by Raistlin » Wed Apr 07, 2004 1:29 am
"The Beast" aslında her vampirin gerçek ruhu ve onun içindeki canavardır. Bir vampiri ölümsüz yapan onun hırsı, arzusudur ve bu da vampirin içindeki ruhtur (tabii bildiğimiz anlamdaki ruh demek yanlış olur)
13 Vampir klanı arasında bu "ruh"a en yakın olanlar gangrellerdir. Her vampir bir avcıdır ama her Gangrel doğuştan en korkunç avcılardır.
"The Beast"e yaklaşmanın anlamı kendi benliğini yitirip içindeki canavarın ortaya çıkam durumudur ki buna da "frenzy" denir. Frenzy'nin bir kaç farklı çeşidi vardır ama kafanızı daha fazla karıştırmak istemiyorum.
********************************
Kaine... cennetin ilk katili... kardeşinin canını alan Kaine Tanrı tarafından cennetten sürüldü. İşlediği korkunç günahtan dolayı sonsuza dek yanlız yaşamaya mahkum edildi.
Kaine korkuyla gururu parçalanmış bir şekilde dünyada dolaşırken Tevrat'a göre Adem'in ilk karısı, Adem gibi topraktan yaratılmış olan ve Adem'in eşiti olan tek kadın Lillith, Kaine'i buldu. şafağın meleği Lucifer'in eşi gecelerin koruyucusu Lillith, Kaine'e sevgi gösterdi ve ona oğlu gibi baktı. Onu geceleri soğuktan korudu onun korkusunu yenmesini sağladı ve ona yenilmez bir guru verdi. Lillith Kaine'e dünyanın güçlerini öğretti:
Yıldırımın hızını (Celerity)
Toprağın gücünü (Potence)
Taşın sertliğini (Fortitude)
Avcılardan saklanmayı (Obfuscate)
İtaat ettirmeyi (Dominate)
Saygı gösterilmeyi (Presence)
şekil değiştirmeyi(Protean)
Hayvanlara hükmetmeyi(Animalism)
Görülmeyeni görmeyi(Auspex)
ve Kaine bu güçlere sahip olduğunda 3 Melek ona geldiler.
Tanrıdan haber getirdi ilk melek Kaine'e sordu:
"Kaine, Adem'in oğlu, Havva'nın oğlu, suçun çok büyük ama Tanrının affediciliği de çok büyük. İşlediğin büyük suç için af dile ki Tanrı seni günahlarından arındırsın."
Kainin gururu çok büyüktü:
"Yukarıdakinin rızasıyla değil, kendiminkiyle gurur içinde yaşarım"
Kaine 3 meleği (Micheal, Raphael, Uriel) de geri çevirdi ve 3 kez lanetlendi. Ateşin laneti, güneşin laneti ve ölümün lanetiyle.
Kaine iyonlarca yıl dünyada yalnız başına sefalet içinde yaşadı. Sonunda yalnızlıktan usanmışken insanlığın kurduğu ilk şehire rastladı.
İlk şehir (First City Enoch)
Kaine'in güçlerini gören Havva'nın üçüncü oğlu Set'in oğulları, onu kral yaptılar. Kaine yıllarca hüküm sürdükten sonra yalnızlıktan usandı ve yasak olmasına rağmen kendine 3 oğul yarattı (Enoch, Zillah, Irad) bunlar ikinci jenerasyon olarak anildilar. Bir süre sonra 2. jenerasyon da kendi oğullarını istedi ve 13 tane oğul yarattılar bunlar da 3. jenerasyon oldular. Vampirler ve insanlar bir arada yaşadılar. Ama insanların vampirlere köle olmaktan başka seçenekleri yoktu.
Seneler sonra büyük sel oldu ve bütün insanları ve güçsüz vampirleri dünyadan süpürdü. (Nuh peygamber'in hikayesi)
Fakat 2. ve 3. jenerasyon hayatta kaldı ve İkinci şehir'i kurdular (Second City). Kaine bu selin Tanrının bir cezası olduğunu söyleyip kendini bir dağa kapattı. Bu dağa gelenler ya Kaine'i bulamadılar ya da geri çevrildiler. Güç için birbiriyle rekabet eden 3. jenerasyon 2. jenerasyonu (Kaine'in ilk oğullarını) öldürdüler. Kaine öfke içerisinde torunlarını (3. jenerasyon) lanetledi.
Malkavianlari delilikle
Nosferatulari çirkinlikle
Brujah'ları öfkeyle
Toreadorları güzelliğe zayıflıkla
Ventrueleri sınırlanmış kanla
Tremereleri zorunlu sadakatle
Assamiteleri kardeş katliyle
Ravnosları düzenbazlıkla
Giovannileri ölümle
Seth'in çocuklarını ışıkla
Lasombralari karanlikla
Tzimischeleri bölgesellikle
Gangrelleri canavara dönüşmekle
lanetledi...
Yani Gangreller "The Beast"e yaklaştıkça hayvan özellikleri ve görünümleri kazanıyorlar. Daha güçleniyor olabilirler ama daha az özgür oluyorlar görünüşleri insandan uzaklaştığı için. Ayrıca çok yaşlı elderların artık konuşma yeteneğini bile yitirdiği ve efsanelere konu olan korkunç yaratıklara dönüştükleri biliniyor.
Kısacası Gangrel güç kazanıyor ama karşılığında feda ettiği şey görünüşü, statüsü ve insansal özellikleri...
