by Chaoticevil » Fri Dec 08, 2006 1:00 am
Septimus artık Morgan olmasada işini dewam ettirmeli ve siparisleri yetistirmeliydi. Bugun önemli müsterilerden biri olan Lord Lucas'ın adamları ,siparisi olan nadir taşlarla bezenmis, altın islemeli bilekligi almaya geliceklerdi ve onun gibi birini memnun etmek cok onemliydi.
Dukkana donen Septimus kucuk kardesinin dukkanı açtıgını gordu ve Morganın boslugunu onu yetistirerek doldurabilicegini dusundu.Xavi, daha 14 yasında olmasına ragmen kendinden beklenmeyecek bir hırsa ve beceriye sahipti. Eger aile mesleklerini devam ettirecekse bu isin inceliklerininde ögrenme yası gelmisti.
Ã?glene dogru Lord Lucas korumalarıyla beraber Septimus'un dukkanına geldi.Septimus cok sasırmıstı cunku Lord Lucas yası ilerlemis birisiydi ve onun gibi onemli birisi asla bu tur islere zaman ayırmazdı.
"Kolay gelsin genc demirci"
"Hosgeldiniz Lordum" diye karsılık verdi Septimus.Heyecandan elleri ayaklarına karıstı.
"Buraya siparis icin gelmedim.Eger bitiremediyseniz anlarım.Morgan gibi bir ustanın ölümü beni cok üzdü."
"Gercekten cok iyi bir ustaydı ve onun yerini doldurmamız cok zor olucak.Gelmisken siparisinizide verebilirim Lordum, umarım begenirsiniz."
Septimus Morgan'ın hayatında yaptığı en guzel işciliklerden biri olan bilekligi Lord Lucas'ın begenisine sundu."Sizin gibi bir Lorda layık degil ama umarım begenirsiniz."
Lordun gozlerindeki ifade herseyi anlatıyordu.
"Cok guzel bir iş çıkartmıssınız."
Bu sozler Septimus'a bir ömür yeterdi. Lord Lucas'ın beline giden eli bi kese altınla geri dondugunde Septimus'un gözleri acıldı.
"Buda isinizin karsılıgı olan altınlar"
Septimus yere egilerek selam verdi.Lord bilekligi aldı ve Adamlarıyla beraber dukkandan cıkarken Septimus'un yuzunde isini iyi yaptıgı icin takdir edilen bir sanatçının gulumsemesi vardı, her nekadar Morgan'ın işçiliğide olsa...
Ertesi gun, gunluk islerine devam ederken bir grup sehir koruması dukkanına geldi.
"Bugun eger musait olursanız Lord Gabriel sizinle gorusmek istiyor Bay Septimus."
Morgan'ın ölümüyle ilgili bir gelisme olmalıydı."Musaitim hemen gidebilirim" seklinde yanıt verdi.
Karakola vardıgında Gabriel odasında onu bekledigini gordu.
"Hosgeldin Septimus.Otur lutfen."
Septimus Morgan'ın katiliyle ilgili biseyler ogrenecek olanın heyecanıyla kosarak gelmisti ve oturmanın iyi bir fikir oldugunu düsünen sadece Gabriel degildi...
"Morgan'ın katilinimi buldunuz yoksa,"
"Sakin ol Septimus" diye boldu Gabriel.Katili bulamadık ama bazı seyler ögrendik.
"Negibi seyler?"
"Morgan'ın sandıgımız kadar masum birisi olmadıgı ögrendik.Kendisi bazı loncalara degerli taş ve metallerden esyalar yapıyormuş.Katilinin bu loncalardan birinin emrindeki profesyonel katillerden birisi olabilicegini düsünüyoruz."
"Ama nasıl olur, benim nasıl bole biseyden haberim olmaz?"
Septimus dehset icindeydi.Morgan para duskunu birisi degildi.Ayrıca gunun buyuk bolumunde beraberlerdi ve onun haberi olmadan bole bisey yapmıs olması gercekten cok şaşırtıcıydı.
“Peki ne yapmayı planlıyorsunuz. Bunu onların yanlarına kar bırakmıcaksınız dimi?”
Gabriel’in gözleri üzüntüyle kendi önüne kaydı.
