Ödüllü Frpworld Hikaye Yarışması (3) (hikaye

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Ödüllü Frpworld Hikaye Yarışması (3) (hikaye

by Artemis Entreri » Thu May 03, 2007 7:57 am

Khufu'ya...

Zor oldu. Yaklaşık 10 kere okudum bir şeyler yazmaya başlamadan önce. Hikaye ilk elime ulaştığında sadece bir göz atmıştım ve dürüstçe söylemek gerekirse "başka zaman okurum" demiştim. İyi de yapmışım. Eminim yazını okuyan pek çok kişi şöyle bir göz gezdirmiş arada 1 2 paragraf atlayıp, çok da birşey anlamadan bir de sonuna bakmıştır. Ve bunun sebebi sensin. Senin yazım tarzın, senin ayrıntıya ve karmaşıklığa düşkün zihnin, senin duygu yüklü, patlamaya hazır kalemin.

Ve bu yazı da hepsi açığa çıkıvermiş. Koca bir patlama ile.

Baştaki yazıyı yazan şahısa açıkçası uyuz oldum. Benimle konuşuyor ancak o kadar ukala, o kadar kendini beğenmiş, o kadar bilmiş konuşuyo ki içimden "Kes be adam, yeter." dedim yani. Canımı sıktı biraz, ama sonradan düşününce böyle bir duyguyu bana katabildiği için o adama teşekkür ettim. Hani kurduğu cümleler güzel ama ne kadar düşünürsem düşüniyim hiç bir şey anlamadığım cümleler de yok değil. Sanki güzel dursun diye oraya koyulmuş gibi. Sanki okuyucu bir şey anlamasın diye orada duruyor. Sanki laf kalabalılığı... Ama değildir biliyorum, öyle olsunlar diye yazmadın. Yinede orada öyle duruyorlar, sen onları açığa çıkarana kadar.

2. bölüm ilk bölüme göre daha sade ve anlamlı. Ama çok kısa. Ã?yle ki, bazı ayrıntılar gereksiz, lüzumsuz kalmış. Hikayenin kısa kalmasını istiyorsan babanı, kütüphaneyi anlatmazsın. Gereksiz ayrıntılara girmezsin. Bir de aradaki bağlantı sağlam kurulamamış. İster istemez "ne alakası var." diyor insan. şunu da eklemek isterim ki, hikayenin içinde geçen bir kısım sadece tarih ile ilgili. Aslında hikayenin genel kurgusu tarih ile ilintili olmalıydı. Yani o kişinin orada notu bulmasının tarihi bir önemi olmalıydı, notta yazanların değil.

Sonuç olarak yazı içinde boğuldum, yüzmeye çalıştım, yüzmeyi öğrendim. Yazıların çok daha anlaşılır bir dille yazmandır dileğim. Ya da değildir vazgeçtim. Ã?ünkü bu haliyle de güzel. Tabi diğer türlü olsa daha iyi. Ama dilini çözdüğümü düşünüyorum. O yüzden nasıl istersen öyle yaz. (:

Kalemin asla kırılmasın !

by EldariL » Thu May 03, 2007 3:39 am

ben de tebrik ederim :)

by Firble » Thu May 03, 2007 12:36 am

Ben de tebrik ederim birinci arkadaşı öyküler gerçekten güzeldi. Amatör bir yazar olarak kendimi profesyonel bir yarışmada gibi hissettim.

by Paradoxian » Wed May 02, 2007 7:44 pm

tebrikler La sourcier, böylesine sağlam yzılmış bir hikaye bence de birinciliği hak ediyordu. :clap: :clap:

by LeSorcier » Wed May 02, 2007 4:52 pm

Herkesi tebrik ediyorum. :clap: :D
Jüriye de teşekkür ediyorum...

Hikayelerin sahipleri olarak iyi bir iş çıkardığımızı düşünüyorum. Dikkat edilmesi gereken yerler hususunda uyarılar ve övgüler aldık. Henüz forumları takip edemiyorum ve hikaye yazımı,paylaşımı,tartışması ne boyutta göremedim lakin benim düşümde ciddi anlamda bir "klüpleşme" (tam karşılığını düşünmiyorum ama sosyal bir lokalizasyondan bahsediyorum) sevdası yatmakta. Türevlerinin olduğunu biliyorum ama fikir yürütmek isteyen arkadaşlar olursa zevkle dinlerim doğrusu...