"The Beast" aslında her vampirin gerçek ruhu ve onun içindeki canavardır. Bir vampiri ölümsüz yapan onun hırsı, arzusudur ve bu da vampirin içindeki ruhtur (tabii bildiğimiz anlamdaki ruh demek yanlış olur)
13 Vampir klanı arasında bu "ruh"a en yakın olanlar gangrellerdir. Her vampir bir avcıdır ama her Gangrel doğuştan en korkunç avcılardır.
"The Beast"e yaklaşmanın anlamı kendi benliğini yitirip içindeki canavarın ortaya çıkam durumudur ki buna da "frenzy" denir. Frenzy'nin bir kaç farklı çeşidi vardır ama kafanızı daha fazla karıştırmak istemiyorum.
********************************
Kaine... cennetin ilk katili... kardeşinin canını alan Kaine Tanrı tarafından cennetten sürüldü. İşlediği korkunç günahtan dolayı sonsuza dek yanlız yaşamaya mahkum edildi.
Kaine korkuyla gururu parçalanmış bir şekilde dünyada dolaşırken Tevrat'a göre Adem'in ilk karısı, Adem gibi topraktan yaratılmış olan ve Adem'in eşiti olan tek kadın Lillith, Kaine'i buldu. şafağın meleği Lucifer'in eşi gecelerin koruyucusu Lillith, Kaine'e sevgi gösterdi ve ona oğlu gibi baktı. Onu geceleri soğuktan korudu onun korkusunu yenmesini sağladı ve ona yenilmez bir guru verdi. Lillith Kaine'e dünyanın güçlerini öğretti:
Yıldırımın hızını (Celerity)
Toprağın gücünü (Potence)
Taşın sertliğini (Fortitude)
Avcılardan saklanmayı (Obfuscate)
İtaat ettirmeyi (Dominate)
Saygı gösterilmeyi (Presence)
şekil değiştirmeyi(Protean)
Hayvanlara hükmetmeyi(Animalism)
Görülmeyeni görmeyi(Auspex)
ve Kaine bu güçlere sahip olduğunda 3 Melek ona geldiler.
Tanrıdan haber getirdi ilk melek Kaine'e sordu:
"Kaine, Adem'in oğlu, Havva'nın oğlu, suçun çok büyük ama Tanrının affediciliği de çok büyük. İşlediğin büyük suç için af dile ki Tanrı seni günahlarından arındırsın."
Kainin gururu çok büyüktü:
"Yukarıdakinin rızasıyla değil, kendiminkiyle gurur içinde yaşarım"
Kaine 3 meleği (Micheal, Raphael, Uriel) de geri çevirdi ve 3 kez lanetlendi. Ateşin laneti, güneşin laneti ve ölümün lanetiyle.
Kaine iyonlarca yıl dünyada yalnız başına sefalet içinde yaşadı. Sonunda yalnızlıktan usanmışken insanlığın kurduğu ilk şehire rastladı.
İlk şehir (First City Enoch)
Kaine'in güçlerini gören Havva'nın üçüncü oğlu Set'in oğulları, onu kral yaptılar. Kaine yıllarca hüküm sürdükten sonra yalnızlıktan usandı ve yasak olmasına rağmen kendine 3 oğul yarattı (Enoch, Zillah, Irad) bunlar ikinci jenerasyon olarak anildilar. Bir süre sonra 2. jenerasyon da kendi oğullarını istedi ve 13 tane oğul yarattılar bunlar da 3. jenerasyon oldular. Vampirler ve insanlar bir arada yaşadılar. Ama insanların vampirlere köle olmaktan başka seçenekleri yoktu.
Seneler sonra büyük sel oldu ve bütün insanları ve güçsüz vampirleri dünyadan süpürdü. (Nuh peygamber'in hikayesi)
Fakat 2. ve 3. jenerasyon hayatta kaldı ve İkinci şehir'i kurdular (Second City). Kaine bu selin Tanrının bir cezası olduğunu söyleyip kendini bir dağa kapattı. Bu dağa gelenler ya Kaine'i bulamadılar ya da geri çevrildiler. Güç için birbiriyle rekabet eden 3. jenerasyon 2. jenerasyonu (Kaine'in ilk oğullarını) öldürdüler. Kaine öfke içerisinde torunlarını (3. jenerasyon) lanetledi.
Malkavianlari delilikle
Nosferatulari çirkinlikle
Brujah'ları öfkeyle
Toreadorları güzelliğe zayıflıkla
Ventrueleri sınırlanmış kanla
Tremereleri zorunlu sadakatle
Assamiteleri kardeş katliyle
Ravnosları düzenbazlıkla
Giovannileri ölümle
Seth'in çocuklarını ışıkla
Lasombralari karanlikla
Tzimischeleri bölgesellikle
Gangrelleri canavara dönüşmekle
lanetledi...
Yani Gangreller "The Beast"e yaklaştıkça hayvan özellikleri ve görünümleri kazanıyorlar. Daha güçleniyor olabilirler ama daha az özgür oluyorlar görünüşleri insandan uzaklaştığı için. Ayrıca çok yaşlı elderların artık konuşma yeteneğini bile yitirdiği ve efsanelere konu olan korkunç yaratıklara dönüştükleri biliniyor.
Kısacası Gangrel güç kazanıyor ama karşılığında feda ettiği şey görünüşü, statüsü ve insansal özellikleri...