“Elimizden hic bisey gelmez.Loncalarla savasabilicek ne yeterli askeri gucumuz nede yetkimiz var”
“Ama nasıl olur.Morgan suç işlemiste olsa öldürüldü ve onun kanı yerde kalmamalı.Bunun pesini asla bırakmam.Onun intikamını alıcam”
“Biz bisey yapamayız ama sen kendi imkanlarınla savasacaksan seni gizli bi sekilde destekleyebilirim ve hatta yaptıgın seylerin bircoğunu gormezden gelebilirim.Cünkü loncalar artık fazlasıyla can sıkmaya başladılar ve elim kolum bağlı burada oturmak beni mahvediyo…”
Septimus boyle bir cevap beklemiyodu ama Morgan onun abisi gibiydi ve intikamını almak istiyordu.Gabriel gibi birinin yardımıyla bunu başarabilirdi.
“Bunu düsünücem ve size haber vericem.şimdilik hoşçakalın Lord’um” dedi ve dükkanının yolunu tuttu.
Aksam yemekten sonra ailenin en büyügü ve kendisine örnek aldığı tek kisi olan büyükbabası ile yapmayı düsündüğü şeyi paylaşmak için onun odasına yöneldi.Kapısını vurdu ve içeri girdi.
Sigmond, Septimus’un yaşlarındayken bir savaş dönüşü konstantinopolise gitmiş ve orda bi kadına aşık olup buraya yerleşmişti.Demir işçiliğinde usta oluşu ona kısa zamanda şehirde bir konum sağlamıştı.Ã?mrüne çok büyük mutluluklar ve üzüntüler sığdırmıştı ve simdi onunda gitme zamanı gelmişti.Uzun zamandır, hastaydı ve doktorlar onun icin daha fazlasını yapamıyorlardı.Hayatının son günlerini en sevdigi torunu olan Septimus’a yaşadıklarını anlatarak onu tecrubelendirmekle gecirmeyi tercih ediyordu.
“İyi geceler büyükbaba.Bügün kendini nasıl hissediyorsun?”
“Her zamanki gibi? Artık zamanımın geldigini hissediyorum”
“Ole konusmsa, sen daha cok guzel gunler goreceksin.Ayrıca senden ögreneceklerim daha bitmedi.”
“Sen ögrenmen gereken her şeyi örgendin ve artık ailemizi devam ettirebilicek vasıflara sahip birisin.Her zaman bize layık davranışlar sergileyeceginden ve ailemizi yucelteceginden kuskum yok.”
“Gercekten bolemi düsünüyorsun?Aslında bugun hayatımı tamamen degistirebilicek bi olay yasadım ve bununla ilgili senin dusuncelerini almak ve kararımı ondan sonra vermek istiyorum.Lord Gabriel, Morgan’ın ölümuünden bazı loncaları sorumlu tutuyor ama onlara hicbirsey yapamamaktan yakınıyordu.Bu yuzden bana bi teklifte bulundu.Onun destegi ile loncalara karsı savasmamı istedi.Bana öğrettiklerinin artık ise yaramasını istiyorum ve Morgan’ın intakımını almak istiyorum.Bunun icinde senden izin istiyorum.”
“Sen artık bir yetiskinsin ve kendi kararlarını kendin verebilirsin.Ben sana guveniyorum.Asla yuzumu kara çıkarmadın ama kendine dikkat etmelisin.Ailemizin uzerinde kara bulutlar dolaşıyor.”
“Sen merak etme, senin öğretilerin sayensinde her zorluğun ustesinden gelebilicegimi biliyorum”
Yaşlı adam gülümsedi ve yastığının altından bir broş çıkartıp toruna uzattı.Yuvarlak broşun ustunde bir ejderha ve çapraz sekilde birbirinin ustunde duran 2 kılıç figuru wardı.
“Bu aile yadigarımızdır.Bunu almanı istiyorum.”
“Bu çok büyük bir hediye.Bunu tek bir şartla alırım.Sağ sağlim donup sana geri vermek sartıyla…”
“Nasıl istersen.” Dedi ve o zamansız öksürük krizlerinden biri başlayı verdi aniden.
Septimus yandaki komidinin üzerindeki surahiden bir bardak su doldurdu ve buyuk babasına uzattı.Yaşlı adam suyu içti ve “simdi biraz dinlenmeliyim, sana son kez sarılmama izin ver genc adam.” Septimus’a sıkıca sarıldı ve uykuya daldı.
