Son yillarda Amerika hakkinda dusunceleriniz

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Son yillarda Amerika hakkinda dusunceleriniz

by Sensei » Fri Sep 28, 2007 4:41 pm

daha iyi kandırmaya çalıştıkça daha da çok yüzlerine bulaştırıyorlar, bunu gidermek içinde daha saldırgan oluyorlar...

by zalhonan » Mon Aug 13, 2007 10:03 am

Chavez sen çok yaşa..
Perinçek sen çok yaşa..desem A.B.D hakkıdaki görüşlerimi içtenlikle beyan etmiş olurum sanırım..

by darkflarer » Thu May 17, 2007 5:29 am

Empire state binasına çarpan uçak sadece belli bir kısmına zarar vermişti. Onca bina vardı bunlar gibi büyük yandılar harab oldular ama çökmediler. şanssızlığa bak ki, ticaret merkezinda bu çarpışma sırasında yangını söndürecek düzenekte çalışmadı.

Bu eylemden bir süre önce binanın baştan aşağı bir bakmımı yapılmıştı neydi tam hatırlamıyorum. Yani bu bakım olayı sırasında bombaların koyulması ve ona göre patlatılması gayet doğal.

Alevler nereye kadar varmış acaba. Temele kadamı. Hani binanın yıkılması temelden başlıyorsa o zaman temele kadar inmesi ve yapı değiştirmesi gerekir. Bana boşta çok fazla olay var gibi geliyor. En önemlisi de ticaret merkezine saldırı olmadan önce kasalardaki bütün altınların silinip süpürülmesi.

Birde uçaklar olayı var. şaka gibi bir olay. Uçakların kara kutuları kayıp oluyor. o kara kutularki ne badireler atlatsın diye yapılmış. Ancak uçaklardan nasıl oluyorsa teröristlerin kağıttan yapılma, yakacak bile olmayacak kadar çabuk yanan selüloz tabanlı pasaportları kurtuluyor.
o olay ilk olduğunda anlaşılmıştı zaten öyle olduğu, düşün koskoca binanın en tepesine son hızla uçak çarpıyor, sonra bina yıkılıyor ve teröristlerin kimlikleri hala var fakat cesetler bile kül halinde, kara kutu bile yok deniliyor (ki kara kutular yanmaya, donmaya ve bu dür şeylere tamamen dayanıklıdır) ama ne hikmetse sadece teröristlerin saldırılarını ve amaçlarını belirten kağıtlar ve kimlikleri kurtuluyor. amerika işte pembe dizi gibi :D

by Firble » Sun May 06, 2007 5:09 pm

İçeriye bomba koyma ihtimali bana da çok düşük geliyor. Bu çok ciddi bir organizasyon gerektirir ki bunu yapan ABD nin gizli servisi ordusu polisi veya benzer bir kuruluşu ise şu anda bile bir gün bulunabilecek tonlarca kanıt arkasında bırakmıştır. Oysa gizli servisin EL Kaide nin şu gün saldırı düzenleyeceğine ilişkin az sayıda istihbarat bilgisi çok daha etkin yok edilebilir.

Ã?eliğin binanın yıkılması için erimesi gerekmediğinden bahsetmiştik. Aslında demirciler de çeliğe şekil vermek için onu eritmek zorunda değildir. Daha yumuşak bir çelik çok daha kolay bükülebilir kırılabilir.

Binaya uçağın çarpışından sonraki patlamaların da birçok nedeni olabilir. Uçakta patlayıcı başka nesneler olabilir. Bunlar sıcaklık yükseldikçe veya onların bulunduğu yere ulaştıkça sırayla patlamış olabilirler. Mesela klima sistemi veya kargodaki bir takım maddeler. Bunun dışında binada da patlayıcı maddelerin olması mümkün. Fazla türk mantığı ile mi düşünüyorum bilmiyorum ama öyle bir iş merkezinden yiyecek satan yerler farklı katlara dağılmış olmalı diye düşünüyorum. Ki bunların dükkanlarında patlayıcı maddeler mutlaka vardır.

