eleştiri nasıl olmalı?

Genel olarak Fantastik Edebiyatla ilgili tartışmalar için…
Asuthay
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 294
Joined: Thu Jan 15, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Asuthay »

Belyer birçok arkadaşımın söylediği şey doğru bu topicte fakat bence en önemlisi de samimi olmak , yani kafanda kurtların dolaşmaması.İnsan eleştirmek için eleştirmemeli , hakkaten içinden gelerek yapmalı bu tenkit eylemini
Hiç bir kötü varlık özgür olduğunu iddia edemez.
Ã?ünkü ''özgürlük ağacı'' zorba ve zalimlerin kanıyla sulanır.
User avatar
zulkarneyn
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 41
Joined: Fri May 30, 2003 10:00 am
Contact:

Post by zulkarneyn »

Sayın Estebin,
Acaba sizce de oydaşma bugünü ve burayı ilgilendiren, genelleme yapılmasına fırsat veren, gelişimi teşvike değil, kısıtlamaya yönelik bir konu olmaz mı? Yani edebiyat açısından bugün bu tür kurumlar oluşturulmasından yana mısınız?
Yukarıda, Gandalf'a sorduğum soruları iyi okuduğunuzdan emin misiniz?

şimdi aşağıdaki sorularıma gelelim:
İyi / Kötü eleştiri gibi tanımları olmayan, herkese göre değişebilecek belirsiz açıklamalar yerine, en azından hangi fikre dayandığı belirli olan görüş bildirimlerini teşvik etmeniz; oydaşma sağlama endişesi varsa bir çalışma grubu kurup sitenizde eleştiri normlarını belirlemeniz gerekmez mi? Bu bağlamda "iyi olmuş," "kötü olmuş" gibi yalnızca neden gereği duymadan belirtilen beğeni ifadelerinden de uzaklaşmaya zorunlu kalacağınızı düşünüyorum.
Bunları iyi okudunuz mu?

Savunduğum tüm görüşleri temelinden yanlış anladığınızı düşünüyorum:

1 - Temel savım "iyi/kötü" gibi temel zıtlıklar üzerine kurulu ifadelerin "eleştiri" olmadığıdır.

2 - Söz konusu olan "edebiyatı nasıl eleştireceğiz" sorusudur. "Bir insanı nasıl eleştireceğiz" üstüne görüş bildirmiyoruz, ayrıca şu an içinde buldunuğumuz tartışma alanı edebiyat ile ilgili, hatırlatırım.

3- Gandalf'a yanıt (belki soru) iletimde "oydaşma"nın ulaşılamaz bir "ideal" olduğunu, ancak "tahakküm" amaçlı olabileceğini, söyledim.

4- Edebiyat eleştirisinin içerisinde hakaret amaçlı bir şey olamayacağını, eleştirilerin hedefine göre (kişi değil eser) eleştirinin verimli olacağını düşünüyorum.

5 - "Verimli eleştiri" nedir? Tanımımı sunayım; gerçi verimli eleştiriyi de daha önce yazdım: Sonraki okumalarınzda bir metnin başka derinlikleri olduğunu gösteren bir eleştiri "verimli bir eleştiri" olacaktır. Güzel/çirkin gibi ifadeler, bir metnin estetiği hakkında görüş bildirse de eleştiri değildir ve yetersizdir, çünkü "Neden" sorusuna bir cevap sunmamaktadır. şimdi diyelim ki, bir kişi "Sizce Kara Elf Üçlemesi nasıl bir kitap?" diye sordu. Peşine de on tane görüş bildirildi "İyi" ve "kötü" şeklinde. Sizce verimli bir eleştiri olmuş mu?

6- Tekrar ediyorum: Edebiyat eleştirinin nasıl olacağı konusunda sorulan bir soruya cevaben, uygulamada neler olduğu konusunda bilgi vermek üzere yazdım. Ketchup'ın belki sıkıntısını çektiği konu olan, "edebi bir eser nasıl eleştirilir," üzerine yazdım, eleştirinin araçlarının neler olması gerektiği yönündeki görüşlerimi belirttim. Bu tartışma alanlarında yukarıda örneğini verdiğim türden (iyi /kötü) dışında bir örnek mevcut değil. Eğer bu yönden örnekler varsa beni mahçup etmenizi diliyorum.

7- Ne demiştim "iyi ve kötü" ifadeleri, yalnıza görüş bildirmek, arkasında bu düşünceye neden ve nasıl varıldığını gösterir bir ifade yok. Eğer Gandalf'ın önerdiği üzere "oydaşma" olacaksa, ilk başta kaybedilecek şey, bir eleştirinin ve aynı zamanda edebi olma iddiasındaki bir eserin öznelliğini yok eder. Herkese uyulması gereken normlar sunar.

8- Bu normlar "iyi"nin ve "kötü"nün tanımını içerecektir. Bunlar "oydaşım" hakkı olan kişilerce belirlenecek, ister istemez bu ifadelerden uzaklaşılacak.

