by Bogus » Mon Sep 22, 2008 5:35 pm
FRP'nin liselerde neden tabu olduğunu merak ediyorsanız ben size anlatayım. Zira olaylar gelişirken ben de bir nebze olsun içindeydim.
1998 yazında Alman Lisesi'nde okuyan iki öğrenci intihar ederler. Aslı Yardımcı ve Cenan Yuvaç. Aslı 17, Cenan 14 yaşındadır. Cenan'ın oturduğu apartmanın çatı katından atlarlar ve arkalarında "Buraya ait değliz." yazılı bir not bırakırlar.
Medya apartmanı görüntülemek için muhabirlerini olay yerine gönderdiğinde görüşlerine başvurdukları 10-14 yaşlarındaki mahallenin bir çocuğu "Abi bunlar satanist yaa..." diye bir beyanda bulunur. Dönemin Show TV haber spikeri Reha Muhtar bu demece balıklama atlar ve daha polis soruşturması başlamadan medyada satanist avı başlar.
Polis araştırmaları sonucunda Aslı ve Cenan'ın okulun felsefe kulübünün etkin üyeleri olduğu bilgisine ulaşır. Aynı zamanda FRP ile de ilgilidirler. Polis Cenan'ın sürekli metal gruplarının siyah renk baskılı t-shörtlerini giydiğini öğrenir. Aslı da Cenan'dan çok farklı değildir. Metal, FRP, Satanist kelimeleri soruşturmanın üç ana direği haline gelir ve Türkiye'de ilk cadı avı başlar. Akmar'a gün aşırı baskınlar yapılır. Atlas Pasajı da baskınlardan nasibini alır. Medya yangına körükle gider. Satanist avı, el ele tutuşup intihar eden iki liseli o kadar heyecan veren bir hikayedir ki, olayın gerçek boyutlarını araştırmak için kimse çaba sarfetmez.
Olayın gerçek boyutu ise şöyledir. Cenan raporlu bir şizofrendir. Okul ara vermesini istemiştir ama Cenan'ın ailesi bunu kabul etmemiştir. İntihar'ın yaşandığı gün Cenan Aslı ile birlikte çatıya çıkmıştır. Aslı'nın çocuğu engellemeye çalıştığını gören görgü tanıkları bile vardır ama ne medya ne de polis tanıkların bu ifadelerini çok fazla önemsemez. Ne Aslı, ne de Cenan aslında satanist değildir.
Atladıkları apartman Ataköy'dedir. Binanın yakınlarında Eski Baruthane adıyla anılan metruk bir bina vardır ve buraya takılan tipler tıpkı Cenan gibi siyah renk metal guruplarına ait kıyafetler giyip zincirler takarlar. Bu yüzden mahalleli çocuklar Cenan'ı da onlardan biri olarak görür. Ne Aslı ne de Cenan bu binaya takılmadıkları halde satanist ilan edilmişlerdir. O binaya gidip ateş yakanların inançlarını bilmiyorum...
Sonuçta iki çocuk hayatlarını kaybetmiştir ve polisin elinde kamuoyunu tatmin edecek bir günah keçisi vardır. Bir süre av devam eder, siyah renk tabu olur ve liselerde kimsenin giymesine izin verilmez. Zamanla ilgi başka konulara kayar.
Tam olaylar yatıştı derken bu sefer 2000 yılının Eylül ayında okulların açılmasından hemen önce Ceylan Konuk Alman Lisesi'nde intihar eder. Polis genç kızın chat yazışmalarını takip ederek intiharı aydınlatmaya çalışır. Ceylan'da psikolojik destek almaktadır ve majör depresyon teşhisi konmuştur. İlk olaydan ağzı yanan okul yönetimi kızın geçici süreli uzaklaştırılmasına karar vermiştir ama olaylar yine dönüp dolaşıp okulun kapısına dayanmıştır. Chat yazışmaları yüzünden konu yine FRP ve satanizme dayanır. Ceylan'da FRP ile ilgilenmektedir.
Aslı ve Cenan olayında başlayan ama sonra unutulan av bu sefer yok edene kadar devam eder. Akmar Pasajı'nın çehresi baştan aşağı değiştirilir, uyuşturucu pasajdan tamamen temizlenir. Benzer şekilde siyah t-shirtler vitrinlerden iner, öğrenciler metal dinlemekten korkar olurlar. Toplum baskısı artar, her anne baba çocuğunun FRP'ci satanist olabileceğini düşünmeye başlar. Ã?ünkü Ceylan teniste son derece başarılı, dersleri iyi takdir-teşekkürlük bir kızdır. Satanist olup intihar etmesi için hiç bir nedeni yoktur.