Tüm bunların dışında elbette binanın içindeki insanlar o şoktaki ruh hali ilie zihinlerinin içinde patlama sesleri yaratmış olabilirler. Depremden sonra en ufak bir sarsılma bana deprem gibi geliyordu. Günler sonra bile. Onlar için de farklı nedenlerle çıkan her gürültü patlama gibi geliyor olabilir.

Bir de binanın altında kurtarma çalışması yapmış herkesin oradaki patlamayı epey ayırt edici şekilde duymuş olması gerekir.

Hadi bir komplo teorisi ben üreteyim. Eğer binayı yıkmaya bir uçağın yakıtı dolu ve büyük de olsa yetmeyeceğini düşünseydim. Patlayıcıları binaya döşemek yerine uçağa döşerdim. Belki patlayıcılar uçağın içinde olabilir. Ve onlar sıra ile patlatılmış olabilir.

Ancak bunların hepsinin o kada da önemli olmadığına da katılıyorum. Bunlar ilginç mühendislik tartışmaları hatta belki ileriki yaşlamımda mesleğimle ilgili alanlarda işime yarar. Ancak bunların olması ya da olmaması zaten ABD üzerindeki şüpheyi gidermiyor ki.

Türkiye gibi hareket yetneği daha sınırlı bir ülke bile Abdullah Ã?calan ı yakalamışken, onlar Usaman bin Ladin i bile yakalamayı başaramadılar. Hatta benim en hoşuma giden komplo teorisi Usame nin şu sıralar traş olmuş halde Teksas ta bir villada yaşadığı ile ilgili. Hakakten adam nerede acaba? Afganistan? Pakistan? İran? Türkiye ? ? ? ? ? ? ? ? ? Ki şiilerden nefret eden bir gruba dahildi? En ilginç tahminlerden birisi Suudi Arabistan olabilir mi? ? ? Sanırım farklı mühendislik yöntemleri ile tartışılabilecek ilk sorudan çok bu soru ABD yönetimini daha fazla sıkıştırabilecek bir soru.

by Raistlin » Sun May 06, 2007 9:20 am

Empire State'e carpan alcaktan ucan yavas ucak bir B-25 Mitchell bomber idi.
Image
maksimum 6 kisilik, 16 metre boyunda, 10 ton agirliginda
normal ucus hizi 370 km/sa

Ikiz kulelere carpan ucak ise bir Boeing 767-200
Image
maksimum 255 kisilik, 48,5 metre boyunda, 120 ton agirliginda
normal ucus hizi 851 km/sa

Bu kadar farkli ucaklarin verdigi hasarlari kiyaslayamayiz ama en basitinden Kinetic enerji hesabi mv^2'den Boeingin enerjisi en az 60 kat daha fazla ve buyuklugu nedeniylede tartismasiz B-25e gore cok daha fazla hasar vermistir.

Buna ilaveten Boeing yeni havalanmis bir ucakti ve yakit deposu neredeyse full'du (62 TON YAKIT) B-25 gorev sonrasi alcaktan ucarken empire state'e carptigi icin cok yakiti yoktu.

Bunlara ilaveten Empire State daha ince ve icinde daha az celik kullanilan bir bina. Binanin buyuklugu arttikca daha fazla celik gerektiriyor ve bina ne kadar buyukse dengesinin bozulmasi da o kadar yuksek ihtimal oluyor (bakiniz deprem senaryolarinda hep alcak evlerin daha guvenli oldugu soylenir, ayrica cok buyuk binalar yapmak INANILMAZ zor bir mimari problemdir yoksa herkes 110 degil 200 kat bina cikardi) Celik isindiginda esneme yetenegi kazanan bir madde oldugundan ve Boeing'den dokulen tonlarca yakit binayi "superheat" ettiginden kullanilan celik yumusamis ve sonunda binanin yikilmasina yol acmistir. Bu Empire State'de olmamistir nedenleri carpan ucak Boeing gibi 10 kati yikmamis ve az yakiti da celik konstruksiyona zarar vermemistir.

Bina temelden cokmeye baslamadi ucagin carptigi yerden cokmeye basladi ve eger 15-20 kat cokmeye baslarsa agirlik surekli artarak daha alt katlari da yikmaya baslar zincirleme bir sekilde.

