by Walter » Wed Sep 23, 2009 7:12 am
Bu kadar tesadüfü ve bağlantıları keşfeden olmamış mıdır sizce ? Bunu öğrenmek için devam edelim…
Yazar / Mert şahin
Justisar Günlükleri XI. Kısım...
_Mektuplar_
Saygın sayfa…
Yapacak bir şey yok, sadece okumak ve yazmak. Başka ne yapılabilir ki burada…Bu köhne yerde görevimin sabır işi olduğunu, Konuşmanın nasıl bir ihtiyaç olduğunu öğrendim, sayın sayfa. Eskimiş ve yıpranmış olsan bile beni anlayacak yegane şeysin sen…
Bu yazıyı muhtemelen kimse okumayacak, Burada saklı mürekkepler zamanla kurumadan sana yazmazsam delireceğim, bütün dünyevi olaylardan temizlenmiş, sakin bir yaşamım olduğunu mu sanıyorsun. Ben bekleme adamı değilim Sayın sayfa, bana dava adamı dediler. Buraya dikildim, isteyerek mi hayır şu an ölmeyi o kadar çok istiyorum ki…Belki o gün giden sevdiklerimi bir daha görürüm diye….
Dünyanın adaletsiz çarkı her zaman bir kişi buluyor Sayın sayfa, Ã?yle kişileri buluyor ki bu yük altında ezilsinler istiyor. Bazıları ezilip çiğneniyor, bazıları ayakta kalıyor. Ben ayakta kalacağım ve gözlerim bu köhne harabe dışında başka yerlerde görecek. Bunun için, bileklerimi kesmiyorum Sayın sayfa, görevimi yapıyorum.
Görevim ne mi ? Burayı beklemek. Buradaki gizli şeyleri korumak, şu an korumakta olduğum kahrolası çürümeye başlamış bir kütüphaneden yazıyorum bu kelimeleri, dışarıda güneş parlamıyor hiç, sis içinde etraf, güneşi görmeyeli yüz yirmi yıl oldu. Yüz yirmi yıl bir insan ömrünün iki katı Sayın Sayfa, o süre zarfında ilk elli yıl bazı kişilerin buraya yaklaşmamaları gerektiğini öğrettim.
O zamanlar zevkliydi, reflekslerim keskinleşmiş, çok ölümcül ve derin olmadıkça basit yaraların etkilemediğini öğrenmiş olduğum için. Buraya gelen benle savaşan bir çok kişiyi öldürdüm. Ama sonra artık gelmeyi kestiler, bende kendimi kitaplara verdim, bu kahrolası büyük kütüphanedeki bütün kitapları bitirdim Yapacak bir şey kalamadı.
şimdi ise korumakla olduğum bu sabır dolu görevi yapmakta zorlanıyorum. Elim her seferinde ölmek için hançerime gidiyor ölüp de kurtulmak için,kendimi zor durduruyorum. Bunu yapmak çok zor Sayın sayfa. Bazı ahmaklar benim yerimde olmayı dileyebilir ama onlar elli yıl bile dayanamazlar bu lanet harabelere…
Cidden Ölülerin Bekçisi olmak zor Sayın sayfa, Ölümsüz olmaktan çok daha zor…
İşte bu yüzden neden ölülerin bekçisi olduğumu araştırdım. Bütün bu olanlar şu an içinde bulunduğum durum, O gün ve daha öncesi, kibir en büyük günah diye boşuna demediler. Bu yerde bu şekilde tıkılıp kalmak neyin sebebidir nasıl bağlantılarla örülmüştür. Bu kadar inzivada yaşayıp düşündükçe bulabildim bunu, Elrohir’in yardımı çok oldu bütün bilgileri ondan buldum ama bunu ona anlatmayacağım, İlkdoğanların hiçbirine anlatmayacağım bütün bu olayı lehime kullanacağım.
Ã?ıkardığım sonuç, bütün olayların bir bütünün sonucu olacak şekilde bağlanması, Falcon’un tekrar tekrar denemesine rağmen Astgar soyunu kurutamamasının nedeni, sadece basiretsizliğe, şansızlığa bağlamak aptallık olur, Aynı şekilde Robin Harward’ın bir kehanet ile bağlantılı inanılmaz derecede güçlü olması, Silvan’dan eğitim alması bunların hiçbiri tesadüf değil.
Ama bir kehanet de değil, Kehanet diye bir şey yoktur, Kehanet zamanı planlamak içindir. Ve bu zamanı planlayanlar, tanrılarımız değil. Kimler olduğunu bilmiyorum, tek bildiğim iki kutuplu büyük güç odağının karşılaştığında ortaya çıkacak büyük güce ihtiyaçları olması. O yerin nerede olduğunu bilmiyorum. Buna önemde vermiyorum.
Görevimi bitirmek için bu çabayı sarf edeceğim, İki büyük güç odağı burada karşılaşırsa bu harabeleri yok edecek bende özgür olacağım. Robin Harwart ve Chot Chuitchik’i buraya çekeceğim, işin ilginci bu ikisinin akraba ve kuzen olması ikisinin babası Anarion ve Andarion Voldrimde birbirlerini öldürdüler. Kardeş kardeşi öldürdü. Kuzen de kuzeni öldürecek ve bu işte burada bitecek….