Septimus artık Morgan olmasada işini dewam ettirmeli ve siparisleri yetistirmeliydi. Bugun önemli müsterilerden biri olan Lord Lucas'ın adamları ,siparisi olan nadir taşlarla bezenmis, altın islemeli bilekligi almaya geliceklerdi ve onun gibi birini memnun etmek cok onemliydi.
Dukkana donen Septimus kucuk kardesinin dukkanı açtıgını gordu ve Morganın boslugunu onu yetistirerek doldurabilicegini dusundu.Xavi, daha 14 yasında olmasına ragmen kendinden beklenmeyecek bir hırsa ve beceriye sahipti. Eger aile mesleklerini devam ettirecekse bu isin inceliklerininde ögrenme yası gelmisti.
Ã?glene dogru Lord Lucas korumalarıyla beraber Septimus'un dukkanına geldi.Septimus cok sasırmıstı cunku Lord Lucas yası ilerlemis birisiydi ve onun gibi onemli birisi asla bu tur islere zaman ayırmazdı.
"Kolay gelsin genc demirci"
"Hosgeldiniz Lordum" diye karsılık verdi Septimus.Heyecandan elleri ayaklarına karıstı.
"Buraya siparis icin gelmedim.Eger bitiremediyseniz anlarım.Morgan gibi bir ustanın ölümü beni cok üzdü."
"Gercekten cok iyi bir ustaydı ve onun yerini doldurmamız cok zor olucak.Gelmisken siparisinizide verebilirim Lordum, umarım begenirsiniz."
Septimus Morgan'ın hayatında yaptığı en guzel işciliklerden biri olan bilekligi Lord Lucas'ın begenisine sundu."Sizin gibi bir Lorda layık degil ama umarım begenirsiniz."
Lordun gozlerindeki ifade herseyi anlatıyordu.
"Cok guzel bir iş çıkartmıssınız."
Bu sozler Septimus'a bir ömür yeterdi. Lord Lucas'ın beline giden eli bi kese altınla geri dondugunde Septimus'un gözleri acıldı.
"Buda isinizin karsılıgı olan altınlar"
Septimus yere egilerek selam verdi.Lord bilekligi aldı ve Adamlarıyla beraber dukkandan cıkarken Septimus'un yuzunde isini iyi yaptıgı icin takdir edilen bir sanatçının gulumsemesi vardı, her nekadar Morgan'ın işçiliğide olsa...
Ertesi gun, gunluk islerine devam ederken bir grup sehir koruması dukkanına geldi.
"Bugun eger musait olursanız Lord Gabriel sizinle gorusmek istiyor Bay Septimus."
Morgan'ın ölümüyle ilgili bir gelisme olmalıydı."Musaitim hemen gidebilirim" seklinde yanıt verdi.
Karakola vardıgında Gabriel odasında onu bekledigini gordu.
"Hosgeldin Septimus.Otur lutfen."
Septimus Morgan'ın katiliyle ilgili biseyler ogrenecek olanın heyecanıyla kosarak gelmisti ve oturmanın iyi bir fikir oldugunu düsünen sadece Gabriel degildi...
"Morgan'ın katilinimi buldunuz yoksa,"
"Sakin ol Septimus" diye boldu Gabriel.Katili bulamadık ama bazı seyler ögrendik.
"Negibi seyler?"
"Morgan'ın sandıgımız kadar masum birisi olmadıgı ögrendik.Kendisi bazı loncalara degerli taş ve metallerden esyalar yapıyormuş.Katilinin bu loncalardan birinin emrindeki profesyonel katillerden birisi olabilicegini düsünüyoruz."
"Ama nasıl olur, benim nasıl bole biseyden haberim olmaz?"
Septimus dehset icindeydi.Morgan para duskunu birisi degildi.Ayrıca gunun buyuk bolumunde beraberlerdi ve onun haberi olmadan bole bisey yapmıs olması gercekten cok şaşırtıcıydı.
“Peki ne yapmayı planlıyorsunuz. Bunu onların yanlarına kar bırakmıcaksınız dimi?”
Gabriel’in gözleri üzüntüyle kendi önüne kaydı.