Yine konudan saptım, asıl demek istediğimi söyleyemedim :D
Yeni bir üye olarak yeni arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Düşünce ve hayal gücü sadece sahibine yaramıyor. Aynı yolda yürüyenleri bir araya getiriyor, onları bulmanızı sağlıyor.


There are no rules of architecture for a castle in the clouds.
Gilbert K. Chesterton

by ruyaci » Wed May 02, 2007 4:03 pm

Birinci olan arkadaşımı tebrik ederim. Gerçekten olgun bir kalemden çıkmış gibiydi. Diğerleri de çok güzeldi. (La Sorcier isimli arkadaşın diğer öykülerini okumak isterim. Forumda varsa ve link verirseniz sevinirim)

by Artemis Entreri » Wed May 02, 2007 5:40 am

Burak'ın Hikayesi

Bu hikayeyi gerçekten çok beğendim. Gerek üslup, gerek benzetmeler, gerekse konu gerçekten harika. Ancak çok önemli bir nokta var. Kurallarda da belirttiğimiz gibi hikayenin tarihi etkileyen bir yönü olması gerekirdi. En önemli nokta buydu ve atlanmış sanırım. Serbest bir yarışma olsaydı benim favorim olurdu belki de. Ama bu şartlar altında bu hikayeye pek sıcak yaklaşamadım. Herhangi bir hikaye değil, tarihi değiştiren bir hikaye idi aradığımız. Yine de dediğim gibi, güzel hikaye, ellerine sağlık. Kaleminiz asla kırılmasın !


Rüyacı'nın Hikayesi

Bu da çok güzel bir hikaye. Üzerimde büyük etkiler bıraktı. Çok etkilendim. Yalnız anlatılan olayların kısalığına göre biraz uzun bir yazı olmuş. Yer yer sıkabiliyor. Tabi gerçek tarihten bir alıntı olması ve karakterin tarih üzerinde bıraktığı etkiler göz önüne alınınca daha bir güzel ve anlamlı oluyor. Elinize sağlık, Kaleminiz asla kırılmasın !


Paradoxian'ın Hikayesi

Başka bir güzel hikaye. Anlatım, diğer jüri üyelerinin de söylediği gibi basit kalmış. Masal tadında olduğu için basit olması da iyi olmuş. Güzel bir hikayeydi, çok keyifli dakikalar geçirdim okurken. Cümle yapıları biraz daha özenle kurulmalı. Ne demek istediğimi daha sonra özel olarak da anlatırım. Eliniz dert görmesin efendim. Kaleminiz asla kırılmasın !

by Artemis Entreri » Wed May 02, 2007 5:21 am

Jürinin puanlaması sonucu 1. olan hikaye Le Sorcier'in Ete Kemiğe Bürünmüş ( In Succum Et Sanguinem ) seçilmiştir. Hikaye yollamış tüm arkadaşlara teşekkür ederim ve sonraki yarışmalara beklerim. Le Sorcier isimli arkadaşımız benim e mailıma, ödülün yollanacağı adresi yollayabilirse en kısa sürede ödülü postalayacağım.

by Yılmax » Tue May 01, 2007 7:26 am

Firble'ın Hikayesi


--------------
BEş DAKİKA
--------------


Tarihe damgasını vurmuş en büyük trajedilerden birinin hikâyesini yazmayı seçmek gerçekten yürek ister bir davranış. Ama hikâyeyi biraz daha uzun tutsan biraz daha damatize etsen sanki daha güzel olurmuş gibi geldi bana. Yinede ellerine sağlık.



Eldaril'in Hikayesi


----------------
ATEş MÃ?HRÃ?
----------------



Uzun olmasına karşın okunması oldukça zevkli bir hikâye olmuş. Akıcı bir dille yazılmış ve yer yer insanı şaşırtacak bir stil benimsenmiş. Bu yolda devam et dostum gelecek hikâyelerini zevkle bekliyeceğim.



Le Sorcier'in Hikayesi


-----------------------------------
ETE KEMİğE BÃ?RÃ?NMÃ?ş
(IN SUCCUM ET SANGUINEM)
-----------------------------------



Gerçekten iddialı bir isim verilmiş ve iddiasında haklı olduğunu kanıtlayan bir hikâye buldum karşımda. Dili akıcı insanı sıkmayan bir tarzda yazılmış. Bazen gerçek olduğunu düşündüğüm kısımlar var sanki alacakaranlık kuşağından fırlamış gibi. Bu güzel eser için teşekkürler Le Sorcier ellerine sağlık.




