Powerplay: Macera1: şeytan kuyusu

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Powerplay: Macera1: şeytan kuyusu

by Darkgnome » Thu Sep 17, 2009 7:51 pm

Thorkil:
"Geberin pis yaratıklar huahahaha!!" diye iğrenç bir gülüş yapan Thorkil havalandığı 10 ft yükseklikten US bombardıman uçakları gibi acımadan ve vicdan azabı duymadan Fireball'ı yollar aynı hedefe; "Burn baby undead buurrrnn!!"

Alev topu karanlığın içine girer ve büyüsel alanın içinde kalan gölge yaratık ve goul'un görüntüleri bir anlığına fark edilir. Ancak sanki etraflarındaki alanda da bir dalgalanma meydana gelir. Ardından havuz bir anlığına şiddetle sarsılır.

Fireball: 2,3,3,6,3,2,1 = 20 damage
Ghoul (Ref save): 12; Damage 20(Dead)
Dusk beast (Ref save): 17; Damage:20

Büyülü alev etrafını aydınlatmasa dahi yokluğunda sanki etraf daha da karanlık olmuştu. Ghoulların ayak sesleri etrafı sarmıştı. Bu saldırnın nereden geldiğini anlamaya çalışıyorlardı.

by devrimk » Thu Sep 17, 2009 4:48 pm

"Piii Smeagol lan bunnar." hemen gölgelere siniverdi, ateştopundan kaçıp gelen olursa ölümcül bıçaklarıyla karşılaşacaktı.

by Edmond » Thu Sep 17, 2009 6:25 am

"Aman ya rabbi."

Yanındaki karakterin bir anda evile dönüşmesi onu çılgına çevirmişti.

"N'apıyon hacı!"

Diye siniri belli etse de hayatını kurtarıyom diye alacağı cevabı düşünüp onun action'unu gayet haklı bulup sustu.

by dwaxer » Thu Sep 17, 2009 4:56 am

.
Thorkil:
:schemes: "Geberin pis yaratıklar huahahaha!!" diye iğrenç bir gülüş yapan Thorkil havalandığı 10 ft yükseklikten US bombardıman uçakları gibi acımadan ve vicdan azabı duymadan Fireball'ı yollar aynı hedefe; "Burn baby undead buurrrnn!!"

Fireball DC:19 reflex/half, 20ft radius ... dmg:7d6 fire
http://www.d20srd.org/srd/spells/fireball.htm

.

by Darkgnome » Thu Sep 17, 2009 3:22 am

Tam ghoul çekiştirilirken thorkil'in asit oku da ghoul'a isabet etti. Aynı para ve ışık büyüsünün geçmesi gibi asit oku da geçmişti. Ama karanlıktan pek bir şey görülemediğinden burada durup ok ta atılamazdı. Hem zaten sizin oklarınız da yoktu. Hem billi öylesine korkak taktiklere gelmezdi!...!!

by Darkgnome » Thu Sep 17, 2009 12:54 am

Thorkil'in attığı para ışıldayarak havuzdan dışarıya uçtu ve bu sefer yaratığın yakınlarında bir yere düştü. Praranın ışığı düşündüğünden daha az bir alanı aydınlatıyordu ve Bela'nın karanlık görüşü sadece 10 kare etkili olabiliyordu. Bu görüntü ile kör olmasa dahi kendisini güvende hissetmeyeceği kesindi.

Işık kaynağına yaklaştığında yaratığın kemiklerine yapışmış kuru ama yağlı derisi ve sadece aktan oluşan gözleri fark edilebiliyordu. Işık saçan paraya ilgiyle yaklaşan yaratık, parayı ellerine aldığında sanki bu onu rahatsız etmekten çok rahatlatmıştı.

Etrafına ona benzer başka yaratıklarda toplandılar ve aralarında bir şeyler konuşmaya başladılar. Ulamalar ve gırtlaktan gelen bazı sesler sonrasında para için kavga etmeye paşladılar. Sanki ne dedikleri anlaşılıyordu.

"Gggıymtlimisss!"

"Bunlar Ghoul."

dedi arkalarından mathius'un yardımcısı savaşçıx.