9- Açıkçası "ahlaki" yönden eleştiri olmayacağını (bu düşünceler "edebiyatın" hala "edep"le ilgili olduğunu düşünen kişilere mahsus; ben edebiyatın bundan fazla bir şey olduğunu) düşünüyorum. Nitelikli eleştiri kişinin "ahlak"ına değil, yazdığının dil açısından sanatına, eserdeki politik duruşuna, belki yazdığı eserde kurduğu "ahlak" yapısına gelecektir, bu "ahlak"ın da kişinin kendi ahlak yapısını temsil etmesi gerekmez. Bu noktada zaten hakaretamiz ifadelerin kullanılması mümkün değil, neden hala "eleştiride ahlak"a takılıp duruyorsunuz? Daha "eleştiri" yöntemi (yöntemin ahlak içermediğini belirterek) konusunda bir görüş bildirmiş değilsiniz.

10- "Edebiyat eleştirisi nasıl olur?" sorusuna gereken yanıt, yöntemin içerisinden gelir. "Edebiyat eleştirisi ahlaklı olur," gibi bir yanıt aslında eleştiri yöntemini değil, belli bir ahlak görüşünü başkalarına nüfuz ettirmeye yöneliktir. Gerçi şimdiye kadar kimseden o ahlak görüşünün ne olduğunu da duyabilmiş değilim, duysam da edebiyat üzerinde ve eleştiri üzerinde bağlayıcılığının olmadığını, hala burasının sözde amacının "edebiyat eleştirisi" alanı olmak olduğunu, "insani değer eleştirisi" yapmak olmadığını belirtirim.

11- Edebiyat eleştirisi normlarının olmasından yana değilim, olan normlar varsa da bunlar özneldir. Başkalarının oyunu, görüşünü gerektirecek bir şey olmadığını düşünüyorum. "Eleştiri" tanımı dahilinde yapılırsa ("beğeni bildirmek" dışında) olursa, edebiyatla dille ilgili olursa, mümkün mertebe "ahlak"tan uzak durursa zaten "hakaret" olmayacaktır. Hakaret olacağı görüşünü savunanlar varsa, önce biraz rahatlamalarını, yazdıkları eserler, ya da kendi eleştirilerine yergi gelirse, önce bunlara sunulan nedenleri ciddi olarak okumalarını, gelen eleştirilerin dil kullanımına yönelik, edebiyat bilgisi içeren, belli bir araştırmanın sonucunu gösterir, hatta belki kendi yazdıkları hakkında farklı okumalar getiren bir eleştiriyse, gelen eleştirilere uymalarını değil, dikkate almalarını salık veririm..

12- Savunduğum şey bu tartışma alanında "edebiyat eleştirisinin" niteliğine yakışır, hepimizi zenginleştirecek tartışmalar yapılması. Bu nedenle bu tartışma alanında belli ilkelerin olmasından yanayım. Ama "eleştirinin normlaşmasından" yana değilim. Aradaki ince çizgiyi göreceğinizi umarım.

13- Bunların sonucunda, buranın yöneticilerinden ve kullanıcılarından talebim, bir konu hakkında görüş bildirenlerin, önce bu işi belli sıfatlarla sınırlamamaları, nedenlerini bildirmeye, sundukları nedenlerin "öğretilmiş değerler" mi olduğunu "akıl yürütmeye" mi dayandığını belirtmeye, yani öncesinde öz eleştiri yapmaya teşvik edilmelerini sağlamalarıdır.

Görüşleriniz için teşekkür ederim.
User avatar
ketchup
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun Oct 05, 2003 10:00 am
Contact:

Post by ketchup »

sevgili zulkarneyn,verdiğin cevaplardan senin edebi kavramlar hakkında ve edebi konular hakkında bilginin derin olduğunu anlayabiliyorum.bunları bizimle palaştığın için teşekkür ediyorum.
eleştiri iyi ya da kötü diyerek olmaz,bunu bizde biliyoruz,sadece eleştiri yaparken kullanılan üslubun yazara hatalarını gösterirken onu rencide etmeden bunu nasıl yapabiliriz sorusuna cevap vermesini isterim.benim için evet yada hayır demek yeterlidir,çünkü ben eleştirmen olduğumu iddia etmiyorum.senden rica edeceğim tek şey burdaki insanların çoğununda eleştirmen olmadığını bilerek değerli fikirleriini bize öyle anlatman....
User avatar
zulkarneyn
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 41
Joined: Fri May 30, 2003 10:00 am
Contact:

Post by zulkarneyn »

ketchup wrote:sadece eleştiri yaparken kullanılan üslubun yazara hatalarını gösterirken onu rencide etmeden bunu nasıl yapabiliriz sorusuna cevap vermesini isterim.benim için evet yada hayır demek yeterlidir,çünkü ben eleştirmen olduğumu iddia etmiyorum.senden rica edeceğim tek şey burdaki insanların çoğununda eleştirmen olmadığını bilerek değerli fikirleriini bize öyle anlatman....
Kısır döngüye giriyor olabiliriz ama, insanlara neden beğendiğinizi veya beğenmediğinizi nedenlerini ile açıklarsanız rencide olmazlar (olmamaları gerekir).

