by Yener » Thu Sep 27, 2007 5:47 am
DM:
Gilraén tam düşmanları ile yüzleşip yakın dövüşe girmek için hazırlandığı sırada orcların arka tarafından iki tane daha orc çıkmıştı ve arkalarından da....
Kız ilk önce bu yabancıları seçemedi ama daha sonra koyu renk derilerinden, ince yapıları ve çevik görünüşlerinden onların drow olduğunu fark etti.
Burada drowların ne işi vardı ki, Gilraén düşülebilecek en kötü duruma mı düşmüştü ?
Gilraén:
tek kılıcı ilebir orc a ve diğer kılıcı ile diğer orc a nefes kesici bir savaş çığlığı ile katanaların sivri uçlarını batırmak için hamle eden korucu, savaş çığlığının ardından kara derililere hitaben bağırdı "düşmansanız akibetiniz daha kötü olacak!!"
DM:
Gilraén 'ın hamlesi sağ tarafında kalan orc' a başarıyla etkisini göstermişti ama sol tarafında biraz gerisinde kalan orc bu saldırıdan nasibini alamamıştı. Gilraén tek hamlede sağ tarafındaki iri yarı orc 'u yere serdi, göğsünde çok derin bir kesik vardı neredeyse iç organları yere dökülecekti. Genç korucu drowların gelişiyle dikkatleri kesilen orclara başarılı bir hamle yapmıştı fakat sol tarafındaki orc son anda uzun kılıcı ile saldırıyı bertaraf etmişti.
(Gilraén 'ın sol arkasında kalan orc)Irkdaşının yere serildiğini gören şaşkın orc bir kaç adım geri çekildikten sonra kararsızca ve korkakça bir hamle yaptı, hamle o kadar cılızdı ki Gilraén orc un kılıcını kolayca karşıladı, kılıçlar havada hafifçe çınladı.
(20 ft kadar Gilraén'in sağ çaprazında bulunan orc) Geride kalan iri kıyım orc elindeki savaş baltasını kılıçların havada buluşmasını fırsat bilerek savurdu ve balta Gilraén sağ koluna isabet etti. Kız acı dolu bir çığlık kopardı ve orc'a nefretle baktı.
Gilraén:
kız tek kılıcını kendisini yaralayan tek orca doğru omuzundan ihtibaren kesmek için savurdu, aynı anda diğer kılıcı onun boğazında bir delik açmak için ölümclük bir ıslıkla havada şimşek gibi çaktı
DM:
Aldığı büyük yaradan kuvvet alan Gilraén tüm gücü ile kendisini az önce yaralayan orc' ahamlesini yaptı. Kılıç havada kırbaç gibi şakladı orc' un balta tutan sol kolunu omuz hizasına yakın bir yerden tek ve temiz bir hamlede kopardı, şimdi yerde acıyla can çekişiyordu.
Gilraén:
orc un yerde kıvrandığını gören korucu içinden şöyle geçirdi "ne kdara kötü olsalarda onlara acı çektirmek zalimlik olur,onu ölüme işkence etmeden göndermeliyim"
DM:
Gilraén' ın karşısında tek başına kalan orc' kızın yerde can çekişen orc un göğsüne kılıcını indirmekle meşgul olduğunu görünce hiç vakit kaybetmeden hamlesini yaptı, fakat bu hamlede aynı ilki gibi çok cılızdı. Orc 'un kılıcı kızın omuzunun üzerinden etkisizce geçti.
Gilraén:
kız ayağa kalktı ve tek gözü ile kara derililere baktı. hala kesin bir açıklama bulamıyordu. acaba... ama düşünmek için vakti yoktu.. bu yüzden gözlerindeki hafif bir merhamet pırıltısı ile son kalan orc a döndü. iki kılıcını ellerinin uzantısı gibi tutuyor, kalbindeki merhametin gözleriden akmasına izin veryiordu. üzülüyordu, çünkü yaşam vermek zordu fakat almak pek koladyı. ama doğanın kanunları eğer onun yaşamasına izin verirse diğer insanların yaşamına kast edecekti..buna hakkı yoktu. bu yüzden gözlerindeki parıltı ile yavaş iki hamle yaptı. bir kılıcı kalbe saplmak için uzanmıştı diğeri boynunu kesmek için "acsız bir ölüm" diye mırıldandı orc a bakıp... ve hamlesini yaptı.
DM:
Kız hamlesini boşa savuran orc' a tek ve temiz bir hamle yaptı, jilet gibi keskin katanası yaratığın boğazını kesti. Orc dizleri üzerine çöktü ve iki eli boğazını tutuyor ve oluk oluk akan kanı durdurmaya çalışıyordu.