"İçleri insanlığın kötülükleri ile çürümüş, ruhunu yitirmiş yaratıklar."

Birden ışıktutan ghoul iki kerkentenkele başlı bir gölge yaratığı tarafından yakalandı ve diğerleri oradan uzaklaşırken canavar görünümlü gölge ghoul'u pençeleri ile parçalamaya başladı. Ghoul il karanlıklara çekilldiğinde herhangi bir parçalama sesi gelmedi.

"Bularada bir çıkı olsa gerek..."

dedi huzursuzca Tikel. Goril şeklinde olduğundan konuşmasını anlamak çok zordu. Ayısı ve kendisi bu kadar doğa dışı yerlere alışkın değillerrildi.

by dwaxer » Mon Sep 14, 2009 11:06 pm

.
Thorkil:
"Yaa arkadaşlar aranızda darkvijını olan yok mu ilerdeki karanlığın içinde olanları bize bir tasvir etse ya!" Thorkil yakınındaysa ışıklı parayı alıyor (yakında değilse yeni bir paraya "light" okuyarak) ardından 10 ft kadar havalanıyor (fly büyüsü geçmemiş olmalı 7 dakka sürüyordu) demin giden yaratığın peşinden ışıklı parayı yine fırlatır. Yaratık görünür görünmez bir acid splash 0 seviye büyü atarak (eğer hedef 40 ft'ten daha uzaktaysa magic missile atıyorum) büyülerinin havuzun sınırı dışına ulaşıp ulaşmadığını test edecekti.

.

by Edmond » Sun Sep 13, 2009 6:31 pm

"Oğ may gad!"

Dedi keşiş tanrısına, daha sonra savaş pozisyonu alarak bekledi.

Ready Action ilk yaklaşana başlıcam gömmeye

by devrimk » Sun Sep 13, 2009 6:28 pm

"Piii yine pis pis yarataıkların yuvasına gelmişiz. Undeadse bunlar güzel de vuramam şimdi. Ne bahtsız maceracıyım yahu!" dedi Bela Van de Wonder.

by Darkgnome » Sun Sep 13, 2009 6:22 pm

Torkil(ilerideki kare)Saldırı: 1+3 (Kritik başarısızlık) (Benim zarda da amma çok 1 geliyomruş. :| )

Torkil'in attığı para ilerideki fildişi renkli bir sütuna çarpıp havuzun içine geri yuvarlandı. Karanlık içinde zorlukla fark edilirken aydınlandığı o kısacık süre zarfında sütun'un kırıldığını herkes farketmişti. Ortam yine karanlığa gömüldüğünde, sütunda karanlığın içinde kayboldu.

Paranın sesinden irkilen yaratıklardan biri sütun'un hemen yanında bellirdi. Havuza yaklaştıkça daha da kolay görülür oldu. Gözbekleri yoktu, sadece akları vardı. saçları dağılmış ve kurukafa gibi görülen bir kafadan çıkan sivri dişleri, uzun keskin tırnakları olan çelimsiz elleri vardı. Ancak vücudunu, o çelimsiz haline rağmen rahatlıkla taşıyor gibiydi.

Hayvansıdan dahi daha vahşi bir şekilde havuzun içine doğru yaklaşmaya başladı. Gözleri etrafını tarıyor ve bu anlık ışığın kaynağını anlamaya çalışıyordu. Havuzun hemen yanında olsa da onları göremiyor gibiydi. Tam havuzun sınırına geldiğinde gözden kayboldu. Bir süre sonra ise ters tarafta tekrar belirdi. Bu anlık ışığın kaynağını arayarak karanlığın içine ilerledi ve yok oldu.

by dwaxer » Sat Sep 12, 2009 1:47 am

.
Thorkill:
Kesesinden bir bakır para çıkararak üzerine "Light" büyüsü yapar ve yaratık seslerinin geldiği yöne doğru ışıklandırılmış parayı fırlatır. "Beyler havuzun sınırından çıkmayın diyor 6.hislerim!" Bir yandan da "bu arada yarasa nerde?" diye düşünüyordu ki ceketinin cebinde bir kıpırtı oluştu. "Ah haylaz blindsense'li magical yaratığım benim, tehlikeyi sezdin, yine her zamanki gibi iç cebime saklandın değil mi?" diye korktuğunu belli etmemeye çalışarak konuştu. :mrgreen:

.

by Darkgnome » Fri Sep 11, 2009 2:54 am

Bulunduğun yerde sadece iki aydınlatma kaynağı var. Biri, su dolu havuzun zemininden gelen ve aşağıda arkadaşlarının bulunduğu odadan gelen güçsüz ışık kaynağı. Bu ışığın havuz dışını aydınlatamadığı kesin.