İşe önce yazar açısından bakalım, neden yazıyor?

Aslında yazar kisvesindeki bir kişinin beğeni beklediği açıktır. Beğenilmeyebileceğinin ise şöyle böyle farkındadır. Eğer "beğenilmeyebileceğinin" farkında ise, kendini geliştirmek için karşıdakinin "nedenlerine" ihtiyacı vardır. Karşıdaki bir neden sunmazsa, elbette incinebilir, ama bunun gerçekte bir eleştiri olmadığını düşünerek içini ferahlatması lazım.

Bence nedensiz beğeniler de yazı yazan kişi için zararlı. Gelişimini engelleyecek bir süreci başlatabilir. Ayrıca eğer bilinçli bir bireyse, bence kişiyi nedensiz beğeniler yaralamalı. İnsanlar bir amaç için yazarlar, beğeni bu amacın anlaşıldığının ifadesi olmalı yazar için. "Yazdığını çok beğendim" diyen bir kişiye "sana bu ne ifade etti ve neden" cümlesi sorulur da bir cevap alınamazsa, alınan cevaplar bir akıl yürütmeyi içermiyorsa, kişinin üzülmesi gerek, çünkü belki yazdığı şey işlevini yerine getirememiş.

Bu nedenle sizin beğenip beğenmemenizin, karşıdaki sağlıklı bir bireyse, aslında çok bir şey ifade etmemesi gerek, aldığı "eleştiriler" ise daha dikkate değer olmalı.

Sıra size gelince:

Eleştirmen olmadığınızı ifade etmişsiniz, o halde "eleştiri yaparken" eylemini kendiniz için kullanıyorsanız bunun karşıdaki için yanıltıcı olabileceğini söylemem lazım. Karşınızdakini kırmamak için bu konularda çok bilgili olmadığınızı söylemenizde yarar var, "sadece beğenim bu yönde" demeniz yeter. Karşıdaki de anlayışlı bir kişiyse kırılmaz.

"Eleştirmen"lik sırf "eleştiri okulu"ndan (ki böyle bir okul olduğunu zannetmiyorum, yalnızca Bilkent'te yüksek lisans seviyesinde eleştirmen yetiştirme programları mevcut, sırf bu amaca yönelik tek program bu olabilir, zira diğer üniversitelerde eleştiri okutulmasına rağmen yalnızca buna yönelik çalışma var mı bilemiyorum) diploma almak ile olacak bir şey değil. Bir kişiye yazdıkları hakkında elle tutulur bir şeyler söyleyebilmek çok okumak, çok yazmak ile mümkün. Yalnızca edebiyat eserlerini değil, farklı disiplinlerden insana ve edebiyata yönelik çalışmaları da bilmek gerekiyor. Bu türden bir çalışmanın insanı "eleştirmen" yapacağından emin değil aslında, ama önce insanın "okur" kimliğini pekiştirdiğinden eminim. Okumak yalnızca okuyup unutmak olmamalı, okumak yeniden yazmak olmalı bence. Bunu yapabilmek için okuduğunuzu farklı görüşlerle, farklı metinlerle (en azından bir metin olarak kendi benliğinizle) ilintilendirebilmelisiniz. Aynı metnin belli bir zaman geçtikten sonra yeniden okuyunca farklı görüşler çıkartıyorsanız ve yine sizin benliğinize katkıda bulunabiliyor, farklı okumalar sunabiliyorsa, bu hem sizin zamanla deneyim çemberinizi genişlettiğinizin, hem de metnin "verimli" bir metin olduğunun işaretidir diye düşünüyorum.

"Eleştiri"nin öyle kolay yapılacak bir iş olmadığını vurguluyorum. Ancak imkansız da değil ve derin okumanın gereği. Pek çok farklı metnin okuması ile birlikte edebiyat üzerine yazıları da okursanız, en azından belli bir görüş sahibi olabilirsiniz. Bir şeyi neden beğendiğinizi araştırmayı düşündünüz mü? Ya da neden beğenmediğinizi?

Böylesi bir eylem hem size doğrudan benliğiniz hakkında fikir verecektir, hem de yaşadığınız dünya hakkında. Kendinize eleştirmen demiyorsanız da kısmen belli kuramlara, görüşlere, edebiyat bilgisine, dilbilgisine dayalı, diğer beşeri bilimlere, hatta ve hatta doğa bilimlerine dayalı görüşlerinizi nedenleri ile beraber yazara sunarsanız, belki bu şekilde yararlı olabilirsiniz.

Tabii karşıdaki de incinmez o zaman.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest