by catboy » Fri May 16, 2008 2:22 am
Palto yeterince sıcak tutsa da Safiel’in bedeni bu kadar soğuğa dayanamamıştı ve ateşlenmişti Safiel. Yolda yüyürken sendelemeye başlamıştı. Dayandığı üç elmaslı asasına baktı. Bu asa Safiel’e üvey babası Kerrher tarafından verilmişti. Kerrher gizliden gizliye Hikker’e ibadet etmeyi bırakmış ve daha güç peşinde koşmaya başlamıştı. Sonunda da Esten’e tapmaya başlamıştı.
Misat’taki düzenin bozulmasının nedenlerinden en önemlisi de buydu. O zaman daha yüce başkan olmamıştı Olren. Kerrher’in planlarına karşı koyanlardan biriydi. Ama sonunda pes edip büyüyü bile bırakıp Misat’tan ayrılmıştı.
Böylece yaşlı Yüce Başkan dışında Kerrher’in planlarını bozabilecek güçte biri kalmamıştı. Yüce Başkan da çok yaşlanmıştı. Yakında kendisinden sonra Yüce Başkan olacak kişiyi seçmesi gerekiyordu. Ã?oğunluk bu kişinin Kerrher olacağına kesin gözüyle bakıyordu. Ama Başkan, Kerrher’in yaptıklarının çoğundan haberi olmasa da onun başkan olmaya aday biri olmadığının farkındaydı.
Kerrher Safiel’e asayı verdikten sonra Reks’in yaratıkları olarak da bilinen Pervelon’dan buraya getirilmiş olan goblin birliklerinin başına geçip bir kaç köye saldırı düzenlemesini istedi. Dediğine göre bu köyler artık Tarikat’a vergilerini ödemiyordu. Ama bu sadece görünen sebepti. Asıl Kerrher’in Safiel’den istediği bu köylerden birinde saklandığını duyduğu küçük bir kızı bulup getirmediydi.
Safiel goblinlerin ne kadar acımasız yaratıklar olduğunu anladığında iş işten geçmişti. Ele geçirdikleri yaşlıları ve erkekleri acımadan öldürdüklerine şahit olmuştu. Üçüncü köye yapılans aldırının ardından Gerrfer, Safiel’in yanına geldi. Uzun bir yolculuktan ve babasının ona verdiği gizli görevden dönmüştü. Safiel Gerrfer’in gizli görevinin ne olduğunu bilmiyordu.
Gerrfer, Arvelir kıtasına şaman barbarların köylerinden birinde yaşayan bir çocuğu bulmaya gitmişti. Ama tüm köyleri yağmalayıp, her yeri karış karış arasa da çocuğu bulamamıştı.
Safiel’in kader yolunu belirleyecek olaylardan en önemlisi tam olarak Safiel geleceğini bu kadar etkileyeceğini tahmin etmese de burda gerçekleşmişti. Gerrfer, Safiel’in bastıkları köye vardığında Kecer isimli bir goblin aranılan kıza benziyen bir kız getirmişti. Çok benzese de aranılan kız o değildi. Kecer keyiflenmişti bu habere ve küçük kızı akşamki eğlencesi olacağını söylemişti. Küçük kız Safiel’e yalvaran gözlerle bakmıştı. Ama Gerrfer’in onu çağırmasıyla hayatı boyunca pişmanlık duyacağı şeyi yaptı ve küçük kızı Kecer’in yanında bıraktı.
Küçük kızın kaderi bilinmez; ama Safiel bir daha Kecer’le karşılacaktı. Gerrfer, Safiel’i korsanların yakaladığı yeni esirleri göstermeye götürmüştü. Kerrher, Loy Adası’nda yaşayan korsanların lordu Barbassoyla anlaşma yapmıştı. Korsanlar Kerrher’in pis işlerine aynı goblinler gibi yardım edeceklerini bildirdiler. Ama Korsan Lordu Barbasso’nun düşündüğü gibi olmayacaktı olaylar.
Safiel, Gerrfer’den esirlerin orman elfi olduğunu öğrendi. Erkek olanı Polantes adında tüm kıtalardan uzakta yer alan eskiden Reks’in kalesi olarak bilinen şimdilerde hapishane olarak kullanılan adaya götürülmüştü. Kadın olansa Gerrfer’in Safiel’e hediyesiydi.
“Babamıza koşulsuz sadakatinin hediyesi sadece küçük kardeşim.” demişti Gerrfer.
Ama Safiel çadırda yalnız kaldıklarında aslında Orman Elfi Prensesi olan Minna’ yla olduğunu bilmiyordu. Minna’nın hüzünlü gözlerine baktığında Safiel çok etkilenmişti ve ona yardım edip büyülü iplerini çözdü.
Safiel’in bu yaptığı zaten en başından beri üç elmaslı asanın asıl sahibinin kendi olduğunu düşünen Gerrfer’in işine çok yaradı. Onu hain olarak adlandırdı ve elindeki asaya el koyup Polantes’e yolladı. Zorla korsan gemisine bindirilen Safiel, Kecer’in muhafazası altında Polantes’e götürülmüştü.
Üç elmaslı asayı tekrar Safiel’in Gerrfer’den geri alması zor olmuştu. Bu asanın gücü ilerideki maceralarında çok işine yaramıştı. Ama şimdi karlı yollarda o asaya dayanmış bir vaziyette daha ne kadar süre onu cehennem sıcağıyla yakan ateşine dayanabileceğinin derdindeydi.
