Sürgün Tanrı

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Sürgün Tanrı

Sürgün Tanrı

by erenozy » Sat Oct 21, 2006 6:36 am

Her gün daha kızıl bir güneş doğuyordu, savaşlar artmış, çatışmalar çoğalmıştı. Komşular bir tavuk için birbirini yaralayıp öldürüyor, haydutlar kervanların önünü daha sık kesiyor hatta, yoldan geçen sefil yolculara bile saldırıyordu. Bütün bunlar olurken Khard sarayındaki en karanlık oda olan taht odasında, kan havuzunun ortasındaki büyük, kasvetli, kemikten yapılmış tahtında ölümlü ahmakları izleyip aralarına biraz daha nifak ekiyordu. Her kanlı ve ölümlü biten tartışmada sırıtışı biraz daha belirginleşiyor, her çatışma sonucu kahkahasını esirgemiyordu. Khard' ın iğrenç hizmetkarları Eolasia' da kralları öldürmek için kiralık katiller tutuyor, olayları suikast olarak gösterip ayaklanmalar çıkartıyordu...

Tanrılar konseyinde bu olaylar hep gündemdeydi, ama bir gün doğanın kurucusu ve koruyucusu olan barış yanlısı Deoasiya bile sitem edip Khard' ın sürgününü istedi. İşte olayların geliştiği gün kilise kayıtlarında şöyle geçmekteydi;

" Khard ölümlülerin işlerine fazlasıyla bulaşmış, yapılması kesinlikle yasak olanları yapmış ve sürgünü hak etmiştir. Krallıklarda çıkan isyanlar, sınırlardaki büyük çaplı çatışmalar hatta ve hatta komşuların birbirleriyle kavgaya tutuşmalarına bile Khard sebep olmuş, ölümlüleri buna o azmettirmiştir. Bundandır ki artık onun adı bir tanrı olarak değil, Dharga (sürgün tanrı, lanetlenmiş, unutulması gereken) olarak anılacaktır. Ve onun adını iyilikle övenler sonsuza kadar lanetlenecek, ölümlü hayatlarında huzur bulamayacaklardır, ebedi yaşamları ise hiç olamacaktır. Cehennemin dipsiz kuyularından düşecekler, alevlerde kızaracaklar, ölümsüz bedenleri yok olana kadar tekrar tekrar işkence göreceklerdir. Khardla işbirliği yapanlar Tanrılardan korksunlar ve dilesinlerki hesaplaşmaları hiç gelmesin! "

Konseyde alından bu karardan sonra Khard' ın tanrı bedeni ateşe atılmış, dipsiz kuyulara sürüklenip unutulmuştu. Fakat binlerce yıl sonra Khard' ın sürgün ruhu bir yolunu bulup cehennemden kaçmış ve Eolasia' da gezinmeye başlamıştı. Gücünü yeniden eski gibi kılmak için saf ve temiz ruhları toplayıp kendi cehennemine atması gerekiyordu ve onun bendeni olmasada ruhu hala nifak konusunda ustaydı. Kısa bir süre sonra (yaklaşık dörtyüzkırkbeş yıl) müritlerinden bazılarını tekrar bulmuş ve hatrı sayılır bir sayıda ruhu bir araya toplamıştı. Esirlerinin hepsi hem ondan nefret ediyor, hemde ondan ölsiye korkuyorlardı. Ã?ünkü ruhlarının kontrolü hala Khard' ın elindeydi.

Sonunda büyük gün geldi çattı. Ordularını ve büyücülerini tamamlamıştı. Yerin altında yaklaşık üçyüz kadar cehennem yaratığı, cehennemin derinlerinden dört iblis, ve dış dünyadan mutasyon sonucu oluşmuş yaratıklarla yirmiiki kişilik bir necromancer topluluğu. Ve aralarında en mükemmeli artık bedenine ve hemen hemen eski güçlerine sahip olmuştu, artık güçlerine tam olarak kavuşması için ruh toplaması degil, korkularıyla ve nefretleriyle beslenmesi gerekiyordu.

İlk hedefi cücelerin mağaralarının üzerine kurulu olan Tragrad şehrini elegeçirip kalesi yapmaktı. Cücelerin madenlerine yaptığı saldırıyla eş değer bir şekilde, Tragrad' ın dış surlarınada bir saldırı gerçekleşmişti. Ortalık kısa sürede kan gölüne dönmüş, insanlar ve cüceler katledilmişti. Kalan çok az sayıda canlı ölümlü, Khard' ın emrinde köle olarak çalıştırılmak için yarı sürüklenerek, yarı dövülerek toplama alanına götürülüyordu. şehir meydanında toplanan köleler gördükleri savaş karşısında dehşete düşmüştü ve şu anda karşılarındaki görüntüylede bütün kanları adeta çekilmişti...

Aydınlık karardıgında, güneş tamamen battığında,
Kranlık toz bulutları kalktığı zaman,
İki kızıl göz güzüktü dumanlar arasından,
Ve sürgün tanrı Khard artık bu dünyada yürüyordu...

Alıntı; mesajın orjinali için http://www.ayyas.com/echoes/14077-surgun-tanri/

Top