İşin aslı Ceylan yalnız bir çocuktur. Annesi babası onu İstanbul'da ki evlerinde bırakıp yazı ve kışın çoğunu Antalya'da geçirmektedir. Ama Ceylan'ın trajedisinin faili FRP ve internette yazıştığı yakın bir arkadaşının etkisi olarak öne sürülür. Genç kızın babası internette açtığı bir site ile uzun yıllar FRP'yi karalar, anne babaları uyarmaya çalışır. Medyaya göre FRP bir kez daha can almıştır. Bütün liselerde yasaklanması da bu tarihe tekabül eder. İlk olayda Satanistlik biraz daha ön planda olduğu için FRP biraz arka planda kalmıştır ama Ceylan'ın olayında etkili babası kızını satanist yaftasından büyük anlamda kurtarmayı başarmıştır, ama bu sefer de ön plana FRP gelmiştir. Bilgisiz kamuoyu için de FRP'nin ne olduğunu öğrenmeye gerek duyulmamış, Satanizim gibi bir şey fikri hakim gelmiştir. Bu yüzden de fark eden bir şey olmamıştır.
2002 yılında intiharları Lara Falay'ın hayatına kıyması takip eder. 16 yaşında Ã?sküdar Amerikan öğrencisi olan bu musevi kız yine basının gündemine Satanizmi getirir. Ancak dini bütün harika müslümanların arasından değil de, musevilerin arasından da böyle satanizm temalı intiharların çıkması dünya basınının bile ilgisine çeker. Halbuki bir önceki yılın istatistiklerine göre Türkiye'de 15500 kişi intihar etmiştir. İntihar oranları 5 yıl öncesine göre yüzde 300 artmıştır. İntihar oranlarındaki bu dramatik artış yerine yine satanizm mercek altına alınır.
Ã?nceki intiharlardan farklı olarak Lara'nın ölümünde satanizmin izleri çok daha belirgindir. Lara vücudunu 13 defa kestikten sonra Boğaziçi Köprüsün'den atlamıştır. Kesikler haç ve pentagram şeklindedir. Satanist olduğu iddia edilen gruplarla chat yaptığı iddia edilmiştir. Ancak yakın arkadaşları satanist olmadığını söylemişlerdir.
Satanist olup olmadığı önemli değildir çünkü olay yine FRP avıyla sonuçlanır. Başedemiyorsan yok et mantığını benimseyen okul yöneticileri ve medya oyunu tam anlamıyla afaroz ederler. Her taşın altından FRP çıktığı için ne olduğunu anlamaktansa yok etmek daha kolaydır. Böylece FRP okullardan eni konu afaroz edilir.
Okul yönetimleri FRP'nin ne olduğu konusunda o kadar bilgisizdir ki, yemek tarifi okuyoruz diyerek gözleri önünde FRP oynasanız bile ne yaptığınızı anlamazlar. Yeter ki onlara biz FRP oynamak istiyoruz diye gitmeyin. Yasakladıkları şeyin ne olduğunu bilmedikleri için oynanmasına da engel olamazlar.
İşte Türkiye'de FRP'nin liselerden afaroz edilmesinin nedeni bu. Ergenlik dönemi çoğu gencin zor atlattığı, ilgi ve sevgiye ihtiyaç duyduğu bir dönem. Her yıl Türkiye'de 100 lerce Ergen çeşitli sebeplerden dolayı intihar ediyor. Varoşlardan, havuzlu sitelere kadar her kesimden genç insan canına kıyma noktasına gelebilir. Ancak bunlardan FRP ve satanizm temalı olanlar medyatik olduğu için gözümüzün önüne geliyorlar. İstatistik olarak bakıldığında aile içi şiddet, çocuk istismarı, ekonomik sorunlar çok daha büyük bir dilime sahip intihar edenlerin oranında. FRP ve satanizm yüzünden olduğu şüphe duyulan intiharlar on binde birden bile az.
Ama biz bilgi edinmeden fikir edinmeyi sevdiğimiz için siyah t-shirtleri toplar, FRP'yi yasaklar ama yine de neden intiarların %300 arttığına bir anlam getiremeyiz. Bu sırada istismar ve şiddet misliyle can almaya devam eder. Aynı şevkle bu konuların üzerine gidilebilse gençliğimize çok daha büyük faydası dokunacaktır.