Bence biz basit sorulara cok karmasik cevaplar ariyoruz (butun dunya boyle yapiyor). Oysa binanin cokmesinin nedeni cok basit bir sekilde carpan ucagin yarattigi zarar. Bu kadar basit.

Ah ama diyebiliriz ki Amerikanin bu saldirinin olabileceginden haberi olabilir miydi? Goz yummus olma ihtimalle var mi?
Buyrun size bir video daha:
Alex Jones Predicts 9/11
http://www.youtube.com/watch?v=yTFCHw3Jhb8

by Darkgnome » Sun May 06, 2007 7:39 am

Empire state binasına çarpan uçak sadece belli bir kısmına zarar vermişti. Onca bina vardı bunlar gibi büyük yandılar harab oldular ama çökmediler. şanssızlığa bak ki, ticaret merkezinda bu çarpışma sırasında yangını söndürecek düzenekte çalışmadı.

Bu eylemden bir süre önce binanın baştan aşağı bir bakmımı yapılmıştı neydi tam hatırlamıyorum. Yani bu bakım olayı sırasında bombaların koyulması ve ona göre patlatılması gayet doğal.

Alevler nereye kadar varmış acaba. Temele kadamı. Hani binanın yıkılması temelden başlıyorsa o zaman temele kadar inmesi ve yapı değiştirmesi gerekir. Bana boşta çok fazla olay var gibi geliyor. En önemlisi de ticaret merkezine saldırı olmadan önce kasalardaki bütün altınların silinip süpürülmesi.

Birde uçaklar olayı var. şaka gibi bir olay. Uçakların kara kutuları kayıp oluyor. o kara kutularki ne badireler atlatsın diye yapılmış. Ancak uçaklardan nasıl oluyorsa teröristlerin kağıttan yapılma, yakacak bile olmayacak kadar çabuk yanan selüloz tabanlı pasaportları kurtuluyor.

by Firble » Sun May 06, 2007 3:39 am

Bunlar doğru olabilir. Aslında binanın patlayıcılarla yıkılabileceği aklıma gelmemişti benim. Ne kadar sağlam olsa da yeteri kadar hız ve sıcaklık yıkıma neden olabilir. Bunun yanında çelik erimese bile metalürji deyimi ile Faz değiştirebilir ve daha az dayanıklı bildiğimiz çelikle karşılaştığında lastiğe benzetilebilecek bir malzemeye dönüşebilir. Fabrikalarda da çeliği daha kolay şekil vermek için ısıtıyorlar.

Ancak elbette asıl saldırı da başka bir değişle uçakların çarpışı da ABD nin bizzat planladığı ya da olacağını bilmesine rağmen göz yumduğu bir durum olabilir mi? Benim aklımda bahsettiğim nedenlerden dolayı bir şüphe var. Saldırıların ardından geçen onca yıl. El Kaide ve ABD nin hamleleri sanki söz konusu devletle örgüt işbirliği içinde tam da birbirlerinin işlerinde gelecek hareketleri yapıyormuş gibi bir izlenim yarattı bende.

by Raistlin » Sun May 06, 2007 3:04 am

Yorumuna cevap yazmak yerine YouTube'dan bir kac haber derlemesi

Oncelikle 11 Eylul ile ilgili bir video ilgilenenler icin: 911 planli bir patlamaydi diyenler

Genel olarak binanin dikey olarak cok duzgun yikilmasindan ve bir cok tanigin saldiridan sonra baska patlamalar duydugundan bahsediyor. Binada kullanilan betonunun toza donusmesinin imkansiz oldugu, atesin bir binanin celik konstruksiyonunu eritemeyecegi soyleniyor. Bunlara ilaveten binadan arta kalan celigin hemen gemilere yuklenip asyaya gonderildigi ve patlayici kullanilip kullanilmadiginin arastirilmadigi soyleniyor (Suc mahalinden kanit calmak olarak yorumlaniyor).

