Amithara Mina'nın Öığlığı
Amithara Mina'nın Öığlığı
Arkadaşlar kitabı bugün d&r'da gördüm ama alıp almamak konusunda kararsız kaldım okuyan varsa tavsiye almak isterim

"Amithara- Mina' nın Ã?ığlığı" adlı eser "soy" kavramını işlemektedir. Sade bir dil ile ilerleyen kurgusu içinde fantazmaya giriş yapar ve günümüze dair göndermelerle işler konularını. Kitap için ne sıcak diyebiliriz, ne soğuk. Zira kitap, tuttuğu nabız ile kendini rahatlıkla yürüten bir metin olma özelliğinde.
Kitabın karakterlerinden biri olan Amithara' nın öyküsü bir hayli ilgi çekicidir. Amithara, ölümsüzlükle ve ruhlara hizmet etmekle lanetlenmiş bir roman kişisidir. Ve onun lanetini yalnızca biri bozabilecektir.
Ana olay dizisi, Litchia adlı tarihçinin geçmişte kalmış kanlı bir savaşı aydınlatmaya çalışması ile başlar ve yürür. Hikaye dallandıkça yeni karakterler eşlik ederler. Yan olayların akışı, tıpkı yazarın üzerinde durduğu "soy ağacı" betimlemesi gibi ana olaya, yani gövde metine ulaşır.
"Gerçekliğin acı ninnisi uyutmaya çalışırken insanlığı, fantastik bir masalın dizeleri uyandırabilir sadece, farklılığı yaratacak olanları. Uyanmak isteyenlere..." cümlesi arka kapağın son paragrafında yer almaktadır ve aslında kitabı fazlasıyla açıklamaktadır.
" Amithara-Mina' nın Ã?ığlığı" uçlarda bir kitap değildir. İnsana dair olanlarla fantazmayı vermiş, güzel ve sade bir eserdir.
Ve nasıl oluyor da, fantastik edebiyatın konuşulageldiği bir sitenin üyelerinden hiçbirisi kitabı yorumlamıyor??? Ve anlamıyorum doğrusu; o ucuz imitasyon serileri (isim vermeyeceğim), okuyucuya bir bilgi, bir düşünce yada bir duygu vermeyen romanmışçasına sunulan senaryodan bozma, kötü çevirileri okuyup da, üzerine tartışmalar yapmayı bilenler, neden Türk yazar diye bu kitabı okunmaya layık bulmuyorlar? Acaba fantazmanın evrensellik olduğunu düşünmediler mi hiçbir zaman?
Halbuki eminim; frp alanına ilgi duyan en az %60 lık bir kesim bir öyküye sahiptir. Ã?ünkü frp er geç, yazımı gerektirir. Yaratmayı getirir. Eğer ülkemizde yeni yeni açmaya başlamış fantastik edebiyata destek vermezseniz, biz diye bir şey kalmayacak. Bunu kitabı alın diye söylemiyorum. Bir kitabı bir kişi alır, yirmi kişi okur. Emin olun, yazarlar hiçbir şey kazanmıyorlar. Onları tatmin eden tek şey, eleştiriler.
Özülerek söylüyorum; hiç mi hiç okur-yazar bir toplum değiliz. Bir kitaba para vermek o kadar zor değil. Sonuçta kötü bulduğunuz bir kitap bile, size kötü olanın ne olduğunu gösterir ki, ben bir kitabın bu güne kadar çöpe atıldığını görmedim. Umarım görmem de!
Kitabın karakterlerinden biri olan Amithara' nın öyküsü bir hayli ilgi çekicidir. Amithara, ölümsüzlükle ve ruhlara hizmet etmekle lanetlenmiş bir roman kişisidir. Ve onun lanetini yalnızca biri bozabilecektir.
Ana olay dizisi, Litchia adlı tarihçinin geçmişte kalmış kanlı bir savaşı aydınlatmaya çalışması ile başlar ve yürür. Hikaye dallandıkça yeni karakterler eşlik ederler. Yan olayların akışı, tıpkı yazarın üzerinde durduğu "soy ağacı" betimlemesi gibi ana olaya, yani gövde metine ulaşır.
"Gerçekliğin acı ninnisi uyutmaya çalışırken insanlığı, fantastik bir masalın dizeleri uyandırabilir sadece, farklılığı yaratacak olanları. Uyanmak isteyenlere..." cümlesi arka kapağın son paragrafında yer almaktadır ve aslında kitabı fazlasıyla açıklamaktadır.
" Amithara-Mina' nın Ã?ığlığı" uçlarda bir kitap değildir. İnsana dair olanlarla fantazmayı vermiş, güzel ve sade bir eserdir.
