Kara Toprak

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Kara Toprak

by catboy » Wed Jan 20, 2010 7:35 am

Büyücü, sakince suyunu içti. Etrafına bakındı. Sonra aklını kurcalayan soruyu sesli bir şekilde sordu: "Geçen geldiğimde buralar daha kalabalıktı sanki. Nereye kayboldu bu kadar kişi?"

by yeminer » Fri Jan 15, 2010 9:47 am

Yeni gelen büyücüye suyunu verdi. "Hoşgeldin patron, hanıma.. yeniden.. :)" dedi genç büyücüye. Nasıl buldun çevreyi?

Bu arada kendisine ve korsana birer bira dolduruyordu.

"Bu altın gözümü açtı oldukça patron" dedi yüzünde geniş bir gülümseme ile ama moral bozukluğu ile ekledi.

"Ama korkarım ki bir iki güne kalmaz bu altınları hak edecek kadar erzağım kalmayacak. " dedi canı sıkkın bir şekilde...

"Erzak alması için 2 kişi göndermiştim ama gelmediler, ya paranın üzerine yattılar ya da yolda birşey oldu."

by WeS_DeX » Thu Jan 14, 2010 10:06 pm

Korsan hancının bir şeyi olmadığına sevinmişti. Archi ile beraber alt kata indi ve tezgahın başındaki her zamanki köşesine geçti. Baltasına kolunu dayadı ve duvara yaslandı. İştahı zaman geçtikçe kaçmıştı. "Bu korsanı korkuttun hancı başı. Beni korkutmanın bedelini bir bardak soğuk bira ısmarlayarak ödeyebilirsin" dedi neşeli bir ses tonuyla, hancının bira ısmarlama konusundan keyif almayacağını düşünüyordu. Zaten korsanda pek ciddi sayılmazdı bu konuda.

"Bu seferlik ödeme yapıyım hancı başı, hem gözlerinin açılmasına yardımcı olur." dedi ve kahkahasıyla birlikte masaya altını bıraktı "Bir tane de kendine hazırla Archi kardeş."

by catboy » Thu Jan 14, 2010 9:57 pm

Genç büyücü hana geri dönmüştü o esnada. Baktı ki hüzünle geçen seferkinden çok azdı hana gelmiş kişi sayısı. Nereye gitti bunca kişi diye düşünmeden edemedi. Boş bir masaya oturdu ve sadece su istedi.

by yeminer » Thu Jan 14, 2010 9:46 pm

"Yok patron :) saolasın ya.." dedi Archi ve ekledi. "Ben de anlamadım ne oldu ama sorunum yok. Hadi aşağıya inelim".

Hancı patronla konuştuktan sonra alt kata inmek için harekete geçti. Erzaklara bakması gerekiyordu artık. Yavaş yavaş alt kata indi hancı merdivenlerden ve alışıldık yeri olan tezgahın başına geçti.

by WeS_DeX » Thu Jan 14, 2010 7:51 pm

Handakilerden pek bir ses çıkmayınca homurdanarak ve kendi kendine küfürler savurarak yukarı kata çıktı Donaef. Koskoca handa hastalıktan anlayan yok. Nasıl insanlar bunlar böyle... düşünceleri dışa vurum yapıyordu aynı zamanda, eh kendisi de hastalıktan anlamazdı zaten. Bir kaç adım daha attıktan sonra odanın kapısını açtı.

"Ehh aşağıdakiler pek yardım sever kişiler değil." üzülerek söylemişti cümlesini. İçinden hala küfürler saçtığı için hancının kendine geldiğini fark etmemişti ilk anda fakat gözlerini hancıya çevirdiğinde, Archi'nin gözlerini açmış ve bir şeyi yokmuş gibi görünmesi üzerine şaşırarak ve yüksek bir sesle konuştu.

"Diyarın üstadlarının ruhuna... Archi kardeş! bir şeyin yok ya?" dedi bir çırpıda gür sesiyle. Sonra lafını garson kıza yöneltti "Sana söylemiştim, bu adam bir ölüyü bile diriltebilir!" derin bir kahkaha attı.

by yeminer » Thu Jan 14, 2010 6:21 am

"Haha" diye içten bir şekilde güldü hancı, hala başı biraz dönüyordu ama pek birşeyi yoktu anlaşılan.