İkincisi ise yerde hala yamaya devam eden dağınık durumdaki 6 adet meşalenin aydınlığı. Meşaleler olması gerektiğinden daha az bir alanı aydınlatıyorlar yada etraftaki karanlığın büyüsü onların aydınlığını kısıtlıyor olabilir.

Bazı meşalelerin ışığında ölmüş cücelerin cesetlerini seçebiliyorsun. Etrafa dağılmışlarcesetlerin gözünde çaresizliklerini ve korkularını görebiliyorsun. Bazıları sanki ulaşmak istermiş gibi kollarını havuza doğru uzatarak ölmüşler.

Biraz sonra cesetlerde birine uzanan bir kol cesedi karanlığa çekiyor ve başka ayak sesleri de o tarafa doğru yaklaşıyor.

Elindeki yara iyileşmiş.
Maho ve Bela, Thorkil'i taklit ettiklerinde aynı ortama ışınlandılar. Hepside birbirini görebiliyordu burada. Etrafındaki tüm ceseteleri ve karanlığı kendisi de gördü. Havuzun etrafından gelen parçalanan taze etin sesini duyabiliyordu. Metali geçemeyen darbeler, bazen kızgınlıkla daha çok vuruyor, bazen ise susuyordu. Burada bir şeylerin olduğu kesindi ve bir şey yiyorlardı.

Diğerleri olduğu yerde sabit duran Billiyi görseler de, Billi sütunlardan birine çıktı.

Billi 2. sütunun üstüne çıktıktan sonra tüm vücudunu su damlaları ile kapladı. Bunlar ter değil nemden oluyor gibiydi. Arkasına baktığında ise artık arkadaşlarını göremiyordu. Nereden geldiğini anlayamadığı bir su kütlesi, dalgalar halinde yıkılmış duvarın parçalarını da kendisine katarak yıkılmamış duvarların üstüne hücum ettiler. Havuzdan uzakta ama tüm duvarları ve her şeyi kendisine katacak kuvvetli bir giradap oluştu. Sonunda diğer duvarlar da bu saldırıya dayanamadı ve girdabın darbeleriyle parşalanmaya ve su kütlesine katılmaya başladılar. Zeminden çıkan sular siklona katıldıkça siklon daha da büyüyerek bir duvar gibi havuzun etrafını kapladı. ancak bir sebepten havuza yaklaşmıyordu.

Havuzun içinde bir ada belirdi. Adanın dışı sivri kayalar ile kaplanmıştı. Ortasında ise koyu bir sis bulutu peyda oldu. Ortasındaki ateşin silüeti dışında hiç bir şey belli görülmüyordu bile.

Billi 1 HP kaybetti.

by CLiCKs » Thu Sep 10, 2009 11:54 pm

"Bende çıkacam!". Kendi kendine sütunlardan birine çıkmayı dener. Eğer çıkamazsa;

Goril Tikel'e döndü. "Usta be. Bi fırlatıver beni şuraya he?" der. Boş sütunlardan birine.

by Edmond » Thu Sep 10, 2009 11:04 pm

Aynısını Maho Ağa da yaptı.

"Acı va mı acı?"

Diye sordu sonra Thorkil'e

by devrimk » Thu Sep 10, 2009 10:47 pm

"Püfff. Thorkil ilahi bir evillıklar bir iblislikler yapacaksın." arkadaşlarına döndü.
"Galiba bizimde kanımızı akıtmamız gerek."
Sonra Thorkil'in söylediklerini de söyleyerek parmağının ucunu kesti.

Top