Palto yeterince sıcak tutsa da Safiel’in bedeni bu kadar soğuğa dayanamamıştı ve ateşlenmişti Safiel. Yolda yüyürken sendelemeye başlamıştı. Dayandığı üç elmaslı asasına baktı. Bu asa Safiel’e üvey babası Kerrher tarafından verilmişti. Kerrher gizliden gizliye Hikker’e ibadet etmeyi bırakmış ve daha güç peşinde koşmaya başlamıştı. Sonunda da Esten’e tapmaya başlamıştı.
Misat’taki düzenin bozulmasının nedenlerinden en önemlisi de buydu. O zaman daha yüce başkan olmamıştı Olren. Kerrher’in planlarına karşı koyanlardan biriydi. Ama sonunda pes edip büyüyü bile bırakıp Misat’tan ayrılmıştı.
Böylece yaşlı Yüce Başkan dışında Kerrher’in planlarını bozabilecek güçte biri kalmamıştı. Yüce Başkan da çok yaşlanmıştı. Yakında kendisinden sonra Yüce Başkan olacak kişiyi seçmesi gerekiyordu. Ã?oğunluk bu kişinin Kerrher olacağına kesin gözüyle bakıyordu. Ama Başkan, Kerrher’in yaptıklarının çoğundan haberi olmasa da onun başkan olmaya aday biri olmadığının farkındaydı.
Kerrher Safiel’e asayı verdikten sonra Reks’in yaratıkları olarak da bilinen Pervelon’dan buraya getirilmiş olan goblin birliklerinin başına geçip bir kaç köye saldırı düzenlemesini istedi. Dediğine göre bu köyler artık Tarikat’a vergilerini ödemiyordu. Ama bu sadece görünen sebepti. Asıl Kerrher’in Safiel’den istediği bu köylerden birinde saklandığını duyduğu küçük bir kızı bulup getirmediydi.
Safiel goblinlerin ne kadar acımasız yaratıklar olduğunu anladığında iş işten geçmişti. Ele geçirdikleri yaşlıları ve erkekleri acımadan öldürdüklerine şahit olmuştu. Üçüncü köye yapılans aldırının ardından Gerrfer, Safiel’in yanına geldi. Uzun bir yolculuktan ve babasının ona verdiği gizli görevden dönmüştü. Safiel Gerrfer’in gizli görevinin ne olduğunu bilmiyordu.
Gerrfer, Arvelir kıtasına şaman barbarların köylerinden birinde yaşayan bir çocuğu bulmaya gitmişti. Ama tüm köyleri yağmalayıp, her yeri karış karış arasa da çocuğu bulamamıştı.
Safiel’in kader yolunu belirleyecek olaylardan en önemlisi tam olarak Safiel geleceğini bu kadar etkileyeceğini tahmin etmese de burda gerçekleşmişti. Gerrfer, Safiel’in bastıkları köye vardığında Kecer isimli bir goblin aranılan kıza benziyen bir kız getirmişti. Çok benzese de aranılan kız o değildi. Kecer keyiflenmişti bu habere ve küçük kızı akşamki eğlencesi olacağını söylemişti. Küçük kız Safiel’e yalvaran gözlerle bakmıştı. Ama Gerrfer’in onu çağırmasıyla hayatı boyunca pişmanlık duyacağı şeyi yaptı ve küçük kızı Kecer’in yanında bıraktı.
Küçük kızın kaderi bilinmez; ama Safiel bir daha Kecer’le karşılacaktı. Gerrfer, Safiel’i korsanların yakaladığı yeni esirleri göstermeye götürmüştü. Kerrher, Loy Adası’nda yaşayan korsanların lordu Barbassoyla anlaşma yapmıştı. Korsanlar Kerrher’in pis işlerine aynı goblinler gibi yardım edeceklerini bildirdiler. Ama Korsan Lordu Barbasso’nun düşündüğü gibi olmayacaktı olaylar.
Safiel, Gerrfer’den esirlerin orman elfi olduğunu öğrendi. Erkek olanı Polantes adında tüm kıtalardan uzakta yer alan eskiden Reks’in kalesi olarak bilinen şimdilerde hapishane olarak kullanılan adaya götürülmüştü. Kadın olansa Gerrfer’in Safiel’e hediyesiydi.
“Babamıza koşulsuz sadakatinin hediyesi sadece küçük kardeşim.” demişti Gerrfer.
Ama Safiel çadırda yalnız kaldıklarında aslında Orman Elfi Prensesi olan Minna’ yla olduğunu bilmiyordu. Minna’nın hüzünlü gözlerine baktığında Safiel çok etkilenmişti ve ona yardım edip büyülü iplerini çözdü.
Safiel’in bu yaptığı zaten en başından beri üç elmaslı asanın asıl sahibinin kendi olduğunu düşünen Gerrfer’in işine çok yaradı. Onu hain olarak adlandırdı ve elindeki asaya el koyup Polantes’e yolladı. Zorla korsan gemisine bindirilen Safiel, Kecer’in muhafazası altında Polantes’e götürülmüştü.
Üç elmaslı asayı tekrar Safiel’in Gerrfer’den geri alması zor olmuştu. Bu asanın gücü ilerideki maceralarında çok işine yaramıştı. Ama şimdi karlı yollarda o asaya dayanmış bir vaziyette daha ne kadar süre onu cehennem sıcağıyla yakan ateşine dayanabileceğinin derdindeydi.