"Can paradan gelir patron" dedi şakayla karışık. "Size hizmet etmeyi nasıl bırakabilirim."

şaka bir yana bu bayılma işi de nereden çıkmıştı yahu. Kesinlikle böyle alışkanlıkları olmazdı, belki de hancı olmanın heyecanı? Yok canım...

"Pek olmaz, büyütülecek birşey değil patron" dedi genç hancı ve bi gayret ayağa kalkmaya davrandı. Hımm, en azından fiziksel bir sorunu yoktu, biraz zorlansa da ayağa kalkmayı başarabilmişti.

by devrimk » Thu Jan 14, 2010 6:03 am

Hancının sesini duyunca geri döndü Tarqhan.
"Görev aşkı diye buna derim işte!" sonra kendi kendine mırıldandı sakalını sıvazlarken "Haddinden fazla paragöz müsün yoksa?"
"Korkuttun herkesi iyi misin bari şimdi? Kendinden geçer misin hep böyle?"

by yeminer » Wed Jan 13, 2010 8:12 am

Bir handa başı dönmüş, kendini kaybetmişti hancı. Onun gibi son derece sağlıklı bi adamın için hiç de olağan bir durum değildi ama bu bir anda bilincinin kapanıp yere kapaklanmasına hiç de mani olabilecek bir fizik kuralı gibi durmuyordu.

Bir anda yere kapaklanan hancının bilinci azcık açık olsa o çarpışta kaybettiği beyin hücrelerine muhakkak üzülürdü ama böyle birşey olmadı. Hancının kendine gelmesi bundan birkaç dakika sonra herkes başına toplanmışken gerçekleşebilmişti ama safi bilinç bir işe yaramıyordu. Ã?evresinde olanları duyabiliyor ancak vücuduna söz geçiremiyordu.

Fena halde başı ağrıyan hancı içten içe bir küfür savurdu. Onun gibi adamlar hasta olmazdı. Lanet olası bir manda kadar güçlü bir bünyesi, kalbi, dalağı böbreği vardı muhakkak ve bir çöp öğütücüsü kadar sağlam midesi. Peki bu da neyin nesi oluyordu...


Bilinci kapalı olmak hancı için çok yeni bir deneyimdi, sanki rüyada gibi hissetmiti kendini. Kötü bir rüya, lanet olası cehennemdeydi adeta. Ayrıntılarını unutmuştu sanki ama o arada hiç de hoş bir rüya görmediğine emindi.

Salea ve yanındaki patronlar onu odaya çıkarmıştı. Hancının kendine gelmesi anca bu arada olmuştu. Yavaş yavaş vücudu söz dinler olmuştu.

Patronlar odadan ayrılırken bir homurtu çıkartmayı başarabilmişti ve yerinden de biraz oynamıştı. Ve ardından herşey bir anda oldu. Lanet olası kasları yeniden çalışmaya başladı.

"Ne oldu bana yaa?" dedi hayret ve şaşkınlıkla...

"Saleaaaa, güzelim gelmedi hala değil mi şu lanet erzaklar" dedi hancı içine düştüğü utanç verici durumdan sıyrılmaya çalışırken.

by Lysana » Wed Jan 13, 2010 12:53 am

Kürklü adamın söyledikleri üzerine yüzü sıkıntıyla buruştu,hancı başına ne olduğu belli değildi,belli bir müddet kendine gelemeyeceği açıkça ortaydı,adam haklıydı hanı kız idare etmek zorundaydı..Omuzlarına kocaman bir yükün oturduğunu hissetti,bu hana sadece biraz para kazanıp karnını doyurmak için gelmişti,uzun bir süre kalıcı olucağını düşünmemişti.

Ama şimdi han onun sorumluluğu altına girmişti ,macera dolu kısacık yaşamında hep sorumluluktan kaçmıştı,birşeylere bağlı olmayı sevmezdi..Özgün gözlerle yatağında ateşler içinde yatan hancıya baktı,iyi bir adamdı kıza hep iyi ve kibar davranmıştı.
En azından bu kadarını hancıya borçluydu onu yüz üstü bırakmak istemediğini farketti.