Patlayici uzmani'nin WTC binalari hakkinda yorumlari
http://www.youtube.com/watch?v=EkZMQAC9 ... ed&search=
Patlayici uzmani'nin Building 7 hakkinda yorumlari
http://www.youtube.com/watch?v=HgoSOQ2x ... ed&search=

Burada avrupali bir bomba ile yikim uzmani Ikiz kulelerin yikilmasinin mantikli oldugunu savunuyor. Patlayici ile yikilan binalarin "implode" teknigi ile iceriden disariya dogru yiildigini ve yikimin yerden basladigini soyluyor. Oysa Ikiz kuleler gercekten ucagin carptigi noktadan yikilmaya basliyor ve daha sonra yukaridan asagiya dogru (yani bomba ile alakasi yok) kat kat yikiliyor. Uzman bunun mantikli oldugunu, bina yikiminda kullanilan teknigin de binanin kendi agirligini kullanarak yikmak oldugunu soyluyor.

Universiteden bir grup ogrencinin arastirmasinda ucagin carpma hizi ve enerjisinin boyle bir binanin ust kisminin yikilmasina yol acip acamayacagi ile ilgili bulgularina deginiliyor. Ingilizceniz varsa videolari izlemenizi siddetle tavsiye ederim

Fakat ayni gun ikiz kulelerin hemen yanindaki "Building Number Seven" icin kesinlikle profesyonel bir patlamadir diyor. Yikimin yerden baslamasinin ve binanin yanmasina goz yumulmasinin garip olduguna dikkat cekiyor. Patlayici uzmanina gore bu binanin yikimi patlayicilar ve profesyoneller tarafindan yapilmis fakat bunun icin en az 40 kisilik bir ekibin yanan bir binanin icinde kilolarca bombayi kolonlarin icine yerlestirmek icin saatlerce ugrasmasi gerekiyor

The Sheeple Guide to WTC7 collapse: Building 7nin cokme nedeni ile ilgili haber videosu

Kaynaklara gore saldiri oldugu sirada Building 7'nin altindan bir metro istasyonu gecirmek icin calismalar devam ediyormus. Binanin Ikiz kulelerden ikincisi yikildiginda sacilan parcalar Building 7nin yanmaya baslamasina yol acti. Binada cikan yangin ve jeneratorlerden sizan dizel ile bina "superheat" denilen bir sekilde kendi icinden yanmaya basladi. Superheat denilen senaryoda sicaklik binanin icerisinde o kadar yukseldi ki kolonlarin icerisindeki celikler erimeye basladi. Gucsuzlesen kolonlar binanin guc dengesine mudahale edince bine metro calismasinin yapildigi alt kisimdan cokmeye basladi. Bir kat coktugunde sonraki katlar da domino taslari gibi asagidan yukari dogru (yani patlayicilara BENZER bir sekilde) devam etti. Binaya itfaiyenin mudahale etmemesinin nedeni ise su tasiyan alt yapinin zarar gormus olmasi ve butun alanin bosaltilmis olmasi neden olarak gosteriliyor.

Kisacasi yalnizca guzel editlenmis bir kac videoya bakarak yapilan Komplo Teorileri hepimizin aklina suphe dusururken. Olayin ic yuzunu arastirdigimizda aslinda olayin tamamen mantikli sebeplerle olustugunu goruyoruz.

Benim dusuncem bu tur videolar izlenmeli fakat ASLA sonuca direk varilmamali. Olayi ayni zamanda bagimsiz medya kaynaklarindan dinleyip tarafsiz KARSI fikirleri de gozden gecirmek lazim bir olayi yorumlamadan once...

by Dreamscape » Sun May 06, 2007 2:08 am

Saldırmadan duramazlar. Hatta bir düşünceye göre sıralama da şöyle. Irak, İran, Suriye ve en sonundan çevresi sarılmış olan Türkiye. Türkiye'de bunca karışıklık boşuna çıkmıyor. Sonunda Amerika'nın buraya barış getirmesi gerekebilir askeri bir müdahale ile.
Amerika zaten o ülkelerle savaştıktan sonra otomatikman Türkiye ye bir şey yapamaz duruma gelir

Bu aralar en uygun düşman da İran gibi. Hem Müslüman hem petrolü var. Hem de kendisine karşı güçlenen Rusya ya da böylece zarar verecek. Ancak bu ülkeye tek başına saldırması ABD için Osmanlı nın İkinci Viyana Kuşatmasında aldığına benzer bir sonuca yol açabilir.
Eğer İran a saldırırsa Amerika ciddi ve geri dönüşümü çok zor olan zararlar görür.


