Hayat dediğin şey

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Hayat dediğin şey

by Starfell » Thu Feb 12, 2009 11:53 pm

Artemis Entreri wrote:Kalemin asla kırılmasın üstad!
Estafurrullah hocam! Ne haddimize. Ben daha yeni yetme bebeyim sizin yanınızda (Artemis,firble,efla) Ama yinede gururlandım Artemis saol :)

Uyarılarını dikkate alacağım ama yapamadığım yerler olacaktır mutlaka. O noktalarda da yardımlarını esirgemeyeceğini düşünüyorum.

by Firble » Thu Feb 12, 2009 2:11 pm

Bazen mısralarla özgürce savaşmak ve yenilmek de iyidir be Artemis... Bazen sen kendini mısralara bırakıp bakalım beni nereye götürecekler dersin... Bilmiyorum ben de bazen öyle yapıyorum.

by Artemis Entreri » Thu Feb 12, 2009 8:09 am

Başlığı baştan sona birkez daha okudum, güzel bir tarzın var. Duygularını -ya da duyguları- söylemekten çekinmiyorsun. Cesurca savaşıyorsun mısralarla. Ama bazı mısralar yeniyor seni. Ya da bilmiyorum, bana öyle geliyor.

Söylemek istediğim şey, şiirlerinin ortak sıkıntısı, onlarda sırıtan bir iki mısra olması. "Ben burdayım" diyor okura, "Beni okudun ama, şimdi bir daha okuyacaksın, ne demek istediğimi soracaksın." Evet, aslında bu iki yönlü birşey. İyi anlamda da olabilir, kötü anlamda da. "Bu ne, şair saçmalamış" da diyebilir okuyan, "Vay canına, bunu iyi demiş" de diyebilir. Senin şiirlerin de 2. si daha çok olmakla beraber 1.sinden de var yer yer. Bunları şurda var, burda var diyerek de belirtmek istemiyorum, bundan sonra yazdıklarında 2.leri arttırıp 1.leri yok etmeye çalışabilirsin. Tavsiyem budur.

Onun dışında, uyak uydurduğun takdirde konudan sapacaksın diye birşey de yok. şiir yazmak ciddi bir zihin aktivitesidir. Olasılıkları sürekli düşünmene sebep olur. Ã?nerim, fazla acele etme, ama yazmaktan da vazgeçme. Uyak bulman şart değil, ama hem uyağı, hem de konuyu oturtursan güzelce, ilerlediğin yolda daha emin adımlar atacaksındır.

Kalemin asla kırılmasın üstad!

by catboy » Thu Feb 12, 2009 8:01 am

şiiri beğendim, aslında biraz da beni de ilgilenen kısımları olduğu için beğendim diyebilirim. şu söz özellikle güzeldi:
"Aşık mı oldum yoksa aşık olmayı mı istiyorum?"
çünkü ben de kendime bu soruyu soruyorum da ondan :)
eline sağlık :clap:

by Starfell » Thu Feb 12, 2009 7:05 am

Bir an hayal et ki;
Hayatın başında, günün sonunda olsun,
şimdi gözlerini kapa.
Bir masa birde koltuk hayal et.
Buna sevgilinin o bilindik kokusunu ekle
Ama öyle derine koy ki onu
Sanki o hala orda oturuyor olsun.
Aklına gelsin mutlu günler,
Sonra gülümsemeler ve aptallıklar...
Ardından aç gözlerini;
Bir kız karşında
Sanki ondan daha güzel daha çekici.
"Tanrım" de içinden
"Biraz önce kaybettim,
Ne kadar çabuk kazandım benliği mi?"
Biraz önce aşk yoktu
şimdi var...
Sonra dön kendi içine ve sor en derinine
"Aşık mı oldum yoksa aşık olmayı mı istiyorum?"
İşte bu soruyu cevaplamadan
Sakın kalkma oturduğun yerden.
Gerisi mi dostum?
Gerisi tecrübe, gerisi pişmanlık
Gerisi kalp sızıntısı, güz sancısı
Gerisi gümüş ay, karanlık gece
Belkide gerisi kustuğun yalanın kokusu
Kimbilir...

by Starfell » Wed Jan 14, 2009 12:13 am

Noktalama işaretleri konusunda haklısın Edmond. Aslında en iyisi hiç noktalama yapmamak bırakalım okuyan nerde soluklanmak istediğe karar versin :)