Denge sağlanacak, birilerinin planları tutmayacak ve ben özgür olacağım…
Ama herkes mutlu olmayacak, Birileri ölmeli ki diğerleri yaşasın…
Ölülerin Bekçisi
Wallace Greece…
[i][b]Bu kadar tesadüfü ve bağlantıları keşfeden olmamış mıdır sizce ? Bunu öğrenmek için devam edelim…
Yazar / Mert şahin[/b][/i]
[i]Justisar Günlükleri XI. Kısım...[/i]
[b] _Mektuplar_[/b]
[i]Saygın sayfa…
Yapacak bir şey yok, sadece okumak ve yazmak. Başka ne yapılabilir ki burada…Bu köhne yerde görevimin sabır işi olduğunu, Konuşmanın nasıl bir ihtiyaç olduğunu öğrendim, sayın sayfa. Eskimiş ve yıpranmış olsan bile beni anlayacak yegane şeysin sen…
Bu yazıyı muhtemelen kimse okumayacak, Burada saklı mürekkepler zamanla kurumadan sana yazmazsam delireceğim, bütün dünyevi olaylardan temizlenmiş, sakin bir yaşamım olduğunu mu sanıyorsun. Ben bekleme adamı değilim Sayın sayfa, bana dava adamı dediler. Buraya dikildim, isteyerek mi hayır şu an ölmeyi o kadar çok istiyorum ki…Belki o gün giden sevdiklerimi bir daha görürüm diye….
Dünyanın adaletsiz çarkı her zaman bir kişi buluyor Sayın sayfa, Ã?yle kişileri buluyor ki bu yük altında ezilsinler istiyor. Bazıları ezilip çiğneniyor, bazıları ayakta kalıyor. Ben ayakta kalacağım ve gözlerim bu köhne harabe dışında başka yerlerde görecek. Bunun için, bileklerimi kesmiyorum Sayın sayfa, görevimi yapıyorum.
Görevim ne mi ? Burayı beklemek. Buradaki gizli şeyleri korumak, şu an korumakta olduğum kahrolası çürümeye başlamış bir kütüphaneden yazıyorum bu kelimeleri, dışarıda güneş parlamıyor hiç, sis içinde etraf, güneşi görmeyeli yüz yirmi yıl oldu. Yüz yirmi yıl bir insan ömrünün iki katı Sayın Sayfa, o süre zarfında ilk elli yıl bazı kişilerin buraya yaklaşmamaları gerektiğini öğrettim.
O zamanlar zevkliydi, reflekslerim keskinleşmiş, çok ölümcül ve derin olmadıkça basit yaraların etkilemediğini öğrenmiş olduğum için. Buraya gelen benle savaşan bir çok kişiyi öldürdüm. Ama sonra artık gelmeyi kestiler, bende kendimi kitaplara verdim, bu kahrolası büyük kütüphanedeki bütün kitapları bitirdim Yapacak bir şey kalamadı.
şimdi ise korumakla olduğum bu sabır dolu görevi yapmakta zorlanıyorum. Elim her seferinde ölmek için hançerime gidiyor ölüp de kurtulmak için,kendimi zor durduruyorum. Bunu yapmak çok zor Sayın sayfa. Bazı ahmaklar benim yerimde olmayı dileyebilir ama onlar elli yıl bile dayanamazlar bu lanet harabelere…
Cidden Ölülerin Bekçisi olmak zor Sayın sayfa, Ölümsüz olmaktan çok daha zor…
İşte bu yüzden neden ölülerin bekçisi olduğumu araştırdım. Bütün bu olanlar şu an içinde bulunduğum durum, O gün ve daha öncesi, kibir en büyük günah diye boşuna demediler. Bu yerde bu şekilde tıkılıp kalmak neyin sebebidir nasıl bağlantılarla örülmüştür. Bu kadar inzivada yaşayıp düşündükçe bulabildim bunu, Elrohir’in yardımı çok oldu bütün bilgileri ondan buldum ama bunu ona anlatmayacağım, İlkdoğanların hiçbirine anlatmayacağım bütün bu olayı lehime kullanacağım.
Ã?ıkardığım sonuç, bütün olayların bir bütünün sonucu olacak şekilde bağlanması, Falcon’un tekrar tekrar denemesine rağmen Astgar soyunu kurutamamasının nedeni, sadece basiretsizliğe, şansızlığa bağlamak aptallık olur, Aynı şekilde Robin Harward’ın bir kehanet ile bağlantılı inanılmaz derecede güçlü olması, Silvan’dan eğitim alması bunların hiçbiri tesadüf değil.
Ama bir kehanet de değil, Kehanet diye bir şey yoktur, Kehanet zamanı planlamak içindir. Ve bu zamanı planlayanlar, tanrılarımız değil. Kimler olduğunu bilmiyorum, tek bildiğim iki kutuplu büyük güç odağının karşılaştığında ortaya çıkacak büyük güce ihtiyaçları olması. O yerin nerede olduğunu bilmiyorum. Buna önemde vermiyorum.
Görevimi bitirmek için bu çabayı sarf edeceğim, İki büyük güç odağı burada karşılaşırsa bu harabeleri yok edecek bende özgür olacağım. Robin Harwart ve Chot Chuitchik’i buraya çekeceğim, işin ilginci bu ikisinin akraba ve kuzen olması ikisinin babası Anarion ve Andarion Voldrimde birbirlerini öldürdüler. Kardeş kardeşi öldürdü. Kuzen de kuzeni öldürecek ve bu işte burada bitecek….
Denge sağlanacak, birilerinin planları tutmayacak ve ben özgür olacağım…
Ama herkes mutlu olmayacak, Birileri ölmeli ki diğerleri yaşasın…
Ölülerin Bekçisi
Wallace Greece… [/i]