Ayrıca bence Amerika tıpkı diğer büyük devletler ve imparatorluklar gibi içten oluşan tehditler sonucu yıkılacaktır.şu aşamada dış tehditlerin Amerikaya zarar vermesi olası gözükmüyor.

by aransayes » Sat May 05, 2007 8:41 pm

Amerika elinde başkasında olmayan oyuncakları olan ve bu yüzden de şımarık bir çocuktan farksız. Her istediğinin yapılmasını isteyen, yapılmayınca ağlayıp zırlayıp ortalığı yıkan, bildiği herşeyin tartışmasız doğru olduğunu savunan diğerlerinden üstün olduğunu sanan asosyal ve piskolojisi bozuk bir çocuk gözümde.

Sinema sektörüyle tarihi kendi istedikleri gibi değiştiren, Vietnam gibi bir bozgundan sonra hala ondan kahramanlar çıkarmaya çalışan, rambo da olduğu gibi bir amerikalı dünyaya bedeldir mantığını yansıtan, kendini daima dev aynasında gören bir ülke.

Aile kurumu giderek çöktüğü, manevi değerlere saygısı olmayan ve son derece kültürsüz bir nesil yetiştiği için yok olmaya mahkumdur.

Kendini dünyanın geri kalanına haklı göstermek için kendi insanlarına bile zarar vermekten çekinmeyen, terörist dediklerini önce besleyen sonrada prim yapmak için onlara savaş açan, gizli emeller peşinde koşan ve yine bu yüzden diğer ülkelere saygı duymayan bir ülkedir.

Biraz dağınık yazdım kusura bakmayın.

by Daeya » Sat May 05, 2007 7:59 pm

Ben böyle madde madde yazmayacağım...

Amerika'yı seviyorum çok güzel ayakkabı yapıyorlar ve ben hepsini almak istiyorum ve bu yüzzden her an iflas edebilirim oradan sipariş verdiğim için

Her ülke'nin kendine göre politikası vardır ve bunu bizim bilmemiz mümkün değildir diye düşünüyorum. Sadece tahmin yapabiliriz. Bize kötü yansıtılan şey belki iyidir ve bir şeylere zemin hazırlanması için öyle gösterilmiş olabilir. Her ülke kendini dış ülkelere iyi göstermek ister ve kendine bir imaj yaratır, bazı ülkeler başarılıdır bazılar değil.

Para değerini korumak sanırım onların en önemli görevlerinden biri ve bunu yapmak için ellerinden gelen herşeyi iyi yada kötü yollu yapıyorlar.

Ama Amerika'yı seviyorum plajları, eğlenceleri çok güzel :D

by Firble » Sat May 05, 2007 7:00 pm

1- 11 Eylül asldırıları konusunda benim fikrim emin değilim demek olacaktır. Belki gerçekten onlar planlamıştır. Belki de ilgili örgütün böyle bir saldırıyı yapabileceğini bilmelerine rağmen müdahale etmemişlerdir. İkinci ihtimal konusunda benim şüphemi uyandıran iki nokta var. İlki El Kaide isimli örgüt 11 eylül günü ABD topraklarında iletişimi koparacak terör estirecek kadar güçlü idi. Sonra bu örgütün eylemi sayesinde ABD özgürlükleri kısıtladı. Yeni bir doktrinin merkezine bu saldırıyı yerleştirdi. Ancak örgüt neredeyse birkaç gün içinde tüm gücünü kaybetti. Söz konusu örgütün Amerika'da 11 eylül sonrası kaydadeğer hiçbir eylemini bilmiyorum. İkiz Kuleleri deviren ABD savunmasının merkezini vuran boyutta bir örgüt boyutu bu kadar olmasa bile bir takım eylemlere daha girişebilirdi diye düşünüyorum. İkinci nokta da şu Bush un ikinci seçiminden önce ABD de Ladin in konuştuğu bir kaset yayınlandı. Kaset adeta bir Bush a destek konuşması idi. Elbette Bush u destekleyin demiyor. Aksine Bush u seçmeyin diyordu. Ancak elbette ABD yi kaosa sürükleyen bir liderin Bush u desteklemek için söylemesi gerekenler tam da bunlardı.