Ã?te yandan şiirin düzlüğü konusunda sana katılamıyorum. Bence okuduğun zaman bi çırpıda soluk almadan okuya bilmelisin şiiri. Kafiye şiirin akıcılığını bozuyo bence. Bide kafiye uydurcam diye konudan sapmak tehlikeli oluyo.

by Edmond » Tue Jan 13, 2009 7:08 am

şiirdeki duygular sanki çok açık, ben bir şiirde hiç olmazsa biraz olsun gizem ararım (cümlem biraz saçma mı?) Duygular gerçekten yoğun olarak hissedilse de, sanki bunu bir şiirden farklı olarak, bir düz yazı ile yazmışsın gibi bir hisse kapıldım.

"
Ama öyle sıradan bir nehir değil "Nil" gibi bir nehir.
"

şeklindeki bir cümle (!) bence bu şiire uymamış.



Hani olur ya güç bende olsa dediğin.
Ölürken insanlar, etrafında,Bir şeyler yapamadığın.
Sadece izlemekle yetindiğin...
Farkında olmadan, neler yapabileceğinin,

Mesela bu kıta, bence bir kıta olmamalıymış, yani daha uzunmuş gibi.Biliyorum o son mısra tam bir cümle fakat, o virgülle beraber okuyunca insan, devamı varmış gibi oluyor ve bir anda kopunca şiirin duygusu kaçabiliyor.

Ama çok güzel yazıyorsun :) Tebrik ederim tekrar :)

Bir de sanki fazla mı kafiye eksik? Bence hiçbir kıtada bir kafiye tek kalmamalı, bir yerde "pislik" demişsin ama sonu "ik" ile biten bir mısra daha olmaması sanki o mısrayı yok saymış.


Ne bir çizgi, ne bir isim olsun istemişimdir.
Öldüğümde benden kalan,
Hep bir nehir olmak istemişimdir.
Sonzuzluğa akan.

Bu kıta çok kopuk sanki?Üstelik noktalar ile virgüller yanlış yerde

Ne bir çizgi, ne bir isim olsun istemişimdir,
Öldüğümde benden kalan.

Dediğin zaman sanki bir sonraki kıta da bununla ilgili gibi oluyor.Fakat:

Hep bir nehir olmak istemişimdir
Sonsuzluğa akan

Diyerek devam edince, ilk iki mısra ayrı bir kıta gibi oluyor.

Neyse, çok kötü eleştri yaptım sanki :D Ama olsun, lazımdır böyle :D

by Efla » Tue Jan 13, 2009 12:23 am

Anlatmak istediğini güzel anlatmışsın Starfell.
şiirin akıcı ritmik havasını da güzel yakalıyorsun. Sadece birkaç ufak mısra var sanki akıcılığın içinde göze batan.

Ben şiiri yazdıktan sonra kendime okurum. Okurken mesela bazı mısralar fazla uzun gelir bazıları da fazla kısa onları tekrar ele alırım. Ama bunun kelime sayısı hece sayısı gibi bir kuralı yok. Adını koyamadığım insanla ilgili duygulara hitap eden bişey. şiirinin hep birisi tarafından sesli okunduğunu düşün.

Güzel işler çıkartıyorsun. Epey ozanımız var sitede mutluluk verici =)

Bir de adetim yerini bulsun gelmişken bişeyler karaliyim.

Bir nehir gibi olmak vardı diyorsun,
Bir nehir gibi uçsuz bucaksız,
Sonsuzluğa akan bir nehir gibi...
Okyanusun yanında bir hiç olsan bile,
Yine de hayat veren insanlara,
Medeniyetlere ilham veren bir nehir.

Bir nehir gibi güçlü olmak...
Kendi yolunu yaratabilmek kayaların arasından,
Geçmişin yükünden muhaf olmak bir de...
Nereden geldiğini önemsemeden,
Her seferinde yeni suları taşımak.
Bir de birleşmek diğer nehirlerle,
İşte o zaman nil olmak vardı diyorsun.

by Starfell » Mon Jan 12, 2009 8:58 pm

Dünya bile bu kadar büyük gelirken insana,
Evreni canlandırmak gözünde...