Derin bir iç geçirdi,neşesini biraz olsun toparlamaya çalıştı bakışlarını tekrar adama çevirdi

"Yardımlarınız için minnettarım,sizin içinde birşeyler getirmemi istermisiniz?"sesi eskisi kadar endişeli değildi,adamın cevabını beklerken korsanın aşağıda diğer insanlardan yardım istediğini işitti,keşke biri kalksa sihirli değneğini hancıya değdirse ve birden iyileştirseydi

Ama bu beklentisi hayalden başka birşey değildi..

by devrimk » Tue Jan 12, 2010 10:08 pm

Hancıyı yatağa yatırdıktan sonra biraz daha kontrol etti, adamın her neyi varsa anlayamamıştı. Kıza dönüp:
"Arasıra alnına sirkeli suyla ıslanmış bez koyun ateşi çıkarsa haber verin düşürmeye çalışırız."
Elbisesini kürklerle süslemiş yabani kılıklı adam kafasını kaşıdı.
"Nesi var anlayamadım, bir süre hanı sen..." sonra karşısındakinin kadın olduğunu farketti.
"Yani... siz demek istedim idare edeceksiniz görünüşe göre."

by WeS_DeX » Tue Jan 12, 2010 12:38 pm

Hancıyı yatağına kadar taşıdıklarında Donaef, adamın neyi olduğunu merak etmişti. Hancı iyi adamdı, muhabbeti de güzeldi hani. Aksam yine bir bira yudumlarken sohbet etmek fena olmazdı Hancı başı. düşüncelerinden sıyrıldığında gür sesiyle, hancının durumuna üzüldüğünü istemeden ve hafiften belli etmek zorunda kaldığı bir tonla "Handakilere bir soruşturuyum, hastalıktan, tedaviden, adam iyileştirmekten anlayan var mı diye?" dedi ve alt kata inmeye koyuldu.

Handa geçen geceye oranla insan sayısının azaldığını bir kere daha farketti. "Adam iyileştirmekten anlayan birisi var mıdır dostlar?" sesinin salondaki herkesin kulağına gitmesini sağladı.

by Lysana » Tue Jan 12, 2010 11:40 am

Korsanın sakinleştirici çabaları sayesinde biraz telaşı gitmişti,hatta yüzünde sıcak bir gülümseme bile olmuştu,gülümseyen bakışlarını korsandan ayırıp tekrar hasta patronuna çevirince yüzü tekrar endişeyle çarpıldı,anlaşılan sarmısakta fayda etmemişti...

"Patronu odasına taşıyabiliriz,hanın üst katındaki ilk kapı" dedi endişeli bir sesle..patronuna ne olmuştu böyle,kızın morali bir anlığına gerçekten fena bozulmuştu,eeğer bu insanlarda onu iyileştiremesse ne olucaktı?..kötü düşünceleri kafasından uzaklaştırmaya çalıştı,endişeye kapılarak hiç yardımcı olamazdı,tekrar soğuk kanlılığını ele geçirdi,iki adam hancıyı kaldırırken önden giderek yolu gösterdi..

by devrimk » Tue Jan 12, 2010 3:19 am

Sarmısağı parçalayıp adamın burnuna doğru tuttu. Hancıda bir iyileşme görülmüyordu.
"Sarmısak işe yaramıyor, sinirsel bir şey olabilir anlayamadım."
Korsana döndü:
"Evet onu bir yatağa taşımamız iyi olur, adamcağızı yatırabileceğimiz bir yatak var mı yakında?" handa çalışan kıza sormuştu soruyu.

by WeS_DeX » Mon Jan 11, 2010 8:37 pm

Korsan garson kızın endişesini anlayabilmişti. Kim böyle bir zamanda, işinden bu gibi bir sebepten dolayı ayrı düşmeyi istedi ki... "Merak etmene gerek yok güzel bayan... Gördüğün bu adam bu konularda oldukça yetenekli, hatta bir ölüyü bile diriltebileceğini düşünüyorum." dedi gülümseyerek "Ayağımdaki sancılar için hazırladığı merhemi sürdüğüm zaman, ilk başta bacaklarımı yok edeceğini sansam da şimdi etkisini çok daha iyi anlıyorum."

"Taerqhan kardeş işine mani olmak istemem ama Hancı başını bir yatağa kaldırsak hiç fena olmaz. Bu halde onu taşıma görevini severek üstlenirim."

Top