Sayın Estebin,
Acaba sizce de oydaşma bugünü ve burayı ilgilendiren, genelleme yapılmasına fırsat veren, gelişimi teşvike değil, kısıtlamaya yönelik bir konu olmaz mı? Yani edebiyat açısından bugün bu tür kurumlar oluşturulmasından yana mısınız?
Yukarıda, Gandalf'a sorduğum soruları iyi okuduğunuzdan emin misiniz?
şimdi aşağıdaki sorularıma gelelim:
İyi / Kötü eleştiri gibi tanımları olmayan, herkese göre değişebilecek belirsiz açıklamalar yerine, en azından hangi fikre dayandığı belirli olan görüş bildirimlerini teşvik etmeniz; oydaşma sağlama endişesi varsa bir çalışma grubu kurup sitenizde eleştiri normlarını belirlemeniz gerekmez mi? Bu bağlamda "iyi olmuş," "kötü olmuş" gibi yalnızca neden gereği duymadan belirtilen beğeni ifadelerinden de uzaklaşmaya zorunlu kalacağınızı düşünüyorum.
Bunları iyi okudunuz mu?
Savunduğum tüm görüşleri temelinden yanlış anladığınızı düşünüyorum:
1 - Temel savım "iyi/kötü" gibi temel zıtlıklar üzerine kurulu ifadelerin "eleştiri" olmadığıdır.
2 - Söz konusu olan "edebiyatı nasıl eleştireceğiz" sorusudur. "Bir insanı nasıl eleştireceğiz" üstüne görüş bildirmiyoruz, ayrıca şu an içinde buldunuğumuz tartışma alanı edebiyat ile ilgili, hatırlatırım.
3- Gandalf'a yanıt (belki soru) iletimde "oydaşma"nın ulaşılamaz bir "ideal" olduğunu, ancak "tahakküm" amaçlı olabileceğini, söyledim.
4- Edebiyat eleştirisinin içerisinde hakaret amaçlı bir şey olamayacağını, eleştirilerin hedefine göre (kişi değil eser) eleştirinin verimli olacağını düşünüyorum.
5 - "Verimli eleştiri" nedir? Tanımımı sunayım; gerçi verimli eleştiriyi de daha önce yazdım: Sonraki okumalarınzda bir metnin başka derinlikleri olduğunu gösteren bir eleştiri "verimli bir eleştiri" olacaktır. Güzel/çirkin gibi ifadeler, bir metnin estetiği hakkında görüş bildirse de eleştiri değildir ve yetersizdir, çünkü "Neden" sorusuna bir cevap sunmamaktadır. şimdi diyelim ki, bir kişi "Sizce Kara Elf Üçlemesi nasıl bir kitap?" diye sordu. Peşine de on tane görüş bildirildi "İyi" ve "kötü" şeklinde. Sizce verimli bir eleştiri olmuş mu?
6- Tekrar ediyorum: Edebiyat eleştirinin nasıl olacağı konusunda sorulan bir soruya cevaben, uygulamada neler olduğu konusunda bilgi vermek üzere yazdım. Ketchup'ın belki sıkıntısını çektiği konu olan, "edebi bir eser nasıl eleştirilir," üzerine yazdım, eleştirinin araçlarının neler olması gerektiği yönündeki görüşlerimi belirttim. Bu tartışma alanlarında yukarıda örneğini verdiğim türden (iyi /kötü) dışında bir örnek mevcut değil. Eğer bu yönden örnekler varsa beni mahçup etmenizi diliyorum.
7- Ne demiştim "iyi ve kötü" ifadeleri, yalnıza görüş bildirmek, arkasında bu düşünceye neden ve nasıl varıldığını gösterir bir ifade yok. Eğer Gandalf'ın önerdiği üzere "oydaşma" olacaksa, ilk başta kaybedilecek şey, bir eleştirinin ve aynı zamanda edebi olma iddiasındaki bir eserin
öznelliğini yok eder. Herkese uyulması gereken normlar sunar.
8- Bu normlar "iyi"nin ve "kötü"nün tanımını içerecektir. Bunlar "oydaşım" hakkı olan kişilerce belirlenecek, ister istemez bu ifadelerden uzaklaşılacak.
9- Açıkçası "ahlaki" yönden eleştiri olmayacağını (bu düşünceler "edebiyatın" hala "edep"le ilgili olduğunu düşünen kişilere mahsus; ben edebiyatın bundan fazla bir şey olduğunu) düşünüyorum. Nitelikli eleştiri kişinin "ahlak"ına değil, yazdığının dil açısından sanatına, eserdeki politik duruşuna, belki yazdığı eserde kurduğu "ahlak" yapısına gelecektir, bu "ahlak"ın da kişinin kendi ahlak yapısını temsil etmesi gerekmez. Bu noktada zaten hakaretamiz ifadelerin kullanılması mümkün değil, neden hala "eleştiride ahlak"a takılıp duruyorsunuz? Daha "eleştiri" yöntemi (yöntemin ahlak içermediğini belirterek) konusunda bir görüş bildirmiş değilsiniz.
10- "Edebiyat eleştirisi nasıl olur?" sorusuna gereken yanıt, yöntemin içerisinden gelir. "Edebiyat eleştirisi ahlaklı olur," gibi bir yanıt aslında eleştiri yöntemini değil, belli bir ahlak görüşünü başkalarına nüfuz ettirmeye yöneliktir. Gerçi şimdiye kadar kimseden o ahlak görüşünün ne olduğunu da duyabilmiş değilim, duysam da edebiyat üzerinde ve eleştiri üzerinde bağlayıcılığının olmadığını, hala burasının sözde amacının "edebiyat eleştirisi" alanı olmak olduğunu, "insani değer eleştirisi" yapmak olmadığını belirtirim.
11- Edebiyat eleştirisi normlarının olmasından yana değilim, olan normlar varsa da bunlar
özneldir. Başkalarının oyunu, görüşünü gerektirecek bir şey olmadığını düşünüyorum. "Eleştiri" tanımı dahilinde yapılırsa ("beğeni bildirmek" dışında) olursa, edebiyatla dille ilgili olursa, mümkün mertebe "ahlak"tan uzak durursa zaten "hakaret" olmayacaktır. Hakaret olacağı görüşünü savunanlar varsa, önce biraz rahatlamalarını, yazdıkları eserler, ya da kendi eleştirilerine yergi gelirse, önce bunlara sunulan nedenleri ciddi olarak okumalarını, gelen eleştirilerin dil kullanımına yönelik, edebiyat bilgisi içeren, belli bir araştırmanın sonucunu gösterir, hatta belki kendi yazdıkları hakkında farklı okumalar getiren bir eleştiriyse, gelen eleştirilere uymalarını değil, dikkate almalarını salık veririm..
12- Savunduğum şey bu tartışma alanında "edebiyat eleştirisinin" niteliğine yakışır, hepimizi zenginleştirecek tartışmalar yapılması. Bu nedenle bu tartışma alanında belli ilkelerin olmasından yanayım. Ama "eleştirinin normlaşmasından" yana değilim. Aradaki ince çizgiyi göreceğinizi umarım.
13- Bunların sonucunda, buranın yöneticilerinden ve kullanıcılarından talebim, bir konu hakkında görüş bildirenlerin, önce bu işi belli sıfatlarla sınırlamamaları, nedenlerini bildirmeye, sundukları nedenlerin "öğretilmiş değerler" mi olduğunu "akıl yürütmeye" mi dayandığını belirtmeye, yani öncesinde öz eleştiri yapmaya teşvik edilmelerini sağlamalarıdır.
Görüşleriniz için teşekkür ederim.