2- Benim gözlemlerim ABD nin İran a saldırmayı çok istediği yönünde. Anladığım kadarı ile ABD de rejim tıkanıklık yaşıyor. Evrime karşı çevrelerin orada da etkin olması bile bir bilimsellikten uzaklaşma yaşadıklarını gösteriyor bence. NASA nın bütçesi yanlış bilmiyorsam kısıldı. Ki NASA ABD nin en güçlü bilimsel kurumları arasındaydı. 90larda gelişen internetten sonra kaydadeğer hiçbir bilimsel ilerleme yok neredeyse. Ufak bazı gelişmeleri saymazsak. Benim az da olsa takip ettiğim astronomi alanında da tam bir durgunluk var. Bazı yeni gelişmeler 90larda kazanılan ivmenin sonuçları. Sonuç olarak ABD ve Avrupa kaynaklı bilim ve teknolojinin ilerleme hızının yavaşladığını düşünüyorum. Bildiğim kadarıyla ABD ekonomik açıdan da gücünü yavaşça da olsa yitiriyor. Bu nedenle bir düşmana saldırması gerekiyor. Bu aralar en uygun düşman da İran gibi. Hem Müslüman hem petrolü var. Hem de kendisine karşı güçlenen Rusya ya da böylece zarar verecek. Ancak bu ülkeye tek başına saldırması ABD için Osmanlı nın İkinci Viyana Kuşatmasında aldığına benzer bir sonuca yol açabilir. O nedenle benim hissettiğim ABD de bu konuda ciddi tereddütler var. Benim kanımca ABD nin kararını İran ın nükleer programından çok bu çekincesi olanlarla gözü daha kara olanların tartışması belirleyecek.

3) Kesinlikle katılıyorum. Yetmezmiş gibi Büyük İskender isimli filmin de bu ögeye başka bir katkı olduğunu düşünüyorum. Ortada İrana karşı savaşan batılı güçler var. Ve film bir şekilde bizi batının yanında konumlandırıyor. Ancak bu filmlerden daha güçlü bir öge bence FRP dir. Avrupa bakış açısından Orklar ve Goblinlerin Türkler ve Araplar olduğuna ciddi şekilde inanıyorum. Alman Lisesinde okudum. Onların Türkleri kendilerine nasıl anlattıklarını iyi kötü biliyorum. Ve onların kitaplarında anlatılan Türkler bence Orklara gerçekten çok benziyor. İkincisi paladin olarak adlandırılanlar da Avrupa nın haçlı şovalyelerine çok benziyorlar. Zaten en ünlü şovalye tarikatleri bildiğim kadarı ile hristiyan Dünyasınındı. Belki Japonların Samurayları buna bir istisna idi.

4) Kendi kaynakları ile artık ulusuna zenginlik sağlayamayan bir devlet başkalarının kaynaklarını çalmak istiyor. Kendi ulusunun temel ihtiyaçlarını karşılayamayan bir devlet bu karşılayamadığı ihtiyaçların yokluğunu bir savaş psikolojisi ile yok etmek istiyor. Gücünü yavaş yavaş kaybeden bir süper güç bir savaşta sergileyeceği performansla Dünya ya hala askeri açıdan güçlü olduğunu kanıtlamak istiyor. Petrol elbette hedefin seçilmesinde önemli bir faktördür. Ancak bence eninde sonunda bir hedef olacaktı.

