Demon : The Fallen

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Demon : The Fallen

by Darkgnome » Sun May 31, 2009 7:19 pm

şimdi baktı konusuna. Keşke yazmadan çnce de kontrol etsedim.

Fallenlar daha başından kötülüğe düşmüşler. Cane'in (En sevdiği olan kardeşini Tanrıya kurban ederek onun kabulünü almak isteyen ama bunun yerine vampirliğe doğru ilk adımını atan, Adem ve Havvanın oğlu.) cinayeti sonrasında öldürme kavramını öğreniyorlar ve içlerine ilk o zman kötülüğün tohumları serpiliyor.

Bazı fallenlar tekrar tanrıya dönmek için günahlarından arınmaya çalışırken, bazıları ise insanların zayıflıkları yüzünden bu hale düştüklerinden onlardan intikam almak istiyorlarmış.

İlk inen fallenlardan biri Lucifer olmuş ve kendisi pek çok eski kavim tarafından tanrı olarak adlandırılmış.

Fallenlar'ın hatırlamak istememesinin bir sebebi de, cehennemde çektikleri azaplarmış. O zamnalrı hatırlamak dahi büyük acılar çekmelerine neden oluyormuş.

by Darkgnome » Sun May 31, 2009 7:05 pm

Bilmem. :) Dediğim gibi ben sadece 1 kere ve kötü koşullarda dinlediğimi yazdım buraya. Yani kitaplardan bakmadım, yada oyununu hiç oynamadım. Dersen ki, oynatayım o zaman yertim kalmayın... :D

by Greyspirit » Sun May 31, 2009 6:49 pm

Güzel bir anlatım olmuş. Elohim'in neden dünyaya geldiğini anlatmışsın.

Fakat anladığım kadarıyla; bizi ilgilendirenler; Lucifer ile dünyaya yayılan, saklanan iblisler değil mi? Ã?ünkü WW oyununu o yönde anlatmış?

by Darkgnome » Sun May 31, 2009 5:21 am

Dün 2 kısa oyun oynadım onca zamandan sonra. Biri D&D diğeri ise WoD oldu.

D&D evreninde ortalama, bildik bir performans ile oynayan WoD oyun efendisi, WoD oyununu oynatırken adeta döktürdü. D&D'de ortalama br perfromas ve hatta ortam sebebiyle altında bir performans sergileyen D&D oyun efendisi ise, WoD'da adeta kendini bulmuşçasına gözleri parlayarak oynadı. Bilmem aradaki farkı anlatabildim mi?

Tabii bunda oyunun zar ve savaş ağırlığı da oldukça etkiliydi. WoD'da kendini atmosfere katmak o kadar kolayken, D&D'de o kadar havada kalıyor ortam. D&D ile iyi bir hazırlıkla çok sağlam oyunlar çıkartılabileceğini de biliyorum. Laf etmiş olmayayım sisteme.

Bunların konuyla alakası ise şu. Dün WW oyunları ile ilk tanışmamada duydum Demon the fallen'ı. Oyun efendisnin dediğine göre en zoruymuş. Savaşlar dahi rol içerirken, hikaye gereği rollerde inasanın açık etmemesi gerekiyormuş.

Hani dün duyduğum ve hatırladığım kadarını sizinle paylaşayım. Arkadan yüksek sesle müzik geldiğinde bazı şeyleri kaçırmış ya da yanlış anlamış olabilirim.
.....

İlk başta Tanrı ve melekler vardı. Tüm meleklerin en üstünde ise ışığın meleği ve Tanrı'nın sesi olarak bilinen Lucifer'dı.

Tanrı Adem ve Havvayı yarattı. Melekler insanların geleceğinin karanlık olduğunu ve yaptıkları hatalar ile sonunda kendilerini yok edeceklerini gördüler. Buna önlem alınması gerektiğini düşünen Lucifer melekleri ikna etmeye çalıştı.

Bir kısmını ikna ederek Adem ve Havvanın yanına indiler ve Lucifer onlarla bir anlaşma yaptı. Anlaşmaya göre Lucifer yaratılıştan, sona kadar herşeyi insanlara anlatacaktı, karşılığında ise insanlar onu gösterdiği yoldan ilerleyeceklerdi. Bu Tanrı tarafından fark edildi ve Lucifer'ın kendine sormadan insanlar ile konuşmasına kızan Tanrı Lucifer'ı bir kereliğine olsun affetti.

Ancak insanlar Lucifer'ın dediklerini anlamıyorlar ve zamanla Lucifer'ın gösterdiği yönden saparak saçma sapan şeyler yapmaya başlıyorlar. Lucifer gizlice tekrar insaların arasına iniyor ve tekrar onlarla konuşurken bu sefer Gabriel aşağıya şeytanı uyarmaya iniyor. Lucifer onun neden burada olduğunu sorduğunda, Gabriel artık Lucifer'ın yerinin cehennem, görevinin ise kendisinin olduğunu söylüyor. Eğer onunla gelirse Tanrının ona merhamet edeceğini ve cehennemde daha az kalacağını söyler ve Lucifer bunu dinlemiyor ve yandaş melekleri ile buna karşı direniyor.