Ve nasıl oluyor da, fantastik edebiyatın konuşulageldiği bir sitenin üyelerinden hiçbirisi kitabı yorumlamıyor??? Ve anlamıyorum doğrusu; o ucuz imitasyon serileri (isim vermeyeceğim), okuyucuya bir bilgi, bir düşünce yada bir duygu vermeyen romanmışçasına sunulan senaryodan bozma, kötü çevirileri okuyup da, üzerine tartışmalar yapmayı bilenler, neden Türk yazar diye bu kitabı okunmaya layık bulmuyorlar? Acaba fantazmanın evrensellik olduğunu düşünmediler mi hiçbir zaman?
Halbuki eminim; frp alanına ilgi duyan en az %60 lık bir kesim bir öyküye sahiptir. Ã?ünkü frp er geç, yazımı gerektirir. Yaratmayı getirir. Eğer ülkemizde yeni yeni açmaya başlamış fantastik edebiyata destek vermezseniz, biz diye bir şey kalmayacak. Bunu kitabı alın diye söylemiyorum. Bir kitabı bir kişi alır, yirmi kişi okur. Emin olun, yazarlar hiçbir şey kazanmıyorlar. Onları tatmin eden tek şey, eleştiriler.
Özülerek söylüyorum; hiç mi hiç okur-yazar bir toplum değiliz. Bir kitaba para vermek o kadar zor değil. Sonuçta kötü bulduğunuz bir kitap bile, size kötü olanın ne olduğunu gösterir ki, ben bir kitabın bu güne kadar çöpe atıldığını görmedim. Umarım görmem de!
Amithara, düz bir öykü içerse de, konusundaki özgünlük ile başarılı bir kitaptır. Kitaptaki eksik yan, savaş-çarpışma gibi sahnelerin detaylı bir şekilde verilmemesi, bunun yerine şiirsellikle anlatılmasıdır. Aslında bu da bir yöntemdir. İlk başlarda konuya adapte olmakta zorlar. Ancak sonrasında heyecan kazandırır ve nasıl bittiği anlaşılmaz. Tasvirler düzen içerisinde ve gerçekçilikle verilmiştir. Ben kitabın okunmasını tavsiye ederim. Hatta başka forumlarda da belirttiğim gibi, bu eserin bir filminin yapılması düşünülmelidir. Türk fantastik sineması için, batılı anlamda güzel bir örnek olacağına inanıyorum Amithara' nın.
Kitapta çok beğendiğim bir olay da, isimlerin telafuzuna yer verilmesi. Anlaşılan eserin yazarı bir dil çalışması içinde ve başlangıcını Amithara ile yapmış. Açıkçası yazar, fantastik edebiyata alçakgönüllü bir giriş yapmış. Ve güzel bir adım atmış.
Neşe Günfer Bilgin' i, eserinden ve attığı bu alçak gönüllü adımdan ötürü kutluyorum.
Okur-yazar bir toplum da olacağız. Ben de çok okur bir insan değildim. Hatta warcraft-diablo gibi pc oyunlarından önce kitap okuduğum da söylenemez. Aile büyüklerimizden biri bana Tolkien' in " Yüzüklerin Efendisi" adlı kitabında benim oynadığım oyunlara benzer karakterlerin olduğunu söyleyene kadar da hala okumamaktaydım. Sonra fantastik edebiyattan, iyi-kötü her şeyi okumaya başladım. Derken klasikler geldi. İncelemeler geldi ve kısa sürede okuma alışkanlığım gelişti. O yüzden umutlu olmak gerekir. Bazı şeyler, beklenilenin aksi yönde gelişir ve iyi sonuçlar verir.
Değil mi arkadaşlar?
Kitapta çok beğendiğim bir olay da, isimlerin telafuzuna yer verilmesi. Anlaşılan eserin yazarı bir dil çalışması içinde ve başlangıcını Amithara ile yapmış. Açıkçası yazar, fantastik edebiyata alçakgönüllü bir giriş yapmış. Ve güzel bir adım atmış.
Neşe Günfer Bilgin' i, eserinden ve attığı bu alçak gönüllü adımdan ötürü kutluyorum.
Okur-yazar bir toplum da olacağız. Ben de çok okur bir insan değildim. Hatta warcraft-diablo gibi pc oyunlarından önce kitap okuduğum da söylenemez. Aile büyüklerimizden biri bana Tolkien' in " Yüzüklerin Efendisi" adlı kitabında benim oynadığım oyunlara benzer karakterlerin olduğunu söyleyene kadar da hala okumamaktaydım. Sonra fantastik edebiyattan, iyi-kötü her şeyi okumaya başladım. Derken klasikler geldi. İncelemeler geldi ve kısa sürede okuma alışkanlığım gelişti. O yüzden umutlu olmak gerekir. Bazı şeyler, beklenilenin aksi yönde gelişir ve iyi sonuçlar verir.
Değil mi arkadaşlar?
Old theory that has been wrong
Power of the universe
Will take me to the place where I belong!
Power of the universe
Will take me to the place where I belong!
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