Burak Mollamehmetoğlu'nun Hikayesi


--------
KAPICI
--------


İlginç bir hikâye olmuş hatta beklenmedik bir son bekliyor bizleri ama sanki biraz belirsizlik var gibi. Üzerinde biraz daha çalışılsa sanki daha iyi bir şeyler çıkabilirmiş. Tebirkler Burak ellerine sağlık.


Paradoxian'ın Hikayesi


------------------
Kalehor'un Kılıcı
------------------



İlginç bir hikâye seçimi zevkle okudum. Osmanlı döneminin bu şekilde belki de alternatif bir zaman ve düzlemde düşünmek epey zevkli. Tebrikler Paradoxian ellerine sağlık.


Rüyacı'nın Hikayesi


--------------------------
ATİNA'NIN AT SİNEğİ
--------------------------



Tarihteki önemli bir şahsiyetin hayatının son günlerini anlatmayı seçmen gayet hoş olmuş. Hikâyenin akıcılığı yeterli derecede. Ama sanki anlatım biraz daha iyi olabilirmiş. Ellerine sağlık



Khufu'nun Hikayesi


-----------------------------
SADECE KÃ?Ã?Ã?K BİR NOT
-----------------------------



Başarılı bir deneme ama ne kadar okursa okuyayım bir şeyler eksik gibi geliyor belki de bende bir anla kıtlığı başlamıştır. Sonuç olarak tebrikler ve ellerine sağlık.


Tüm yazıları okudum ve notları Artemis’e ilettim. Hepinize teşekkür ediyor bir sonraki yarışmaya beklediğimi iletiyorum. Ellerinize sağlık.

by Paradoxian » Tue May 01, 2007 6:04 am

Valla esen, senin gibi eksik yönleri "objektif-eleştirel" bir üslupla söyleyebilen çok azdır. asıl biz (kendi adıma ben) teşekkür ederiz. iyi yönlerden çok kötü yönlerin, hakarete kaçmadan söylenmesi heralde daha iyiye giden yolda en işe yarar şeydir. tekrar sağol. Benim için oldukça yapıcı bir eleştiri. Keşke daha dikkatli olsaymışım diyoruım ama geçti artık. bundan sonra daha dikkat edeceğim. :ayyyy!:

by esen » Tue May 01, 2007 12:09 am

Ã?ncelikle okuduğu tüm hikayeleri çok beyendiğimi söylemek isterim. Böylesine etkileyici ve güzel hikayeler yazdıkları için tüm katılımcı arkadaşları tebrik ederim. Okurken hepsinden ayrı ayrı gerçek anlamda zevk aldım.

Firble (Beş dakika):

Her kesin belirttiği gibi kısa bir hikaye olmuş demek biraz saçma olur,adı üstünde kısa hikaye yarışması sonuçta. Ama diğer yazılanların yanında daha kısa kaldığı bir gerçek. Konu bakımından ne atom bombasının patlama anını nede bir kaos ortamını anımsattı bana, aslında hikayenin başlangıç kısmında nedense karakterin bana seni anlatıyormuş gibi geldi. ( Eh tabi bu benim düşüncem) aslında her yazar bir parçasını ana karaktere yansıtırmış bunu biliyoruz ama bu hikayedeki karakter başlarda sanki tamamen senmişsin gibi algıladım. Seni çok fazla yakından tanımasamda böyle hissettiğimi söylemeliyim. Hikaye anlatmak istediğini tam olarak okuyan kişiye veremiyor. Karakterin içinde bulunduğu ruh hali bir kara delik tarafından yutulmuş sanki. Bu hikayeden çıkarttığım sonuç sonun aslında yeni bir başlanğıç olduğu.
Teşekkürler,umarım her zaman yazmaya devam edersin.

Eldairl (Ateş mührü):
Bir solukta okuduğum fantastik bir hikaye, Eldairl?i tebrik ederim böylesine güzel bir hikaye yazdığından ötürü. Yalnız çok bilindik ve yalın bir konu olduğunu düşünüyorum satır aralarındaki bir iki yanlışlık hikayenin bütününü bozmasada yinede dikkat çekiyor. Yazmaya devam etmen umuduyla tebrik ederim.