FRP'nin liselerde neden tabu olduğunu merak ediyorsanız ben size anlatayım. Zira olaylar gelişirken ben de bir nebze olsun içindeydim.
1998 yazında Alman Lisesi'nde okuyan iki öğrenci intihar ederler. Aslı Yardımcı ve Cenan Yuvaç. Aslı 17, Cenan 14 yaşındadır. Cenan'ın oturduğu apartmanın çatı katından atlarlar ve arkalarında "Buraya ait değliz." yazılı bir not bırakırlar.
Medya apartmanı görüntülemek için muhabirlerini olay yerine gönderdiğinde görüşlerine başvurdukları 10-14 yaşlarındaki mahallenin bir çocuğu "Abi bunlar satanist yaa..." diye bir beyanda bulunur. Dönemin Show TV haber spikeri Reha Muhtar bu demece balıklama atlar ve daha polis soruşturması başlamadan medyada satanist avı başlar.
Polis araştırmaları sonucunda Aslı ve Cenan'ın okulun felsefe kulübünün etkin üyeleri olduğu bilgisine ulaşır. Aynı zamanda FRP ile de ilgilidirler. Polis Cenan'ın sürekli metal gruplarının siyah renk baskılı t-shörtlerini giydiğini öğrenir. Aslı da Cenan'dan çok farklı değildir. Metal, FRP, Satanist kelimeleri soruşturmanın üç ana direği haline gelir ve Türkiye'de ilk cadı avı başlar. Akmar'a gün aşırı baskınlar yapılır. Atlas Pasajı da baskınlardan nasibini alır. Medya yangına körükle gider. Satanist avı, el ele tutuşup intihar eden iki liseli o kadar heyecan veren bir hikayedir ki, olayın gerçek boyutlarını araştırmak için kimse çaba sarfetmez.
Olayın gerçek boyutu ise şöyledir. Cenan raporlu bir şizofrendir. Okul ara vermesini istemiştir ama Cenan'ın ailesi bunu kabul etmemiştir. İntihar'ın yaşandığı gün Cenan Aslı ile birlikte çatıya çıkmıştır. Aslı'nın çocuğu engellemeye çalıştığını gören görgü tanıkları bile vardır ama ne medya ne de polis tanıkların bu ifadelerini çok fazla önemsemez. Ne Aslı, ne de Cenan aslında satanist değildir.
Atladıkları apartman Ataköy'dedir. Binanın yakınlarında Eski Baruthane adıyla anılan metruk bir bina vardır ve buraya takılan tipler tıpkı Cenan gibi siyah renk metal guruplarına ait kıyafetler giyip zincirler takarlar. Bu yüzden mahalleli çocuklar Cenan'ı da onlardan biri olarak görür. Ne Aslı ne de Cenan bu binaya takılmadıkları halde satanist ilan edilmişlerdir. O binaya gidip ateş yakanların inançlarını bilmiyorum...
Sonuçta iki çocuk hayatlarını kaybetmiştir ve polisin elinde kamuoyunu tatmin edecek bir günah keçisi vardır. Bir süre av devam eder, siyah renk tabu olur ve liselerde kimsenin giymesine izin verilmez. Zamanla ilgi başka konulara kayar.
Tam olaylar yatıştı derken bu sefer 2000 yılının Eylül ayında okulların açılmasından hemen önce Ceylan Konuk Alman Lisesi'nde intihar eder. Polis genç kızın chat yazışmalarını takip ederek intiharı aydınlatmaya çalışır. Ceylan'da psikolojik destek almaktadır ve majör depresyon teşhisi konmuştur. İlk olaydan ağzı yanan okul yönetimi kızın geçici süreli uzaklaştırılmasına karar vermiştir ama olaylar yine dönüp dolaşıp okulun kapısına dayanmıştır. Chat yazışmaları yüzünden konu yine FRP ve satanizme dayanır. Ceylan'da FRP ile ilgilenmektedir.
Aslı ve Cenan olayında başlayan ama sonra unutulan av bu sefer yok edene kadar devam eder. Akmar Pasajı'nın çehresi baştan aşağı değiştirilir, uyuşturucu pasajdan tamamen temizlenir. Benzer şekilde siyah t-shirtler vitrinlerden iner, öğrenciler metal dinlemekten korkar olurlar. Toplum baskısı artar, her anne baba çocuğunun FRP'ci satanist olabileceğini düşünmeye başlar. Ã?ünkü Ceylan teniste son derece başarılı, dersleri iyi takdir-teşekkürlük bir kızdır. Satanist olup intihar etmesi için hiç bir nedeni yoktur.
