Macera Arayanı Bulur ( RP Ekranı )

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Macera Arayanı Bulur ( RP Ekranı )

by Sammael » Thu Aug 21, 2008 10:46 am

4 maceracı rahibe gea ve vali kara rahip hakkında tartışırlarken dışarıda güneş batmışdı.Karanlık da köyün hemen yanında daha çok harebeye benzeyen bir tapınak yükseliyordu.Tapınağın karanlık koridorların da sıçan ların sesleri yankılanıyor her yer sıçan sesleriyle doluyordu.Fakat tapınağın çok derinlerinde yarı kırılmış taştan bir kapının arasından parlak bir ışık nedeni belli olmayan bir biçimde sıçanların oraya girmesini engelliyordu.İçeride siyah cüppesine sarınmış yaşlıca bir adam(sadece suratının bir yarısı gözüküyordu)parlak bir kürenin başında suratında vahşi bir gülüşle olanları seyrediyordu.''Demek bu lanet tapınağa yenileri geliyor.Uzun zaman oldu.''Etrafındaki yayılmış sıçan leşlerine ve iskeletlere bakıyordu suratındaki hiç kaybolmayan vahşi bir sırıtışla.Arkasını dönüp küreden uzaklaşdı ve tam o sırada parlak küre suratının diğer yarısını aydınlattı.Deri yerine çürümüş et parçaları ve kemikleri ortaya çıkmış bir suratdı bu.Büyük odanın sağ tarafındaki duvarın dibinde duran sandıkdan demir bir maske çıkardı ve onu yüzüne taktı.
Sıçan yığınlarına ve iskeletlere bakarak''Sonunuz farklı olmayacak''dedi ve öyle vahşice bir kahkakaha attıki tapınakdaki bütün sıçanlar deliklerine kaçışdı.

by liero » Sun Feb 10, 2008 12:20 am

Makarnasını yerken bir taraftanda konuşmaları dinliyordu. Birilerinin yanında kalmaları gerekiyordu, kendisi için sorun değildi. Kendi köyünde de yolculara her zaman kapısını açacak evler vardı.

Vali'ye döndü, 'Bu Kara Rahip hakkında bize anlatabileceğiniz başka şeyler var mı? Nelere karşı hazırlıklı olmalıyız?'

by Edmond » Thu Feb 07, 2008 6:48 am

Huor diyecek bir şey bulamadı, ve o akşam için birilerini rahatsız etmeye karar verdi.Mahçup olmasına rahmen yapacak bir şey yoktu.Mecburen birisinden kalacaktı.Zaten ertesi gün olaylı geçecekti ve dinlenmek çok önemliydi.

by Hakikatli-TormII » Thu Feb 07, 2008 5:53 am

Nielas rahibenin sözlerini mantıklı buldu, yıllardır var olan bir sistemi bozmaya niyeti yoktu. Başkasında kalınacaksa kalırdı. " Rahibe bence doğru söylüyor sandalyede rahat edemeyiz beyler, ayrıca bunu vali söylüyorsa insanlar rahatsız olmayacaktır tahminimce. Hem yarın gidecekmişiz bir akşamın kimse için sorun olacağını sanmam. Ama kim nerede kalacak onu ayarlayalım, birde yarın neler yapacağımız hakkında biraz düşünsek fena olmaz" dedi.

by Gea » Thu Feb 07, 2008 5:27 am

Gea, Huor a karşılık olarak; " Taverna da sandalye basında rahat uyuyabileceğinizi sanmıyorum ,hem endişelenmeyin burada kimse misafire sırt çevirmiyor üstelik onların bu iş ile ilgili fikirlerini almak için de iyi bir fırsat olur belkide " dedi, bu sırada kendi kendine geldiği yer ile buradakı insanları kıyasladı , kendi köyünde sevilmeyen biri olarak burada sorgulanmadan ağırlanmak rahibeyi memnun ediyordu. Düşücelerinden sıyrılıp sözüne devam etti " Hem Sir Bors tavernanın dua etmek için pek doğru bir yer olmadığını da kabul etmek gerek eğer gerçekten buna ihtiyacınız varsa en azından daha sessiz bir oda iyi olmaz mı ? lütfen misafir olmayı kabul edin "

by Barzini » Tue Feb 05, 2008 10:41 am

"Anlayışınız için teşekkür ederim ancak kimseyi rahatsız etmeye gerek yok eğer bir sakıncası yoksa tavernada kalabiliriz.
Bir de benim bir maruzatım var; eğer sorun olmazsa bu gece biraz dua etmek istiyorum. Gerçekten buna ihtiyacım var."

by Edmond » Tue Feb 05, 2008 4:57 am

Huor şaşkın şaşkın valiye baktı.Anlayamıyordu, neden han yoktu.Taverna vardı ya!

*Sayın valim, affınıza dayanarak soruyorum, tavernada neden kalamıyoruz?*

by slickblade » Tue Feb 05, 2008 4:51 am

Ã?orbasını bitirenlerin tabaklarını ev sahibesi ev makarnasıyla tazeledi. Sıcak makarnanın üstüne çeşitli baharatlar serpilmişti.
"Peki ne zaman yola çıkacağız?" diye sordu.
Vali başta Nielas'ın sorusundan alınmadı, bir süre kimseden ses çıkmayınca cevap vermeyi düşündü ancak. "Bu geceyi rahat geçirin. Yarın kendinizi hazır hissederseniz işe başlayabilirsiniz. Size yardım etmesi için odunculardan ayarlayabilirsem bir kaç kişi de getirebilirim" dedi. "Gece demişken, ne yazık ki benim evimde sadece 2 kişi daha kalabilir ve bizim köyümüzde konaklanabilecek bir han yoktur. Hanımız olmadığı için misafirperver halkımız yabancıları evinde ağırlar. Yan komşularımız sizi bu gece ağırlamaktan mutluluk duyacaktır eminim."

