmüştü.Kalkanları ise bir metre onbeş santim, yarı oval ve gene siyah metalden işlenmişti.Siyah metale dunyanın alt kısımlarında rastlamak mümkündü.En dayanıklı metal çeşidi olup cücelerin bile ulaşamayacağı derinlikteydi.Dakress' lerin yayları ise bir metre on santimlik siyah metalden yapılmıştı, okları birbuçuk metre kadardı ve yeryüzündeki en sağlam ağaçtan yapılmışlardı (ortak dilde draga ağacı kadim elf lisanında Thenless dedikleri ağaç) Dışdünya'ya sadece Gorgath' ların açtığı boyut kapılarıyla gidebildikleri için ahşap üzerinde fazla durmamışlardı.Ahşabı sadece masalarda, ok yapımında ve mızrak yapımında kullanmışlardı.Ok ve mızrakların ucu siyah mitril denen değişik madenden yapılıyordu.Savaşçıların kullandığı hançerlerde bu maddeden yapılıyordu.Son derece keskin ve son derece dayanıklı olmasına rağmen mitrilden bile hafifti, varlığını bile belli etmiyordu.Siyah mitril iblislerin bile karşısına çok az çıkmıştı, bu yüzden zırhların yapımında siyah metalle karıştırılıp işleniyordu.Okçuların zırhları pantolon ve kasktan olusmaktaydı, bedenlerini örten herhangi bir şey yoktu, piyadelerin zırhlarıda okçular gibiydi tek farkları kasklarındaki kırmızı serit ( ense tarafından başlayıp burun korkuluğuna kadar uzanan bir şeritti, kalınlığı iki santim kadardı) ve üstlerine giydikleri uniformalarıydı.Deriden yapılma uniformaları siyahtı.Rütbelerini şeritlerle belirliyorlardı (sol omuzdan başlayan birbirine paralel şeritler) iki şerit onbaşı rütbesini, dört şerit yüzbaşı rütbesini belli ediyordu.Onbaşıların emrinde ikiyüz asker vardı ve her yüzbaşının emrinde yirmi onbaşı vardı.Khard' ın emrinde yirmibeş yüzbaşısı oldugu düşünülünce büyük bir ordu sayılabilirdi ve ordusu sadece bunlarlada sınırlı değildi.ikiyüzkırk tane karabüyücüsü vardı.Bunlar dışdünyada Khardberya diye adlandırılan ormandaki tapınaklarında bulunuyorlardı.Cücelere eş zamanlı olarak insanların dördüncü büyük şehri Razum a yapılacak saldırıda bulunacaklardı.Boyut kapılarından fazla asker çıkartamadıklarından büyü gücü büyük olacaktı.İnsanlar tarafından lanetli orman olarak adlandırılan ormanda kurdukları kampta onbin kadar Dakress, ikiyüzkırk karabüyücü ve ikibin kadar Logren bulunmaktaydı.Logrenler yaban domuzlarının irisi olarak tabir edilebilirdi, yaban domuzundan farkları; kırmızı gözleri, iki metreye varan uzunlukları ve bir metreyi bulan yükseklileriydi.Yetişkin bir logren ikiyüzelli kilo kadardı.Savaşırken sivri dişlerini ve salgıladığı asiti kullanıyodu.Dakress' ler saldırı gününden iki hafta önce ormana getirilmişti ve kuşatma aletleri yapımına başlamışlardı.yirmiyedi mancınık ve dört koç başı yapmışlardı.Koç başları üç metre uzunluğunda birbuçuk metre yüksekligindeydi ve ucunda siyah metalden bir iblis başı vardı.Buradaki orduyu yönetmek için Khad' ın yaverlerinden Dagrad gelmişti.Ateşten gözleri ve üç metrelik devasa boyutuyla görenleri çılgına çeviriyordu.Elinde birbuçuk metrelik siyah mitrilden yapılma kılıcı vardı.Sırtında ise teni gibi kızıl olan herbiri iki metrelik dev kanatları.Kanatlarını açtığı zaman boyutu beş metreyi buluyordu ve bu koca cüsseyi rahatlıkla taşıyabiliyordu.Siyah ejderhalar ile anlamış ve Razum' a yapılacak saldırıda Dagrad' ın saflarında savasacak otuz siyah ejderha bulmusştu.Onun emrine girmeyen iki ejderhayıda öldürmüstü.Derilerinden çok güzel zırh yapılabilirdi.Siyah ejderlerden dünyada fazla kalmamıştı.Sayıları kırkbeşi geçmezdi ve otuz tanesi Dagradın buyrugu altına girmişti bile ve iki tanesi çoktan ölmüştü.Saldırı gününden bir gece önce ejderhalarda dahil olmak üzere bütün ordu ormanda toplanmıştı.Gerçi bu ordu ormana girdikten sonra orman denilebilicek bir yeri kaldıysa.Khard' ın işçileri ( Blamlar; yaklasık bibuçuk metre boylarında ve zor şartlar altında çalışabilen ustalar.Cücelerin sakalsız ve daha uzun ömürlüsü olarak adlandırılabilirdi.Tenler i ise siyahtı.Ormanda binüçyüz kadar Blam vardı ve dört gece önceden çalışmaya başlamışlardı)ormanda karargah kurmaya başlamışlardı bile.Yeraltındaki Khard' ın kalesine benzeyen minik bir şehir inşaa ediyorlardı.Razum' u aldıklarında burayada ufak değiştirmeler yapacaklardı tabiki...