Gilraén orcların işini bitirdikten sonra drowlara doğru göz ucuyla baktığında, dövüştükleri orcların yerde yatan cansız bedenlerini gördü. Genç erkek drowlardan bir tanesi ağır yaralanmıştı biraz tökezledikten sonra yanındaki orca tutundu. diğerinin elinde ise iri bir kılıç vardı, bu kılıç ile orclardan birinin kafasını ikiye ayırmış, diğerinin ise tek sert bir hamlede böğrüne gömmüştü kılıcını.
Irkdaşının ayakta durmasına yardımcı olmaya çalışan drow şu sözleri saf etti. (Lisan elfçe) "Dostum iyimisin ?"
Dost bu drowlara çok uzak bir kavramdı, ama bu drow hemde elf lisanında bu kelimeyi yaralı drow için kullanmıştı kullanmıştı.
Gilraén:
kız tedbiren elindeki kılıçları bırakmadı fakat tehsitdar duruşlarını bozarak iki yanına sarkıttı, bir iki adım kara derililere yaklaştı, "sizlerde kimsiniz? deriniz gece kadar kara fakat beyaz kuzenlerinizin lisanını kullanıyorsunuz.. sen diğerine "dostum" diyorsun. ve kötü olanlarla savaşaıyorsunuz.. herkez kara elflere şüpheyle bakar... ama siz.. sizler kimsiniz..."
DM:
Ağır yaralı olan drow yavaşça kafasını kaldırdı ve kıza baktı, konuşmaya bile hali yokmuş gibi bir hali vardı ki konuşmadı. Bir kaç saniyelik sessizliğin ardından iri yarı kılıcı taşıyan drow : "Biz Elistraee inanırlılarıyız, bu ormanda yaşıyoruz, orcları görünce bir tehlike olduğunu düşündük ve onları buraya kadar izledik."
Gilraén:
kız tedbiri elden bırakarak kılıçlarını kınlarına taktı ve hızlı adımlarla yaralı olan kara elfe yaklaştı, bu sırada büyük kılıçlı olana bir bakış atmayı ihmal etmedi ve yere eğildi.
"izin ver sana yardım edeyim."
DM:
Yaralı olan drow, Gilraén tekrar baktı titrek ve ağır aksak çıkan bir sesle : "teşekkür ederim, bayan. Siz iyimisiniz ?"
Gilraén:
kız konuşmak yerine dudaklarında beliren hafif acı bir tebessüme baş vurdu. Ardından ellerini yaralı drow un üzerine nazikçe koydu ve yaraları incelemeye başladı, arıdndan diğer drowa döndü "ateş yakabilrimisn ?"
DM:
Dostuna destek olmaya çalışan drow onu hafifçe yere bıraktı. "Bence onu bir an önce tapınağa götürmeliyiz dişi yarı elf..." yerde yatan yaralı drow konuşmaya gülerek müdahale etti: "Saygılı ol Odlanyer... ah.. senin yüzünden yaralarım daha fazla acıyor" Adının Odlanyer olduğunu öğrendiği drow bir kaç saniye yerde yatan dostuna baktıktan sonra devam etti : "Tapınak çok uzakta değil, rahibelerimiz onunla ilgilenebilir"
Gilraén:
kız çekingence bi kaç adım geri sıçradı. aklında küçük şüpheler vardı.. "eğer orada garip karşılanmayacaksam.. ben yardım etmeye varım"
iki drowun da gözlerinin içinde saf bir ışıkla baktı...
DM:
Odlanyer kısa bir kahkahanın ardından devam etti. "Tanrıça Elistraee hakkında rahibeler ve rahipler kadar bilgili değilim ama biz zaten herçeşit ırk ile beraber yaşıyoruz, bunlara senin gibi olanlarda dahil ve herkes kardeş kabul ediliyor"
Gilraén:
kız başını olumlu anlamda sallayıp yere eğildi ve Odlanyer e baktı "yardım et onu hemen götürelim öylese"
DM:
Odlanyer, Gilraén' ın yardımı ile yaralı kara elfi yerden kaldırdı ve hızla tapınağa doğru ilerlemeye başladılar. Hava iyice kararmıştı ama Gilraén biliyordu ki drowların gözleri karanlıkta dahada keskindi. Gilraén yaralı kara elf i kaldırırken boynunda ki kolyeyide fark etmişti bu kolyedeki sembol kara bakire ünvanlı tanrıça Elistraee den başkasına ait değildi.
Yaklaşık 15 dakikalık hızlı bir ilerleyişin ardından üçlü harika bir ahşap yapının önüne geldiler ay ışığının altında altında parıl parıl görünüyordu, girişindeki gümüş ay sembolü adeta geceyle dans ediyordu.
[b]DM:[/b]
Gilraén tam düşmanları ile yüzleşip yakın dövüşe girmek için hazırlandığı sırada orcların arka tarafından iki tane daha orc çıkmıştı ve arkalarından da....