Ne bir çizgi, ne bir isim olsun istemişimdir.
Öldüğümde benden kalan,
Hep bir nehir olmak istemişimdir.
Sonzuzluğa akan.
İçinde haksızlığı, mutsuzluğu boğan.
Ama öyle sıradan bir nehir değil "Nil" gibi bir nehir.
Ã?ünkü etrafında akarken bütün pislik,
İçi ter temizdir onun.
İçine girer ve yıkanırsan,
Sende onun temizliğine ortak olursun.
Bir kere oturur konuşursan,
Sanada yayılır mutluluğu,
Ardından dünyayı kurtarmak gelir içinden.

Hani olur ya güç bende olsa dediğin.
Ölürken insanlar, etrafında,Bir şeyler yapamadığın.
Sadece izlemekle yetindiğin...
Farkında olmadan, neler yapabileceğinin,

Yada unutturulmuşken sana insan olmak.
Yaşayabiliyorsan savaşın verdiği acıyı,
En derininde
İçerken kahveni yeşil kanepede,
Kırmızı bir kitap okurken.
Aklına geliyorsa acılar,
Pencereye çıkıp, avazın çıktığı kadar bağırmak istiyorsan,
Haksızlığa,savaşa,öfkeye,nefrete ve iki yüzlülüğe.
Ancak o zaman insan olmayı hatırlıyorsan,
Bu koşturmanın arasında.

O bile senin küçük nehrini Nile'e biraz daha yaklaştırır.
Evrendeki sonsuzluğun içinde biraz daha büyümüş olursun.
Ã?ünkü paylaşmısındır, acı çekenlerin acılarını.
Tıpkı "Nil" gibi içindeki sonsuz mutlulukta onlara da yer açmışsındır.
Ve şanşlısındır; insan olmayı bir kez daha hatırladığın için.

---------------------------------------------------

İthaf: Nil bunu okursa selam olsun ona burdan!..
---------------------------------------------------

Filistinle ilgili 3 tane makale çevirmek durumunda kaldım ondan etkilendiğim açık ve nettir.Kalemim gücünün yettiği kadar imgeler serpiştirdim araya. Okuyanlarada selam olsun. Bi an içinde bulunduğumuz durumun ciddiyetini düşündürebildiysem ne mutlu bana.

by Starfell » Mon Jan 12, 2009 3:31 am

2. dörtlük özellikle çok hoşuma gitti. Tebrik ederim Quarion. Aynı zamanda yorumların için teşekkür ederim.

by Quarion » Mon Jan 12, 2009 2:58 am

Ne zamandır çok az zamanım vardı. Bir oyunlara bakabiliyordum o yüzden yorum yapamadım.şiirin çok güzel olmuş Starfell kardeş.

by Quarion » Mon Jan 12, 2009 2:56 am

RÖZGAR

Gözlerimden yaş geliyordu.
Hissediyordum,
Yavaş yavaş ilerliyordu aşağıya
Tıpkı bir insan ömrü gibi.

Saçlarım uçuşuyordu.
Görüyordum,
Dağılıyordu birkaçı sonsuz boşluğa.
Tıpkı buğdaylar gibi.

Niçindi peki?
Bazen üşüten, bazen serinleten
Yüzüme ıslık çalaran üfleyen rüzgarın,
Olduğu içindi sanki.

by Starfell » Thu Jan 08, 2009 11:42 pm

Aredheliquas o şiirin sadece son3 kıtası patladı zaten. Hani başını yazmasaymışımda olurdu ama ilk şiirim olduğu için konu bütünlüğünü yakalayamamış olmamdan kaynaklandığını düşünüyorum. Oku zahmetinde bulunup üstüne birde yorum yazdığın için saol.

by Aredheliquas » Thu Jan 08, 2009 5:23 am

ilk şiirin son 3 kıtası cidde hoşuma gitti. insanın ne şekilde yasarsa yasasın hep bi eksiklik hissediceği o doymak bilmez hali geldi aklıma..

by Starfell » Thu Jan 08, 2009 3:31 am

MARTI

Bembeyaz bir martı.
Nede güzel süzülüyor,
Engin maviliğin üzerinde.
Kaygısız ve olabildiğine hür.

Belki uzaklarda binlercesi
Bir simit parçası peşinde

Tıpkı sen gibi,ben gibi
Tıpkı o martı gibi
Hepimiz kendimize farklıyız.
Ya vapurdan bakanlar için;
Hepimiz martı değil miyiz.
----------------------------------------
Aslında bu benim yazdığım 2. şiirim ancak o zaman başka bir başlıkta yazmıştım bunu şimdi ise hepsiinin aynı başlık altında durmasının daha iyi olduğunu düşündüm.

Top