Melekler arasında bir savaş oluyor ve ikinci çarpışmada Lucifer ve yandaşları cehnneme kapatılıyor. Bir yırtılma sonrasında tekrar kurtulmayı başaran melekler Lucifer ile cehennemden çıkıyorlar. Ancak cehennemin kapıları tekrar kapatıldığında Lucifer'ın yanlarında olmadğını fark ediyorlar. Kimse Lucifer'a ne olduğunu bilmiyor.

Kurtulmayı başaran melekler ölmek üzere olan insanların bedenlerine girerek Tanrı ve meleklerinden saklanıyorlar. Tabii fark edilmemek için kendilerinden ödün vermek zorunundalar. En büyük ödünleri ise her şeyi bilmeleri durumunda hemen fark edileceklerinden girdikleri bedenlerin zihninin alabileceği kadarını bilmek oluyor. Bir insan aklı tüm biilgileri alamaz. Bu sebeple melekler her şeyi bilmek ile hiç bir şeyi bilmemek arasında kalıyorlar.

Bu insan bedenine girmiş melekler hala avlanmakta. Bu melekleri cezalandırmak isteyen melekler, cehenneme geri götürmek isteyen iblisler ve Tanrı adına insan bedenlerinden onları ayırmak isteyen dindar insanlar.

Düşmüş melekler ise hala insanlığın o karanlık günlere gidişini engellemek için çalışıyorlar. Savaşları engellemeye ve durdurmaya, kıtlıkları ve büyük felaketleri önlemeye çalışıyorlar. Tabii bunları yaparken olabildiğince fark edilmemek zorunundalar.
.....

İnşallah bir yanlış anlatım ile sizi yanlış bilgilendirmemişimdir. arkadan yüksek sesle müzik gelirken bir kere duydum sadece hikayeyi.

by Mark » Sat May 30, 2009 6:32 pm

Dört kişi olduk, bilmem anlatabildim mi? :)

by lightflarer » Sat May 30, 2009 5:08 am

türkiye'de kitapları satanizm içeriyor diye engellenmişti wod'un hatta, türkiye'de çok yaygın değil o yüzden. Ben daha çok vampire, hunter ve werewolf settinglerini seviyorum.

by SacoKhan » Sat May 30, 2009 12:26 am

Aa Mark beni unutuyorsun :) Ama hiç Demon oynama fırsatım olmadı, ne yazıkki buna benzer bambaşka bir sistem oynamıştım bir kaç kez, melekler ve şeytanların yaşadığı bir alternatif dünyamızda. Ama bu sisteme çok da benzemiyor düşündüm de :)

by Mark » Sat May 30, 2009 12:22 am

Tanıtımın için teşekkür ederim. Wod'u da hep merak etmişimdir. Ama kimse wod ile ilgilenmiyor -yani tanıdığım ve bu sitedekiler falan.

Demon : The Fallen

by Greyspirit » Fri May 29, 2009 11:47 pm

Image


Tanıtım başlıkları açmak geliyor içimden niyeyse :) Ã?oğu kişi bilir herhalde nu settingi ama ben mutlu oluyorum anlattıkça :) Bilmeyen olursa kazandıralım onu da.

WOD'un bir diğer şaheseri kendisi. Oyuncular; tanrıya isyan ederek "düşmüş" melekleri oynatır. BU iblisler Elohim'dir; Abyss denilen yeraltı dünyasında varlıklarını sürdürürler...
Yıllar geçtikçe pişmanlık ve acı duyguları onları deforme etmiştir.
Zaman gelir; Abyss'de büyük fırtınalar kopar... Yukarıda açılan çatlaklar ve deliklerde tırmanan Elohim; yeryüzü dünyasına erişir.
Fakat ölümlülerin dünyasında barınmalarının tek yolu bir bedene sığınmaktır.
Zayıf ruhlu ölümlüleri seçerek onu domine ederler. İşlem sırasında beden deforme olabilir.
Ölümlü bedenine erişen Elohimler, onların duygularına, anılarına erişirler. Çok nadir olarak; bazı iblisler barındıkları ruhların aşk, sevgi, merak, cesaret gibi insani özlliklerini anlayarak, kendi melek günlerini hatrlarlar... Böylece ortaya "melek iblis" gibi kavramlar çıkar :) Fakat bu etki çoğu Elohim'e işlemez; yıkım, ölüm, nefret duyguları kaybolmaz.
İşte oyuncu, bu noktada başlar oyuna. Bir bedene girerek, ikinci bir şansı olduğunu farkeder.
Bunun dışında iblisler, ölümlü müritler bularak tarikatlar meydana getirebilirler.
Vampirler, kurtadamlarla sık sık mücadele ederler. Ayrıca "iblis avcıları" da onları Abyss e yollamak için hazırda beklerler.


İblislerin bir çok faction/house ları vardır.

Houselar

Defilers (Lammasu)
Devils (Namaru)
Devourers (Rabisu)
Fiends (Neberu)
Malefactors (Annunaki)
Scourges (Asharu)
Slayers (Halaku)


Factionlar

Faustians
Cryptics
Luciferans
Raveners
Reconcilers

Top