Kız ilk önce bu yabancıları seçemedi ama daha sonra koyu renk derilerinden, ince yapıları ve çevik görünüşlerinden onların drow olduğunu fark etti.
Burada drowların ne işi vardı ki, Gilraén düşülebilecek en kötü duruma mı düşmüştü ?
[b]Gilraén:[/b]
tek kılıcı ilebir orc a ve diğer kılıcı ile diğer orc a nefes kesici bir savaş çığlığı ile katanaların sivri uçlarını batırmak için hamle eden korucu, savaş çığlığının ardından kara derililere hitaben bağırdı "düşmansanız akibetiniz daha kötü olacak!!"
[b]DM:[/b]
Gilraén 'ın hamlesi sağ tarafında kalan orc' a başarıyla etkisini göstermişti ama sol tarafında biraz gerisinde kalan orc bu saldırıdan nasibini alamamıştı. Gilraén tek hamlede sağ tarafındaki iri yarı orc 'u yere serdi, göğsünde çok derin bir kesik vardı neredeyse iç organları yere dökülecekti. Genç korucu drowların gelişiyle dikkatleri kesilen orclara başarılı bir hamle yapmıştı fakat sol tarafındaki orc son anda uzun kılıcı ile saldırıyı bertaraf etmişti.
(Gilraén 'ın sol arkasında kalan orc)Irkdaşının yere serildiğini gören şaşkın orc bir kaç adım geri çekildikten sonra kararsızca ve korkakça bir hamle yaptı, hamle o kadar cılızdı ki Gilraén orc un kılıcını kolayca karşıladı, kılıçlar havada hafifçe çınladı.
(20 ft kadar Gilraén'in sağ çaprazında bulunan orc) Geride kalan iri kıyım orc elindeki savaş baltasını kılıçların havada buluşmasını fırsat bilerek savurdu ve balta Gilraén sağ koluna isabet etti. Kız acı dolu bir çığlık kopardı ve orc'a nefretle baktı.
[b]Gilraén:[/b]
kız tek kılıcını kendisini yaralayan tek orca doğru omuzundan ihtibaren kesmek için savurdu, aynı anda diğer kılıcı onun boğazında bir delik açmak için ölümclük bir ıslıkla havada şimşek gibi çaktı
[b]DM:[/b]
Aldığı büyük yaradan kuvvet alan Gilraén tüm gücü ile kendisini az önce yaralayan orc' ahamlesini yaptı. Kılıç havada kırbaç gibi şakladı orc' un balta tutan sol kolunu omuz hizasına yakın bir yerden tek ve temiz bir hamlede kopardı, şimdi yerde acıyla can çekişiyordu.
[b]Gilraén:[/b]
orc un yerde kıvrandığını gören korucu içinden şöyle geçirdi "ne kdara kötü olsalarda onlara acı çektirmek zalimlik olur,onu ölüme işkence etmeden göndermeliyim"
[b]DM:[/b]
Gilraén' ın karşısında tek başına kalan orc' kızın yerde can çekişen orc un göğsüne kılıcını indirmekle meşgul olduğunu görünce hiç vakit kaybetmeden hamlesini yaptı, fakat bu hamlede aynı ilki gibi çok cılızdı. Orc 'un kılıcı kızın omuzunun üzerinden etkisizce geçti.
[b]Gilraén:[/b]
kız ayağa kalktı ve tek gözü ile kara derililere baktı. hala kesin bir açıklama bulamıyordu. acaba... ama düşünmek için vakti yoktu.. bu yüzden gözlerindeki hafif bir merhamet pırıltısı ile son kalan orc a döndü. iki kılıcını ellerinin uzantısı gibi tutuyor, kalbindeki merhametin gözleriden akmasına izin veryiordu. üzülüyordu, çünkü yaşam vermek zordu fakat almak pek koladyı. ama doğanın kanunları eğer onun yaşamasına izin verirse diğer insanların yaşamına kast edecekti..buna hakkı yoktu. bu yüzden gözlerindeki parıltı ile yavaş iki hamle yaptı. bir kılıcı kalbe saplmak için uzanmıştı diğeri boynunu kesmek için "acsız bir ölüm" diye mırıldandı orc a bakıp... ve hamlesini yaptı.
[b]DM:[/b]
Kız hamlesini boşa savuran orc' a tek ve temiz bir hamle yaptı, jilet gibi keskin katanası yaratığın boğazını kesti. Orc dizleri üzerine çöktü ve iki eli boğazını tutuyor ve oluk oluk akan kanı durdurmaya çalışıyordu.