5) Aslında biz ortadoğuluyuz. Ama ABD Sudana da saldırdı Viyetnam 'a da Panama ya da Küba' ya da Meksikaya da hatta farklı gizli örgütlerle Avrupa'ya da.. Bunun bir çeşit ABD politikası olduğunu düşünüyorum. Ancak değişen bir nokta da var. ABD eskiden İsrail gibi müttefik devletlerle saldırıları gerçekleştiriyordu. İçeride güçlü bir etkileme gücü ile gerekirse hiç güç kullanmadan işine yarayacak iktidarlara yol açmayı deniyordu. İlle de saldırı gerekirse Viyetnam ve Kore de ki gibi güçlü bir birlik kurma yoluna gidiyor eğer kuramadıysa hemen saldırmayıp bekliyor. Ve daha ince politikalarla ülke ile mücadele ediyordu. şimdi ise ABD askerini iş adamlarını doğrudan ülkeye sokmaya kararlı.

6) Roma nın meşhur bir politikası vardır. Besle ve Eğlendir. Eğer toplumun çoğu işsiz veya daha farklı nedenlerle gerçek anlamda mutlu olamayacak insanlarsa onları eğlendirip beslersen ya da modern anlamda onlara bol bol tükettirirsen asıl sorunları unuturlar. Ã?evre konusunda da ABD yi sorumlu bulmuyorum. Kampanyalar asıl gerçeği gizlemek için. Ã?evreyi asıl kirleten sanayi tesisleridir. Bu konuda hiçbir yeniliğe gitmiyorlar. Ancak camı ayrı kağıdı ayrı kutuya attırarak insanlara sanki çevre için bir şeyler yaptıkları izlenimi yaratıyorlar. İnsan çevre için sadece "bir şeyler " yapmakla yetinmemelidir. Hem kendisinin hem ülkesinin hem de insanlığın genel anlamda çevreye verdiği zarar ve yararı değerlendirmeli ve bunların dengelenmesini en azından çevresindeki insanlara savunabilmelidir. Yoksa ben iki kağıdı kutuya atıp iki ağacın kesilmesini önlüyorsam öte yandan koca bir ormanın başka yere de kurulabilecek bir fabrika için katledilmesine ses çıkarmıyorsam samimi değilimdir.

7-Hadi ben de yeni bir başlık açayım. ABD filmleri ve politkaları ile tüm Dünya ya bir vatandaşı için bile elinden gelen her şeyi yapacak bir ülke izlenimi yaratı. Bunun farklı örnekleri verilebilir. Ancak aynı ABD Yeni Orleans taki felakette vatandaşlarını kurtarmak için hiçbir şey yapmadı. Hem de dakikalar ya da saatler değil elinde bir şeyler yapabileceği günler varken.. Acaba vatandaşını koruyan kollayan ABD imajı yalnızca bir oyun mu ne dersiniz?

by Yılmax » Sat May 05, 2007 7:37 am

Bu başlık belki biraz politikaya kayıyor ancak gerçekten de kendi içimizdeki vurdumduymaz insanları bilinçlendirmek için küçük de olsa bir katkı sağlayacağını düşünüyorum ben o yüzden hemen cevaplarıma geçeyim;

1- Bu konuda bir çok senaryo mevcut ve her biri gerçeklik payı taşıyor. 9/11'di sanırım bir video yayınladı bir grup Amerikalı genç araştırmacı. Ã?ncelikle Pentagon tarafında 1999 yılında dünya tiaret merkezi ve pentagon binasına olabilecek bir uçak çarmasıyla iligili bir simülasyon yapıldığı biliniyor. Ayrıca 11 Eylül tarihinde dünya ticaret merkezine gelmeyen bir çok yahudi işadamı olduğu da söyleniyor. Binaların çökerkenki çekilen videolarında ise katlarda bir çok patlama açıkça görülüyor. 11 eylül tarihinden evel binaların güvenlik görevlilerine izin verilidği de belgeselde aynen anlatılmakta. Bana kalırsa Amerikan hükümeti sadece ortadoğuya müdahale etmek için bir bahane arıyordu tıpkı daha önceki saldırılarında olduğu gibi (Bknz:Küba) bunu buldu.