Le Sorcier (ETE KEMİğE BÃ?RÃ?NMÃ?ş ):

Hikayeyi okurken gerçek anlamda etkilendim, hatta başlanğıç kısmında itiraf etmeliyim gerçek bir yazarın elinden çıkmışcasına sıkıldığımda oldu. ğüçlü bir anlatımın ve etkileyici bir hayal gücün olduğunu söylemek isterim. Hikayeyi gerçekci kılmak için en küçük ayrıntıyı bile gözden kaçırmadığını fark ediyor insan. Anlatımın yalın olmadığı gibi anlaşılmasıda biraz güç. Dediğim gibi gerçek bir yazarın başvurcağı betimlemeler ve anlam bakımından güçlü kelimeleri seçmişsin. Yalnız bu tür bir yazıyı hikaye sınıfına sokmak bile biraz garip geliyor bana sonuçta yazım ve anlatım bakımından oldukça güçlü ve etkiliyici. Tebrik ederim, bende diğer arkadaşların söylediğine katılıyorum başka hikaye ve yazılarını okumak isterim.

Burak (KAPICI):

Hayak gücü yönünden çok başarılı bulduğum bir hikaye olmuş. Özellikle konunun ve şahısların yerli yerinde olması, anlatımın yalın ve tasvirlerin zenginliği hikayeye ayrı bir hava katmış. Okuyucuyu sıkmayan hatta ne olduğunu merak ettiren bir hikaye ama beni rahatsız eden konu hikayenin havada asılı kalarak bitmiş olması. Belli bir kelime sınırı olsada daha iyi kurgulanıp bitirilebileceği yönünde bir düşünce geçirmedende edemiyorum. Teşekkürler...

Paradoxian (Kalehor'un Kılıcı):

Evet herkesin söylediği gibi hoş bir Osmanlı masalı olmuş, yalnız anlatımda çok fazla hata göze çarpmaktan öteye, rahatsız ediyor. Hayal gücü olarak gerçekten zengin bir konu hatta devamı olsa harika olabilir. Ama anlatım diğer yazılanların yanında çok
basit kalmış. Ama biraz daha dikkatle harika bir konu olduğunu düşünüyorum. Teşekkürler.

Rüyacı(ATİNA'NIN AT SİNEğİ):

Anlatım ve tasvirler çok güzel birbirine uyum sağlamış hikayede bir iki ufak boşluklar var ama genel bakımdan güzel bir hikaye ama diğer yorum yazan arkadaşların dediği gibi farklı ve sürpriz bir sonla bitede bilirmiş. Yinede yazdığı için teşekkürler


Khufu (Sadece Küçük Bir Not):

Okuduğum en etkileyici hikayelerin başını çektiğini söylemeliyim
Anlatımın zenginliği çok etkileyici, sonuç olarak bana göre mükemmele çok yakın bir yazı ama tabi ufak tefek yazım yanlışlarıda var. Yinede okurken gerçekten etkilendim, anlatım dilinin biraz daha yalın olabileceğide bir gerçek. Başarılar dilerim.


Katılımcı tüm arkadaşlara başarılar


:D

by SacoKhan » Mon Apr 30, 2007 10:36 pm

Okumak istiyorum yazıları fakat 2 etkinlikle birden uğraştığım için yetişemiyorum :cry:

by Firble » Mon Apr 30, 2007 10:01 pm

Kardeşini öldüren çok padişah var. Ama babasına karşı ayaklananların sayısı az. Babasına karşı başarılı olan sadece bir tane var Yavuz Sultan Selim... Eh yanlış bilmiyorsam bahsedilen beyin özelliklerine uyan sadece yavuz var. Sinirli yapısı ile ani kararlar verebilmesi bile Yavuz da olan bir özellikti yanılmıyorsam.

Hem ne var padişahların da yanlış ve doğru yönleri bizim tarafımızdan kurgulabilir hatta kurgulanmalıdır da..

by Paradoxian » Mon Apr 30, 2007 4:18 pm

Firble wrote:Beşinci hikaye açık farkla en çok sevdiğim hikaye oldu. Osmanlı döneminde geçmesi çok güzel. Tasvirler çok canlı... Sanırım ilgili sancak beyi de Yavuz Sultan Selim ki benim çok hoşlanmadığım padişahlardan biridir. Hikaye de çok ilginç ve çok farklı bir boyut taşıyan bir hikaye kız kulesini de hikayede fantastik bir öge olarak yer alması ayrıca çok hoşuma gitti.