“Elimizden hic bisey gelmez.Loncalarla savasabilicek ne yeterli askeri gucumuz nede yetkimiz var”
“Ama nasıl olur.Morgan suç işlemiste olsa öldürüldü ve onun kanı yerde kalmamalı.Bunun pesini asla bırakmam.Onun intikamını alıcam”
“Biz bisey yapamayız ama sen kendi imkanlarınla savasacaksan seni gizli bi sekilde destekleyebilirim ve hatta yaptıgın seylerin bircoğunu gormezden gelebilirim.Cünkü loncalar artık fazlasıyla can sıkmaya başladılar ve elim kolum bağlı burada oturmak beni mahvediyo…”
Septimus boyle bir cevap beklemiyodu ama Morgan onun abisi gibiydi ve intikamını almak istiyordu.Gabriel gibi birinin yardımıyla bunu başarabilirdi.
“Bunu düsünücem ve size haber vericem.şimdilik hoşçakalın Lord’um” dedi ve dükkanının yolunu tuttu.
Aksam yemekten sonra ailenin en büyügü ve kendisine örnek aldığı tek kisi olan büyükbabası ile yapmayı düsündüğü şeyi paylaşmak için onun odasına yöneldi.Kapısını vurdu ve içeri girdi.
Sigmond, Septimus’un yaşlarındayken bir savaş dönüşü konstantinopolise gitmiş ve orda bi kadına aşık olup buraya yerleşmişti.Demir işçiliğinde usta oluşu ona kısa zamanda şehirde bir konum sağlamıştı.Ã?mrüne çok büyük mutluluklar ve üzüntüler sığdırmıştı ve simdi onunda gitme zamanı gelmişti.Uzun zamandır, hastaydı ve doktorlar onun icin daha fazlasını yapamıyorlardı.Hayatının son günlerini en sevdigi torunu olan Septimus’a yaşadıklarını anlatarak onu tecrubelendirmekle gecirmeyi tercih ediyordu.
“İyi geceler büyükbaba.Bügün kendini nasıl hissediyorsun?”
“Her zamanki gibi? Artık zamanımın geldigini hissediyorum”
“Ole konusmsa, sen daha cok guzel gunler goreceksin.Ayrıca senden ögreneceklerim daha bitmedi.”
“Sen ögrenmen gereken her şeyi örgendin ve artık ailemizi devam ettirebilicek vasıflara sahip birisin.Her zaman bize layık davranışlar sergileyeceginden ve ailemizi yucelteceginden kuskum yok.”
“Gercekten bolemi düsünüyorsun?Aslında bugun hayatımı tamamen degistirebilicek bi olay yasadım ve bununla ilgili senin dusuncelerini almak ve kararımı ondan sonra vermek istiyorum.Lord Gabriel, Morgan’ın ölümuünden bazı loncaları sorumlu tutuyor ama onlara hicbirsey yapamamaktan yakınıyordu.Bu yuzden bana bi teklifte bulundu.Onun destegi ile loncalara karsı savasmamı istedi.Bana öğrettiklerinin artık ise yaramasını istiyorum ve Morgan’ın intakımını almak istiyorum.Bunun icinde senden izin istiyorum.”
“Sen artık bir yetiskinsin ve kendi kararlarını kendin verebilirsin.Ben sana guveniyorum.Asla yuzumu kara çıkarmadın ama kendine dikkat etmelisin.Ailemizin uzerinde kara bulutlar dolaşıyor.”
“Sen merak etme, senin öğretilerin sayensinde her zorluğun ustesinden gelebilicegimi biliyorum”
Yaşlı adam gülümsedi ve yastığının altından bir broş çıkartıp toruna uzattı.Yuvarlak broşun ustunde bir ejderha ve çapraz sekilde birbirinin ustunde duran 2 kılıç figuru wardı.
“Bu aile yadigarımızdır.Bunu almanı istiyorum.”
“Bu çok büyük bir hediye.Bunu tek bir şartla alırım.Sağ sağlim donup sana geri vermek sartıyla…”
“Nasıl istersen.” Dedi ve o zamansız öksürük krizlerinden biri başlayı verdi aniden.
Septimus yandaki komidinin üzerindeki surahiden bir bardak su doldurdu ve buyuk babasına uzattı.Yaşlı adam suyu içti ve “simdi biraz dinlenmeliyim, sana son kez sarılmama izin ver genc adam.” Septimus’a sıkıca sarıldı ve uykuya daldı.