2- Amerikan ordusu her savaşta olduğu gibi bu savaştada hem müttefiklerini hem de kendi askerlerini kendisi vurduğu biliniyor. Uzun bir zaman önce İncirlikten kalkan Amerikan helikopterlerinin Kuzey Irakta Pkk kamplarına yardım attığını farkeden Türkiye o bölgeye uçacak olan helikopterlere birer Türk subay bindirilmesini şart koşmuştu sonuç ne oldu biliyormusunuz ilk çıkan helikopter düştü Ne kadar üzüntü vericidir ki şimdi amerikan ordusu ırakta ve hiç olmadığı kadar mühimmat ve para desteği Pkk'ya akmakta.

3- Amerikan ve avrupa yapımı filmlerin zaten ırkçılığı ateşlediği ve kendi ordularına asker gönüllüsü toparlamak için yapıldığı bir gerçek ki bizde de böyle faaliyetler Kurtlar Vadisi, Sağır Oda ve Kınalı Kuzuar tarzı dizilerde Vatanseverlik öğesi oldukça öne çıkartılarak örnekleniyor.

4- Petrol de var para değerini korumak da var anacak en önemlisi çok eski bir proje olması. şu anda tehdit ettiği ve işgal ettiği diğer ülkelere de bakarsak etrafımızın çevrilmekte olduğu aşikâr.

5- Ã?nceki soruda sanırım bir anlamda değindim buna. diğer arkadaşlar da ufaktan cevaplarını atmışlar artık uyanmamız gerek.

6- Tamamen ekonomisini düşünmek. Amerika asla çevreci olmadı olmayacak da.

by Dreamscape » Sat May 05, 2007 3:25 am

5) Amerika'nin periyodik Orta Dogu saldirilarinin arkasindaki amac nedir? Gercekten savaslar gerekli miydi? Guc gosterisi mi yapiliyor? Modern bir Kolonizasyon mu var? Petrolle zenginlesebilecek ulkelerin gucu mu azaltiliyor?
Bence Amerikanın Orta Doğu projesinin en önemli sebebi;Türkiye.Ã?ünkü Türkiye gerek yer altı gerek yer üstü ve gerekse jeopolitik açıdan çok ama çok büyük bir güç.Fazla abartmak istemiyorum ama Orta Doğu daki en önemli devlet,güç ve millet Türkiye.Türkiyedeki bor minerallerinin dünyada önemli bir yeri var çünkü bor mineralinin bir çeşiti olan Pandermit (Ca2-B10-O9-7H2O) sadece türkiyede mevcut.Ve ileride önemli bir kaynak oluşturabileceği düşünülüyor.Petrol kaynakları bakımındanda zengin sayılacak bir ülkeyiz.

Ve jeopolitik konum gereği Türkiye Avrupayı tehditlere karşı savunur durumda.İranla Irakla Suriyeyle Avrupanın arasını biz düzenliyoruz büyük ölçüde.Ancak Amerikanın amacı benim dediğim gibi Türkiyeyse Bunlar çok boş hayallerdir diyorum.

by Bogus » Sat May 05, 2007 2:46 am

DÃ?nyada tarih boyunca büyük ve güçlü devletlerin ortak bir noktası var. Güçlerini yettirdikleri sürece her konuda haklılar.

Ancak günümüzde haber alma kaynaklarımız o kadar gelişti ve arttı ki, dünyada olup biten her şeyden haberimiz oluyor. 9/11 hakkında bir komplo teorisi üreten bir insan (doğru değil demek istemiyorum) bunu dünyadaki herkesle paylaşabiliyor. Artık olayları sadece otoriteden değil, çok kısa bir süre içinde daha olay tazeyken gözlerimizle görerek, yaşayanlardan dinleyerek ve yorumlarını okuyarak haberdar olabiliyoruz.

Bu yüzden eskiden geçerli bir sebebi var sandığımız savaşları artık aynı kolaylıkla yediremiyorlar. Vietnam savaşının gerekçesi Amerika'da eleştirilmedi, eleştirilen Amerika'nın zaiyatlarıydı. Bu gün Irak savaşının zaiyatları tartışılıyor ama bundan önce sebepleri tartışılıyordu. Belki amerikada değil, ama en azından dünyada.

Bence büyük devletlerin politikasında bir değişiklik yok, değişiklik artık bizim bunlardan haberdar olmamızda...

Top