Ancak bir nokta kılıcın padişaha verilmesi bu kadar önemli iken padişaha verilmemiş olmasının hiçbir istenmeyen sonuca yol açmaması. İkincisi hikaye bazı noktalarda fazlası ile hızlı geçmiş. Tasvirler bir anda daha fakir hale gelmiş ya da olaylar gereğinden hızlı anlatılmış. Belki hikayedeki bazı ögeler çıkartılıp onların yerine bu zayıf yanlar güçlendirilebilirdi.

Yine de son iki hikayeyi okumadan önce benim en sevdiğim hikaye bu oldu.
Efla wrote:
Paradoxian (Kalehor'un Kılıcı):
oldum olası tarihi-fantastik öyküleri sevmişimdir. Hoş bir osmanlı masalı gibi olmuş. Anlatımın sade olması bir yandan iyi fakat daha kuvvetli ve etkileyeci ifadeler kullanıldğında daha güzel olabilirmiş. Hikayenin konusu güzel gerçekten. Fakat bazı şeyler kafamda tam oluşamadı. Karakterlerin kendi kişilikleri amaçları vesaire. Sonra cihan devletlerinin osmanlıya saldıracağı Osmanlı'nın yardım olmadan kurtulamayacağı yalan mıydı ya da Alışık olunmadık bir şekilde gizemli karakter yanılmış mıydı?
Yukarıdaki diğer yorum yapan arkadaşların hikayedeki zayıf kalan yönler konusundaki eleştrilerine katılıyorum. ama soru tarzında yorum yapan Efla olduğu için onun yorumuna cevap vermek istedim. Diğer arakdaşlara da bir cevap niteliği taşımasına çalışacağım elbette. Uzun zamandır zaten masal yazmak istyordum. şimdiye kadar bilinen bütün masal karakterlerini, özellikle Türk masallarında geçenleri, ayrı ayrı kullandığım parça öykülerden oluşan bir masal kitabı "hayalim" bile var.

Hikayeye dönecek olursak... Elbette ben son başvuru tarihinden 11-12 gün önce isim yzdırdım ama bunun 10 günü ne yazsam, klişe olmayan ne bulsam diye düşündüm... Sonunda bir gün işe giderken yolda aklıma böyle bir konu geldi. ve hikayeyi pişirip son güne yetiştirme telaşında olduğumdan tüm ayrıntıları düşünemedim. Anlatımda da ifadelere güç vermekten kaçınmamın sebebi yine aynı sebeptir. Keşke kişilik-karakter özelliklerine daha fazla değinebilseymişim elbette ama karakter sayısını geçmekten de korktum biraz. Bu tür bir yarışmaya ilk kez katılıyorum ve uzun zaman olmuştu yazmayalı. (2.5 yıl, kesin bir ifade kullanacak olursak... ) Her neyse bunları kendimi savunmak için söylemiyorum elbette. Ben ne olursa olsun hikayede belirtilmesi gereken öğelerin belirtilmesi gerektiğini düşünürüm.

Efla, son soruna gelecek olursak, Osmanlı elbette kurtulamayacak yok olacak diye bir şey ifade etmek değildi amacım. Ama orada Osmanlı'nın yükseliş devrinin sonlarında bir dönemi çizmek istedim. Eğer kılıç İmparator'un eline geçseymiş gerçekten büyük bir devlet olmaya devam edecek olmasını çizmek istedim. Yani Kurtuluş Savaşı ve Türkiye Cumhuryeti elbette Türklerin Kurtuluşu olmuştur ancak Osmanlı'nın o şaaşalı dönemi daha uzun sürebilirdi kılıç olsa :P gibi... Tabi biraz politika ve güncel meselelere de girebilirim şimdi, ama elbette girmeyeceğim. :D Ama hangimiz devleti öyle ya da böyle eleştirmiyoruz ki değil mi? Bu arada hikayeyi okuttuğum aile efradımdan bazısı "bana biraz milliyetçi geldi" dedi. Belki söylemek gereksiz ama tabi ki öyle bir niyetim asla yok. olamaz.

Yani gizemli karakter yanılmadı. Ama seçilmiş kişi görevini başarıyla yerine getiremezse ne olur? diye düşündüm.