by Hakikatli-TormII » Thu Jan 31, 2008 10:29 pm

Nielas yemeye başladı ve bitirene kadar çevresiyle ilgilenmedi. Bitirdiğinde diğerlerine göre biraz hızlı yediğini farketti. Arkasına yaslandı ve çorbanın güzel hazırlanmış olduğunu düşündü. Temel ihtiyaçlarını giderdikçe aslında bu tapınak işşi için heyecanı artmaya başlıyordu. Uzun süredir adrenalini yükselmemişti. Bu maceranın kendisine iyi geleceğini ve neler yaşayacaklarını merak ettiğini kendine itiraf etti. Aklına ne zaman yola çıkacakları hakkında bir bilgisi olmadığı geldi. Valinin yada Gea'nın cevaplamasını bekleyerek "Peki ne zaman yola çıkacağız?" diye sordu.

by Gea » Sun Jan 27, 2008 6:13 am

Gülümseyerek Sir Bors tan sözü alan rahibe ellerini masanın üstünde birleştirip herkesin duyabileceği alçak bir sesle dua ettikten sonra , Nielas'ı sevince boğacak sözleri söyleyiverdi , " Buyrun artık yiyebiliriz. " Bu cümlenin ardından oda bir anda kaşık ve çanak sesleri ile dolmuştu.Gea ise önündeki tabaktan çok Sir Bors un getirdiği çuvalla ilgili düşünmekteydi.

by Barzini » Fri Jan 25, 2008 2:22 pm

Ã?uvalı kapının önüne koyarak kendisi için olduğunu düşündüğü sandalyeye oturdu, sandalyeyi masaya biraz yaklaştırıp yerleşti. Ardından Gea'ya dönerek;
"sanırım masada bir rahibe varken dua etmek bana düşmez." dedi ve ellerini masanın üzerine koyup duanın edilmesini bekledi.

by Hakikatli-TormII » Fri Jan 25, 2008 3:18 am

Nielas önüne konan çorbanın kokusunu içine çekti. Biran için içi huzurla doldu. Sonra Bors'un odaya girdiğini gördü ve yemeye başlamak için adamın oturmasını bekledi. Elindede çuval vardı. Güzel diye düşündü, bu aralar herşey istediği gibi gidiyordu. Hoş arkadaşlar edinmişti, valiyle ve rahibeyle tanışmıştı ve şimdide gittikçe hoşuna gitmeye başlayan bir görevle karşı karşıyaydı. Aslında bir görev değildi bu bir yardım, bir amaç diye tanımlamak daha doğru olurdu. Rahibenin cevabını kafasını tartmaya başladı. Kendisini tanıtmaması kişilik meselesiydi. Kedni belli etmeyi sevmezdi. Yemek konusunda ise haklıydı. Kaşığını elinde çevirip beklerken rahibenin kendisine ne soracağını merak etmeye başladı ve bakışlarını kaşıktan rahibeye kaydırdı.

by slickblade » Thu Jan 24, 2008 12:12 am

Liero da mutfağa gitmek için odayı terkettiğinde, en arkadan vali kalktı ve hep beraber mutfağa girdiler.

Mutfak misafir odasından biraz daha büyüktü. Masanın etrafında altı sandalye vardı ama valinin eşi oturmadı. O, sofraya sıcak çorba dolu tabakları yerleştirdikten sonra bir kenara dikilip misafirlerini rahat tutmak için beklemeye koyuldu.

-----------------------------------------------------------------------------------------

Sir Bors atını bırakıp eve girerken atı da 'üzgün' denebilecek bir ses çıkardı. Dar koridordan geçen adam mutfağa girince boş olan sandalyeyi gördü. Sıcak buğuları gözüne çarpan çorbaların kavrulmuş un ve baharat kokusunu algıladı...

by Barzini » Wed Jan 23, 2008 11:59 am

Uzanıp atının üzerine astığı çuvalı aldı, atının sırtına hafifçe vurarak; "sen de acıktın değil mi, bakalım sana da verebilecek bişeyler var mı?, beni burada bekle bi yere ayrılma."
Sonra tekrar geri döndü, girişte geçtiği koridordan geçerek kokuları ve sesleri takip edip mutfağı bulabilrdi. Elinde çuvalla mutfağa girdi; "Bensiz başlamadığınız için sevindim." Yüzünde hafif bir gülümseme vardı, onca gün ve geceden sonra sonunda birilerini bulmuştu, üstelik bu insanlar iyi kişilerdi ve güzel bir amaçları vardı, belki de bu iş için en çok sevinen kendisiydi. Bu yüzden gülüyordu şövalye Bors.

by Gea » Wed Jan 23, 2008 9:59 am

Nielas ın sözleri üstüne rahibe gnomları bir tarafa bırakıp gülümseyerek , " Kendinizi tanıtmayı reddettiğiniz için bizden hoşlanmadığınızı düşünmeye başlamıştım tamda , ama şimdi geleneklerinize çok müstesna bir mukamevet gösterip!! yardım etmeyi kabul ettiğiniz için size özel olarak teşekkür etmem gerek sanırım , umarım bu işin sonunda herkes istediğine sahip olur , bu arada başarısız olacağımız ihtimalini de göz ardı ettim sanmayın üstelik size sormam gereken şeylerde var ama bunları karnımızı doyurduktan sonra konuşmamızı daha doğru buluyorum , bu kadar harika kokular gelirken başka birşey düşünemeyiz heralde" diyen rahibe hafif bir tebessümle herkesi yemeğe davet etti.

Top