İşin aslı Ceylan yalnız bir çocuktur. Annesi babası onu İstanbul'da ki evlerinde bırakıp yazı ve kışın çoğunu Antalya'da geçirmektedir. Ama Ceylan'ın trajedisinin faili FRP ve internette yazıştığı yakın bir arkadaşının etkisi olarak öne sürülür. Genç kızın babası internette açtığı bir site ile uzun yıllar FRP'yi karalar, anne babaları uyarmaya çalışır. Medyaya göre FRP bir kez daha can almıştır. Bütün liselerde yasaklanması da bu tarihe tekabül eder. İlk olayda Satanistlik biraz daha ön planda olduğu için FRP biraz arka planda kalmıştır ama Ceylan'ın olayında etkili babası kızını satanist yaftasından büyük anlamda kurtarmayı başarmıştır, ama bu sefer de ön plana FRP gelmiştir. Bilgisiz kamuoyu için de FRP'nin ne olduğunu öğrenmeye gerek duyulmamış, Satanizim gibi bir şey fikri hakim gelmiştir. Bu yüzden de fark eden bir şey olmamıştır.
2002 yılında intiharları Lara Falay'ın hayatına kıyması takip eder. 16 yaşında Ã?sküdar Amerikan öğrencisi olan bu musevi kız yine basının gündemine Satanizmi getirir. Ancak dini bütün harika müslümanların arasından değil de, musevilerin arasından da böyle satanizm temalı intiharların çıkması dünya basınının bile ilgisine çeker. Halbuki bir önceki yılın istatistiklerine göre Türkiye'de 15500 kişi intihar etmiştir. İntihar oranları 5 yıl öncesine göre yüzde 300 artmıştır. İntihar oranlarındaki bu dramatik artış yerine yine satanizm mercek altına alınır.
Ã?nceki intiharlardan farklı olarak Lara'nın ölümünde satanizmin izleri çok daha belirgindir. Lara vücudunu 13 defa kestikten sonra Boğaziçi Köprüsün'den atlamıştır. Kesikler haç ve pentagram şeklindedir. Satanist olduğu iddia edilen gruplarla chat yaptığı iddia edilmiştir. Ancak yakın arkadaşları satanist olmadığını söylemişlerdir.
Satanist olup olmadığı önemli değildir çünkü olay yine FRP avıyla sonuçlanır. Başedemiyorsan yok et mantığını benimseyen okul yöneticileri ve medya oyunu tam anlamıyla afaroz ederler. Her taşın altından FRP çıktığı için ne olduğunu anlamaktansa yok etmek daha kolaydır. Böylece FRP okullardan eni konu afaroz edilir.
Okul yönetimleri FRP'nin ne olduğu konusunda o kadar bilgisizdir ki, yemek tarifi okuyoruz diyerek gözleri önünde FRP oynasanız bile ne yaptığınızı anlamazlar. Yeter ki onlara biz FRP oynamak istiyoruz diye gitmeyin. Yasakladıkları şeyin ne olduğunu bilmedikleri için oynanmasına da engel olamazlar.
İşte Türkiye'de FRP'nin liselerden afaroz edilmesinin nedeni bu. Ergenlik dönemi çoğu gencin zor atlattığı, ilgi ve sevgiye ihtiyaç duyduğu bir dönem. Her yıl Türkiye'de 100 lerce Ergen çeşitli sebeplerden dolayı intihar ediyor. Varoşlardan, havuzlu sitelere kadar her kesimden genç insan canına kıyma noktasına gelebilir. Ancak bunlardan FRP ve satanizm temalı olanlar medyatik olduğu için gözümüzün önüne geliyorlar. İstatistik olarak bakıldığında aile içi şiddet, çocuk istismarı, ekonomik sorunlar çok daha büyük bir dilime sahip intihar edenlerin oranında. FRP ve satanizm yüzünden olduğu şüphe duyulan intiharlar on binde birden bile az.
Ama biz bilgi edinmeden fikir edinmeyi sevdiğimiz için siyah t-shirtleri toplar, FRP'yi yasaklar ama yine de neden intiarların %300 arttığına bir anlam getiremeyiz. Bu sırada istismar ve şiddet misliyle can almaya devam eder. Aynı şevkle bu konuların üzerine gidilebilse gençliğimize çok daha büyük faydası dokunacaktır.