Ha isim olarak da belirsizliğe kaçmamın sebebi Firble,(Yavuz mu değil mi) Osmanlı'da çok uzun bir süre kardeş boğdurtmakta bir sakınca yoktu devletin selameti için. O yüzden herhangi biri akla gelsin ama hiçbir padişahımıza da kötü gözle bakılmasın istedim. Ã?rneğin bir yakınımın da aklına Cem Sultan'ın taht isyanı gelmiş...

by Efla » Sat Apr 28, 2007 1:02 am

Firble (Beş dakika):
Kısa bir hikaye olmuş tabii ki alt sınır yok demiştik :) Aslına bakılırsa şiirle katılacağını düşünmüştüm. Fakat iyi hikaye yazabildiğini de görmüş olduk.
Anlatım oldukça etkileyici. Ruh hali ve düşünceler güzel aktarılmış. Esas olayın en olduğu biraz daha muallakta bırakılmış. Aslında bu hem iyi hem kötü bir ilgi çekicilik uyandırıyor bir yandan dasanki birşeyler yarım kalmış hissi veriyor. Bazı yerlerde belki dil kurallarına bir parça daha dikkat edilebilirdi.

Eldairl (Ateş mührü):
İlginç bir hikaye ve sürükleyici. Okurken insan merak ederek devam ediyor ve kafasında parçaları birleştirmesi gerekiyor. Fakat belki ayzarken parçaları birleştirme konusunda okuyanlara ipucu verilebilirdi. Zaman atlaması olduğunda bunun ne yönde olduğunun en azından belirtilmesi iyi olabilirdi. Okuyucunun alışması vakit alabiliyor. Betimlemelere de belki biraz daha yer verilebilir. Karakterlerin kafada net oluşması açısından.
TEbrik ederim yine, Eline sağlık...

Le Sorcier (ETE KEMİğE BÃ?RÃ?NMÃ?ş ):
Bahsedildiği gibi çok gerçekçi yazılmış. Gerçekten ortalıkta dolaşan şehr efsaneleri tadında birşey olmuş. Mektupla başlaması da aslında orjinal birşey fakat. hikayeye bağlandığı yer daha ilgi çekici olabilidi belki. Kafada birleştirmek çok zor olmasa da belki daha iyi olabilirdi. Ama gerçekten çok beğendim.

Burak (KAPICI):
Başarılı bir kurgu. Betimlemeler güzel yapılmış. Bazı yerlerde daha iyi yapılabileceğini düşünüyorum yine de en azından bazı ifadeler için.... şaman olayı orjinal bir konu. Kapıcı gibi bir konsept de hoş olmuş. Karakterilerin ruh hali anlatılırken belki biraz daa özen gösterielebilirdi diye düşünüyorum. Tarihi bilgiler kulanılıyor falat belki de hikayenin kısa olmasından kaynaklandığı için biraz havada kalabiliyor.

Paradoxian (Kalehor'un Kılıcı):
oldum olası tarihi-fantastik öyküleri sevmişimdir. Hoş bir osmanlı masalı gibi olmuş. Anlatımın sade olması bir yandan iyi fakat daha kuvvetli ve etkileyeci ifadeler kullanıldğında daha güzel olabilirmiş. Hikayenin konusu güzel gerçekten. Fakat bazı şeyler kafamda tam oluşamadı. Karakterlerin kendi kişilikleri amaçları vesaire. Sonra cihan devletlerinin osmanlıya saldıracağı Osmanlı'nın yardım olmadan kurtulamayacağı yalan mıydı ya da Alışık olunmadık bir şekilde gizemli karakter yanılmış mıydı?

Rüyacı(ATİNA'NIN AT SİNEğİ):
Güzel birkonu aslında ama biraz fazla bilindik.Sonrates gibi birisinin düşüncelerini ve sözlerini fikayeleştirmek istemek de aslında büyük bir cesaret neticede geçen çağların fikirlerini hala eskitemediği birisi. Cesaretten dolayı tebrik ederim. Sanırım Platon'un eserinden de etkilenmiş bir hikaye olmuş. Fakat bilinen sonun aslında bilindiği gibi olmadığını anlatan bir hikaye olsaydı çok daha güzel olabilirdi.

Khufu (Sadece Küçük Bir Not):
Başarlı bir denem yazısı olduğunu söyleyebilirim. Başarılı olduğu kadar da anlaması zor ve kafa karıştırıcı. Aslında konu lduğunca serbest olsa da hikaye yarışması olduğu için değerlendirmede ona göre davranmak gerekecek. Beyin jimnastiği niteliğinde bir yazı

Heepinizin eline sağlık değerlendirmek kolay değildi benim için. Sonuçları Artemise ilettim. Okurken de gerçekten zevk aldım.

Başka bir yarışmada görüşmek üzere. Artık jüri değil yarışmacı olmak istiyorum ben de :D

Top