by Charon » Thu Mar 13, 2008 12:23 am
"Amithara- Mina' nın Ã?ığlığı" adlı eser "soy" kavramını işlemektedir. Sade bir dil ile ilerleyen kurgusu içinde fantazmaya giriş yapar ve günümüze dair göndermelerle işler konularını. Kitap için ne sıcak diyebiliriz, ne soğuk. Zira kitap, tuttuğu nabız ile kendini rahatlıkla yürüten bir metin olma özelliğinde.
Kitabın karakterlerinden biri olan Amithara' nın öyküsü bir hayli ilgi çekicidir. Amithara, ölümsüzlükle ve ruhlara hizmet etmekle lanetlenmiş bir roman kişisidir. Ve onun lanetini yalnızca biri bozabilecektir.
Ana olay dizisi, Litchia adlı tarihçinin geçmişte kalmış kanlı bir savaşı aydınlatmaya çalışması ile başlar ve yürür. Hikaye dallandıkça yeni karakterler eşlik ederler. Yan olayların akışı, tıpkı yazarın üzerinde durduğu "soy ağacı" betimlemesi gibi ana olaya, yani gövde metine ulaşır.
"Gerçekliğin acı ninnisi uyutmaya çalışırken insanlığı, fantastik bir masalın dizeleri uyandırabilir sadece, farklılığı yaratacak olanları. Uyanmak isteyenlere..." cümlesi arka kapağın son paragrafında yer almaktadır ve aslında kitabı fazlasıyla açıklamaktadır.
" Amithara-Mina' nın Ã?ığlığı" uçlarda bir kitap değildir. İnsana dair olanlarla fantazmayı vermiş, güzel ve sade bir eserdir.
Ve nasıl oluyor da, fantastik edebiyatın konuşulageldiği bir sitenin üyelerinden hiçbirisi kitabı yorumlamıyor??? Ve anlamıyorum doğrusu; o ucuz imitasyon serileri (isim vermeyeceğim), okuyucuya bir bilgi, bir düşünce yada bir duygu vermeyen romanmışçasına sunulan senaryodan bozma, kötü çevirileri okuyup da, üzerine tartışmalar yapmayı bilenler, neden Türk yazar diye bu kitabı okunmaya layık bulmuyorlar? Acaba fantazmanın evrensellik olduğunu düşünmediler mi hiçbir zaman?
Halbuki eminim; frp alanına ilgi duyan en az %60 lık bir kesim bir öyküye sahiptir. Ã?ünkü frp er geç, yazımı gerektirir. Yaratmayı getirir. Eğer ülkemizde yeni yeni açmaya başlamış fantastik edebiyata destek vermezseniz, biz diye bir şey kalmayacak. Bunu kitabı alın diye söylemiyorum. Bir kitabı bir kişi alır, yirmi kişi okur. Emin olun, yazarlar hiçbir şey kazanmıyorlar. Onları tatmin eden tek şey, eleştiriler.
Özülerek söylüyorum; hiç mi hiç okur-yazar bir toplum değiliz. Bir kitaba para vermek o kadar zor değil. Sonuçta kötü bulduğunuz bir kitap bile, size kötü olanın ne olduğunu gösterir ki, ben bir kitabın bu güne kadar çöpe atıldığını görmedim. Umarım görmem de!
"Amithara- Mina' nın Ã?ığlığı" adlı eser "soy" kavramını işlemektedir. Sade bir dil ile ilerleyen kurgusu içinde fantazmaya giriş yapar ve günümüze dair göndermelerle işler konularını. Kitap için ne sıcak diyebiliriz, ne soğuk. Zira kitap, tuttuğu nabız ile kendini rahatlıkla yürüten bir metin olma özelliğinde.
Kitabın karakterlerinden biri olan Amithara' nın öyküsü bir hayli ilgi çekicidir. Amithara, ölümsüzlükle ve ruhlara hizmet etmekle lanetlenmiş bir roman kişisidir. Ve onun lanetini yalnızca biri bozabilecektir.
Ana olay dizisi, Litchia adlı tarihçinin geçmişte kalmış kanlı bir savaşı aydınlatmaya çalışması ile başlar ve yürür. Hikaye dallandıkça yeni karakterler eşlik ederler. Yan olayların akışı, tıpkı yazarın üzerinde durduğu "soy ağacı" betimlemesi gibi ana olaya, yani gövde metine ulaşır.
"Gerçekliğin acı ninnisi uyutmaya çalışırken insanlığı, fantastik bir masalın dizeleri uyandırabilir sadece, farklılığı yaratacak olanları. Uyanmak isteyenlere..." cümlesi arka kapağın son paragrafında yer almaktadır ve aslında kitabı fazlasıyla açıklamaktadır.
" Amithara-Mina' nın Ã?ığlığı" uçlarda bir kitap değildir. İnsana dair olanlarla fantazmayı vermiş, güzel ve sade bir eserdir.
Ve nasıl oluyor da, fantastik edebiyatın konuşulageldiği bir sitenin üyelerinden hiçbirisi kitabı yorumlamıyor??? Ve anlamıyorum doğrusu; o ucuz imitasyon serileri (isim vermeyeceğim), okuyucuya bir bilgi, bir düşünce yada bir duygu vermeyen romanmışçasına sunulan senaryodan bozma, kötü çevirileri okuyup da, üzerine tartışmalar yapmayı bilenler, neden Türk yazar diye bu kitabı okunmaya layık bulmuyorlar? Acaba fantazmanın evrensellik olduğunu düşünmediler mi hiçbir zaman?
Halbuki eminim; frp alanına ilgi duyan en az %60 lık bir kesim bir öyküye sahiptir. Ã?ünkü frp er geç, yazımı gerektirir. Yaratmayı getirir. Eğer ülkemizde yeni yeni açmaya başlamış fantastik edebiyata destek vermezseniz, biz diye bir şey kalmayacak. Bunu kitabı alın diye söylemiyorum. Bir kitabı bir kişi alır, yirmi kişi okur. Emin olun, yazarlar hiçbir şey kazanmıyorlar. Onları tatmin eden tek şey, eleştiriler.
Özülerek söylüyorum; hiç mi hiç okur-yazar bir toplum değiliz. Bir kitaba para vermek o kadar zor değil. Sonuçta kötü bulduğunuz bir kitap bile, size kötü olanın ne olduğunu gösterir ki, ben bir kitabın bu güne kadar çöpe atıldığını görmedim. Umarım görmem de!