Grind elinde yeni kazmaları geri döndü ve kazmaya yeniden başladı.Yanındaki Lombrik cukuru biraz daha genişletmişti ve bunun geceye kadar bir tünel girişi olması gerekiyordu.Saat daha öğlen civarı olmalıydı."demek kırabilicek yeni aletler buldun dostum"kahkahası iki grup öteden duyulabiliyordu.Yüksek sesle küfür eden Grind "eğer bir daha dalga geçersen bu seferkini kafanfa kıracağım haberin olsun"diye ekledi.Yüzünde daima somurtkanlık vardı.Lombrik bir kahkaha daha patlattı ve kahkahasını duvardan gelen sesler ile bölündü.Yerin altından sesler geliyordu(çökme sesleri) ve refleksif olarak geri çekildiler.Bir an sonra cücelerin kazı alanında kargaşa başladı.(çünkü sesler her yanı sarmıstı ve birde davul sesleri eklenmişti) herkez afallamış birbirine bakıyorduki ilk kazı alanı çöktü, çökenlere bir diğeri daha eklendi ve sonra bir diğer alan daha.Aradan on dakika geçtiginde kazı alanı toz toprak içindeydi, gözgözü görmüyordu.Savaş emri veren cücelerin seslerine davul sesleri karışıyordu.Etrafta kargaşa vardı ve her kafadan bir ses çıkıyordu.Kazı alanında bin kadar cüce vardı(büyük bir çalışmaydı ve onun iki mislide malzeme getiren ve molozları götüren cüce gelip gidiyordu).Toz katmanı dağılmaya başladığında yerin altından gelen çığlıkları duydular, sesler git gide çoğalıyor ve dahada yaklaşıyordu.Toz perdesi tamamen indiginde Grind'in gördügü son şey iki kızıl göz oldu...


"Herkezi öldürün! " diye kükredi onbaşı Daburg.Kılıcıyla önüne ilk çıkan cüceyi biçtikten sonra hızını kesmeden ilerleyerek.Cüceler yerlerinde çakılı kalmışlardı.Böyle bir görüntüyü en kötü kabuslarında bile görmemişlerdi ve ne yapacaklarını bilmiyorlardı.Ã?ığlıklar eşliğinde çöken kısımlardan adeta bir iblis ordusu akıyordu.Havada uçuşan okları görmeye başlamışlardı, ve arkadaşlarını öldürmelerinide.Kısa sürede iblis ordusu kazı alanını ele geçirmişti ve saldırıdan onbeş dakika sonra aklını toparlayan bir cüce kazı alanına geçişi kapatmıştı.Kazı alanı taze kan kokuyordu.İblis ordusundan sadece iki kayıp vardı ve yaklaşık ikibin cüce coktan ölmüştü.Kısa bir süre sonra gelişleri cücelerin salonlarında kargaşaya yol açtı ve cüceler hazırlanmaya başladı....

"Bu ilk zaferimizdi dostlarım" dedi Daburg kendi askerlerine.Onun emrinden sadece bir kişi ölmüstü, oda tunellerden geçerken çıkan kargaşada ezilerek ölmüştü.Döndü ve yüzbaşısına rapor vermek için ilerledi.Kazı alanın ortasında diger onbaşılarıda toplanmıştı.Yüzbaşı Trean roparları aldığında çok memnundu iki kayıpları vardı ve onlarda çıkan kargaşada ölmüşlerdi.Trean Daburg'a dödü " askerlerini şu yukardaki kapıya gönderde geçişi açalım daha öldürecek bir çok cüce var"suratındaki gülümseme görülmeye değerdi."emredersiniz efendim"topuklarının uzerinde dönerek askerlerine yeni emri söylerdi ve cücelerin kazma yıgınlarına uğrayarak kapıya yöneldiler.Çalışmalara başladıklarından kısa bir süre sonra kapı catlamaya başlamıştı.Daburg askerlerden birine " yüzbaşıyı bul ve kapının fazla bir ömrünün kalmadığını belirt.En fazla bir saat içinde geçidi açacagız" asker başıyla selam verdi ve koşarak yüzbaşıyı aramaya koyuldu....


Alıntı. Yazının orjinali için; http://www.ayyas.com/frp-and-mithology/11815-khard-4-a/

Top