Gilraén orcların işini bitirdikten sonra drowlara doğru göz ucuyla baktığında, dövüştükleri orcların yerde yatan cansız bedenlerini gördü. Genç erkek drowlardan bir tanesi ağır yaralanmıştı biraz tökezledikten sonra yanındaki orca tutundu. diğerinin elinde ise iri bir kılıç vardı, bu kılıç ile orclardan birinin kafasını ikiye ayırmış, diğerinin ise tek sert bir hamlede böğrüne gömmüştü kılıcını.
Irkdaşının ayakta durmasına yardımcı olmaya çalışan drow şu sözleri saf etti. (Lisan elfçe) "Dostum iyimisin ?"
Dost bu drowlara çok uzak bir kavramdı, ama bu drow hemde elf lisanında bu kelimeyi yaralı drow için kullanmıştı kullanmıştı.
[b]Gilraén:[/b]
kız tedbiren elindeki kılıçları bırakmadı fakat tehsitdar duruşlarını bozarak iki yanına sarkıttı, bir iki adım kara derililere yaklaştı, "sizlerde kimsiniz? deriniz gece kadar kara fakat beyaz kuzenlerinizin lisanını kullanıyorsunuz.. sen diğerine "dostum" diyorsun. ve kötü olanlarla savaşaıyorsunuz.. herkez kara elflere şüpheyle bakar... ama siz.. sizler kimsiniz..."
[b]DM:[/b]
Ağır yaralı olan drow yavaşça kafasını kaldırdı ve kıza baktı, konuşmaya bile hali yokmuş gibi bir hali vardı ki konuşmadı. Bir kaç saniyelik sessizliğin ardından iri yarı kılıcı taşıyan drow : "Biz Elistraee inanırlılarıyız, bu ormanda yaşıyoruz, orcları görünce bir tehlike olduğunu düşündük ve onları buraya kadar izledik."
[b]Gilraén:[/b]
kız tedbiri elden bırakarak kılıçlarını kınlarına taktı ve hızlı adımlarla yaralı olan kara elfe yaklaştı, bu sırada büyük kılıçlı olana bir bakış atmayı ihmal etmedi ve yere eğildi.
"izin ver sana yardım edeyim."
[b]DM:[/b]
Yaralı olan drow, Gilraén tekrar baktı titrek ve ağır aksak çıkan bir sesle : "teşekkür ederim, bayan. Siz iyimisiniz ?"
[b]Gilraén:[/b]
kız konuşmak yerine dudaklarında beliren hafif acı bir tebessüme baş vurdu. Ardından ellerini yaralı drow un üzerine nazikçe koydu ve yaraları incelemeye başladı, arıdndan diğer drowa döndü "ateş yakabilrimisn ?"
[b]DM:[/b]
Dostuna destek olmaya çalışan drow onu hafifçe yere bıraktı. "Bence onu bir an önce tapınağa götürmeliyiz dişi yarı elf..." yerde yatan yaralı drow konuşmaya gülerek müdahale etti: "Saygılı ol Odlanyer... ah.. senin yüzünden yaralarım daha fazla acıyor" Adının Odlanyer olduğunu öğrendiği drow bir kaç saniye yerde yatan dostuna baktıktan sonra devam etti : "Tapınak çok uzakta değil, rahibelerimiz onunla ilgilenebilir"
[b]Gilraén:[/b]
kız çekingence bi kaç adım geri sıçradı. aklında küçük şüpheler vardı.. "eğer orada garip karşılanmayacaksam.. ben yardım etmeye varım"
iki drowun da gözlerinin içinde saf bir ışıkla baktı...
[b]DM:[/b]
Odlanyer kısa bir kahkahanın ardından devam etti. "Tanrıça Elistraee hakkında rahibeler ve rahipler kadar bilgili değilim ama biz zaten herçeşit ırk ile beraber yaşıyoruz, bunlara senin gibi olanlarda dahil ve herkes kardeş kabul ediliyor"
[b]Gilraén:[/b]
kız başını olumlu anlamda sallayıp yere eğildi ve Odlanyer e baktı "yardım et onu hemen götürelim öylese"
[b]DM:[/b]
Odlanyer, Gilraén' ın yardımı ile yaralı kara elfi yerden kaldırdı ve hızla tapınağa doğru ilerlemeye başladılar. Hava iyice kararmıştı ama Gilraén biliyordu ki drowların gözleri karanlıkta dahada keskindi. Gilraén yaralı kara elf i kaldırırken boynunda ki kolyeyide fark etmişti bu kolyedeki sembol kara bakire ünvanlı tanrıça Elistraee den başkasına ait değildi.
Yaklaşık 15 dakikalık hızlı bir ilerleyişin ardından üçlü harika bir ahşap yapının önüne geldiler ay ışığının altında altında parıl parıl görünüyordu, girişindeki gümüş ay sembolü adeta geceyle dans ediyordu.