by Lydronk » Thu May 15, 2008 12:38 am
Melkk Amca sonunda kapıya varmıştı. Elinde parlayan bir pakete konulmuş bir hediye tutuyordu. Normalde getirdiği hediyelerin kutuları bile bir garip olurdu ama bu kutu düzdü, dümdüz. Gariplik olduğunu Lydronk kutuyu gördüğünde anlamıştı. Fakat Yulos ve Plen ilgileniyor gibi değillerdi, bu yüzden farkına varamamışlardı garipliğin. Ve aynı sebepten, Lydronk Yulos’tan kutuyu açmasını istediğinde hiç karşı çıkmamıştı Yulos. Gerçi bir ara duraklayıp bir koku aldığını söylemişti ama kutudan geldiğini düşünmemişti.
Yulos elini kutuya değdiği anda facia başladı. Ã?nce kapak açıldı, kendi kendine! Sonra ise havalandı ve kutuyu yerden kaldırıp içindekileri döktü. Her ne idiyse bu döktüğü şeyler, sizi mutlu eden şeylerden değildi. İlk şişe Yulos’un kafasına düştü ve oradan sekip yerde dümdüz durdu. Cam olduğu halde hiç canı yanmamıştı Yulos’un. şişede çatlak da yoktu. Neydi ki bu iksir? Yulos tam tıpayı açacaktı ki Melkk Amca seslendi, sesinde eğleniyormuş gibi bir hava sezinlemek hiç de zor değildi: “Yerinde olsam yapmazdım!” dedi ve kendi üzerine gelen şişeden eğilerek kaçtı, şişe duvara çarpıp oradan sekti, Melkk amcayı ikinci kez eğilmek zorunda bırakarak masaya çarptı ve oradan sekip yükseldi. Yere doğru iniyordu, büyük ihtimalle yere çarpıp orada düz duracaktı. Yine de şakacı Melkk Amca şişeyi yakalamaya yeltendi. Telaşlı bir hali vardı. şişeyi tek eliyle yakalayabilirdi; ama şişe gnomun eline çarpıp duvara tehlikeli bir hızla yöneldi.
Melkk Amca bağırdı: “KULAKLARINIZI TIK-!” derken lafları ani bir gürültüyle bölündü, şişe duvara çarpmış ve orada kırılmıştı, hem de bir şişenin çıkartacağı şangırtıyla değil, patlayan bir gülle sesiyle! Ses geçtiğinde Melkk Amca sözlerini bitirebildi: “-AYIN!”. Lydronk’un anne ve babası duyuyor gibi değillerdi, yüzleri anlamaz bir ifade almıştı. “Ne oldu onlara?” diye sordu Plen, sakince. “Ah, sadece bir süre boyunca dediklerimizi yanlış anlayacaklar!” diye cevap verdi Melkk Amca. Lydronk’un annesi bu laflar üzerine telaşlandı. “Bir sene boyunca yemeklerimizi yanmış mı alacağız! Olacak şey değil, Melkk, nasıl bir şaka bu?” dedi, gözlerini kısarak, sanki anlamasını kolaylaştıracakmış gibi!
Melkk Amca sonunda kapıya varmıştı. Elinde parlayan bir pakete konulmuş bir hediye tutuyordu. Normalde getirdiği hediyelerin kutuları bile bir garip olurdu ama bu kutu düzdü, dümdüz. Gariplik olduğunu Lydronk kutuyu gördüğünde anlamıştı. Fakat Yulos ve Plen ilgileniyor gibi değillerdi, bu yüzden farkına varamamışlardı garipliğin. Ve aynı sebepten, Lydronk Yulos’tan kutuyu açmasını istediğinde hiç karşı çıkmamıştı Yulos. Gerçi bir ara duraklayıp bir koku aldığını söylemişti ama kutudan geldiğini düşünmemişti.
Yulos elini kutuya değdiği anda facia başladı. Ã?nce kapak açıldı, kendi kendine! Sonra ise havalandı ve kutuyu yerden kaldırıp içindekileri döktü. Her ne idiyse bu döktüğü şeyler, sizi mutlu eden şeylerden değildi. İlk şişe Yulos’un kafasına düştü ve oradan sekip yerde dümdüz durdu. Cam olduğu halde hiç canı yanmamıştı Yulos’un. şişede çatlak da yoktu. Neydi ki bu iksir? Yulos tam tıpayı açacaktı ki Melkk Amca seslendi, sesinde eğleniyormuş gibi bir hava sezinlemek hiç de zor değildi: “Yerinde olsam yapmazdım!” dedi ve kendi üzerine gelen şişeden eğilerek kaçtı, şişe duvara çarpıp oradan sekti, Melkk amcayı ikinci kez eğilmek zorunda bırakarak masaya çarptı ve oradan sekip yükseldi. Yere doğru iniyordu, büyük ihtimalle yere çarpıp orada düz duracaktı. Yine de şakacı Melkk Amca şişeyi yakalamaya yeltendi. Telaşlı bir hali vardı. şişeyi tek eliyle yakalayabilirdi; ama şişe gnomun eline çarpıp duvara tehlikeli bir hızla yöneldi.
Melkk Amca bağırdı: “KULAKLARINIZI TIK-!” derken lafları ani bir gürültüyle bölündü, şişe duvara çarpmış ve orada kırılmıştı, hem de bir şişenin çıkartacağı şangırtıyla değil, patlayan bir gülle sesiyle! Ses geçtiğinde Melkk Amca sözlerini bitirebildi: “-AYIN!”. Lydronk’un anne ve babası duyuyor gibi değillerdi, yüzleri anlamaz bir ifade almıştı. “Ne oldu onlara?” diye sordu Plen, sakince. “Ah, sadece bir süre boyunca dediklerimizi yanlış anlayacaklar!” diye cevap verdi Melkk Amca. Lydronk’un annesi bu laflar üzerine telaşlandı. “Bir sene boyunca yemeklerimizi yanmış mı alacağız! Olacak şey değil, Melkk, nasıl bir şaka bu?” dedi, gözlerini kısarak, sanki anlamasını kolaylaştıracakmış gibi!